İtirazın iptali | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9983 E. 2018/2838 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devri protokolü↗ kapora↗ hisse devri↗ cezai şart↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ protokol↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının protokol hükümlerine uyması ve devri gerçekleştirmesi, aksi halde kapora bedeli ve cezai şartı ödemesi için davalıya noter ihtarnamesi gönderdiği, ihtarnamenin 12/01/2010 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, ancak devir söz konusu olmadığı gibi, davaya cevap vermeyen davalının davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 20.000,00 TL asıl alacak ve 6.085,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.085,00 TL üzerinden, takip talebindeki koşullarla devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, 05.09.2009 tarihli hisse devri protokolüne dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptal istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının davaya cevap vermediği, davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamında bulunan belgelere göre davalının, davacı tarafından gönderilen 06.01.2010 tarihli ihtarnamesine 12.01.2010 tarihli ihtarname ile cevap vererek protokolün 4. maddesi gereği yerine getirildiği takdirde hisse devrinin yapılacağını bildirdiği, yine dosyaya 21.03.2016 tarihli bir dilekçe sunarak davacının protokol gereği üstlendiği edimleri yerine getirmediğini savunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davalının savunması üzerinde de durularak değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6070 E. 2023/7043 K.
Ortak:hisse devri protokolü · kapora · hisse devri · cezai şart · işlemiş faiz · protokol · ihtarname · asıl alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «protokol» hükümlerine uyması ve devri gerçekleştirmesi, aksi halde «kapora» bedeli ve «cezai şartı» ödemesi için davalıya noter «ihtarnamesi» gönderdiği, ihtarnamenin 12/01/2010 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, ancak devir söz konusu olmadığı gibi, davaya cevap vermeyen davalının davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 20.000,00 TL «asıl alacak» ve 6.085,00 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 26.085,00 TL üzerinden, takip talebindeki koşullarla devamına, asıl alacağın % 20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, 05.09.2009 tarihli «hisse devri protokolüne» dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptal istemine ilişkindir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan belgelere göre davalının, davacı tarafından gönderilen 06.01.2010 tarihli «ihtarnamesine» 12.01.2010 tarihli ihtarname ile cevap vererek «protokolün» 4. maddesi gereği yerine getirildiği takdirde «hisse devrinin» yapılacağını bildirdiği, yine dosyaya 21.03.2016 tarihli bir dilekçe sunarak davacının protokol gereği üstlendiği edimleri yerine getirmediğini savunduğu anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı «kapora» bedeli ve sözleşmenin «ifa» edilmemesinden kaynaklanan «cezai şart» tutarına vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir protokolü · ifa
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında düzenlenen «hisse devir protokolüne» dayalı «kapora» bedeli ve sözleşmenin «ifa» edilmemesinden kaynaklanan «cezai şart» tutarına vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8825 E. 2017/6708 K.
Ortak:kapora · işlemiş faiz · protokol · ihtarname · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «protokol» hükümlerine uyması ve devri gerçekleştirmesi, aksi halde «kapora» bedeli ve «cezai şartı» ödemesi için davalıya noter «ihtarnamesi» gönderdiği, ihtarnamenin 12/01/2010 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, ancak devir söz konusu olmadığı gibi, davaya cevap vermeyen davalının davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 20.000,00 TL «asıl alacak» ve 6.085,00 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 26.085,00 TL üzerinden, takip talebindeki koşullarla devamına, asıl alacağın % 20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan belgelere göre davalının, davacı tarafından gönderilen 06.01.2010 tarihli «ihtarnamesine» 12.01.2010 tarihli ihtarname ile cevap vererek «protokolün» 4. maddesi gereği yerine getirildiği takdirde «hisse devrinin» yapılacağını bildirdiği, yine dosyaya 21.03.2016 tarihli bir dilekçe sunarak davacının protokol gereği üstlendiği edimleri yerine getirmediğini savunduğu anlaşılmıştır.
Dava, 05.09.2009 tarihli «hisse devri protokolüne» dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptal istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dayanak 06/04/2012 tarihli ön «protokol» gereğince «ibraz» edilen 06/04/2012 tarihli banka dekontunda da görüldüğü üzere, ön protokolde belirlenen banka hesap numarasına 75.000 USD «havale» ettiği, ön protokol gereği edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıların «anonim şirket» hisselerinin devrine ilişkin asıl sözleşmenin yapılamadığı, davacı tarafın «ihtarnamesiyle» davalıların «temerrüde» düşürüldüğü, davaya konu ... .İcra Müdürlüğünün 2012/22010 Esas sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle davacı - alacaklının ödenen «kapora» bedeli ve «işlemiş faizini» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle ve itirazın dava konusu kısım bakımından iptaline, hükmolunan asıl alacağın takip tarihi itibariyle TL karşılığının %20' si ora …
3- Kabule göre icra takibinde «asıl alacakla» «işlemiş faiz» talep edildiği ve davalılar tarafından borcun tamamına itiraz edildiği halde, davacı yararına «icra inkar tazminatına» sadece asıl alacak üzerinden hükmedilmiş olup, takip tarihine kadar işleyen faiz «likit alacak» olduğundan itirazın iptaline karar verilen asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatının hükmedilmesi gerekirken yalnız asıl …
Mahkemece davanın kabulü, itirazın kısmen iptali ile 75.000 USD «asıl alacak» ve 1.280,14 USD «işlemiş faiz» üzerinden takibin devamına karar verilmiş ise de, «temerrüt» tarihinden icra takibi tarihine kadar işlemiş faizin denetime açık bir şekilde hesaplanmadığı gibi 3095 sayılı yasa uyarınca Merkez Bankası' nın 1 yıllık kısa vade …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:likit alacak · işletme devri · anonim şirket · havale · temerrüt · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dayanak 06/04/2012 tarihli ön «protokol» gereğince «ibraz» edilen 06/04/2012 tarihli banka dekontunda da görüldüğü üzere, ön protokolde belirlenen banka hesap numarasına 75.000 USD «havale» ettiği, ön protokol gereği edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıların «anonim şirket» hisselerinin devrine ilişkin asıl sözleşmenin yapılamadığı, davacı tarafın «ihtarnamesiyle» davalıların «temerrüde» düşürüldüğü, davaya konu ... .İcra Müdürlüğünün 2012/22010 Esas sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle davacı - alacaklının ödenen «kapora» bedeli ve «işlemiş faizini» talebinde haklı olduğu gerekçesiyle ve itirazın dava konusu kısım bakımından iptaline, hükmolunan asıl alacağın takip tarihi itibariyle TL karşılığının %20' si ora …
2- Dava hisse ve «işletme devri» ön «protokolünün» yerine getirilmemesi nedeniyle protokolün 2. maddesi gereğince verilen ve 4. maddesi gereğince protokol hükümleri yerine getirilmediği gerekçesiyle talep edilen alacağa ilişkin takibe itirazın iptali talebinden ibarettir.
Mahkemece davanın kabulü, itirazın kısmen iptali ile 75.000 USD «asıl alacak» ve 1.280,14 USD «işlemiş faiz» üzerinden takibin devamına karar verilmiş ise de, «temerrüt» tarihinden icra takibi tarihine kadar işlemiş faizin denetime açık bir şekilde hesaplanmadığı gibi 3095 sayılı yasa uyarınca Merkez Bankası' nın 1 yıllık kısa vade …
3- Kabule göre icra takibinde «asıl alacakla» «işlemiş faiz» talep edildiği ve davalılar tarafından borcun tamamına itiraz edildiği halde, davacı yararına «icra inkar tazminatına» sadece asıl alacak üzerinden hükmedilmiş olup, takip tarihine kadar işleyen faiz «likit alacak» olduğundan itirazın iptaline karar verilen asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatının hükmedilmesi gerekirken yalnız asıl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16340 E. 2015/1674 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme savunması · prim alacağı · faiz başlangıç tarihi · acentelik sözleşmesi · ipoteğin paraya çevrilmesi · acentelik · ciro · ek prim
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak karar verilmişse de davalı taraf, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada, dava konusu alacak için davacı lehine dava dışı kişinin taşınmazı üzerinde «ipotek» tesis edildiğini, davacının «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile başlattığı icra takibinde ipotekli taşınmazın satılarak paraya çevrildiğini ve borcun ödendiğini savunmasına rağmen, mahkemece, davalının borcu sona erdiren bir hal olan, «ödeme savunmasının» üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
İcra Müdürlüğü aracılığı ile takibe konu edilen üç adet «bono» verildiği, bu bonoların davacı elinde kalması halinde «ciro» edilme riskinin her zaman sözkonusu olduğu,bu halde davalının zararına yol açılabileceği gerekçesiyle mahkeme kasasına alınan bonoların davalıya iadesine karar verilerek davanın kısmen kabulü ile davacının dava tarihi itibariyle davalıdan 50.085,15 TL alacaklı olduğunun tespitine, söz konusu tutarın 11.780 TL’lik kısmı dava sonrası, icra kanalı ile tahsil edildiğinden, geri kalan 38.305,15 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline, davacının «faizin başlangıç tarihine» ilişkin fazla isteminin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16092 E. 2013/13232 K.
