Paranın iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10259 E. 2018/2345 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi↗ internet bankacılığı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ üçüncü kişi↗ haksız fiil↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, söz konusu para transferinin 21/09/2005 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, davacının 22/09/2005 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, dolayısıyla bu tarih itibariyle eylemi öğrenmiş olduğu, 818 Sayılı Borçlar Kanunu madde 60'da haksız fiilde zamanaşımını öğrenmeden itibaren 1 yıl, 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu madde 72 'de ise 2 yıl olarak belirlemiş olduğu, davanın tüketici mahkemesine açılış tarihi olan 21/04/2008 tarihine kadar bu sürenin geçtiği, süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, internet bankacılığı yolu ile davacı hesabından üçüncü kişiler tarafından çekildiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece haksız fiillerden kaynaklanan alacaklara uygulanan zamanaşımı süresinin dolmasından sonra davanın açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında mevduat sözleşmesi bulunduğu, bu durumda zamanaşımının, sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara uygulanan 818 sayılı BK'nin 125. maddesi kapsamında değerlendirilerek, 10 yıl olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2013/11979/2013/17484
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11979 E. 2013/17484 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2698 E. 2012/16571 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıl
İncelediğiniz kararda… 22/09/2005 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, dolayısıyla bu tarih itibariyle eylemi öğrenmiş olduğu, 818 Sayılı Borçlar Kanunu madde 60'da «haksız fiilde» «zamanaşımını» öğrenmeden itibaren 1 yıl, 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu madde 72 'de ise 2 yıl olarak belirlemiş olduğu, davanın tüketici mahkemesine açılış tarihi olan 21/04/2 …
Dava, «internet bankacılığı» yolu ile davacı hesabından «üçüncü kişiler» tarafından çekildiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece haksız fiillerden kaynaklanan alacaklara uygulanan «zamanaşımı» süresinin dolmasından sonra davanın açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında «mevduat sözleşmesi» bulunduğu, bu durumda «zamanaşımının», sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara uygulanan 818 sayılı BK'nin 125. maddesi kapsamında değerlendirilerek, 10 yıl olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “BK'nun 125. maddesi gereği davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin başlangıcının belirlenerek «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi ve dava süresinde açılmış ise işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi
Benzer bu karardaMahkemece, «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “BK'nun 125. maddesi gereği davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin başlangıcının belirlenerek «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi ve dava süresinde açılmış ise işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10259 E. , 2018/2345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.05.2013 tarih ve 2012/471-2013/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından 21.09.2005 tarihinde internet şifresi girilmek suretiyle tanımadığı kişinin hesabına 2.130,00 TL havale yapıldığını, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunmuş ve davacının kişisel bilgilerini muhafaza edememesinden dolayı oluşan zarardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, söz konusu para transferinin 21/09/2005 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, davacının 22/09/2005 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu, dolayısıyla bu tarih itibariyle eylemi öğrenmiş olduğu, 818 Sayılı Borçlar Kanunu madde 60'da haksız fiilde zamanaşımını öğrenmeden itibaren 1 yıl, 6098 sayılı Yeni Borçlar Kanunu madde 72 'de ise 2 yıl olarak belirlemiş olduğu, davanın tüketici mahkemesine açılış tarihi olan 21/04/2008 tarihine kadar bu sürenin geçtiği, süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, internet bankacılığı yolu ile davacı hesabından üçüncü kişiler tarafından çekildiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece haksız fiillerden kaynaklanan alacaklara uygulanan zamanaşımı süresinin dolmasından sonra davanın açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında mevduat sözleşmesi bulunduğu, bu durumda zamanaşımının, sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara uygulanan 818 sayılı BK'nin 125. maddesi kapsamında değerlendirilerek, 10 yıl olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419553000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz