Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9669 E. 2018/2367 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ bloke↗ maddi hata↗ sözleşmeye aykırılık↗ komisyon↗ havale↗ ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın bloke uyguladığı halde komisyon tahsili yoluna gitmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve hükmün gerekçesinde yer alan “150.000 TL” ibaresinin maddi hata niteliğinde bulunmasına ve mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı tarafça, iş yeri üyelik sözleşmesi kapsamında davalı tarafından kesilen komisyonun iadesi istemi ile açılan işbu davada, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabülüne karar verilmiştir. Ancak, dava değeri fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5.000,00 TL olarak belirtilmiş ve bu miktar üzerinden dava harçlandırılmış, mahkemece bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.09.2014 tarih ve 2014/7442 Esas-2014/14926 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 30.12.2015 havale tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 5.357,45 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. 1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı ve 04.02.1948 tarihli İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 Esas- 2016/1 Karar sayılı İBK'da açıklandığı üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18009 E. 2014/6930 K.
Ortak:tahkikat · havale · ıslah
İncelediğiniz karardaBozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 30.12.2015 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle talebini 5.357,45 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı ve 04.02.1948 tarihli İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 Esas- 2016/1 Karar sayılı İBK'da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 E 1948/3 K. sayılı kararına göre de, «ıslah» «tahkikat» ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · temerrüt tarihi · ihtar · ihtarname · yasal faiz · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak tüm dosya kapsamına göre; bankaların «internet bankacılığında» tüm güvenlik önlemlerini alması gerektiği ancak bankanın müşterisinin güvenliğini tam olarak sağlayamadığı, davacının hesabından bilgisi dışında 28.249 TL «havale» yapıldığı, durumun davalı bankaya «ihtarname» yoluyla bildirildiği ve 5 iş günü içerisinde ödenmesinin istendiği, «ihtarının» bankaya 17/04/2007 tarihinde tebliği edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı 5 günün dolduğu 23/04/2007 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 6.000 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 23/04/2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte 22.000 TL'nin ise «ıslah» tarihi olan 03/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6041 E. 2011/17528 K.
Ortak:tahkikat · ıslah
İncelediğiniz karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 30.12.2015 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle talebini 5.357,45 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı ve 04.02.1948 tarihli İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 Esas- 2016/1 Karar sayılı İBK'da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2.HMK’nun 177/1. maddesine göre «ıslah» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Bu nedenle 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılamaz.
Mahkemece bu yön gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, Dairemizin hükmüne uyulan bozma kararından sonra yapılan «ıslah» talebi esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın davalılar lehine bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, tespit edilen 2.000,00-TL «maddi tazminat» ile takdiren 2.000,00-TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4021 E. 2018/3740 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaBozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 30.12.2015 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle talebini 5.357,45 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı ve 04.02.1948 tarihli İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 Esas- 2016/1 Karar sayılı İBK'da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş olup, bozmadan sonra 25.06.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 11.745,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 tarih ve 1944/10 E-1948/3 K sayılı İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K sayılı İBK’ya göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · kâr payı · taahhütname · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalıların istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, ancak taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalılar tarafından «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, SPK tarafından gönderilen yazı ve CD'lerde yer alan kayıtlarda davalı şirketlerin ortaklık yapısı ve davalı şirketlerin ortaklarından yaptıkları tahsilatları gösterdiği, SPK kayıtlarına göre davalının davacıdan 6.150,00 Euro tahsil ettiği, bu miktarın dava tarihi itibariyle TL karşılığının 10.863,36 TL olduğu, davacının davadan önce davalıyı «temerrüde» düşürmediğinden faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekeceği, ayrıca davalı yöneticilerin MK’nın 50. maddesi ve TTK’nın 321/«son» maddesi gereğince de oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...’nin ortağı olmadığının tespitine, 10.863,36 TL’nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 14/08/2008 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş olup, bozmadan sonra 25.06.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 11.745,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9460 E. 2014/16733 K.
Ortak:tahkikat · ıslah · Alacak
İncelediğiniz karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 30.12.2015 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle talebini 5.357,45 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı ve 04.02.1948 tarihli İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 Esas- 2016/1 Karar sayılı İBK'da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Benzer bu kararda1086 sayılı HUMK'nın 84. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 177 ve devamı maddeleri uyarınca «ıslah» ancak «tahkikatın» sona ermesine kadar, Yargıtay HGK'nın 04.02.1948 tarih 1944/10 E 1948/3 K. sayılı kararına göre de, ıslah tahkikat ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir.
… temyizi üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu karar 11.09.2013 tarihinde davacı lehine bozulduktan sonra, davacı vekili 14.02.2014 tarihli dilekçesi ile davayı «ıslah» ederek toplam 75.000,00 TL alacağının tahsilini istemiş, mahkemece ıslah edilen miktar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca, Yargıtayca hüküm bozulduktan sonra «ıslah» yapılamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet
Benzer bu kararda… ı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davalı banka hesabındaki 75.000,00 TL'nin davalı bankanın personeli tarafından çekilerek «zimmetine» geçirildiği, davalı bankanın soruşturduğu kişilerin seçiminde gerekli özeni göstermesi, şube içi denetim yolları ile personelini ve işlemlerini denetlemesi gerekti …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4823 E. 2018/3511 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaBozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 30.12.2015 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle talebini 5.357,45 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı ve 04.02.1948 tarihli İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 Esas- 2016/1 Karar sayılı İBK'da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 5.001,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş olup, bozmadan sonra 14.03.2017 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 12.773,35 TL'nin tahsili istenmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 tarih ve 1944/10 E-1948/3 K sayılı İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K sayılı İBK’ya göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ....
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · kâr payı · taahhütname · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalıların istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, ancak taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalılar tarafından «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, SPK tarafından gönderilen yazı ve CD'lerde yer alan kayıtlarda davalı şirketlerin ortaklık yapısı ve davalı şirketlerin ortaklarından yaptıkları tahsilatları gösterdiği, SPK kayıtlarına göre davalının davacıdan 7.668,00 EURO tahsil ettiği, dava tarihi itibariyle bu miktarın TL karşılığının 12.773,35 TL olduğu, davacının davadan önce davalıyı «temerrüde» düşürmediğinden faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekeceği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ....
Holding A.Ş’nin ortağı olmadığının tespitine, 12.773,35 TL‘nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 06/09/2005 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının kâr «payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 5.001,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş olup, bozmadan sonra 14.03.2017 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 12.773,35 TL'nin tahsili istenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4178 E. 2014/11148 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · bloke · ıslah · Alacak
İncelediğiniz karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası» «ıslah» edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın «bloke» uyguladığı halde «komisyon» tahsili yoluna gitmesinin «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKural olarak, «ıslahın» 1086 Sayılı HUMK'un 84'ncü maddesi uyarınca yargılama bitinceye kadar yapılması, 6100 Sayılı HMK'nın 177. maddesi gereğince de «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılması mümkün olup, Yargıtay’ın 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme (Resmi Gazete’nin 17/06/1948 sayılı 6934) kararına göre bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Buna göre, mahkemece dava dilekçesinde yer alan talep nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında yapılan ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen «ıslah» işlemine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu tüketici kredisinin ödenmeyen taksidinden sonra maaş hesabına «bloke» koyularak kesinti yapıldığı, davalı banka tarafından İİK'nın 82 ve 83 maddeleri gereğince maaşın ancak 1/4 ünün kesilebileceği, bu düzenlemenin aksine olan sözleşmenin 11. maddesinin geçerli olmadığı, dolayısı ile bankanın davacının maaşının tamamından kesinti yapmasının hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 8.280,50 TL kesintinin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası yargılama · muvafakat · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının kullanmış olduğu tüketici kredisinin ödenmeyen taksidinden sonra maaş hesabına «bloke» koyularak kesinti yapıldığı, davalı banka tarafından İİK'nın 82 ve 83 maddeleri gereğince maaşın ancak 1/4 ünün kesilebileceği, bu düzenlemenin aksine olan sözleşmenin 11. maddesinin geçerli olmadığı, dolayısı ile bankanın davacının maaşının tamamından kesinti yapmasının hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 8.280,50 TL kesintinin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna göre, mahkemece dava dilekçesinde yer alan talep nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında yapılan ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen «ıslah» işlemine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacı tarafın temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuş, bozma sonrasında da davacı vekilince «ıslah» dilekçesiyle; toplam 14.779,00 TL''nin «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15182 E. 2010/10369 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaBozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 30.12.2015 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle talebini 5.357,45 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı ve 04.02.1948 tarihli İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 Esas- 2016/1 Karar sayılı İBK'da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2-Dava, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup,Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 2.000.000.000.TL. olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 18.150,00-YT.L.nın davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Davanın tamamen «ıslahı» HUMK.nun 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür.
Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen «ıslahına» izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davanın «maddi tazminat» istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
2-Dava, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup,Dairemizin bozma kararı sonrasında davacı taraf, 2.000.000.000.TL. olan «maddi tazminat» istemini «ıslah» ederek 18.150,00-YT.L.nın davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece bu miktarın tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9669 E. , 2018/2367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2015 tarih ve 2014/1385-2015/1102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında POS cihazına ilişkin olarak işyeri üyelik sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili ile davalı banka arasında yapılan sözleşme uyarınca, müvekkili şirket tarafından yapılan taksitli satışlarda, bankanın komisyon almadan ödemeyi taksitli yapması gerekmesine rağmen, davalı bankanın tüm taksitli satışlarda komisyon aldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; daha sonra talep sonucunu ıslah ederek 5.357,45 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, bazı işlemlerde, işlem sonrası tutar müşterinin hesabına aktarılarak komisyon tahsil edildiğini, bazı işlemlerde ise işlem tutarının blokeye alınarak bloke sonunda müşteri hesabına aktarıldığını, davacının zararının bulunmadığını, 4 sene boyunca yapılan işlemlere icazet verdiğinin kabulü gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın bloke uyguladığı halde komisyon tahsili yoluna gitmesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve hükmün gerekçesinde yer alan “150.000 TL” ibaresinin maddi hata niteliğinde bulunmasına ve mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı tarafça, iş yeri üyelik sözleşmesi kapsamında davalı tarafından kesilen komisyonun iadesi istemi ile açılan işbu davada, yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabülüne karar verilmiştir. Ancak, dava değeri fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 5.000,00 TL olarak belirtilmiş ve bu miktar üzerinden dava harçlandırılmış, mahkemece bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.09.2014 tarih ve 2014/7442 Esas-2014/14926 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 30.12.2015 havale tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 5.357,45 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. 1944/10 Esas-1948/3 Karar sayılı ve 04.02.1948 tarihli İBK ile 06/05/2016 tarih ve 2015/1 Esas- 2016/1 Karar sayılı İBK'da açıklandığı üzere bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419582100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz