6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati tedbirin süresinde uygulanmaması nedeniyle kendiliğinden kalkması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1298 E. 2024/1216 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalHak düşürücü süreusul emsali

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati tedbir talep eden taraf, tedbir kararının tebliğinden itibaren HMK 393/1'de öngörülen bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye başvurarak tedbirin uygulanmasını talep etmek zorundadır; bu talep yapılmadıkça, davada taraf olmayan üçüncü kişi/kuruma (örn. ticaret sicili) yazılan müzekkere tedbirin uygulanması anlamına gelmez ve süresinde talep edilmeyen tedbir kendiliğinden kalkar. Kendiliğinden kalkan tedbire yapılan itirazın incelenmesinde konu kalmaz; ancak tedbirin yeniden talep edilmesi ve incelenmesi mümkündür. Asıl dava ile karşı davada karşılıklı ihtiyati tedbir talepleri bulunuyorsa, taraflardan birinin yenilenen tedbir talebi karara bağlanmadan diğer tarafın tedbir talebi hakkında verilen karar tek başına değerlendirilemez; usuli tutarlılığın sağlanması için her iki tarafın tedbir talepleri birlikte karara bağlanmalıdır.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbirin HMK 393/1 gereği süresinde uygulanmaması nedeniyle kendiliğinden kalkıp kalkmadığı → kabul

İddia: Davacı taraf, mahkemece ara karar ile ticaret siciline müzekkere yazılmasının tedbirin uygulanması anlamına geldiğini, ayrıca başvuru yapılmasına gerek olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İster infaz memuru atansın isterse atanmasın, ihtiyati tedbir talep eden taraf kanunun açık hükmü gereği kararın tebliğinden itibaren bir haftalık süre içinde mahkemeye başvurarak ihtiyati tedbirin uygulanmasını talep etmek zorundadır. İlk derece mahkemesinin yeterli açıklıkta olmayan tensip tutanağı akabinde bir talep olmadan davada taraf olmayan Ticaret Siciline müzekkere yazılması, tek başına tedbirin uygulanması talebi yerine geçmez ve usuli işlemlerin sağlıklı ilerlemesine engel olmuştur. Davacı tarafından tedbirin uygulanması süresinde talep edilmediğinden, HMK 393/1 hükmü gereği tedbir kendiliğinden kalkmıştır. Kendiliğinden kalktığı anlaşılan tedbirin yeniden talep edilmesine veya incelenmesine yasal engel bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kendiliğinden kalkan tedbire yapılan itirazın konusunun kalmaması → tartışılmadı

Gerekçe: İtiraz inceleme duruşma tarihi itibariyle kendiliğinden kalktığı belirlenen ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın konusu kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Karşılıklı davalarda ihtiyati tedbir taleplerinin birlikte karara bağlanması gerekliliği → kabul

İddia: Davacı taraf, 10.05.2024 tarihli dilekçesindeki yenilenen ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini ileri sürerek karşı davada verilen kayyım atama kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Gerekçe: İlk derece mahkemesince davacı vekilinin yenilenen ihtiyati tedbir talebi karara bağlanmamıştır. Eldeki dava ve karşı davada her iki tarafın ihtiyati tedbir talebi birlikte incelenmelidir; yeni usuli sorunlara sebebiyet verilmemesi için davacının ihtiyati tedbir talebi, karşı davacının ihtiyati tedbir talebiyle birlikte incelenmelidir. Öncelikle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin de karara bağlanarak ihtiyati tedbir kararının yeniden düzenlenmesi gerektiğinden, esasa ilişkin istinaf nedenleri bu aşamada incelenmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İhtiyati tedbir kararının HMK 393/1'deki bir haftalık kesin süre içinde uygulanmasının talep edilmemesi halinde, mahkemenin kendiliğinden (taraf talebi olmadan) davada taraf olmayan kuruma müzekkere yazmasının tedbirin uygulanması sayılamayacağı ve tedbirin kendiliğinden kalkacağı yönündeki tespit ile karşılıklı davalarda tedbir taleplerinin birlikte karara bağlanması gerekliliği yönünden emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
HMK 393/1 uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden taraf, tedbir kararının tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye başvurarak tedbirin uygulanmasını talep etmek zorundadır; bu süre içinde talep edilmezse tedbir kendiliğinden kalkar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir HMK 393/1 tedbirin kendiliğinden kalkması itirazın konusuz kalması karşı dava yönetim kayyımı temsil yetkisinin kaldırılması

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 393/1HMK 394HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1298

KARAR NO 2024/1216

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/05/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/187 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/09/2024

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Dava ve karşı dava; dava dışı şirketin eşit paylı ortağı (karşı davacı eşi ile birlikte) olan asıl ve karşı davanın konusu ,münferit yetkili iki şirket müdürünün karşılıklı azli talebine ilişkindir.Davanın her iki tarafı diğer şirket müdürünün usulsüz işlemler yaparak şirketi ve diğer ortağı zarara uğrattığını ileri sürmektedir.Her iki taraf bir kısım usulsüz işlemlerin varlığını kabul etmekle birlikte bu işlemlerin karşı yanın bilgisi dahilinde gerçekleştiğini iddia etmektedir.Asıl davada mahkemece;

22. 03.2024 tarihli tensip tutanağının 11.12.bendi ile davacı tarafın, "dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. faaliyetleri kapsamında bankalar, finans kuruluşları ve resmi kurumlar nezdinde geçerli olmak kaydıyla tüm nakit, para, çek, sene (kambiyo taahhüdü dahil) düzenlenmesi, ödeme ve harcamaların münhasıran pay sahibi ve şirket müdür ...’nun tek yetkili olacağı yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis" edilmesi talebinin reddine, Davacı tarafın dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren, sonrasında da kalıcı olmak üzere " dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. müdürü olan davalının özen ve bağlılık yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmiş olması ile şirketin yönetiminde gerekli basireti göstermeyerek şirketi zarara uğratması ve şirketin malvarlığını kendi malvarlığına aktarması, bu yönüyle şirketin yönetimi için gerekli niteliklere haiz olmaması sebebiyle davalının temsil ve yönetim yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesi "ne ilişkin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne(tebliğden itibaren HMK 393 maddesi gereğince 1 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile HMK 394 maddesi gereğince 1 hafta içinde itiraz yolu açık olmak üzere ) 13.bent ile de "Mahkememiz tensip tutanağının ticaret sicil müdürlüğüne ve davacı tarafın bildireceği yerlere gönderilmesine"karar verilmiştir.

Uyap kayıtlarında tensip tutanağının 27.03.2024 tarihli müzekkere ile doğrudan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderildiği anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince 22.03.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına davalı-karşı davacı tarafça 01.04.2024 tarihli dilekçe ile süresinde itiraz edilmiş, mahkemece verilen 03.04.2024 tarihli ara karar ile itirazın 23.05.2024 tarihinde duruşmalı incelenmesine karar verilmiştir. Bu aşamada davalı- karşı davacı vekilinin 06/05/2024 tarihli dilekçesi ile davacı tarafın uygulama talebi olmadan tensip ara kararı gereğince ticaret sicilinin işlem yaptığını bildirmesi nedeniyle, aynı tarihte bir ara kararı vermeden İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, müzekkere yazılarak "tedbir kararının HMK 393 maddesi gereğince bir haftalık kesin süre içinde uygulanmasının talep edilmediği, kesinleşmiş bir tedbir kararı olmadığı, uygulanması talep edilmeyen ihtiyati tedbir ara kararın kendiliğinden kalkmış olduğunun tespiti konusunda işlem yaparak mahkemeye bilgi verilmesi talep edilmiştir.

Esasen lehine tedbir kararı verilen asıl davada davacı tarafından ihtiyati tedbirin uygulanmasının tebliğ tarihinden itibaren talep edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, mahkemece verilen ara kararı gereği bu konuda başvuru yapılması gerekmediğini, mahkemece verilen ara kararı ile müzekkere yazılarak ihtiyati tedbirin uygulandığını ileri sürmüştür. Ne var ki ister infaz memuru atansın, isterse atanmasın ihtiyati tedbir talep eden taraf kanunun açık hükmü gereği kararın tebliğinden itibaren bir haftalık süre içinde mahkemeye başvurarak ihtiyati tedbirin uygulanmasını talep etmek zorundadır. İlk derece mahkemesinin yeterli açıklıkta olmayan tensip tutanağı akabinde bir talep olmadan davada taraf olmayan İstanbul Ticaret Siciline müzekkere yazılması usulü işlemlerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine engel teşkil etmiştir.

HMK nın 393/1 hükmü gereği kendiliğinden kalktığı anlaşılan ihtiyati tedbirin yeniden talep edilmesine veya incelenmesine yasal engel bulunmamaktadır. Böylelikle; itiraz inceleme duruşma tarihi itibariyle kendiliğinden kalktığı belirlenen ihtiyati tedbir kararına davalı- karşı davacının asıl davada verilen ihtiyati tedbir kararına itirazının konusu kalmamıştır. Davalı-karşı davacı tarafın itirazının incelenmesine karar verilen duruşmadan evvel davacı-karşı davalı vekili 10.05.2024 tarihli dilekçesi ile yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de, mahkemece bu talep hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Karşı davacının ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek her iki münferit şirket yetkilisinin temsil yetkisi kaldırılmış, şirketin bu halde organsız durumda kalmaması için yönetim kayyımı atanmış, bu kararın uygulanması ihtiyati tedbir talep eden tarafından süresinde talep edilmiş olmakla birlikte davalı-karşı davacının temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf kanun yoluna da başvurulmuştur.

Davacı taraf ise, 10.05.2024 tarihli dilekçede ki yeniden ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilmediğini,ihtiyati tedbir talebinin uygulanmasının talep edilmesi gerekmediğini ileri sürerek kayyım atama kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.İlk derece mahkemesince, davacı vekilinin yenilenen ihtiyati tedbir talebinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla, eldeki dava ve karşı davada her iki tarafın ihtiyati tedbir kararı birlikte incelenmesi gerikir.Yeni usulü sorunlara sebebiyet verilmemesi gerektiğinden davacının ihtiyati tedbir talebi karşı davacının ihtiyati tedbir talebi ile birlikte incelenmesi gerekmektedir. Davacı ve karşı davacının yaklaşık ispat bakımından ileri sürdükleri istinaf nedenleri bu aşamada incelenememiştir.

Öncelikle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi de karara bağlanarak, ihtiyati tedbir kararının yeniden düzenlenmesi gerektiğinden esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeden 23.05.2024 tarihli duruşmada verilen itirazın reddi ve ihtiyati tedbir kararının her iki yanın talepleri birlikte karara bağlanmak üzere kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı ve karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile 23.05.2024 tarihli ara kararın eksiklikler giderilerek yeniden karara bağlanmak üzere kaldırılmasına, kararın ara kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı/karşı davalı ve davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/187 Esas sayılı 23/05/2024 tarihli ara kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Her iki yanın talepleri birlikte karara bağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 427,60-TL davalı 427,60-TL ) istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40789 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.