İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1548 E. 2015/6083 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh sözleşmesi↗ hmk 326↗ acentelik sözleşmesi↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ acentelik↗ yargılama giderleri↗ icra takibine itiraz↗ sulh↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, taraflarca sunulan sulh sözleşmesi ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların 05/0/2014 tarihli sulh sözleşmesi ile anlaşarak davaya konu edilen ... 23 İcra Müdürlüğü'nün 2012/12566 Esas sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın davalı borçlular ... ve ... tarafından kaldırılacağı, tapu kaydı üzerinde bulunan 03/04/2007 tarihli ipoteği kabul ettikleri, davalı tarafın da davacı tarafın yaptığı mahkeme masrafları ve avukatlık ücreti olarak 4.500,00 TL ödemeyi kabul ettiği, davalının ise bu yönde davacı taraftan herhangi bir talepte bulunmayacağı şeklinde tarafların anlaştıkları gerekçesiyle düzenlenen bu sulh sözleşmesi de dikkate alınarak davanın kabulü ile, davalıların ... 23 icra Müdürlüğü'nün 2012/12566 takip sayılı dosyasında yapmış oldukları itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesi nedeniyle verilen teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında yapılan sulh anlaşmasına göre davanın kabulüne, karar ve ilam harcının davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Ancak; HMK 326/1. madde uyarınca, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır. Somut olayda, davalılar kendileri aleyhinde başlatılan icra takibine itiraz etmiş iseler de, taraflar arasındaki sulh anlaşması uyarınca takibin devamına karar verilmiş olup, bu suretle davalılar kendilerinden istenilen borç miktarından sorumlu olduklarını kabul etmişlerdir. Bu durumda mahkemece, bu miktar üzerinden harca hükmedildiği ve sulh anlaşmasında da bu konu hakkında bir hüküm bulunmadığı ve karar ve ilam harcının da davayı kaybeden davalılardan tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12566 E. 2011/15603 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1548 E. , 2015/6083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/07/2014 tarih ve 2014/79-2014/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliklerinden oldukları ... İli, ... İlçesi, ... Mah., 72 Pafta, 327 Ada, 6 Parsel sayılı ve ... İli, ... İlçesi, ... Mah., 72 Pafta, 327 Ada, 7 Parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı şirket lehine verilmiş ipotek bulunmakta olduğunu, ipoteğin teminatını oluşturduğu borcun ödenmemesi üzerine, gerekli yasal prosedürler yerine getirildikten sonra, ...
23. İcra Müdürlüğünün 2012/12566 sayılı dosyası ile 9 örnek ödeme emrine dayalı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalıların böyle bir borçlarının bulunmadığını, takibe konu ipoteği kendilerinin vermediğini vs. iddia ve beyan ederek takibe itiraz ettiklerini ve takibin durdurulmasına neden olduklarını, oysa ki takibe dayanak olan ipotek resmi makamlar huzurunda yapılmış resmi bir belge olup, davalı borçluların itirazlarının maddi gerçeklikten ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek, davalıların ...
23. İcra Müdürlüğü'nün 2012/12566 sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazların iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı asiller; davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, taraflarca sunulan sulh sözleşmesi ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların 05/0/2014 tarihli sulh sözleşmesi ile anlaşarak davaya konu edilen ... 23 İcra Müdürlüğü'nün 2012/12566 Esas sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın davalı borçlular ... ve ... tarafından kaldırılacağı, tapu kaydı üzerinde bulunan 03/04/2007 tarihli ipoteği kabul ettikleri, davalı tarafın da davacı tarafın yaptığı mahkeme masrafları ve avukatlık ücreti olarak 4.500,00 TL ödemeyi kabul ettiği, davalının ise bu yönde davacı taraftan herhangi bir talepte bulunmayacağı şeklinde tarafların anlaştıkları gerekçesiyle düzenlenen bu sulh sözleşmesi de dikkate alınarak davanın kabulü ile, davalıların ...
23 icra Müdürlüğü'nün 2012/12566 takip sayılı dosyasında yapmış oldukları itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesi nedeniyle verilen teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasında yapılan sulh anlaşmasına göre davanın kabulüne, karar ve ilam harcının davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Ancak; HMK 326/1. madde uyarınca, yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır. Somut olayda, davalılar kendileri aleyhinde başlatılan icra takibine itiraz etmiş iseler de, taraflar arasındaki sulh anlaşması uyarınca takibin devamına karar verilmiş olup, bu suretle davalılar kendilerinden istenilen borç miktarından sorumlu olduklarını kabul etmişlerdir. Bu durumda mahkemece, bu miktar üzerinden harca hükmedildiği ve sulh anlaşmasında da bu konu hakkında bir hüküm bulunmadığı ve karar ve ilam harcının da davayı kaybeden davalılardan tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406147500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz