Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6417 E. 2018/239 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk sınırı↗ taşıma senedi↗ sdr↗ nakliyat emtia sigortası↗ ihtirazi kayıt↗ rücuan tazminat↗ müterafik kusur↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ kusur oranı↗ cmr↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ ihtar↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu hasarın kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu, ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan taşıyıcının, yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru istif ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir ihtarda bulunmadan ve taşıma senedine ihtirazi kayıt koymadan emtiayı teslim aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 kusur oranına göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen sorumluluk sınırına göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
-/-
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde sigortalı emtia, davalı tarafından .../... arası taşınmış olup, bu taşıma CMR hükümlerine tabidir. CMR hükümlerine tabi olan taşımalarda, taşıyıcının taşıdığı malları alıcısına tam ve sağlam olarak teslim etmek zorunluluğu mevcut olup, meydana gelen eksilmeler ve hasarlardan sorumluluğu esastır. Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır. Fakat, yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi zorunluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında denetleme görevi mevcuttur. İstiflenme ile emtianın veya ambalaj içinde bulunan emtianın araç içine taşımaya uygun doğru yerleştirilmesi itibariyle bu sorumluluk, ileri bir noktadır. Ancak, ambalaj açısından denetim ve gözetim görevi daha sınırlıdır. Ambalaj itibariyle taşımaya uygunluk genel görünüş itibariyle yapılacaktır. Şayet hasar, salt emtianın ambalaj içine doğru ve sağlam yerleştirilmemesinden kaynaklanmış ise ambalaja müdahale imkanı olmayan hallerde taşıyıcının bir sorumluluğunun olmayacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, mahkemece, yazılı şekilde, hasarın hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, ancak davalı taşıyıcının doğru istif ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, taşımaya konu baskı makinesinin taşınması sırasında orijinal ambalaj malzemesi kullanılmadığı, makinenin sadece dik konumda çok katlı folya ile sarılmış olduğu, bu ambalajın grupaj kargo için nakliyeye uygun olmadığı, hasarın makinenin uygun olmayan ambalajlama nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir. Bu durum hükme esas bilirkişi raporunda da kabul edilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, hasarın kötü ambalajlamadan kaynaklandığı kabul edilmesine rağmen davalının taşımaya konu makinenin ambalajlanmasına müdahale imkanının olup olmadığı, makinenin büyüklüğü ve dik olarak taşındığı gözetilerek makinenin ne şekilde istiflenmesi gerektiği, davalının işletme ve taşıma güvenliğine ilişkin hangi denetim ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiği tartışılmadan davalı taşıyıcıya müterafik kusur takdir edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücuen tazminat | Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3216 E. 2023/2962 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · taşıma senedi · nakliyat emtia sigortası · ihtirazi kayıt · rücuan tazminat · müterafik kusur · taşıyıcının sorumluluğu · istifa
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu «hasarın» kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu, ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan «taşıyıcının», yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru «istif» ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir «ihtarda» bulunmadan ve «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» koymadan emtiayı «teslim» aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 «kusur oranına» göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen «sorumluluk sınırına» göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan …
Kararı, davalı ...Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekili temyiz etmiştir. -/- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece 28.12.2015 tarih, 2014/435 E. ve 2015/987 K. sayılı kararıyla; dava konusu «hasarın» kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan «taşıyıcının», yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru «istif» ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir «ihtarda» bulunmadan ve «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» koymadan emtiayı «teslim» aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 «kusur oranına» göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen «sorumluluk sınırına» göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan …
Bozma Kararı Dairemizin 15.01.2018 tarih, 2016/6417 E. ve 2018/239 K. sayılı kararıyla, somut olayda, Mahkemece yazılı şekilde, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı ancak davalı «taşıyıcının» doğru «istif» ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, oysa, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, taşımaya konu baskı makinesinin taşınması sırasında orijinal ambalaj malzemesi kullanılmadığı, makinenin sadece dik konumda çok katlı folya ile sarılmış olduğu, bu ambalajın grupaj kargo için nakliyeye uygun olmadığı, hasarın makinenin uygun olmayan ambalajlama nedeniyle meydana geldiğinin belirtildiği, bu durumun hükme esas bilirkişi raporunda da kabul edildiği, bu itibarla, Mahkemece, hasarın kötü ambalajlamadan kaynaklandığı kabul edilmesine rağmen davalının taşımaya konu makinenin ambalajlanmasına müdahale imkanının olup olmadığı, makinenin büyüklüğü ve dik olarak taşındığı gözetilerek makinenin ne şekilde istiflenmesi gerektiği, davalının işletme ve taşıma güvenliğine ilişkin hangi denetim ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiği tartışılmadan davalı taşıyıcıya «müterafik kusur» takdir edilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık ilkesi · taleple bağlılık · hukuki menfaat · husumet itirazı · rücuen alacak · sınırlı sorumluluk · özen yükümlülüğü · aktif husumet ehliyeti
Benzer bu kararda… oranında kusurlu olduğu, davalı nakliye şirketinin %25 oranında kusurlu olduğu, davacının zarar ve ziyan miktarının 25.220,37 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafın «hasarın» oluşundaki «kusur» durumu dikkate alındığında; 25.220,37 TL x 0,25 = 6.305,09 TL'den davalı tarafın sonımlu olduğu, CMR konvansiyonunca «sınırlı sorumluluğu» kadar hesaplanan tazminat bedelinin 6.110,94 TL hesaplandığı için kabul görmesi gereken miktarın bu miktarla sınırlandığı ve Mahkemenin 6.110,94 TL olan tazmin bedelinin dikkate alınmasının uygun olacağına dair tespitler içerdiği, raporun bozma ilamı doğrultusunda hazırlandığı, dosya kapsamı ile uyumlu ve «denetime elverişli» olması nedeniyle anılan rapora itibar edilmesi suretiyle davalı Güneydoğu....A.Ş.'nin «taşıyan», davalı Yapı Kredi Sigortanın ise taşıyanın CMR sigortacısı olması nedeniyle meydana gelen zarardan her iki davalının da «müteselsil sorumluluğu» bulunmakta iken, davacı ise ödemeden dolayı açmış olduğu «rücuen alacak» davasında kimin yerine geçmiş ise onun hak ve yükümlüklerine sahip olmasından dolayı, daha önce davalılara herhangi bir «ihtarda» bulunmadığından, davalıların dava tarihi itibariyle «temerrüde» düşecekleri ve CMR hükümeri gereğince de %5 faiz talep edebileceğine kanaat getirildiği; davalı tarafça yapılan «husumet itirazı», hükmüne uyulan ilk Yargıtay bozması sonrasında yinelenmiş ise de, husumet yönünden daha önce mahkemece verilen kararın, temyiz üzerine Yargıtay tarafından bozulduğu ve bozmaya uyulmuş olmakla, artık bu hususun kesinleşmiş olduğu ve davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, zira Yargıtay bozmasında zikredildiği gibi satış her ne kadar FOB şeklinde ise de; aynı zamanda mal mukabili olduğu ve satıcının satılanı sağlam olarak «teslim» etmemesi halinde karşılığı alacağının mal olarak ödenmesi sırasında eksik veya hiç ödeme yapılmaması riskine istinaden FOB satışla yapmış olduğu satışa konu emtiayı sigortalatmasında «hukuki menfaatinin» bulunduğu ve bu nedenle de «aktif husumetin» bulunduğu, dava dışı satıcıya ödeme yapan sigortacı davacının ise rücuan davada bulunduğu, yerine geçen satıcının hak ve yükümlüklerine sahip olmakla, davacının da bu nedenle «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu, davalı tarafça, zaman aşımı definde bulunulmuş ise de; emtianın 26.04.2006 tarihinde teslim edildiği, davanın ise 20.04.2007 yılında açıldığı, davada uy …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «zamanaşımı» itirazlarını tekrar ettiklerini, alınan bilirkişi raporları ile dava dışı sigortalının gerekli ambalajlamayı yapmamış olduğu hususunun sübuta ermiş olsa da davalı «taşıyıcı» şirkete de «kusur» atfedildiğini, ancak raporda da ambalajlamanın nasıl yapılması gerektiğine ilişkin yapılan ayrıntılı açıklamalara bakıldığında gönderici şirketin işbu hususta üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, standartlara uygun olarak yapılmayan ambalajlama nedeniyle söz konusu hasarların oluştuğunun açık olduğunu, ayrıca Yargıtay'ın vermiş olduğu kararda belirtilmiş olduğu gibi karşı yanın beyanlarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taşıyıcının denetleme görevinin ambalaj açısından daha da sınırlı olduğu hususu açık olmakla, ambalajın taşımaya uygun olup olmadığı genel görünüş itibari ile yapılabilecek olduğundan «hasarın», ambalaj içine doğru ve sağlam yerleştirilmemiş olmasından kaynaklı olması durumunda ambalaja müdahale imkanı olmayan «taşıyıcının sorumluluğunun» bulunmayacağının açık olduğunu, ilgili emtianın göndericisi konumunda yer alan dava dışı şirketin basiretli bir «tacir» gibi davranarak, söz konusu emtianın özelliğini dikkate alarak taşımaya uygun bir ambalajlama yapıp, emtiayı «teslim» etmesi gerekirken söz konusu «özen yükümlülüğünü» yerine getirmeyerek orijinal olmayan bir ambalaj ile ilgili emtianın taşınması için davalı taşıyıcı şirketle anlaşma sağladığını, taşıyıcı şirket olarak gerekli dikkat ve özeni gösteren davalı sigortalının ilgili ambalajın orijinal olup olmadığı veya iç ambalajının taşımaya uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyebilmesinin hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olmadığının açık olduğunu, ayrıca istifleme hususuna ilişkin olarak da hükme esas teşkil eden raporda; taşıyıcı şirketin emtiayı ne şekilde istiflemesi gerektiğine ilişkin hiçbir açıklayıcı ifadenin de mevcut olmadığı, istiflemenin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, işbu ifadeden de anlaşıldığı üzere davalı taşıyıcının başkaca yapabileceği bir işlemin bulunmadığı, söz konusu emtianın olması gerekenden daha farklı yüklenmemiş olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple de istiflemeden kaynaklı oluşan bir hasarın varlığının ispatlanamaması halinde de davalı taşıyıcı şirkete işbu husus «sebebi» ile sorumluluk yüklenebilmesinin mümkün olmadığını, davacının işbu davada «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığını, davalı şirketin konu taşımadan kaynaklı %25 oranında sorumlu olacağı hususunda kanaate varılması halinde davacı tarafın yapmış olduğu ödeme baz alındığında 21.163,32 TL'nin %25'ine tekabül eden oranın 5.290,83 TL olduğunu, dosya içerisinde davacı tarafından sunulmuş bulunan bir talep arttırım dilekçesinin de mevcut olmamasından bahisle «taleple bağlılık ilkesi» gereği ödenen tutar üzerinden bir değerlendirme yapılması gerekmekte iken hesaplanmış olduğu beyan edilen hasar tutarı üzerinden davalı taraflara bir sorumluluk atfedilebilmiş olmasını kabul etmediklerini, söz konusu taşımada davalı taşıyıcı şirketin kasti veya pervasızca bir hareketinden kaynaklı olarak bir hasarın oluşmamış olduğu hususu da sabit olduğundan CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca «sınırlı sorumluluk» hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu sebeple de SDR hesabına göre yapılacak bir hesaplama neticesinde ortaya çıkan hasar tutarının ödenmesi hususunun gündeme gel …
-
Nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11705 E. 2014/15799 K.
Ortak:rücuan tazminat · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · kâr kaybı · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu «hasarın» kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu, ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan «taşıyıcının», yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru «istif» ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir «ihtarda» bulunmadan ve «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» koymadan emtiayı «teslim» aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 «kusur oranına» göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen «sorumluluk sınırına» göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan …
Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, mahkemece, yazılı şekilde, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, ancak davalı «taşıyıcının» doğru «istif» ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca davalı «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, davacı vekilinin beyan dilekçelerinde ve bilirkişi raporunda hasar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11696 E. 2014/15801 K.
Ortak:rücuan tazminat · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · kâr kaybı · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu «hasarın» kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu, ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan «taşıyıcının», yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru «istif» ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir «ihtarda» bulunmadan ve «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» koymadan emtiayı «teslim» aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 «kusur oranına» göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen «sorumluluk sınırına» göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan …
Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, mahkemece, yazılı şekilde, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, ancak davalı «taşıyıcının» doğru «istif» ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca davalı «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, davacı vekilinin beyan dilekçelerinde ve bilirkişi raporunda hasar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Nakliyat emtia poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11696 E. 2014/15801 K.
Ortak:rücuan tazminat · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · kâr kaybı · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu «hasarın» kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu, ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan «taşıyıcının», yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru «istif» ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir «ihtarda» bulunmadan ve «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» koymadan emtiayı «teslim» aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 «kusur oranına» göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen «sorumluluk sınırına» göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan …
Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, mahkemece, yazılı şekilde, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, ancak davalı «taşıyıcının» doğru «istif» ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, CMR 17/4-c maddesi uyarınca davalı «taşıyıcıların sorumlu» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, davacı vekilinin beyan dilekçelerinde ve bilirkişi raporunda hasar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11831 E. 2014/18759 K.
