İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8946 E. 2018/2397 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senetle ispat zorunluluğu↗ kamu alacağı↗ temerrüt ihtarı↗ yazılı delil ile ispat↗ limited şirket ortağı↗ senetle ispat↗ yazılı delil↗ işlemiş faiz↗ ihtar↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ortağı oldukları tasfiye halindeki şirketin 2007- 2009 dönemine ait vergi borçlarının davacının kendi hesabından şirket adına vergi dairesine ödendiği, davalı yanın davaya konu ve hissesine düşen miktarı ödediğine dair savunmasını destekler yazılı delil sunamadığı, 6183 sayılı yasanın 35. maddesi uyarınca limited şirket ortağı davalının kamu alacağından sermaye hissesi oranında sorumlu olduğu, icra takip öncesi usulüne uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından davacının işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ... 11. İcra Müdürlüğünün 2014/6019 esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın ksımen iptali ile takibin 32.848,20 TL üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı şirketin ortağı olan davalı hissesine düşen ve fakat davacı yanca ödendiği iddia olunan vergi borçlarının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlendiği gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı yanın hissesine düşen vergi borçlarını kardeşi bulunan davacıya ödediği, ödemenin yine aile bireylerinin tanıklığı altında yapıldığı savunmasına karşın mahkemece davalının iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği gerekçesiyle itibar edilmemiştir. Oysa, 6100 sayılı HMK 203/1-a maddesi senetle ispat zorunluluğunun istisnalarına yer vermiş olup buna göre altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı ve davalının kardeş oldukları gözetilerek, mahkemece dinlenen tanık beyanları değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3835 E. 2023/7774 K.
Ortak:işlemiş faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ortağı oldukları «tasfiye» halindeki şirketin 2007- 2009 dönemine ait vergi borçlarının davacının kendi hesabından şirket adına vergi dairesine ödendiği, davalı yanın davaya konu ve hissesine düşen miktarı ödediğine dair savunmasını destekler «yazılı delil» sunamadığı, 6183 sayılı yasanın 35. maddesi uyarınca «limited şirket ortağı» davalının «kamu alacağından» sermaye hissesi oranında sorumlu olduğu, icra takip öncesi usulüne uygun «temerrüt ihtarı» bulunmadığından davacının «işlemiş faiz» isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ...
Benzer bu karardaDavacı vekili 26.02.2020 tarihli «ıslah» dilekçesi ile itirazın iptali davasını alacak davasına dönüştürdüklerini belirterek şimdilik 152.424,74 TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte ve 54.797,74 TL dava tarihine kadar «işlemiş faizinin» davalıdan tahsilini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme savunması · takip talebi · faturaya itiraz · tanık beyanı · itirazın iptali davası · alacağın temliki · ticari faiz · ikrar
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talebin «zamanaşımına» uğradığını, malzeme bedellerinin müvekkilinin eski eşi ve «temlik» edenin oğluna müvekkili ile babası tarafından ödendiğini, dinlenen tanıkların elde ödeme yapıldığını belirttiklerini, «tanık beyanlarının» dikkate alınmadığını, «takip talebi» ile ilgisi bulunmayan faturaların sunulduğunu, takibe konu olmayan bir «faturanın itirazın» iptali davasında ele alınamayacağını, taraflar arasında gelin-kayınbaba, damat- kayınbaba, dünürlük ilişkisi olduğuna göre sadece «ticari defterler» üzerinde inceleme yapılmasının doğru olmadığını, defter kayıtlarındaki sözleşme bedelinin «mahsup» edilmesi halinde davacının borçlu olduğunun ortaya çıktığını, zaten bu sebeple uzun süre sonra «alacağın temlik» edildiğini, müvekkilinin babasının bir kısım ödemelerinin defterlere işlenmediğini, aynı ticari ilişkiye dair dosyaların birleştirme taleplerinin reddinin haksızlık içerdiğini, bilirkişi raporundaki tespite rağmen fazla alacağa hükmedildiğini, «husumetin» yargılamanın her aşamasında gözetileceğini, davaya konu alacağın dayanağı olan sözleşmenin taraflarının temlik eden ile oğlu olduğunu, bu hususun bir başka dosyada tanık gösterilen temlik edenin beyanında ifade edildiğini, temlik edenin oğlunun da bu hususta «ikrarının» bulunduğunu, husumetin yanlış kişiye yöneltildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, malzeme bedellerinin müvekkilinin eski eşi ve «temlik» edenin oğlu olan Can Gündoğdu’ya ödendiğini, alacaklının o dönemde müvekkilinin kayın babası olması sebebiyle tanık dinlenebileceğini, temlik edenin ve birlikte iş yaptığı kardeşlerinin hesaplarındaki «haciz» ve akrabalık ilişkisi sebebiyle ödemelerin elden yapıldığını, itirazın iptali davasında takiple bağı bulunmayan faturaların sunulmak istendiğini, takibe konu olmayan «faturanın itirazın iptali davası» aşamasında dikkate alınamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın «zamanaşımına» uğradığını, malzeme bedellerinin müvekkilinin eski eşi ve «temlik» edenin oğluna ödendiğini, dinlenen tanıkların savunmalarını doğruladığını, «tanık beyanlarının» dikkate alınmadığını, «takip talebi» ile ilgisi bulunmayan faturaların sunulduğunu, itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı ele alınması gerektiğini, taraflar arasında gelin-kayınbaba, damat-kayınbaba, dünürlük ilişkisi olduğuna göre sadece «ticari defterler» üzerinde yapılan inceleme ile davanın haksız kabul edildiğini, defter kayıtlarındaki sözleşme bedelinin «mahsup» edilmesi halinde davacının borçlu olduğunun ortaya çıktığını, bir kısım ödemelerin defterlere işlenmediğini, birleştirme taleplerinin reddinin haksızlık içerdiğini …
Davacı vekili 26.02.2020 tarihli «ıslah» dilekçesi ile itirazın iptali davasını alacak davasına dönüştürdüklerini belirterek şimdilik 152.424,74 TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte ve 54.797,74 TL dava tarihine kadar «işlemiş faizinin» davalıdan tahsilini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8946 E. , 2018/2397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/04/2016 tarih ve 2014/335-2016/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının tasfiye edilmiş ... İzolasyon Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunu, şirketin ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne 2007- 2008 ve 2009 yıllarına ait ödenmemiş toplam 156.524,30 TL vergi borcunun müvekkili tarafından ödendiğini, davalının payına düşen 32.848,20 TL borcun tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin haksız itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek ...
11. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6019 Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tasfiye süreci tamamlanan ... İzolasyon Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı müvekkil ile birlikte ortağı ve şirketi temsil ve ilzama yetkili münferit müdürü olduğunu, şirketin tüm mali konularında ve şirket yönetiminde tek başına hareket ettiğini, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ortağı oldukları tasfiye halindeki şirketin 2007- 2009 dönemine ait vergi borçlarının davacının kendi hesabından şirket adına vergi dairesine ödendiği, davalı yanın davaya konu ve hissesine düşen miktarı ödediğine dair savunmasını destekler yazılı delil sunamadığı, 6183 sayılı yasanın 35. maddesi uyarınca limited şirket ortağı davalının kamu alacağından sermaye hissesi oranında sorumlu olduğu, icra takip öncesi usulüne uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından davacının işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ...
11. İcra Müdürlüğünün 2014/6019 esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın ksımen iptali ile takibin 32.848,20 TL üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı şirketin ortağı olan davalı hissesine düşen ve fakat davacı yanca ödendiği iddia olunan vergi borçlarının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda özetlendiği gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı yanın hissesine düşen vergi borçlarını kardeşi bulunan davacıya ödediği, ödemenin yine aile bireylerinin tanıklığı altında yapıldığı savunmasına karşın mahkemece davalının iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği gerekçesiyle itibar edilmemiştir. Oysa, 6100 sayılı HMK 203/1-a maddesi senetle ispat zorunluluğunun istisnalarına yer vermiş olup buna göre altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerde tanık dinlenebileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı ve davalının kardeş oldukları gözetilerek, mahkemece dinlenen tanık beyanları değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419624400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz