6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2691 E. 2018/2711 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temyiz kanun yolu dosyanın gönderilmesi adli yardım kanun yolu istinaf incelemesi kamu düzeni tenfiz görevsizlik kararı yetkisizlik kararı hmk 353(1)b-2 istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · İİK · HMK — HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; tenfize konu yabancı mahkeme kararının açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı, davalının yabancı mahkemeye usulünce çağrıldığı ve yine kararın da adli yardımlaşma yoluyla usulünce davalıya tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddede; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20.07.2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu nedenle daha önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa bile sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen kadar dahi HUMK hükümlerine göre temyize tabi olacaktır. HMK geçici 3/2. maddedeki ilk düzenlemede "aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan" ibaresi değiştirilerek "kararlar" ibaresi getirildiğinden bu değişiklik açıkça bu sonucu gerektirmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, Kanun yoluna başvurulan ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin verdiği karar 22.11.2016 tarihli olup kural olarak istinaf kanun yoluna tabi ise de, öncesinde ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.12.2013 gün 2013/238-369 sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş bu karar Dairenin 13.05.2014 gün ve 2014/7009-9111 sayılı onama kararı ile kesinleşmiştir.

Bu haliyle, Bölge Adliye Mahkemesinin göreve başlama tarihinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolu istinaf değil, temyiz kanun yolu olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde 22.11.2016 tarihli kararı istinaf incelemesine tabi tutarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2- (1) numaralı bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kanun yolu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5105 E. 2019/6276 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2017/2691 E.  ,  2018/2711 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 06/04/2017 tarih ve 2017/80-2017/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; ... Nürnberg - Fürth Eyalet Mahkemesinin 3 O 8607/07 Esas numaralı kararının kesinleştiğini ve tenfiz şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; yabancı mahkeme tarafından müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmediğini, bu nedenle kararın tenfiz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; tenfize konu yabancı mahkeme kararının açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı, davalının yabancı mahkemeye usulünce çağrıldığı ve yine kararın da adli yardımlaşma yoluyla usulünce davalıya tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddede; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20.07.2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir.

Bu nedenle daha önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa bile sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen kadar dahi HUMK hükümlerine göre temyize tabi olacaktır. HMK geçici 3/2. maddedeki ilk düzenlemede "aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan" ibaresi değiştirilerek "kararlar" ibaresi getirildiğinden bu değişiklik açıkça bu sonucu gerektirmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, Kanun yoluna başvurulan ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin verdiği karar 22.11.2016 tarihli olup kural olarak istinaf kanun yoluna tabi ise de, öncesinde ...

5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.12.2013 gün 2013/238-369 sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş bu karar Dairenin 13.05.2014 gün ve 2014/7009-9111 sayılı onama kararı ile kesinleşmiştir.

Bu haliyle, Bölge Adliye Mahkemesinin göreve başlama tarihinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolu istinaf değil, temyiz kanun yolu olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde 22.11.2016 tarihli kararı istinaf incelemesine tabi tutarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2- (1) numaralı bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesince verilen karar yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2018 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420491200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.