Ortak:müterafik kusur · istifa · kusur oranı · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu «hasarın» kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu, ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan «taşıyıcının», yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru «istif» ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir «ihtarda» bulunmadan ve «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» koymadan emtiayı «teslim» aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 «kusur oranına» göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen «sorumluluk sınırına» göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan …
Bu itibarla, mahkemece, «hasarın» kötü ambalajlamadan kaynaklandığı kabul edilmesine rağmen davalının taşımaya konu makinenin ambalajlanmasına müdahale imkanının olup olmadığı, makinenin büyüklüğü ve dik olarak taşındığı gözetilerek makinenin ne şekilde istiflenmesi gerektiği, davalının işletme ve taşıma güvenliğine ilişkin hangi denetim ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiği tartışılmadan davalı «taşıyıcıya» «müterafik kusur» takdir edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, mahkemece, yazılı şekilde, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, ancak davalı «taşıyıcının» doğru «istif» ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · rücuen alacak · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
Bu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7016 E. 2011/233 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · rücuan tazminat · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · kâr kaybı · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu «hasarın» kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu, ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan «taşıyıcının», yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru «istif» ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir «ihtarda» bulunmadan ve «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» koymadan emtiayı «teslim» aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 «kusur oranına» göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen «sorumluluk sınırına» göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan …
Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, mahkemece, yazılı şekilde, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, ancak davalı «taşıyıcının» doğru «istif» ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, cam emtiasının taşıma sırasında «hasar» gördüğü, davalının hamule senedinde «ihtirazı kayıt» öne sürmediği, hasardan «taşıyıcının sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.393,44 YTL'nın ödeme tarihi olan 28.07.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, «hasar» veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından Almanya/İzmir arası taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · denetime elverişli rapor · eksper raporu · nakliyat sigortası · bilirkişi raporuna itiraz · sorumluluk sigortası · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaYukarıda yapılan açıklamalara göre somut olaya gelince, davalı taraf «bilirkişi raporuna itirazında», müvekkil firmanın CMR «sorumluluk sigorta poliçesi» gereğince aynı olay nedeniyle düzenlenen ekspertiz raporunu «ibraz» ile adı geçen raporda, söz konusu cam emtiasının hatalı ambalajlamadan «hasar» gördüğünün belirlendiğini ve bu durumda iki «ekspertiz raporu» arasında çelişki bulunduğunu bildirerek çelişkinin giderilmesi için ek rapor düzenlenmesi talebinde bulunmuş, ancak mahkemece davalının itirazları değerlendirilip …
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkin olup, davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından Almanya/İzmir arası taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu durumda mahkemece, davalının itirazları doğrultusunda öncelikle yükleme ve araç içerisine «istifin» kime ait olduğunun belirlenmesi, bu işlemleri yerine getirmenin göndericiye ait olduğunun tespiti halinde ise bu kez de davalı «taşıyıcının» yüklemeye nezaret etme görevinin bulunduğu nazara alınarak davalı taşıyıcının hasardaki müterafik kusurunun bu konuda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan alınacak «denetime elverişli rapor» ile belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Fakat, yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile «taşıyıcının», malın sağlam ve tam olarak «teslimi» zorunluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında taşıyıcının «nezaret görevi» mevcuttur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3491 E. 2012/10248 K.
Ortak:istifa · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu «hasarın» kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu, ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan «taşıyıcının», yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru «istif» ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir «ihtarda» bulunmadan ve «taşıma senedine» «ihtirazi kayıt» koymadan emtiayı «teslim» aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 «kusur oranına» göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen «sorumluluk sınırına» göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan …
Somut olayda, mahkemece, yazılı şekilde, «hasarın» hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, ancak davalı «taşıyıcının» doğru «istif» ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, «hasarın» kötü ambalajlamadan kaynaklandığı kabul edilmesine rağmen davalının taşımaya konu makinenin ambalajlanmasına müdahale imkanının olup olmadığı, makinenin büyüklüğü ve dik olarak taşındığı gözetilerek makinenin ne şekilde istiflenmesi gerektiği, davalının işletme ve taşıma güvenliğine ilişkin hangi denetim ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiği tartışılmadan davalı «taşıyıcıya» «müterafik kusur» takdir edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, CMR sigortacısı aleyhine açılmış olup, davalı, taraflar arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince «istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar daha önce davacı ile dava dışı «nakliyat sigortacısı» arasındaki davada, davacıya «kusur» verilmiş ise de, göndereni «istif» hatası hususunda uyarmaması nedeniyle davacının kusurlu olduğu kabul edildiğinden, davacının bu davadaki durumunu etkilemez.
Mahkemece, «hasarın» «istif» hatasından kaynaklandığı kabul edildiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · ziya · riziko · teminat
Benzer bu karardaDava, CMR sigortacısı aleyhine açılmış olup, davalı, taraflar arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince «istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının taşıma işini yaptığı mal sahibinin sigortacısı olan dava dışı Koç Allianz AŞ’ye tazminat ödediği, davalı sigortanın davacının edimini CMR «sigorta poliçesi» ile «teminat» altına aldığı, bu nedenle hasardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar daha önce davacı ile dava dışı «nakliyat sigortacısı» arasındaki davada, davacıya «kusur» verilmiş ise de, göndereni «istif» hatası hususunda uyarmaması nedeniyle davacının kusurlu olduğu kabul edildiğinden, davacının bu davadaki durumunu etkilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6417 E. , 2018/239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2015 tarih ve 2014/435-2015/987 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olan baskı makinesinin davalı taşıma şirketinin taahhüdü altında ...'dan ...'ya taşındığını, ancak varma yerinde makinenin hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigortalı emtiada meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili tarafından sigortalıya 21.163,32 TL ödemede bulunulduğunu, taşıyıcıya tam ve sağlam olarak teslim edilen emtianın hasarlı olarak alıcısına ulaştırılması nedeniyle CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca davalı taşıma şirketi ile CMR sigortacısı olan davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan sigortalının haklarına halef olan müvekkiline karşı sorumlu olduklarını ileri sürerek, 21.163,32 TL rücu tazminatının faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekili, hasarın ambalaj yetersizliğinden meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu hasarın kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu, ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan taşıyıcının, yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru istif ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir ihtarda bulunmadan ve taşıma senedine ihtirazi kayıt koymadan emtiayı teslim aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 kusur oranına göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen sorumluluk sınırına göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
-/-
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı nezdinde sigortalı emtia, davalı tarafından .../... arası taşınmış olup, bu taşıma CMR hükümlerine tabidir. CMR hükümlerine tabi olan taşımalarda, taşıyıcının taşıdığı malları alıcısına tam ve sağlam olarak teslim etmek zorunluluğu mevcut olup, meydana gelen eksilmeler ve hasarlardan sorumluluğu esastır. Ancak anılan konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Fakat, yükleme gönderene veya başkasına ait olsa bile taşıyıcının, malın sağlam ve tam olarak teslimi zorunluluğu çerçevesinde gerek istiflenmesi gerekse ambalaj itibariyle taşımaya uygunluğu noktasında denetleme görevi mevcuttur. İstiflenme ile emtianın veya ambalaj içinde bulunan emtianın araç içine taşımaya uygun doğru yerleştirilmesi itibariyle bu sorumluluk, ileri bir noktadır. Ancak, ambalaj açısından denetim ve gözetim görevi daha sınırlıdır. Ambalaj itibariyle taşımaya uygunluk genel görünüş itibariyle yapılacaktır. Şayet hasar, salt emtianın ambalaj içine doğru ve sağlam yerleştirilmemesinden kaynaklanmış ise ambalaja müdahale imkanı olmayan hallerde taşıyıcının bir sorumluluğunun olmayacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, mahkemece, yazılı şekilde, hasarın hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, ancak davalı taşıyıcının doğru istif ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, taşımaya konu baskı makinesinin taşınması sırasında orijinal ambalaj malzemesi kullanılmadığı, makinenin sadece dik konumda çok katlı folya ile sarılmış olduğu, bu ambalajın grupaj kargo için nakliyeye uygun olmadığı, hasarın makinenin uygun olmayan ambalajlama nedeniyle meydana geldiği belirtilmiştir. Bu durum hükme esas bilirkişi raporunda da kabul edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, hasarın kötü ambalajlamadan kaynaklandığı kabul edilmesine rağmen davalının taşımaya konu makinenin ambalajlanmasına müdahale imkanının olup olmadığı, makinenin büyüklüğü ve dik olarak taşındığı gözetilerek makinenin ne şekilde istiflenmesi gerektiği, davalının işletme ve taşıma güvenliğine ilişkin hangi denetim ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiği tartışılmadan davalı taşıyıcıya müterafik kusur takdir edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/404307300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz