Alacak | Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13143 E. 2018/773 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz↗ alt taşıyıcı↗ navlun↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ fatura↗ ıslah↗ ihtarname↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının davalı şirketin dere ıslah çalışmaları sırasında nakliye işlerini yaptığı, davacının işin bedelini tahsil amacı ile davalı şirkete noter aracılığı ile ihtarname çekerek ekli fatura bedeli 22.522,00 TL’nin ödenmesini talep ettiği, davalı şirketin ihtarnameye verdiği cevapta şirketleri ile davacı arasında hiçbir anlaşma yapılmadığını, davalı şirketin nakliye işini taşeron firma kanalı ile yaptığını ve bedellerinin ödendiğini beyanla ekli faturalara itiraz ettiği, 11.276,00 TL tutarlı faturaların usulüne uygun olarak tanzim edildiği, alacağın şüpheli hale gelmesi nedeni ile faturaların iptal edildiği, davacının yapmış olduğu işin bedelini tahsil edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.250,00 TL'nin 21/06/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının alt taşıyıcı olduğu ve davalı yararına taşıma işi yaptığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Esasen bu husus davacının da kabulündedir. Taşıma işinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nin 768 vd. maddeleri gereğince taşıma
../..
sözleşmesi şekle tabi değilse de, yukarda açıklandığı üzere, davacı ile davalılar arasında doğrudan bir taşıma sözleşmesi bulunmaması nedeniyle davacı taraf yapmış olduğu taşıma işinden ötürü davalılardan navlun ücreti talep edemez. Bu durumda, açıklanan hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14633 E. 2016/29 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · fatura
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının davalı şirketin dere «ıslah» çalışmaları sırasında nakliye işlerini yaptığı, davacının işin bedelini tahsil amacı ile davalı şirkete noter aracılığı ile «ihtarname» çekerek ekli «fatura» bedeli 22.522,00 TL’nin ödenmesini talep ettiği, davalı şirketin ihtarnameye verdiği cevapta şirketleri ile davacı arasında hiçbir anlaşma yapılmadığını, davalı şirketin nakliye işini taşeron firma kanalı ile yaptığını ve bedellerinin ödendiğini beyanla ekli «faturalara itiraz» ettiği, 11.276,00 TL tutarlı faturaların usulüne uygun olarak tanzim edildiği, alacağın şüpheli hale gelmesi nedeni ile faturaların iptal edildiği, davacının yapmış olduğu işin bedelini tahsil edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.250,00 TL'nin 21/06/2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Taşıma işinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nin 768 vd. maddeleri gereğince «taşıma ../.. sözleşmesi» şekle tabi değilse de, yukarda açıklandığı üzere, davacı ile davalılar arasında doğrudan bir taşıma sözleşmesi bulunmaması nedeniyle davacı taraf yapmış olduğu taşıma işinden ötürü davalılardan «navlun» ücreti talep edemez.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın davacı şirket ile davalı kooperatif arasındaki nakliye işinden kaynaklanan «fatura alacağına» ilişkin olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın Kooperatifler Kanunundan kaynaklanmadığı, davanın TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince ticari dava olmadığı, davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura alacağı · usulden reddi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığın davacı şirket ile davalı kooperatif arasındaki nakliye işinden kaynaklanan «fatura alacağına» ilişkin olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın Kooperatifler Kanunundan kaynaklanmadığı, davanın TTK'nın 4. ve 5. maddeleri gereğince ticari dava olmadığı, davada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Ancak davacı ile davalı arasında TTK'da düzenlenen taşıma ilişkisinin mevcut olduğu nazara alındığında, dava TTK'nın 4. maddesine göre ticari dava niteliğindedir ve bu davalar TTK'nın 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerinin «görev alanına» girmektedir.
Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/388 E. 2019/4508 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · mahsup · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, özellikle asıl davadaki «mahsup» hususu da değerlendirilerek yeniden hesaplama yapılmasına ve davalı-birleşen davada davacı Kozayol Ltd. vekilinin itirazlarının da değerlendirilmesine yönelik ek bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün davalı-birleşen davada davacı Kozayol Ltd. lehine bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, «bozma sonrası» alınan 20/04/2017 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13143 E. , 2018/773 K.
"İçtihat Metni"
.....
Taraflar arasında görülen davada ..... verilen 24/11/2015 tarih ve 2014/635-2015/860 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların nakliye işlerini yaptığını, ancak yapılan işin bedelinin ödenmediğini, müvekkili tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafa iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, noter aracılığı ile çekilen ihtarnameden de bir sonuç alınmadığını ileri sürerek 11.250,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında herhangi bir anlaşma olmadığını, davacıyı tanımadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacının davalı şirketin dere ıslah çalışmaları sırasında nakliye işlerini yaptığı, davacının işin bedelini tahsil amacı ile davalı şirkete noter aracılığı ile ihtarname çekerek ekli fatura bedeli 22.522,00 TL’nin ödenmesini talep ettiği, davalı şirketin ihtarnameye verdiği cevapta şirketleri ile davacı arasında hiçbir anlaşma yapılmadığını, davalı şirketin nakliye işini taşeron firma kanalı ile yaptığını ve bedellerinin ödendiğini beyanla ekli faturalara itiraz ettiği, 11.276,00 TL tutarlı faturaların usulüne uygun olarak tanzim edildiği, alacağın şüpheli hale gelmesi nedeni ile faturaların iptal edildiği, davacının yapmış olduğu işin bedelini tahsil edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.250,00 TL'nin 21/06/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının alt taşıyıcı olduğu ve davalı yararına taşıma işi yaptığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflar arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Esasen bu husus davacının da kabulündedir. Taşıma işinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nin 768 vd. maddeleri gereğince taşıma
../..
sözleşmesi şekle tabi değilse de, yukarda açıklandığı üzere, davacı ile davalılar arasında doğrudan bir taşıma sözleşmesi bulunmaması nedeniyle davacı taraf yapmış olduğu taşıma işinden ötürü davalılardan navlun ücreti talep edemez. Bu durumda, açıklanan hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406903600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz