Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8847 E. 2018/2396 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca iki hece olan davacı markasının “...” şeklinde okunduğu, Davalı markasının ise üç heceli “...” şeklinde okunduğu, ibarelerin son dört harflerinin ortak olmakla birlikte sadece son hecelerin aynı olduğu, ancak, ibarelerin son kısmında ortak harflerin bulunmasının fonetik açıdan benzer oldukları anlamında gelmeyeceği, davacı şirketin ... markalarının siyah-beyaz ya da sarı-mavi, mavi-kırmızı, mavi-beyaz-sarı gibi renk kombinasyonlarını içeren muhtelif şekillerde, ... ibaresi öncelikli ve bu ibare markanın başlangıcında olacak şekilde dizayn edildiği, davalının ... markası ile görsel bakımdan da farklılaştığı, davalının kötüniyetli hareket ettiğine ilişkin somut veri bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığından KHK’nın 8/4 maddesine göre de başvurunun tescilinin engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2- Dava, davalı şirketin marka tescil başvurusuna karşı yapılan itirazı ret eden TPE YİDK kararının iptali ve davalı şirket markasının hükümsüz sayılması istemlerine ilişkindir.
Davacının itirazına mesnet markalarının "..." esaslı unsurlardan, davalı şirketin başvurusunun ise "..." ibaresini içerdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, diğer iddialarının yanında müvekkilinin markaları ile davalı şirketin tescilini istediği markanın benzer olduğunu, 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında karışıklığa neden olacağını ileri sürmüştür.
556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile aynı veya benzer ise ve markanın kapsadığı mal ve hizmetlere aynı veya ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer ise, ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali (iltibas) varlığı kabul edilmeli ve önceki marka sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilmelidir. Markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerliğin tespitinde, markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Somut olayda taraf markaları dikkate alındığında davacı markalarının esas unsuru "...", davalı markasının esaslı unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, davalı başvurusuna konu markanın davacının markalarının esaslı unsurunu aynen içerdiği ve mikro yüksek ileri teknoloji anlamındaki "..." sözcüğü ile "..." sözcüğünü bir araya getiren bir ibare olduğu, tarafların marka tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden de tam bir ayniyet bulunduğu, ortalama tüketici kitlesinin genel ve bütüncül bakış açısı itibariyle her iki markanın karıştırılma ihtimallerinin yüksek olduğu, bu durum karşısında mahkemece, markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5909 E. 2024/3526 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · iltibas · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… , savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca iki hece olan davacı markasının “...” şeklinde okunduğu, Davalı markasının ise üç heceli “...” şeklinde okunduğu, ibarelerin «son» dört harflerinin ortak olmakla birlikte sadece son hecelerin aynı olduğu, ancak, ibarelerin son kısmında ortak harflerin bulunmasının fonetik açıdan benzer oldukları anlamında gelmeyeceği, davacı şirketin ... markalarının siyah-beyaz ya da sarı-mavi, mavi-kırmızı, mavi-beyaz-sarı gibi renk kombinasyonlarını içeren muhtelif şekillerde, ... ibaresi öncelikli ve bu ibare markanın başlangıcında olacak şekilde dizayn edildiği, davalının ... markası ile görsel bakımdan da farklılaştığı, davalının «kötüniyetli» hareket ettiğine ilişkin somut veri bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığından KHK’nın 8/4 maddesine göre de başvurunun tescilinin engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile aynı veya benzer ise ve markanın kapsadığı mal ve hizmetlere aynı veya ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer ise, «ortalama tüketiciler» tarafından karıştırılma ihtimali («iltibas») varlığı kabul edilmeli ve önceki marka sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilmelidir.
Davacının itirazına mesnet markalarının "..." esaslı unsurlardan, davalı şirketin başvurusunun ise "..." ibaresini içerdiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu kararda… 2014/559 E., 2016/5 K. sayılı kararıyla; iki hece olan davacı markasının “o-pet” şeklinde, davalı markasının ise üç heceli “na-no-pet” şeklinde okunduğu, ibarelerin «son» dört harfi ortak olmakla birlikte sadece son hecelerin aynı olduğu, ancak ibarelerin son kısmında ortak harflerin bulunmasının fonetik açıdan benzer oldukları anlamında gelmeyeceği, davacı şirketin “OPET” markalarının siyah-beyaz ya da sarı-mavi, mavi-kırmızı, mavi-beyaz-sarı gibi renk kombinasyonlarını içeren muhtelif şekillerde, OPET ibaresi öncelikli ve bu ibare markanın başlangıcında olacak şekilde dizayn edildiği, bu hâliyle davalının “NANOPET” markası ile görsel bakımdan da farklılaştığı, davalının kötü niyetli hareket ettiğine ilişkin somut veri bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu marka ile davacı markaları arasında «iltibas» tehlikesi bulunmadığından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre de başvu …
556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile aynı veya benzer ise ve markanın kapsadığı mal ve hizmetlere aynı veya ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer ise, «ortalama tüketiciler» tarafından karıştırılma ihtimali («iltibas») varlığı kabul edilmeli ve önceki marka sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilmelidir.
… un görüldüğü, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince davacıların markaları ile davalı başvurusunun işaret itibariyle «iltibas» yaratacak kadar benzer olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, davalı şirket başvurusu, siyah renkli kalın ve büyük harflerle yazılmış “NANOPET” ibaresinden oluştuğu, bu ibare mikro yüksek ileri teknoloji anlamındaki "NANO" ibaresi ile "OPET" ibaresinin bir araya getirilmesiyle meydana geldiği, davacı markalarında ise “OPET” ibaresi asıl unsur olarak yer almakta ve bu ibareye muhtelif tali unsurlar eklenmek suretiyle seri markalar oluşturulduğu, dolayısıyla davalının “NANOPET” ibareli başvurusu davacının markalarının asıl unsuru olan “OPET” ibaresini aynen içermekte ve başvurunun önünde yer alan “NAN” eki ise markaya yeterli düzeyde «ayırt edicilik» katmadığı, “NAN” eki nedeniyle davalı başvurusu ile davacı markaları aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer sayılmazlar ise de, genel intiba, görünüm, okunuş ve anlam olarak benzer oldukları, bu nedenle «ortalama tüketici» nezdinde genel ve bütüncül bakış açısı itibariyle her iki markanın karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, taraf markaları arasında en azından ticari, ekonomik ve idari bir bağlantı bulunduğu algısının oluşabileceği, ayrıca davalı şirketin markasının davacının seri markası olarak algılanabileceği, Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile «direnme» kararı bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · direnme kararı · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… un görüldüğü, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince davacıların markaları ile davalı başvurusunun işaret itibariyle «iltibas» yaratacak kadar benzer olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, davalı şirket başvurusu, siyah renkli kalın ve büyük harflerle yazılmış “NANOPET” ibaresinden oluştuğu, bu ibare mikro yüksek ileri teknoloji anlamındaki "NANO" ibaresi ile "OPET" ibaresinin bir araya getirilmesiyle meydana geldiği, davacı markalarında ise “OPET” ibaresi asıl unsur olarak yer almakta ve bu ibareye muhtelif tali unsurlar eklenmek suretiyle seri markalar oluşturulduğu, dolayısıyla davalının “NANOPET” ibareli başvurusu davacının markalarının asıl unsuru olan “OPET” ibaresini aynen içermekte ve başvurunun önünde yer alan “NAN” eki ise markaya yeterli düzeyde «ayırt edicilik» katmadığı, “NAN” eki nedeniyle davalı başvurusu ile davacı markaları aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer sayılmazlar ise de, genel intiba, görünüm, okunuş ve anlam olarak benzer oldukları, bu nedenle «ortalama tüketici» nezdinde genel ve bütüncül bakış açısı itibariyle her iki markanın karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, taraf markaları arasında en azından ticari, ekonomik ve idari bir bağlantı bulunduğu algısının oluşabileceği, ayrıca davalı şirketin markasının davacının seri markası olarak algılanabileceği, Mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile «direnme» kararı bozulmuştur.
Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 25.12.2018 tarih, 2018/348 E. ve 2018/311 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeyle «direnme» kararı verilmiştir.
… OPET” ibareli başvurusu davacının markalarının asıl unsuru olan “OPET” ibaresini aynen içermekte ve başvurunun önünde yer alan “NAN” eki ise markaya yeterli düzeyde «ayırt edicilik» katmadığı, “NAN” eki nedeniyle davalı başvurusu ile davacı markaları aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer sayılmazlar ise de, genel intiba, görünüm, okunuş ve anlam olarak benzer oldukları, bu nedenle «ortalama tüketici» nezdinde genel ve bütüncül bakış açısı itibariyle her iki markanın karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu, taraf markaları arasında en azından ticari, ekonomik ve …
… yeterli ölçüde ayırt edici niteliği haiz olduğu ve bütüncül olarak yapılacak değerlendirilme sonucu, makul derecede bilgili, gözlemci ve dikkatli olduğu varsayılan «ortalama tüketici» nezdinde markaların karıştırılması ihtimali bulunmadığı gibi ilgili tüketicilerin markalar arasında ilişki kurması ve davalı markasının davacının seri markası olarak algılaması ve/veya aynı «ticari işletmeye» ait olduklarını sanması da söz konusu olmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
-
Marka Tescili ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11579 E. 2011/13012 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik
Benzer bu kararda… valılar yönünden açılan davalarda ise davalı, Mavi Gıda Gözetim Danışmanlık A.Ş. hakkında açılan davanın sabit olmaması, davalı ... hakkında açılan birleşen davanın «derdestlik», davalı ... adına kayıtlı 185807 nolu markanın kısmi hükümsüzlüğüne, her iki davadaki ilam isteminin ve davacının "Otel Mavi ve Şekil" ibareli markanın adına tesci …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8847 E. , 2018/2396 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.01.2016 tarih ve 2014/559-2016/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket tarafından tescili istenen 2013/48209 başvuru numaralı ... ibareli marka başvurusuna müvekkili adına tescilli ve tanınmış ... markaları gerekçe gösterilerek TPE nezdinde itirazda bulunduklarını, ancak itirazlarının nihai olarak TPE YİDK kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının iltibasa yol açacak kadar benzer olduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ileri, 31.10.2014 tarih ve 2014-M-14927 sayılı TPE YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş ise 29.05.2013 tarih ve 2013/48209 sayılı ... markasının hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı şirket vekili, “...” kelimesinin ...’da “...” anlamına geldiğini ve bu kelime ile tanımlanan ifadelerin herhangi bir ürünün milyarda birini gösterdiğini, ...teknolojinin günümüzde kumaş, boya ve araba sektöründe kullanıldığını ve her geçen gün kullanım ağının genişlediğini, taraf markalarının okunuşlarının farklı olduğunu, anlamsal benzerliğin de söz konusu olmadığını, markaların benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca iki hece olan davacı markasının “...” şeklinde okunduğu, Davalı markasının ise üç heceli “...” şeklinde okunduğu, ibarelerin son dört harflerinin ortak olmakla birlikte sadece son hecelerin aynı olduğu, ancak, ibarelerin son kısmında ortak harflerin bulunmasının fonetik açıdan benzer oldukları anlamında gelmeyeceği, davacı şirketin ... markalarının siyah-beyaz ya da sarı-mavi, mavi-kırmızı, mavi-beyaz-sarı gibi renk kombinasyonlarını içeren muhtelif şekillerde, ... ibaresi öncelikli ve bu ibare markanın başlangıcında olacak şekilde dizayn edildiği, davalının ... markası ile görsel bakımdan da farklılaştığı, davalının kötüniyetli hareket ettiğine ilişkin somut veri bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığından KHK’nın 8/4 maddesine göre de başvurunun tescilinin engellenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2- Dava, davalı şirketin marka tescil başvurusuna karşı yapılan itirazı ret eden TPE YİDK kararının iptali ve davalı şirket markasının hükümsüz sayılması istemlerine ilişkindir.
Davacının itirazına mesnet markalarının "..." esaslı unsurlardan, davalı şirketin başvurusunun ise "..." ibaresini içerdiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, diğer iddialarının yanında müvekkilinin markaları ile davalı şirketin tescilini istediği markanın benzer olduğunu, 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında karışıklığa neden olacağını ileri sürmüştür.
556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi hükmü uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile aynı veya benzer ise ve markanın kapsadığı mal ve hizmetlere aynı veya ilişkilendirilebilecek ölçüde benzer ise, ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimali (iltibas) varlığı kabul edilmeli ve önceki marka sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddine karar verilmelidir. Markalar arasında karıştırılabilecek ölçüde benzerliğin tespitinde, markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Somut olayda taraf markaları dikkate alındığında davacı markalarının esas unsuru "...", davalı markasının esaslı unsurunun ise "..." ibaresinden oluştuğu, davalı başvurusuna konu markanın davacının markalarının esaslı unsurunu aynen içerdiği ve mikro yüksek ileri teknoloji anlamındaki "..." sözcüğü ile "..." sözcüğünü bir araya getiren bir ibare olduğu, tarafların marka tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden de tam bir ayniyet bulunduğu, ortalama tüketici kitlesinin genel ve bütüncül bakış açısı itibariyle her iki markanın karıştırılma ihtimallerinin yüksek olduğu, bu durum karşısında mahkemece, markalar arasında 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419624200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz