6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan çıkma davasında şirket aracına ihtiyati tedbir konulması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1266 E. 2024/1171 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Haklı Nedenle Şirket Ortaklığından Çıkma mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma davasında, TTK 638/2 uyarınca mahkeme, davanın kesinleşmesine kadar davacı ortağın haklarının zayi olmamasını sağlamak amacıyla teminat niteliğinde önlemlere karar verebilir. Bu kapsamda talep edilen ihtiyati tedbirde, HMK 390/3 gereği tam ispat değil yaklaşık ispat yeterlidir; davacının dosyaya sunduğu YMM raporu ve yazışmalar gibi deliller yaklaşık ispatı sağlıyorsa, şirkete kayıtlı malvarlığı üzerine tedbir konulması hukuka uygundur.

Ele alınan sorunlar

Davalı şirkete kayıtlı araç üzerine konulan ihtiyati tedbirin hukuka uygunluğu → ret

İddia: Davalı vekili, davacının şirketle rekabet ettiğini, hukuka aykırı eylemlerde bulunduğunu, kendi kusurlu işlemlerine dayanarak talepte bulunduğunu, ortaklıktan çıkma nedenlerinin soyut ve temelsiz olduğunu, ispat külfetinin yerine getirilmediğini ileri sürerek tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: TTK 638/2. maddesi, ortağın çıkma davası açması durumunda mahkemenin ortağın durumunun teminat altına alınması için gerekli önlemlere karar verebileceğini düzenlemekte olup, bu düzenleme davanın kesinleşmesine kadar ortaklığın fonksiyon ve fiil ehliyetinin sınırlandırılmamasını veya ortadan kaldırılmamasını ve ortakların haklarının zayii olmamasını amaçlamaktadır. HMK 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği endişesi tedbir için yeterlidir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmekle yükümlüdür. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez; asıl davanın esasında tam ispat aranır, ancak tedbir aşamasında yaklaşık ispat yeterlidir. Somut olayda, davacı şirket ortağının mali haklarının diğer ortak tarafından ihlal edildiği ileri sürülmüş; dava dilekçesi ekindeki özel amaçlı YMM raporu ve whatsapp mesajları dikkate alındığında, davacı ortağın haklarının korunması için şirket adına kayıtlı aracın kaydına ihtiyati tedbir konulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu aşamada yaklaşık ispatın sağlandığı kabul edilmeli ve TTK 638/2'de yazılı şartların oluştuğu değerlendirilmelidir. Yargılama sırasında şartların değişmesi halinde tedbirin kaldırılması talep edilebilir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 638/2 uyarınca haklı nedenle ortaklıktan çıkma davalarında, davacı ortağın haklarının korunması amacıyla şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulabilmesi için HMK 390/3 gereği tam ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olduğuna ilişkin değerlendirmesi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir haklı nedenle ortaklıktan çıkma yaklaşık ispat teminat altına alma önlemleri TTK 638/2

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 638/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — 6100 sayılı kanun 3896100 sayılı kanun 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1266

KARAR NO 2024/1171

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/07/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/313 Esas

TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/09/2024

İhtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA VE TALEP

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 ortağı olduğu, tedavisini üstlendiği hastalarının tedavisinde kullanılan headset olarak isimlendirilen başlıkların ihracat ve satışını yapan davalı firmanın %50 ortağı olduğunu.

14. 01.2020 tarihinde kurulan şirketin 30.11.2023 tarihine kadar şirket müdürünün ortak ... iken, 22.11.2023 tarih ve 7 sayılı genel kurul kararıyla temsil etmek üzere şirket müdürü olarak ...'ün seçildiğini, ortaklığın müvekkili açısından çekilmez ve süreklilik arz eden bir uyuşmazlık haline geldiğini, şirket adına kayıtlı ... plakalı ... marka araç üzerine, yine şirket uhdesinde bulunan headsetlerin satışına ve şirkete ait tüm banka hesaplarına tedbir konulmasını, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000-TL'nin müvekkili lehine ayrılık akçesi olarak ödenmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR KARARI

Mahkemece;davalı şirket yetkilisinin ... olduğu, ortaklarının ... ve ... olduğu görüldüğü, 6102 sayılı TTK'nın 638. Maddesi davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceğini düzenlediği, ayrılma akçesi şirket aktifinin karar tarihine en yakın dönemdeki mal varlığının rayiç değeri üzerinden hesaplanması gerektiği, şirketin 2 ortaklı olması, ortaklar arasında husumet olması, şirket aktifindeki malların muvazaalı olarak satılması durumunda davacı açısından telafisi güç zararların meydana gelebileceği kanaatine varılarak ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, davalı şirket adına kayıtlı gayrımenkullere ve araçlara tedbir konulmasına, ancak davacının şirketin faaliyetini oluşturan headsetlerinin satışına ilişkin talep ettiği tedbirin yerinde olmadığı nedeniyle bu yöndeki edbir talebinin reddine, davacının payı nazara alınarak teminat alınmamasına karar verilmiştir.

İTİRAZ

İtiraz eden davalı vekili, davacının hukuka aykırı olarak müvekkili şirket ile rekabet içerisine girdiğini, bu hususta kendisi ve çalışanı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayetçi olunduğunu, ... kendi ortağı olduğu şirketi zarara uğratmak saikiyle dava dışı ... A.Ş. yetkilisi ile işbirliği içinde mülkiyeti müvekkili şirkete ait tıbbi cihazları hukuka aykırı olarak kaçırdıklarını, bu durumda müvekkili şirket aleyhine tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Türkiye'deki müşterilerin, İngiltere'de bulunan ve davacının koordinesinde olan şirkete yapılan ödemeler yine davacı tarafından müvekkili şirketin diğer ortaklarına düşen bedellere el konularak iade edilmediğini, kendi kusurlu işlemlerine dayanarak talepte bulunan davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesi kusurlu davacıyı adeta mükafatlandırma olduğunu,ortaklıktan çıkma nedenlerinin soyut ve temelsiz olduğunu, bu hali ile müvekkili aracı üzerine ihtiyati tedbir konulması yönünde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İTİRAZA İLİŞKİN ARA KARAR

Mahkemece; aracın devri durumunda şirket mal varlığının azalacağı, hal böyle olunca da davacının haklarını elde etme imkanının önemli ölçüde zorlaşacağı, davada esasa ilişkin talebin TTK'nın 638. maddesi uyarınca haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin olduğu, TTK'nın 638/2. maddesinde, ''Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceğinin" hüküm altına alındığı, HMK 389. Maddesi gereğince tedbir şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, davacının hukuka aykırı olarak müvekkili şirket ile rekabet içerisine girdiğini, bu hususta davacı ve çalışanı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayetçi olunduğunu, ... kendi ortağı olduğu şirketi zarara uğratmak saikiyle dava dışı ... A.Ş. yetkilisi ile işbirliği içerisinde mülkiyeti müvekkili şirkete ait tıbbi cihazları hukuka aykırı olarak kaçırdıklarını, bu durumda müvekkili şirket aleyhine tedbir kararı verilmesi hukuka aykırı olacağını, müvekkili şirket ile davacının ortaklık faaliyeti kapsamında Türkiye'deki müşterilerin, İngiltere de bulunan ve davacının koordinesinde olan şirkete yapılan ödemeler yine davacı tarafından müvekkili şirketin diğer ortaklarına düşen bedellere el konularak iade edilmediğini, kendi kusurlu iş ve işlemlerine dayanarak talepte bulunan davacı lehine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kusurlu davacıyı adeta mükafatlandırma olacağını, davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediğini, dilekçesi ile iddia ettiği ortaklıktan çıkma nedenlerinin soyut ve temelsiz olduğunu, somut hiçbir delille desteklenmeyen işbu davada tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını, aksi takdirde 6100 sayılı kanun madde 389 ve devamında ihtiyati tedbir müessesesini düzenleyen hükümlere açıkça aykırılık teşkil edeceğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, haklı nedenlerle davalı şirket ortaklığından çıkma istemli davada davalı şirkete ait taşınır ile davalı şirketin faaliyetini oluşturan headsetlerin satışının durdurulmasına ilişkindir. Mahkemece; davalı şirket adına kayıtlı araç üzerine tedbir konulmasına, davalı şirket faaliyetini oluşturan headsetlerin satışının durdurulmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. TTK 638/2-son cümle maddesinde ortağın çıkma davası açması durumunda mahkemenin ortağın durumunun teminat altına alınması için gereken önlemlere karar verileceği düzenlenmiştir. TTK 638(2) bir ortağın ayrılmasıyla ilgili davada hukuken kesinleşmiş karara kadar, ortaklığın fonksiyon ve fiil ehliyetinin sınırlandırılmamasını veya ortadan kaldırılmamasını ve ortakların haklarının zayii olmamasını amaçlamaktadır.HMK'nin 389.

maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir.

Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır.Somut olayda ,davacı şirket ortağı mali haklarının diğer ortak tarafından ihlal edildiği ileri sürülmüş olup,Dava dilekçesi ekinde bulunan özel amaçlı YMM raporu, watshap mesajları dikkate alındığında; davacı şirket ortağının haklarının korunması için şirket adına kayıtlı aracın kaydına ihtiyati tedbir konulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı,bu aşamada yaklaşık ispatın sağlandığının kabulü gerektiği ,TTK nın 638/2 .maddesinde yazılı şartların sağlandığı , yargılama sırasında şartların değişmesi durumunda tedbirin kaldırılmasının talep edilebileceği, bu nedenlerle mahkemece davalı şirket adına kayıtlı ...

plakalı araç üzerine tedbir konulmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın istinaf karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40438 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.