YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9781 E. 2018/2526 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4 maddeleri anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece davacının itiraza dayanak “...” ibareli markaları ile davalının “...” ibareli marka başvurusu arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi gereğince iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Dairemizin emsal 10.06.2014 tarih ve 2014/4649-10990 sayılı kararında da zikrolunduğu üzere, davacının seri markalarının esas ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalı başvurusuna konu işaretin ise "..." ibaresinden oluştuğu, bu sözcüğün ilk bakışta ve derhal davacı markalarının bir devamı olduğu algısı yarattığı, "..." ibaresinde "..." hecesi yanında "..." hecesinin bulunmasının ayırt edicilikte yeterli farklılık katmadığı, davacı markaları ile davalı başvurusunun kapsamında kalan ürün ve hizmetlerin aynı tür olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu dikkate alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tacirler arası hizmet sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2902 E. 2018/4649 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacirler arası hizmet sözleşmesi · tacirler arası dava · hizmet sözleşmesi · tacir
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki uyuşmazlık, «tacirler arası hizmet sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9781 E. , 2018/2526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2015 tarih ve 2014/317-2015/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “... ...”, “... ....”, “... ...”, “... şekil”, “....”, “nu .... şekil” markalarının sahibi olduğunu, bu markalara dayanılarak davalı şirkete ait 5. sınıfta "..." ibareli marka başvurusuna itiraz ettiklerini, ancak itirazlarının Yidk kararı ile reddedildiğini, müvekkilinin markası ile davalı markasının aynı mal sınıfı kapsamakta olup, ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek Yidk kararının iptalini ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4 maddeleri anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece davacının itiraza dayanak “...” ibareli markaları ile davalının “...” ibareli marka başvurusu arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi gereğince iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Dairemizin emsal 10.06.2014 tarih ve 2014/4649-10990 sayılı kararında da zikrolunduğu üzere, davacının seri markalarının esas ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalı başvurusuna konu işaretin ise "..." ibaresinden oluştuğu, bu sözcüğün ilk bakışta ve derhal davacı markalarının bir devamı olduğu algısı yarattığı, "..." ibaresinde "..." hecesi yanında "..." hecesinin bulunmasının ayırt edicilikte yeterli farklılık katmadığı, davacı markaları ile davalı başvurusunun kapsamında kalan ürün ve hizmetlerin aynı tür olduğu, iltibas tehlikesinin bulunduğu dikkate alınmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419494500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz