İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/15035 E. 2018/2492 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tashih↗ karine↗ kötüniyet tazminatı↗ kötüniyet↗ ilan↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede 7 adet ilan sonrası iki adet ilanın ücretsiz olacağının kararlaştırıldığını, bu ücretsiz ilan tarihlerinin de belirtildiğini, ücretsiz ilan tarihlerinin taraflarca farklı anlaşıldığına ilişkin bir delilin sunulmadığı, dava konusu faturaların sözleşmede ücretsiz olacağı kararlaştırılan ilanlara ilişkin olduğu, davacı tarafından düzenlenen bu faturalara davalının itiraz etmemesinin aleyhine bir karine doğurduğunu, ancak bu karinenin uygulanabilmesi için taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisininin bulunmasının ve faturanın bu ilişkiye dayanılarak düzenlenmiş olmasının gerektiği, davacının sözleşmenin aksine sonradan iki adet ilan için ücret istemesinin yasaya uygunluk taşımadığı ve takipte kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin asıl hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin, 27.05.2016 tarihli tashih kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece esas hakkında hüküm verildikten sonra, davalı vekilinin talebi üzerine asıl hükümde davalı lehine hükmedilen 9.772,68 TL vekalet ücreti 14.05.2016 tarihli kararla 849,60 TL olarak düzeltilmiş, 27.05.2016 tarihinde de dosya resen ele alınarak ilk tashih kararında 849,60 TL olarak belirlenen vekalet ücreti bu kez 1.800 TL olarak tashih edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 304. maddesi uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Ancak, hükmün tashihi ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz. Somut olayda, mahkemece resen dosyanın ele alınarak, taraflarca temyiz edilmeyen 14.05.2016 tarihli tashih kararında belirtilen vekalet ücretine ilişkin hükmün 27.05.2016 tarihli kararla değiştirilmesi suretiyle hükümde değişiklik yapılması doğru görülmemiş, 27.05.2016 tarihli tashih kararının bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4512 E. 2017/6193 K.
Ortak:tashih · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin, 27.05.2016 tarihli «tashih» kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece esas hakkında hüküm verildikten sonra, davalı vekilinin talebi üzerine asıl hükümde davalı lehine hükmedilen 9.772,68 TL «vekalet ücreti» 14.05.2016 tarihli kararla 849,60 TL olarak düzeltilmiş, 27.05.2016 tarihinde de dosya resen ele alınarak ilk tashih kararında 849,60 TL olarak belirlenen vekalet …
Somut olayda, mahkemece resen dosyanın ele alınarak, taraflarca temyiz edilmeyen 14.05.2016 tarihli «tashih» kararında belirtilen «vekalet ücretine» ilişkin hükmün 27.05.2016 tarihli kararla değiştirilmesi suretiyle hükümde değişiklik yapılması doğru görülmemiş, 27.05.2016 tarihli tashih kararının bozulmasını gerektirmiştir.
Ancak, hükmün «tashihi» ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz.
Benzer bu karardaTashih yolu ile hüküm fıkrası değiştirilemeyeceğinden ve talepten başka bir şeye de karar verilemeyeceğinden, mahkemece hükmün «tashihi» yolu ile «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» ilişkin hüküm fıkralarında düzeltme yapılması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Hükmün icra takibine konu edilemesi üzerine davalı «tasfiye» memurunun «tashih» talebi mahkemece kabul edilerek, hüküm bölümünün 5. ve 6. bendindeki "...davalı Hulisi'den alınarak davacıya verilmesine" kısmının "davalı ... ...
Şti'den alınarak davacıya verilmesine" şeklinde «tashihine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, ...'in «tasfiye memuru» olarak «görevlendirilmesine» karar verilmiş, işbu karar Dairemizin 2016/3899 esas 2016/4066 karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Dava, «şirket ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış, davalı «tasfiye memuru» tarafından hükmün «tashihi» talebinde bulunulmuştur.
Hükmün icra takibine konu edilemesi üzerine davalı «tasfiye» memurunun «tashih» talebi mahkemece kabul edilerek, hüküm bölümünün 5. ve 6. bendindeki "...davalı Hulisi'den alınarak davacıya verilmesine" kısmının "davalı ... ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/15035 E. , 2018/2492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/04/2016 tarih ve 2015/289-2016/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ilan ve reklam işlerine aracılık hizmeti verdiğini, davalının "Keten İnşaat" ilanın/ reklamının Türkiye...Dergisinin çeşitli baskılarında yayınlanmak üzere talepte bulunduğunu, bu hususta basın ordinosu tanzim ettiğini, davacının anılan ilanlarının/ reklamlarının yayınlandığını, 24.780 TL tutarında ilan/ reklam ücretinin tahakkuk ettiğini, toplam 7.080 TL tutarındaki son iki adet ilan/ reklam bedeli faturasının davalıya teslim edildiği ve bu faturaların davalının defterlerine işlendiği halde bedellerinin ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takibine "iade faturalarının dikkate alınmadığı" gerekçesiyle itiraz edildiğini, müvekkilinin iade faturalarını kabul etmediğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, basın ordinosu ile de sabit olduğu üzere tarafların 2 tanesi "FREE" kaydıyla 9 adet yayın için anlaştıklarını, davacının 7 adet yayın için fatura göndermesi gerekirken fazladan ve ücretsiz olan 2 yayın için de fatura düzenlediğini, bu yanlışlık farkedilince davacının iade faturası kesilmesini istediği, müvekkilinin kestiği iade faturalarının davacı tarafından kötüniyetle kabul edilmediğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede 7 adet ilan sonrası iki adet ilanın ücretsiz olacağının kararlaştırıldığını, bu ücretsiz ilan tarihlerinin de belirtildiğini, ücretsiz ilan tarihlerinin taraflarca farklı anlaşıldığına ilişkin bir delilin sunulmadığı, dava konusu faturaların sözleşmede ücretsiz olacağı kararlaştırılan ilanlara ilişkin olduğu, davacı tarafından düzenlenen bu faturalara davalının itiraz etmemesinin aleyhine bir karine doğurduğunu, ancak bu karinenin uygulanabilmesi için taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisininin bulunmasının ve faturanın bu ilişkiye dayanılarak düzenlenmiş olmasının gerektiği, davacının sözleşmenin aksine sonradan iki adet ilan için ücret istemesinin yasaya uygunluk taşımadığı ve takipte kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin asıl hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin, 27.05.2016 tarihli tashih kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece esas hakkında hüküm verildikten sonra, davalı vekilinin talebi üzerine asıl hükümde davalı lehine hükmedilen 9.772,68 TL vekalet ücreti 14.05.2016 tarihli kararla 849,60 TL olarak düzeltilmiş, 27.05.2016 tarihinde de dosya resen ele alınarak ilk tashih kararında 849,60 TL olarak belirlenen vekalet ücreti bu kez 1.800 TL olarak tashih edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 304. maddesi uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Ancak, hükmün tashihi ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz.
Somut olayda, mahkemece resen dosyanın ele alınarak, taraflarca temyiz edilmeyen 14.05.2016 tarihli tashih kararında belirtilen vekalet ücretine ilişkin hükmün 27.05.2016 tarihli kararla değiştirilmesi suretiyle hükümde değişiklik yapılması doğru görülmemiş, 27.05.2016 tarihli tashih kararının bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin 11.04.2016 tarihli asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile 11.04.2016 tarihli asıl kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin 27.05.2016 tarihli tashih kararına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 27.05.2016 tarihli tashih kararının BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının asıl karar yönünden temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419419700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz