Telif Ücreti Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5038 E. 2018/921 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ eş rızası↗ hisse devir sözleşmesi↗ oy yasağı↗ dürüstlük kuralı↗ kâr kaybı↗ ihtar↗ kâr payı↗ taahhütname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu eserin davacı ve .... tarafından tayin ettiği plan dahilinde meydana getirildiği, eserin mali nitelikteki haklarının 1/2 oranında davacı ile ...'e ait olduğu, 2002 yılında davalı şirketin kurulduğu ve davacının da 2004 yılında bu şirkete ortak olduğu, şirket kuruluşu sırasında eserle ilgili mali hakların davalı şirkete sermaye olarak konulduğuna yönelik bir kanıt bulunmadığı, ancak rıza birliği ile eserin 6. 7. 8. ve 9. basılarının davalı şirket tarafından yapıldığı, davacının şirkette hissedar iken yapılan basılar için herhangi bir telif ücreti almadığı, esasen diğer hak sahibi ....'in de bu eser için herhangi bir telif ücreti almadığı, yapılan basıların satışından elde edilecek gelirlerin şirketin geliri olarak tanımlandığı, herhangi bir telif ücreti almaksızın ortaklık paylarından doğan kâr payı almak sureti ile faydalanma sağladıkları, davacının 05.04.2005 günlü sözleşme ile şirketteki hissesini 1.180.000,00 YTL karşılığı diğer ortak ....'e devir ettiği, hisse devir sözleşmesine esas ortaklık hisse değer tespitinde davalı şirketin yaptığı eserle ilgili basıların getireceği gelirlerin de gözönünde tutulduğu, anılan sözleşmede "davacının devir edilmiş paydan dolayı eski ve geleceğe ilişkin hiçbir hak talep etmeyeceğinin, sözleşmenin imza tarihinden sonraki iki yıl boyunca ..... Soru Kitabı haricinde tıpta uzmanlık sınavı konusunda direk ya da dolaylı bir iş yapmayacağının" kararlaştırıldığı, bu şekilde davacının 05.04.2007 tarihine kadar yargılama konusu eserin davalı şirket tarafından basım yapılmasına rıza gösterdiği ve doğacak telif ücretine karşı kâr paylarını da hisse devir sözleşmesiyle peşinen aldığı sonucunun doğduğu, buna karşın eserle ilgili mali hakların davalı şirkete devredilmemiş olduğu, davacının artık sadece 05.04.2007 tarihinden sonra gerçekleşecek basılardan telif ücreti talebinde bulunabileceği, eserin tamamında 1/2 oranında telif ücreti sahibi olan davacının payının 10.565,10 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki ilişkinin 1996 yılına kadar dayandığı, 1996 yılından bu yana dava konusu ... adlı eserin ve bununla birlikte birçok eserin basımını birlikte gerçekleştirdikleri, davacı ... ve davalı ....'in dava konusu eseri meydana getiren yazarları bulup biraraya getirdiği ve eserde editör olarak kendi isimlerinin yer aldığı, eserden kaynaklı telif haklarına da birlikte sahip oldukları, 2002 yılında davalı ve davacının eşi ...... birlikte davalı şirketi kurdukları, davacının da bu şirkete 2004 yılında ortak olduğu, şirketin kurulmasıyla birlikte dava konusu eserin basımının da davalı şirket tarafından yapılmaya başlandığı, eserin 2004 yılında 6. basısı ve 2005 yılında 7. basısının şirket tarafından gerçekleştirildiği, gerçekleştirilen basılar nedeniyle davacı ve dava dışı ....'e telif bedeli adı altında herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı ... ve eşi ..... toplam 2.360.000,00TL bedel karşılığı hisselerini ....'e devrederek şirket ortaklığından 07.04.2005 tarihi itibariyle ayrıldıkları, devir esnasında hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'in sözleşmedeki şartlar yerine getirildiği sürece, sözleşme imza tarihi itibariyle 2 yıl boyunca “.... soru kitabı” haricinde ....ı konusunda direkt yada dolaylı ticari iş yapmayacağını taahhüt ettiği, söz konusu yasağın bir nevi rekabet yasağı sözleşmesi mahiyetinde olduğu, sonrasında eserin 2007 yılında 8. basısı ve 2009 yılında 9. basısının yine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Davacının, söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılardan haberdar olmasına rağmen, işbu davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalılara bir ihtar göndermediği
.../...
gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu gözetildiğinde davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığının kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre de; 5846 sayılı FSEK'nin 10/4. maddesinde yer alan“ Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır.” hükmü uyarınca, hernekadar davacı ... ve davadışı ....'in eserden doğan hakları kullanma yetkileri var ise de, mali hakların da bu hakları kullanan kişilere ait olduğu sonucuna varılamaz (....). Bu nedenle, her bir eser yönünden mali hakların hangi tarihte kime devredildiği, eserin sonraki basılarında eserde işleme yoluyla genişletme yapılıp yapılmadığı, yeni eklenen veya çıkarılan yazarlar ve eserler olup olmadığı tespit edilmeksizin ve bunlardan doğan hakların eserlerin yazarları tarafından kime devredildiği hususu dahi tartışılmaksızın, yazılı gerekçelerle davacının dava konusu eser üzerinde ½ telif hakkına sahip olduğu sonucuna varılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5039 E. 2018/924 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · eş rızası · hisse devir sözleşmesi · oy yasağı · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · ihtar · Telif Ücreti Alacağı
İncelediğiniz kararda… ... ve eşi ..... toplam 2.360.000,00TL bedel karşılığı hisselerini ....'e devrederek şirket ortaklığından 07.04.2005 tarihi itibariyle ayrıldıkları, devir esnasında «hisse devir sözleşmesi» ile davacı ...'in sözleşmedeki şartlar yerine getirildiği sürece, sözleşme imza tarihi itibariyle 2 yıl boyunca “.... soru kitabı” haricinde ....ı konusunda direkt yada dolaylı ticari iş yapmayacağını «taahhüt» ettiği, söz konusu «yasağın» bir nevi «rekabet yasağı sözleşmesi» mahiyetinde olduğu, sonrasında eserin 2007 yılında 8. basısı ve 2009 yılında 9. basısının yine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
… söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılardan haberdar olmasına rağmen, işbu davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalılara bir «ihtar» göndermediği .../... gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gözetildiğinde davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığının kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… dolaylı bir iş yapmayacağının" kararlaştırıldığı, bu şekilde davacının 05.04.2007 tarihine kadar yargılama konusu eserin davalı şirket tarafından basım yapılmasına «rıza» gösterdiği ve doğacak telif ücretine karşı kâr paylarını da «hisse devir sözleşmesiyle» peşinen aldığı sonucunun doğduğu, buna karşın eserle ilgili mali hakların davalı şirkete devredilmemiş olduğu, davacının artık sadece 05.04.2007 tarihinden sonra gerçekleşecek basılardan telif ücreti talebinde bulunabileceği, eserin tamamında 1/2 oranında telif ücreti sahibi olan davacının «payının» 10.565,10 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… i ....'in toplam 2.360.000,00 TL bedel karşılığı hisselerini davalı ...'e devrederek şirket ortaklığından 07.04.2005 tarihi itibariyle ayrıldıkları, devir esnasında «hisse devir sözleşmesi» ile davacı ...'in sözleşmedeki şartlar yerine getirildiği sürece, sözleşme imza tarihi itibariyle 2 yıl boyunca “... soru kitabı” haricinde Tıpta Uzmanlık Sınavı konusunda direkt yada dolaylı ticari iş yapmayacağını «taahhüt» ettiği, söz konusu «yasağın» bir nevi «rekabet yasağı sözleşmesi» mahiyetinde olduğu, sonrasında eserin 2006 yılında 11. basısı ve 2008 yılında 12. basısının yine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
… ruları kitabı dışında ticari faaliyette bulunmayacağının kararlaştırıldığı, davacının 05.04.2007 tarihine kadar dava konusu eserin davalı şirket tarafından basımına «rıza» gösterdiği ve doğacak telif ücretine karşı kâr paylarını da «hisse devir sözleşmesiyle» peşinen aldığı sonucunun doğduğu, buna karşın eserle ilgili mali hakların davalı şirkete devir edilmediği, 05.04.2007 tarihine kadar olan basılardan davacının payını hisse devir sözleşmesi ile peşinen alması ve sözleşmede ayrıca bir alacağının bulunmadığını «taahhüt» etmesi karşısında sadece 2008 yılında yapılan 12. bası için telif ücreti isteyebileceği, zira hisse devir sözleşmesi uyarınca davacının anılan eserle ilgili olarak 05.04.2007 tarihinden sonra mali hakların davalıya devrine ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığı, 2008 yılında yapılan 12. bası için davacının 12.445,60 TL isteyebileceği, alacağın rıza ile yapılan eserin yayımından doğduğu, on yıllık «zamanaşımı» süresi içerisinde talep edildiği, basımdan hemen sonra talep edilmemesinin çelişkili bir davranış olmayıp sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 12.445,60 TL’nin dava tarihinden itibaren avans fazi ile davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar ver …
… n, söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılardan haberdar olmasına rağmen, işbu davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalıya bir «ihtar» göndermediği gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açılmayacağına dair güven oluşturduktan sonra işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gözetildiğinde davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığının kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · zamanaşımı
Benzer bu kararda… amına göre, davaya konu eserle ilgili mali hakların 1/2 oranında davacı ve dava dışı ...'e ait olduğu, eserin artık davalı şirket adıyla ve onun tarafından basım ve «dağıtımı» konusunda «rıza» birliği olduğu, .../... şirketten ayrı bir telif ücreti almayı kararlaştırmadıkları, eser gelirlerinin şirketin olarak tanımlandığı, eserle ilgili olarak hak sahiplerinin kâr «payı» ile iktifa etmeyi kararlaştırdıkları, gerek davacının hissedar olmasından evvel gerek sonra gelirlerden ayrıca bir telif ücreti almaksızın ortaklık paylarından doğ …
… ruları kitabı dışında ticari faaliyette bulunmayacağının kararlaştırıldığı, davacının 05.04.2007 tarihine kadar dava konusu eserin davalı şirket tarafından basımına «rıza» gösterdiği ve doğacak telif ücretine karşı kâr paylarını da «hisse devir sözleşmesiyle» peşinen aldığı sonucunun doğduğu, buna karşın eserle ilgili mali hakların davalı şirkete devir edilmediği, 05.04.2007 tarihine kadar olan basılardan davacının payını hisse devir sözleşmesi ile peşinen alması ve sözleşmede ayrıca bir alacağının bulunmadığını «taahhüt» etmesi karşısında sadece 2008 yılında yapılan 12. bası için telif ücreti isteyebileceği, zira hisse devir sözleşmesi uyarınca davacının anılan eserle ilgili olarak 05.04.2007 tarihinden sonra mali hakların davalıya devrine ilişkin yazılı bir sözleşme olmadığı, 2008 yılında yapılan 12. bası için davacının 12.445,60 TL isteyebileceği, alacağın rıza ile yapılan eserin yayımından doğduğu, on yıllık «zamanaşımı» süresi içerisinde talep edildiği, basımdan hemen sonra talep edilmemesinin çelişkili bir davranış olmayıp sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 12.445,60 TL’nin dava tarihinden itibaren avans fazi ile davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar ver …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5044 E. 2018/923 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · eş rızası · hisse devir sözleşmesi · oy yasağı · dürüstlük kuralı · kâr kaybı · ihtar
İncelediğiniz kararda… ... ve eşi ..... toplam 2.360.000,00TL bedel karşılığı hisselerini ....'e devrederek şirket ortaklığından 07.04.2005 tarihi itibariyle ayrıldıkları, devir esnasında «hisse devir sözleşmesi» ile davacı ...'in sözleşmedeki şartlar yerine getirildiği sürece, sözleşme imza tarihi itibariyle 2 yıl boyunca “.... soru kitabı” haricinde ....ı konusunda direkt yada dolaylı ticari iş yapmayacağını «taahhüt» ettiği, söz konusu «yasağın» bir nevi «rekabet yasağı sözleşmesi» mahiyetinde olduğu, sonrasında eserin 2007 yılında 8. basısı ve 2009 yılında 9. basısının yine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
… söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılardan haberdar olmasına rağmen, işbu davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalılara bir «ihtar» göndermediği .../... gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gözetildiğinde davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığının kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… dolaylı bir iş yapmayacağının" kararlaştırıldığı, bu şekilde davacının 05.04.2007 tarihine kadar yargılama konusu eserin davalı şirket tarafından basım yapılmasına «rıza» gösterdiği ve doğacak telif ücretine karşı kâr paylarını da «hisse devir sözleşmesiyle» peşinen aldığı sonucunun doğduğu, buna karşın eserle ilgili mali hakların davalı şirkete devredilmemiş olduğu, davacının artık sadece 05.04.2007 tarihinden sonra gerçekleşecek basılardan telif ücreti talebinde bulunabileceği, eserin tamamında 1/2 oranında telif ücreti sahibi olan davacının «payının» 10.565,10 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUzmanlık Sınavı konusunda direkt yada dolaylı ticari iş yapmayacağını «taahhüt» ettiği, söz konusu «yasağın» bir nevi «rekabet yasağı sözleşmesi» mahiyetinde olduğu, sonrasında eserin 2007 yılında 9.basısı ve 2009 yılında 10. basısının yine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
… söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılarından haberdar olmasına rağmen, işbu davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalıya bir «ihtar» göndermediği gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde düzenlenen «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gözetildiğinde davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığının kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… eserin yayımını gerçekleştirmek üzere davacı ve ..... belirlediği plan dahilinde ve yine onlar tarafından belirlenen birden çok yazar tarafından vücuda getirildiği, «hisse devir sözleşmesine» göre davacının iki yıl boyunca Patoloji Soruları dışında ticari faaliyette bulunmayacağının hüküm altına alındığı, davacının 05.04.2007 tarihine kadar yargılama konusu eserin davalı şirket tarafından basımının yapılmasına «rıza» gösterdiği ve doğacak telif ücretine karşı kâr paylarını da hisse devir sözleşmesiyle peşinen aldığı sonucunun doğduğu, sadece 05.04.2007 tarihinden sonra gerçekleşecek basılardan telif ücreti talebinde bulunabileceği, 2009 yılında yapılan bası için telif ücreti isteminde bulunabileceği, 2009 yılında yapılan 10.basımın %80'nin müşterek hazırlanan ilk eserden alındığının tespit olunduğu, ../.. eserin tamamında 1/2 oranında telif ücreti sahibi olan davacının «payının» 10.836,00 TL miktarında bulunduğu, herhangi bir şekilde basımdan hemen sonra talep edilmemesinin hakkı sona erdiren çelişkili bir davranış olarak değerlendirilemey …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaTL telif alacağının, dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5038 E. , 2018/921 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2015 tarih ve 2012/246-2015/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; ... SORULARI isimli kitabın ilk olarak 1998 yılında hazırlandığını, müvekkilinin kitabın hem yazarı hem editörü olduğunu, kitabın telif haklarının davalı şirket yetkisili .... ile birlikte 1/2 oranında kendilerine ait olduğunu, anılan eserin ilk baskısını Sağlık Vakfı'nın, sonraki basılarının ... Tıp Kitapevi'nin yaptığını, 5 basıda telif ücretlerinin 1/2 oranında .... ile paylaşıldığını, 2002 yılında davalı ... Yayıncılık Eğitim Danışmanlık Sağlık ve Bilgisayar Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş'nin kurulduğunu, 2004 yılında kendisinin de şirkete hissedar olduğunu, 2004 yılından sonra bu kitabın 6.
7. 8. ve 9. basılarını davalı şirketin yaptığını, anılan basılarda değişen yazarları veya kitaba eklemeleri, çıkarmaları ....'in sevk ve idare etttiğini, ancak kitabın içeriğinin kabaca aynen korunduğunu, sadece soruların sıraları veya yerlerinin değiştirilmiş olduğunu, ancak kendisine telif ücreti ödemediğini, davalı şirketten 2005 yılı Nisan ayında ayrıldığını, şirketteki hisse bedelinin kendisine ödendiğini, bu kitapla ilgili telif haklarını davalı şirkete sermaye olarak koymadıklarını veya şirkete devretmediklerini, sadece şirketin basımlarını yaptığını, telif ücretini de vermeyi taahhüt ettiğini ancak vermediğini ileri sürerek ...... SORULARI adlı eserin 6.
7. 8. ve 9. basılarından hesap edilecek telif ücretinin tespiti ile FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç katından şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 37.593 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı şirket vekili; davacının şirkete 2004 yılında ortak olduğunu, kendi talebi üzerine kitabın 2004-2005 tarihli basılardan isminin çıkarıldığını, 2005 yılında şirketten ayrılırken şirketin basmakta olduğu kitapları da içeren bir değer tespiti yapıldığını, bunun neticesinde bir hisse devir sözleşmesi imzalandığını, devir sözleşmesine konulan hüküm gereği sözleşmedeki şartlar yerine getirildiği sürece davacı ...'in .... Soru Kitabı haricinde iki yıl boyunca ..... ile ilgili faaliyette bulunamayacağının kararlaştırıldığını, bundan kitapların şirketin sermayesi olduğunun anlaşılması gerektiğini, davacının eserin ne sahibi ne de mali hak sahibi olduğunu, eylemlerin başlangıcından itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açılmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
.../...
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu eserin davacı ve .... tarafından tayin ettiği plan dahilinde meydana getirildiği, eserin mali nitelikteki haklarının 1/2 oranında davacı ile ...'e ait olduğu, 2002 yılında davalı şirketin kurulduğu ve davacının da 2004 yılında bu şirkete ortak olduğu, şirket kuruluşu sırasında eserle ilgili mali hakların davalı şirkete sermaye olarak konulduğuna yönelik bir kanıt bulunmadığı, ancak rıza birliği ile eserin 6.
7. 8. ve 9. basılarının davalı şirket tarafından yapıldığı, davacının şirkette hissedar iken yapılan basılar için herhangi bir telif ücreti almadığı, esasen diğer hak sahibi ....'in de bu eser için herhangi bir telif ücreti almadığı, yapılan basıların satışından elde edilecek gelirlerin şirketin geliri olarak tanımlandığı, herhangi bir telif ücreti almaksızın ortaklık paylarından doğan kâr payı almak sureti ile faydalanma sağladıkları, davacının 05.04.2005 günlü sözleşme ile şirketteki hissesini 1.180.000,00 YTL karşılığı diğer ortak ....'e devir ettiği, hisse devir sözleşmesine esas ortaklık hisse değer tespitinde davalı şirketin yaptığı eserle ilgili basıların getireceği gelirlerin de gözönünde tutulduğu, anılan sözleşmede "davacının devir edilmiş paydan dolayı eski ve geleceğe ilişkin hiçbir hak talep etmeyeceğinin, sözleşmenin imza tarihinden sonraki iki yıl boyunca .....
Soru Kitabı haricinde tıpta uzmanlık sınavı konusunda direk ya da dolaylı bir iş yapmayacağının" kararlaştırıldığı, bu şekilde davacının 05.04.2007 tarihine kadar yargılama konusu eserin davalı şirket tarafından basım yapılmasına rıza gösterdiği ve doğacak telif ücretine karşı kâr paylarını da hisse devir sözleşmesiyle peşinen aldığı sonucunun doğduğu, buna karşın eserle ilgili mali hakların davalı şirkete devredilmemiş olduğu, davacının artık sadece 05.04.2007 tarihinden sonra gerçekleşecek basılardan telif ücreti talebinde bulunabileceği, eserin tamamında 1/2 oranında telif ücreti sahibi olan davacının payının 10.565,10 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki ilişkinin 1996 yılına kadar dayandığı, 1996 yılından bu yana dava konusu ... adlı eserin ve bununla birlikte birçok eserin basımını birlikte gerçekleştirdikleri, davacı ... ve davalı ....'in dava konusu eseri meydana getiren yazarları bulup biraraya getirdiği ve eserde editör olarak kendi isimlerinin yer aldığı, eserden kaynaklı telif haklarına da birlikte sahip oldukları, 2002 yılında davalı ve davacının eşi ...... birlikte davalı şirketi kurdukları, davacının da bu şirkete 2004 yılında ortak olduğu, şirketin kurulmasıyla birlikte dava konusu eserin basımının da davalı şirket tarafından yapılmaya başlandığı, eserin 2004 yılında 6.
basısı ve 2005 yılında 7. basısının şirket tarafından gerçekleştirildiği, gerçekleştirilen basılar nedeniyle davacı ve dava dışı ....'e telif bedeli adı altında herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı ... ve eşi ..... toplam 2.360.000,00TL bedel karşılığı hisselerini ....'e devrederek şirket ortaklığından 07.04.2005 tarihi itibariyle ayrıldıkları, devir esnasında hisse devir sözleşmesi ile davacı ...'in sözleşmedeki şartlar yerine getirildiği sürece, sözleşme imza tarihi itibariyle 2 yıl boyunca “.... soru kitabı” haricinde ....ı konusunda direkt yada dolaylı ticari iş yapmayacağını taahhüt ettiği, söz konusu yasağın bir nevi rekabet yasağı sözleşmesi mahiyetinde olduğu, sonrasında eserin 2007 yılında 8.
basısı ve 2009 yılında 9. basısının yine davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Davacının, söz konusu eylemleri bilmesine ve eserin yeni basılardan haberdar olmasına rağmen, işbu davanın açılış tarihi olan 2012 yılına kadar sessiz kaldığı, davalılara bir ihtar göndermediği
.../...
gibi herhangi bir hak talebinde de bulunmadığı, bu kadar uzun süre sessiz kaldıktan ve karşı tarafta artık dava açmayacağına dair güven oluşturduktan sonra işbu davayı açarak eser sahipliğine dayalı telif haklarını talep etmesinin Türk Medeni Kanunu 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu gözetildiğinde davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığının kabulü ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, kabule göre de; 5846 sayılı FSEK'nin 10/4. maddesinde yer alan“ Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır.” hükmü uyarınca, hernekadar davacı ... ve davadışı ....'in eserden doğan hakları kullanma yetkileri var ise de, mali hakların da bu hakları kullanan kişilere ait olduğu sonucuna varılamaz (....). Bu nedenle, her bir eser yönünden mali hakların hangi tarihte kime devredildiği, eserin sonraki basılarında eserde işleme yoluyla genişletme yapılıp yapılmadığı, yeni eklenen veya çıkarılan yazarlar ve eserler olup olmadığı tespit edilmeksizin ve bunlardan doğan hakların eserlerin yazarları tarafından kime devredildiği hususu dahi tartışılmaksızın, yazılı gerekçelerle davacının dava konusu eser üzerinde ½ telif hakkına sahip olduğu sonucuna varılarak hüküm kurulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 144,61 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406360000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz