Şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6211 E. 2018/254 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek ortaklı limited şirket↗ haklı nedenle fesih↗ kesin mehil↗ gerekçenin düzeltilmesi↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ şirketin feshi↗ ara karar↗ kesin süre↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak tüzel kişiliklerini ve faaliyetlerini sürdürmelerinin mümkün olduğu, aynı Kanunun 636/3. maddesine göre haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklarca şirketin feshinin istenebileceği, ancak, bu istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketen çıkarılmasına veya duruma uygun ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği, bu maddeler gereğince bir değerlendirme yapılması için bilirkişi raporu alınması gerektiği, bu hususta ara karar tesis edilip sonuçları da ihtar edilmek suretiyle davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, toplanan delillerin hüküm kurmaya yetmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortak ve müdürüne de husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu durum karşısında, davalı ... (Atabek) hakkındaki davanın husumet nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değilse de mahkemece davalı müdür yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan 6100 sayılı HMK.nın geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı HUMK 438. maddesinin son fıkrası uyarınca davalı ... (Atabek) hakkında verilen kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacının, davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 09.09.2015 tarihli celsede "Davacı vekiline, 3x500,00 TL= 1.500,00 TL bilirkişi ücretini yatırması için iki hafta kesin süre verilmesine, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına" dair ara karar tesis edilmişse de anılan ara kararda, bilirkişilerin hangi sıfatları haiz olacakları, hangi hususlarda inceleme yapıp rapor verecekleri belirtilmediğinden davacı vekiline verilen kesin mehil usulüne uygun olmamış, bu nedenle kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, karar gerekçesinde, 6102 sayılı ... uyarınca artık tek ortaklı limited şirketlerin ticari hayatlarını sürdürebileceği, bu yönde bir bilirkişi incelemesi yapılmadan toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı belirtilmişse de, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarında belirtilen adresinde bulunmadığı, bu adrese gönderilen tebligatların iade edildiği, kolluk tarafından düzenlenen tutanakta şirketin adresinden iki yıl önce ayrıldığının belirtildiği, vergi kaydının da 30.09.2012 tarihi itibariyle terkin edildiği gözetildiğinde de şirketin devamı ve haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinden değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı şirket yönünden bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Ortak:fesih · tüzel kişilik · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaHaklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortak ve müdürüne de «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak «tüzel kişiliklerini» ve faaliyetlerini sürdürmelerinin mümkün olduğu, aynı Kanunun 636/3. maddesine göre haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklarca «şirketin feshinin» istenebileceği, ancak, bu istem yerine davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketen çıkarılmasına veya duruma uygun ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği, bu maddeler gereğince bir değerlendirme yapılması için bilirkişi raporu alınması gerektiği, bu hususta «ara» karar tesis edilip sonuçları da «ihtar» edilmek suretiyle davacı vekiline «bilirkişi ücretini» yatırması için «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, toplanan delillerin hüküm kurmaya yetmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, karar gerekçesinde, 6102 sayılı ... uyarınca artık «tek ortaklı limited şirketlerin» ticari hayatlarını sürdürebileceği, bu yönde bir «bilirkişi incelemesi» yapılmadan toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı belirtilmişse de, davalı şirketin «ticaret sicil» kayıtlarında belirtilen adresinde bulunmadığı, bu adrese gönderilen «tebligatların» iade edildiği, kolluk tarafından düzenlenen tutanakta şirketin adresinden iki yıl önce ayrıldığının belirtildiği, vergi «kaydının» da 30.09.2012 tarihi itibariyle «terkin» edildiği gözetildiğinde de şirketin devamı ve «haklı nedenle fesih» koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinden değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı şirket yönünden bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13588 E. 2014/19926 K.
Ortak:şirketin feshi · ara karar · ihtar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak «tüzel kişiliklerini» ve faaliyetlerini sürdürmelerinin mümkün olduğu, aynı Kanunun 636/3. maddesine göre haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklarca «şirketin feshinin» istenebileceği, ancak, bu istem yerine davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketen çıkarılmasına veya duruma uygun ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği, bu maddeler gereğince bir değerlendirme yapılması için bilirkişi raporu alınması gerektiği, bu hususta «ara» karar tesis edilip sonuçları da «ihtar» edilmek suretiyle davacı vekiline «bilirkişi ücretini» yatırması için «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, toplanan delillerin hüküm kurmaya yetmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 09.09.2015 tarihli celsede "Davacı vekiline, 3x500,00 TL= 1.500,00 TL «bilirkişi ücretini» yatırması için iki hafta «kesin süre» verilmesine, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının «ihtarına»" dair «ara» karar tesis edilmişse de anılan ara kararda, bilirkişilerin hangi sıfatları haiz olacakları, hangi hususlarda inceleme yapıp rapor verecekleri belirtilmediğinden davacı vekiline verilen «kesin mehil» usulüne uygun olmamış, bu nedenle kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Benzer bu kararda… ete, şirketin durumunun yasaya uygun hale getirilmesi bakımından 3 aylık süre verilmesine, bu süre içinde şirketin durumunun yasaya uygun hale getirilmemesi halinde «şirketin feshine» karar verilebileceğinin «ihtarına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece TTK'nın 636/2. maddesi gereğince, şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için süre verilmesine dair «ara» karar oluşturulup sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davadan el çekilmesi doğru olmayıp nihai karar biçiminde yapılan «ihtarın» ve verilen sürenin sonuç doğurmayacağının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı şirket «temsilcisinin» temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesi gereğince «şirketin feshi» ve tasfiyesine ilişkin olup, mahkemece aynı yasanın 636/2. maddesi gereğince karar verilerek yargılama bitirilip davadan el çekilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temsil
Benzer bu kararda2- Davalı şirket «temsilcisinin» temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesi gereğince «şirketin feshi» ve tasfiyesine ilişkin olup, mahkemece aynı yasanın 636/2. maddesi gereğince karar verilerek yargılama bitirilip davadan el çekilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6211 E. , 2018/254 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2015 tarih ve 2014/42-2015/858 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iki ortaklı davalı şirkette %50 hissesinin bulunduğunu, şirketin uzun zaman önce faaliyetine son verdiğini, devamının ve amacının gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, aynı zamanda müdür de olan diğer davalı ile anlaşılamadığını, kendisine ulaşılamadığını, ortaklar arasında husumet bulunduğunu ileri sürerek haklı nedenlerle davalı şirketin feshini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak tüzel kişiliklerini ve faaliyetlerini sürdürmelerinin mümkün olduğu, aynı Kanunun 636/3. maddesine göre haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklarca şirketin feshinin istenebileceği, ancak, bu istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketen çıkarılmasına veya duruma uygun ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği, bu maddeler gereğince bir değerlendirme yapılması için bilirkişi raporu alınması gerektiği, bu hususta ara karar tesis edilip sonuçları da ihtar edilmek suretiyle davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, toplanan delillerin hüküm kurmaya yetmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortak ve müdürüne de husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu durum karşısında, davalı ... (Atabek) hakkındaki davanın husumet nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değilse de mahkemece davalı müdür yönünden davanın reddine ilişkin olarak verilen karar sonucu itibariyle doğru olduğundan 6100 sayılı HMK.nın geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı HUMK 438. maddesinin son fıkrası uyarınca davalı ... (Atabek) hakkında verilen kararın gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacının, davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 09.09.2015 tarihli celsede "Davacı vekiline, 3x500,00 TL= 1.500,00 TL bilirkişi ücretini yatırması için iki hafta kesin süre verilmesine, aksi halde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına" dair ara karar tesis edilmişse de anılan ara kararda, bilirkişilerin hangi sıfatları haiz olacakları, hangi hususlarda inceleme yapıp rapor verecekleri belirtilmediğinden davacı vekiline verilen kesin mehil usulüne uygun olmamış, bu nedenle kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, karar gerekçesinde, 6102 sayılı ... uyarınca artık tek ortaklı limited şirketlerin ticari hayatlarını sürdürebileceği, bu yönde bir bilirkişi incelemesi yapılmadan toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı belirtilmişse de, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarında belirtilen adresinde bulunmadığı, bu adrese gönderilen tebligatların iade edildiği, kolluk tarafından düzenlenen tutanakta şirketin adresinden iki yıl önce ayrıldığının belirtildiği, vergi kaydının da 30.09.2012 tarihi itibariyle terkin edildiği gözetildiğinde de şirketin devamı ve haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinden değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı şirket yönünden bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı şirket müdürü ... (Atabek) hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile HUMK 438/son maddesi uyarınca anılan davalı yönünden kararın gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403966400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz