6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak tahsili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16092 E. 2013/13232 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi şirket merkezi mahkemesi usuli kazanılmış hak acentelik infaz kazanılmış hak havale asıl alacak eksik inceleme avans faizi e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 84

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 10.03.2009 tarih, 2007/8160 E. 2009/2828 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile, 28.085,45 TL'nin dava tarihi olan 28.12.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava açıldıktan sonra davalı tarafından davacıya ödenen toplam 7.527,45 TL'nin BK'nın 84. maddesi uyarınca infaz aşamasında nazara alınmasına ve önce faizden bakiye kalır ise asıl alacaktan düşümünün yapılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, acentelik sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkin olup, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz 10.03.2009 tarihli bozma ilamında, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 28. maddesi kapsamında taraflar arasındaki ihtilaflarda, alacak ve borçluluk münasebetlerinin tespit ve tayininde davacının defterlerinden başka delil kabul olunmayacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafça davacı şirket merkez kayıtları ile banka hesaplarına dayanılmasına rağmen mahkemece bu dayanak belgelerin dosyaya getirtilmediği, davalının bu talebinin davacı kayıtlarının incelenmesi istemine ilişkin olduğundan acentelik sözleşmesinin 28. maddesine uygun bir istem olduğu hususuna dayanılarak karar bozulmuştur. Bu kapsamda, bozma ilamına uyulmuş olmasına ve davalının bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporu ve ek rapora itirazlarında da açıkça banka kayıtlarına dayanılmış olmasına rağmen, banka kayıtları ve dayanak belgeler getirtilmeden ve Dairemizin bozma ilamına uyulması ile bu konuda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu hususu da gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ayrıca, Dairemiz bozma ilamı sonrasında alınan 24.06.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle davacı alacağının 25.085,56 TL olduğu, hükme esas alındığı belirtilen 10.01.2012 havale tarihli ek raporda ise, dava tarihi itibariyle davacı alacağının 24.661,76 TL olduğu belirtilmesine rağmen, gerekçesi açıklanmaksızın 28.085,45 TL üzerinden hüküm kurulması da doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9983 E. 2018/2838 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Acentelik sözleşmesi | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16340 E. 2015/1674 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/16092 E.  ,  2013/13232 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2012 tarih ve 2009/502-2012/66 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında mevcut acentelik sözleşmesinin davalı acentenin sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle feshedildiğini, anılan acentelik sözleşmesi nedeni ile davaların 15.12.2005 tarihi itibarıyla müvekkiline 25.085,76 TL borçlu gözüktüğünü belirterek, 25.085,76 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından sözleşmenin tek taraflı feshi için haklı bir sebep bulunmadığını, müvekkilinin toplam borcunun 6.995,00 TL olup, devam eden sözleşme ilişkisi nedeniyle bu borcunda henüz vadesinin gelmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 10.03.2009 tarih, 2007/8160 E. 2009/2828 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile, 28.085,45 TL'nin dava tarihi olan 28.12.2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava açıldıktan sonra davalı tarafından davacıya ödenen toplam 7.527,45 TL'nin BK'nın 84. maddesi uyarınca infaz aşamasında nazara alınmasına ve önce faizden bakiye kalır ise asıl alacaktan düşümünün yapılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, acentelik sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkin olup, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz 10.03.2009 tarihli bozma ilamında, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin 28. maddesi kapsamında taraflar arasındaki ihtilaflarda, alacak ve borçluluk münasebetlerinin tespit ve tayininde davacının defterlerinden başka delil kabul olunmayacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafça davacı şirket merkez kayıtları ile banka hesaplarına dayanılmasına rağmen mahkemece bu dayanak belgelerin dosyaya getirtilmediği, davalının bu talebinin davacı kayıtlarının incelenmesi istemine ilişkin olduğundan acentelik sözleşmesinin 28. maddesine uygun bir istem olduğu hususuna dayanılarak karar bozulmuştur.

Bu kapsamda, bozma ilamına uyulmuş olmasına ve davalının bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporu ve ek rapora itirazlarında da açıkça banka kayıtlarına dayanılmış olmasına rağmen, banka kayıtları ve dayanak belgeler getirtilmeden ve Dairemizin bozma ilamına uyulması ile bu konuda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu hususu da gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Ayrıca, Dairemiz bozma ilamı sonrasında alınan 24.06.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle davacı alacağının 25.085,56 TL olduğu, hükme esas alındığı belirtilen 10.01.2012 havale tarihli ek raporda ise, dava tarihi itibariyle davacı alacağının 24.661,76 TL olduğu belirtilmesine rağmen, gerekçesi açıklanmaksızın 28.085,45 TL üzerinden hüküm kurulması da doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042302200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.