Ortak:asıl alacak · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «protokol» hükümlerine uyması ve devri gerçekleştirmesi, aksi halde «kapora» bedeli ve «cezai şartı» ödemesi için davalıya noter «ihtarnamesi» gönderdiği, ihtarnamenin 12/01/2010 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, ancak devir söz konusu olmadığı gibi, davaya cevap vermeyen davalının davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 20.000,00 TL «asıl alacak» ve 6.085,00 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 26.085,00 TL üzerinden, takip talebindeki koşullarla devamına, asıl alacağın % 20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davalının savunması üzerinde de durularak değerlendirme yapılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… e bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile, 28.085,45 TL'nin dava tarihi olan 28.12.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, dava açıldıktan sonra davalı tarafından davacıya ödenen toplam 7.527,45 TL'nin BK'nın 84. maddesi uyarınca «infaz» aşamasında nazara alınmasına ve önce faizden bakiye kalır ise «asıl alacaktan» düşümünün yapılmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda, bozma ilamına uyulmuş olmasına ve davalının bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporu ve ek rapora itirazlarında da açıkça banka kayıtlarına dayanılmış olmasına rağmen, banka kayıtları ve dayanak belgeler getirtilmeden ve Dairemizin bozma ilamına uyulması ile bu konuda davalı yararına «usuli kazanılmış hak» oluştuğu hususu da gözardı edilerek «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · şirket merkezi mahkemesi · usuli kazanılmış hak · acentelik · infaz · kazanılmış hak · havale · avans faizi
Benzer bu kararda2- Dava, «acentelik sözleşmesi» kapsamında alacak istemine ilişkin olup, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz 10.03.2009 tarihli bozma ilamında, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 28. maddesi kapsamında taraflar arasındaki ihtilaflarda, alacak ve borçluluk münasebetlerinin tespit ve tayininde davacının «defterlerinden» başka delil kabul olunmayacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafça davacı «şirket merkez» kayıtları ile banka hesaplarına dayanılmasına rağmen mahkemece bu dayanak belgelerin dosyaya getirtilmediği, davalının bu talebinin davacı kayıtlarının incelenmesi …
… e bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile, 28.085,45 TL'nin dava tarihi olan 28.12.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, dava açıldıktan sonra davalı tarafından davacıya ödenen toplam 7.527,45 TL'nin BK'nın 84. maddesi uyarınca «infaz» aşamasında nazara alınmasına ve önce faizden bakiye kalır ise «asıl alacaktan» düşümünün yapılmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda, bozma ilamına uyulmuş olmasına ve davalının bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporu ve ek rapora itirazlarında da açıkça banka kayıtlarına dayanılmış olmasına rağmen, banka kayıtları ve dayanak belgeler getirtilmeden ve Dairemizin bozma ilamına uyulması ile bu konuda davalı yararına «usuli kazanılmış hak» oluştuğu hususu da gözardı edilerek «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, Dairemiz bozma ilamı sonrasında alınan 24.06.2010 «havale» tarihli bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle davacı alacağının 25.085,56 TL olduğu, hükme esas alındığı belirtilen 10.01.2012 havale tarihli ek raporda ise, …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9983 E. , 2018/2838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/03/2016 tarih ve 2013/679-2016/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile aralarında 05/09/2009 tarihli hisse devrine ilişkin protokol olduğunu, bu kapsamda davalıya 10.000 TL kaparo ödediğini, ancak davalının protokolün gereklerini yerine getirmediğini, protokolü ihlal edene de 10.000 TL cezai şart ödemesi yüklendiğini, bu kapsamda davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalı aleyhine alacağın % 20'si oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, protokolün 3 ve 4. maddelerinin gereklerini yerine getirmesi halinde davacıya hisse devri yapılacağını, asıl protokolü ihlal edenin davacı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının protokol hükümlerine uyması ve devri gerçekleştirmesi, aksi halde kapora bedeli ve cezai şartı ödemesi için davalıya noter ihtarnamesi gönderdiği, ihtarnamenin 12/01/2010 tarihinde usulünce tebliğ edildiği, ancak devir söz konusu olmadığı gibi, davaya cevap vermeyen davalının davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin 20.000,00 TL asıl alacak ve 6.085,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.085,00 TL üzerinden, takip talebindeki koşullarla devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, 05.09.2009 tarihli hisse devri protokolüne dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptal istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının davaya cevap vermediği, davacıya ödeme yaptığına dair herhangi bir delil de sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamında bulunan belgelere göre davalının, davacı tarafından gönderilen 06.01.2010 tarihli ihtarnamesine 12.01.2010 tarihli ihtarname ile cevap vererek protokolün 4. maddesi gereği yerine getirildiği takdirde hisse devrinin yapılacağını bildirdiği, yine dosyaya 21.03.2016 tarihli bir dilekçe sunarak davacının protokol gereği üstlendiği edimleri yerine getirmediğini savunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davalının savunması üzerinde de durularak değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420554100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz