6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket ihyası davasında ticaret sicili müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/970 E. 2024/913 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerŞirketin ihyası

Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen terkin edilen şirketlerin ihyası davalarında, ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez. Yargılama hukukuna ilişkin kanun değişiklikleri kamu düzenine ilişkin olduğundan derhal uygulama ilkesi gereği devam eden davalara da uygulanır; bu nedenle karar tarihinden sonra yürürlüğe giren bir kanun değişikliği, henüz kesinleşmemiş istinaf aşamasındaki uyuşmazlığa da etki eder.

Ele alınan sorunlar

Şirket ihyası davasında ticaret sicili müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, ihyası talep edilen şirket aleyhine icra takibi bulunmasına rağmen kusuruyla şirketi terkin eden davalıdan yargı gideri alınmasına karar verildiği halde vekalet ücreti takdir edilmediğini, HMK 326. madde uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İstinafa konu karar tarihinde geçerli uygulamada, TTK'nın geçici 7. maddesine göre yapılan terkin işlemlerinde davalı ticaret sicili müdürlüğünün terkin işlemlerini eksiksiz yerine getirip getirmediği incelenerek, eksik işlem bulunması ve ilk celsede davayı kabul etmemesi hallerinde davalının HMK 326. madde uyarınca yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulabileceği kabul edilmekteydi. Ne var ki istinafa konu karar tarihinden sonra 29/05/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Kanun ile TTK'nın geçici 7. maddesine eklenen ek cümle, bu madde uyarınca kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağını düzenlemiştir. Yargılama hukukuna ilişkin kanun değişikliklerinde 'derhal uygulama' ilkesi geçerlidir; bu kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan meydana gelen değişikliklerin devam etmekte olan tüm davalara derhal uygulanması gerekir. Yargılama giderlerine ayrıca HMK 332(1) uyarınca re'sen hükmedilir. Bu nedenle, derhal yürürlüğe giren kanun hükmü karşısında davacı vekilinin vekalet ücreti talebinin yasal dayanağı kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, TTK geçici 7. maddesine 7511 sayılı Kanun'la eklenen ve ticaret sicili müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini yasaklayan hükmün, yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş davalara derhal uygulama ilkesi gereği uygulanacağını göstermesi bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ticaret sicili müdürlüğünün terkin işlemi yargılama gideri ve vekalet ücreti derhal uygulama ilkesi kanunların zaman bakımından uygulanması kamu düzeni

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK geçici 7 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326HMK 332(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/970

KARAR NO 2024/913

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/04/2022

NUMARASI 2022/212 Esas 2022/419 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; dava dışı borçlu şirket ...Ltd.Şti. adına düzenlenen 30.09.2013 keşide tarihli 24.340-TL bedelli bir adet çekin müvekkiline ciro edildiğini, müvekkili tarafından 30.09.2013 tarihinde süresinde ibraz edilen çekin karşılıksız çıkması üzerine icra takibine girişildiğini, 25.10.2013 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takip kapsamında düzenlenen ödeme emrinin 12.03.2015 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlu firmanın tasfiye tarihinin ise 12.09.2014 olup görüleceği üzere re’sen terkin işleminden çok önce icra takibine başlandığını müvekkilinin ihyası talep edilen borçlu şirketten olan hak alacaklarını tahsil etme imkânı elinden alındığını, icra dosyasının neticelendirilmesi için davanın kabulüne, dava dışı ...

İnş. Mal. Nak. Teks. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ihyasına ve sicile tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, Ticaret Sicilinin 6102 Sayılı TTK nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 maddesi çerçevesinde işlem yaptığını, şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; “vergi kaydının terkin edildiği” ve "aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantısının yapılmadığının" belirlenmesi nedeniyle,TTK'nın Geçici 7’nci maddesi uyarınca re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 12.09.2014 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğini, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine,aksi halde müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar aynı maddede sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapıldığı, sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri, davanın kabulüne, şirketin ticaret siciline yeniden tescili suretiyle ihyasına, şirketin önceki yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanmasına davalı yasal hasım olduğundan davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan icra takibinin varlığına rağmen, kusuruyla şirketi terkin eden davalıdan yargı gideri alınmasına karar verilmesine rağmen vekalet ücreti takdir edilmediğini, HMK nın 326 madde uyarınca davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararı davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ilişkin kısım ile sınırlı olmak üzere istinaf etmiştir.

GEREKÇE

İstinafa konu karar tarihinde; TTK'nın geçici 7. maddesine göre yapılan terkin işlemlerinde davalı Ticaret Sicili Müdürlüklerinin terkin sırasında işlemleri tam olarak yerine getirip getirmediği incelenerek ,eğer eksik işlem var ise " terkin işlemini TTK'nın geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olacağı açıktır. Ayrıca davalı... sicil müdürlüğü terkin işlerini yapması ve yargılamanın ilk celsesinde davayı kabul etmemesi nedeniyle de yargılama giderlerinden sorumludur. bu durumda, HMK'nın 326.maddesi uyarınca davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken," denilerek verilen Yargıtay bozma ilamlarına uygun olarak davalı Ticaret Sicili aleyhine yargı gideri vekalet ücretine hükmedilmekte idi.( örneğin Yargıtay 11.

h.d. 2019/2842 e. 2019/5308 k.

11. 09.2019 tarihli emsal kararı) Ne var ki istinafa konu karar tarihinden sonra 29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı Resmi Gazete’de 7511 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.TTK nın geçici 7.maddesine (15) fıkradan sonra eklenen ,(Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilmiş, kanun hükmünün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Dava açıldığı tarihte yargılama hukuku bakımından hangi norm yürürlükte ise kural olarak o norm uygulanır.

Zaman bakımından uygulamaya esas olarak "geriye yürüme, derhal uygulama, ileriye yürür" şeklinde üç ilke geçerlidir. Yargılama hukukuna ilişkin kanunların zaman bakımından uygulamasında "derhal uygulama" prensibi geçerlidir. Hukuk yargılaması kuralları kamu düzenine ilişkin olduklarından meydana gelen değişikliklerin devam etmekte olan tüm davalara derhal uygulanması gerekir. Yargılama giderlerine re'sen hükmedilir.(HMK nın 332(1) maddesi ) Açıklanan nedenlerle; TTK'nın geçici 7 maddesine ilave edilen, derhal yürürlüğe giren kanun hükmü ile, davacı vekilinin vekalet ücreti talebinin yasal bir dayanağı kalmamış olup, istinaf sebebi yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/41937 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.