Sermaye artırımı kararının icrasının durdurulmasında ihtiyati tedbir koşulları
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/159 E. 2024/905 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir (Genel Kurul Kararının İcrasının Durdurulması) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili mesele: ◆ TTK 449 yürütmenin geri bırakılması (yaklaşık ispat)
Gerekçe özeti
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının icrasının geri bırakılması talebinde, HMK 390/3'teki yaklaşık ispat koşulu tamamlayıcı olarak uygulanır; dava konusu kararın (örneğin sermaye artırımı) uygulanması sonucunda davacının ortaklık payında ciddi oranda azalma meydana gelmiş ve davanın kabulü halinde hükmün infaz kabiliyetinin ortadan kalkma riski ile yeni uyuşmazlıkların doğma ihtimali bulunuyorsa, davacının telafisi imkansız zarara uğrama ihtimalinin yüksek olduğu kabul edilerek kararın icrasının durdurulmasına karar verilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Sermaye artırımı kararının icrasının durdurulması talebinin (ihtiyati tedbir) reddi → kabul
İddia: Davacı vekili; sermaye artırımı kararının ekonomik koşullar veya yeni yatırım amaçlı olmadığını, ortakların rüçhan hakkını kullanarak müvekkilinin payını gasp ettiğini, bu duruma ilişkin banka kayıtlarının ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini, davanın lehe sonuçlanması halinde iptal kararının bozucu yenilik doğuran nitelikte olması nedeniyle üçüncü kişilerle ilişkilerde yeni uyuşmazlıklar doğabileceğini ileri sürerek kararın icrasının durdurulmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 449. maddesi, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığında mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenlemekte, ancak bu geçici hukuki korumanın hangi hallerde verileceğini özel olarak düzenlememektedir; bu nedenle tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nin ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, dava konusu genel kurul kararıyla sermaye artırımına gidilmiş ve bu artırım sonucunda davacının %20 olan ortaklık payı, rüçhan hakkının diğer ortak tarafından kullanılması nedeniyle %1 oranına düşmüştür. Davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller toplanıp incelendikten sonra ortaya çıkacak olsa da, dava konusu genel kurul kararı uygulandığı takdirde, yargılama sonucunda davanın kabulüne ve kararın butlanına veya iptaline hükmedilmesi halinde hükmün infaz kabiliyetinin ortadan kalkabileceği, telafisi güç ya da imkansız durumların ortaya çıkacağı ve yeni uyuşmazlıkların doğacağı açıktır. Bu durumda pay oranındaki ciddi düşüş nedeniyle davacının telafisi imkansız zarara uğrama ihtimali yüksek bulunduğundan, ilk derece mahkemesinin TTK 449 uyarınca sermaye artırımı kararının yürütmesinin geri bırakılması talebini reddetmesi doğru bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Teminat alınıp alınmayacağı → kabul
Gerekçe: HMK 392. maddesi uyarınca, davacının şirket ortağı oluşu ve kararın mahiyeti dikkate alınarak takdiren teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 449 kapsamında genel kurul kararının icrasının geri bırakılması talebinde, HMK 390/3'teki yaklaşık ispat şartının, davacının pay oranındaki ciddi azalma gibi somut olgularla birlikte nasıl değerlendirileceğine ilişkin bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- HMK 393(1) uyarınca, ihtiyati tedbir kararının tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararın uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ genel kurul kararının icrasının durdurulması↗ yaklaşık ispat↗ sermaye artırımı↗ rüçhan hakkı↗ telafisi imkansız zarar↗ genel kurul kararının iptali/butlanı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/159
KARAR NO 2024/905
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/11/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/672 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA VE TALEP
Davacı vekili; müvekkilinin İskenderiye'de yaşan Mısır ülkesi vatandaşı olduğunu, Türkiye'ye bir süre rahatsızlıkları sebebiyle gelemediğini , müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadan alelacele sahip olduğu payı kötü niyetle elde etmek amacı ile olağanüstü genel kurul yapılıp sermaye artırımı kararı alındığını, ekonomik koşullar nedeniyle sermaye artışı yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirketin işletildiği otelin gelirini gayri resmi kayıtlarda tutan ve elde edilen karı her ay sonu aralarında paylaşan aynı zamanda diğer ortaklar yönetim kurulu üyelerinin bugüne kadar müvekkiline hiç kar payı dağıtmadıklarını, yönetim kurulu üyelerinin herşeyin usulüne uygun ve şirket için yapıldığına ilişkin beyanlarının gerçeklikten yoksun olduğunu bildirerek;
taleplerinin kabulü ile öncelikle 12/07/2023 tarihli toplantıda alınan kararların uygulanması müvekkili haklarının zayi olmasına ve müvekkili yönünden telafisi imkansız zararlara sebep olacağından 12/07/2023 tarihli toplantıda alınan kararların icrasının durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesine, kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı 12/07/2023 tarihli olağanüstü genel kurul ile alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; YK üyeleri tarafından sunulan 13/11/2023 tarihli dilekçede; davacı tarafın 3 yıldır yönetim kurulu üyeleri ile irtibata geçmediği, kendisine ulaşılamadığı, ekonomik koşullar nedeniyle sermayenin arttırılması kararı alındığını beyan ettikleri , davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, sermaye artışına yönelik alınan kararın davacının ortaklık payını azaltmaya yönelik olup olmadığı, yasa, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden bu aşamada davacının yaklaşık olarak haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle ,icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; dava konusu olağanüstü genel kurul kararı ile müvekkilin 100.000-USD ödeyerek aldığı payının elinden alındığını, davalı şirketin % 20 pay sahibi müvekkilinin paylarının elinden çıktığını ,rüçhan hakkı kullanarak müvekkil hisselerini gasp ettiklerini,ortaklar tarafından şirket resmi hesabına sermaye artırımı olarak yatırılan paralar şirketçe kullanılmaksızın hisselerin ele geçirilmesini müteakiben hemen hesaptan geri çekildiğini ,banka kayıtlarıyla sabit bu duruma rağmen Mahkemece bu yöndeki iddianın değerlendirilmediğini, tedbiren icrasının durdurulmasını talep ettikleri alınan sermaye artırımı kararı, ekonomik koşullar veya yeni yatırım amaçlı olmadığını,alınan sermaye artırımı kararı ticaret siciline tescil edilerek ilan edildiğini ,işbu davanın lehe sonuçlanması halinde iptal kararının niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir karar olmasından dolayı geriye yönelik olarak kararın etkisi ancak iç ilişkide söz konusu olacak, genel kurul kararına bağlı olarak ve güvenerek ortaklık ile işlem yapan üçüncü kişilerin elde ettikleri haklarının korunması söz konusu olabileceğinden yeni uyuşmazlıkların oluşmasına sebebiyet vereceğini ileri sürerek kararın icrasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 sayılı TTK'nin 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nin ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Davacı tarafça icrasının durdurulması talep edilen 12/07/2023 tarihli olağanüstü genel kurulda sermaye artırımına karar verildiğini alınan kararın, şirkette %20 olan ortaklık payının elinden alınması amacıyla yapıldığı ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesince davacının iddialarının yargılama neticesi belirleneceği gerekçesiyle, ihtiyati tedbir istemi red edilmiş ise de yapılan sermaye artırımı sonucunda davacının %20 olan ortaklık payının rüçhan hakkının diğer ortak tarafından kullanılması nedeniyle %1 oranına düştüğü gözetildiğinde davacının telafisi imkansız zarara uğrama ihtimali yüksek bulunmaktadır. Her ne kadar davacının iddiasında haklı olup olmadığı, yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan ve incelendikten sonra ortaya çıkacak ise de, davaya konu genel kurul kararı uygulandığında, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve davaya konu genel kurul kararının butlanına veya iptaline karar verilmesi halinde, hükmün infaz kabiliyeti ortadan kalkabileceği gibi, telafisi güç ya da imkansız durumlar ortaya çıkacağı ve yeni uyuşmazlıklar doğacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, TTK'nın 449. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince dava konusu sermaye artırımına ilişkin kararın yürütmesinin geri bırakılması talebinin reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, olağanüstü genel kurulda alınan sermaye artırım kararının icrasının durdurulması gerekirken ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ara kararın kaldırılmasına, teminat alınmaksızın kararın icrasının durdurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/672 Esas sayılı 16/11/2023 tarihli ara kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davalı şirketin 12/07/2023 tarihli olağanüstü genel kurulunda şirket ana sözleşmesinin 6 maddesi değiştirilerek şirket sermayesinin artırılmasına ilişkin alınan kararın icrasının durdurulmasına ilişkin İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, HMK'nın 392. maddesi uyarınca, davacının şirket ortağı oluşu, kararın mahiyeti dikkate alınarak, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, HMK nın 393(1) maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliğinden itibaren bir hafta kesin süre içinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması talep edilmediği takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtiyati tedbir talep eden davacı vekiline bildirilmesine,kararın infazı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine," Yatırılan 269,85-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10/06/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/41899 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi