6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pay defterinin geceleyin araçta bırakılıp çalınması özen yükümlülüğünün ihlalidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1219 E. 2024/1193 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Kıymetli evrak iptali / Zayiistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Zayi belgesi verilmesi talebinde, tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği ve ziyanın iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelip gelmediği araştırılır; saklanması zorunlu bir defterin hırsızlık riskinin yüksek olduğu bir ortamda (örn. geceleyin araç içinde) gözetimsiz bırakılması başlı başına kusurlu davranış sayılır ve bu durumda tacir zayi belgesi talep edemez.

Ele alınan sorunlar

Pay defterinin hırsızlık nedeniyle zayi olması - özen yükümlülüğü → ret

İddia: Davacı vekili, pay defterinin mali müşavire götürülmek üzere şoföre teslim edildiğini, ticari belge olması nedeniyle torpido gözünde gözle görülür olmayan bir şekilde muhafaza edildiğini, gerekli dikkat ve özenin gösterildiğini, savcılık dosyasındaki olay yeri inceleme raporunda araçta zorlama izleri ve torpido gözünün karıştırıldığının belirtildiğini, defterin müvekkilinin elinde olmayan sebeplerle ve kusuru olmaksızın zayi olduğunu, defterin ziyaa uğramasından müvekkilinin hiçbir çıkarı bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Zayi belgesi verilmesi davaları, sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Bu nedenle mahkemece yapılacak inceleme sadece davacının iddia ve delilleriyle sınırlandırılmamalı; belgenin tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek irade dışı olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususları araştırılarak olayın şüpheden uzak biçimde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir. Davacının bu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermesi, diğer taraftan ziyanın iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekir. Somut olayda, pay defterinin mali müşavir tarafından istenilmesi üzerine şirket çalışanının kullandığı araçta geceleyin torpido gözünde bırakıldığı, aracın kapısının zorlanarak defterin çalındığı ileri sürülmüştür. Saklanması zorunlu olan pay defterinin İstanbul'da hırsızlık vakalarının yoğunluğu göz önüne alındığında geceleyin araç içinde bırakılması başlı başına kusurlu davranış olduğundan, maddi olayın tespiti bakımından ayrıca tanıkların dinlenmemesi eksiklik olarak kabul edilmemiştir. Davacının, defterin korunmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği kabul edilmekle zayi belgesi talep edemeyeceği, zayi olayının davacının kusuru nedeniyle meydana geldiği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Zayi belgesi taleplerinde tacirin özen yükümlülüğünün kapsamı ve hırsızlık nedeniyle zayi iddiasında dikkat ve ihtimam standardının nasıl değerlendirileceği konusunda emsal niteliği taşımaktadır; ayrıca Yargıtay HGK kararına atıfla bu tür davalarda mahkemenin re'sen araştırma yükümlülüğünün kapsamını belirlemektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi belgesi pay defteri özen ve dikkat yükümlülüğü afet kavramı (TTK 68) tacirin belgeleri saklama yükümlülüğü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 82TTK 68

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1219

KARAR NO 2024/1193

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/04/2024

NUMARASI 2023/641Esas - 2024/352 Karar

DAVA

Zayi Belgesi Verilmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/09/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin madencilik sektöründe faaliyet gösteren bir firma olup merkezinin İstanbul'da yer aldığını, müvekkili şirkete ait pay defterinin, 17.06.2023 tarihinde; .ekkili şirket yetkilisi ...' nın ortağı olduğu "... San. ve Tic. AŞ'ye ait, şoför ...'ın sevk ve idaresinde bulunan, ... Plakalı araçta yaşanan hırsızlık olayında çalınarak zayi olduğunu, ilgili pay defteri mali müşavir ... tarafından incelenmek üzere istenildiğinden götürmek üzere Şoför ..'a teslim edildiğini, şoförün kullanımında olan ve şirkete ait ticari belge olması itibari ile aracın torpido gözünde muhafaza edilen pay defterinin araç içinde bulunan muhtelif eşyalarla birlikte 17.06.2023 tarihinde yaşanan oto hırsızlığı olayında çalındığını,hırsızlık olayına ilişkin Bahçeşehir Polis Merkezi Amirliği'nce tutanak hazırlandığını beyanla müvekkili şirkete ait pay defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, TTK'nın 82 maddesi uyarınca "Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin, durumu öğrendikten itibaren on beş gün içinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerektiği,davacı tarafça şirket pay defterinin mali müşavire verilmek üzere şoföre verildiği ve araçda hırsızlık olduğu gerekçesi ile zayi belgesi talep edilmiş ise de; davacının söz konusu defteri özenle saklama yükümlülüğü bulunduğu, defterin çalınabileceği ön görülerek aynı gün içerisinde götürüleceği yere tesliminin sağlanması gerekirken araç içinde bırakılarak çalınmasına sebebiyet verilmesi özen yükümlülüğünün ihlali olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, müvekkil şirkete ait pay defteri 18.06.2023 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı sırasında çalınarak zayi olduğunu, mahkemece gösterilen tanıkların dinlenmediğini, bu eksikliğin bozma nedeni olduğunu, hırsızlık olayının akabinde şirket çalışanı tarafından kolluk kuvvetlerine şikayette bulunulduğunu,davaya konu pay defteri, incelenmek üzere mali müşavire götürülmek üzere şirket şoförüne teslim edildiğini, ticari belge olması itibari ile söz konusu pay defteri araç içerisinde gözle görülür bir yerde değil, aracın torpidosunda muhafaza edildiğini, söz konusu defterin korunması için gerekli dikkat ve özen gösterildiğini, hırsızlık olayına ilişkin Savcılık dosyasının mübrez olduğunu, savcılık dosyasında yer alan "Olay Yeri İnceleme Raporu" formu incelendiğinde de açıkça görüleceğini, hırsızlık olayı sırasında araç içerisinde zorlama izlerinin bulunduğunu, torpido gözünün de karıştırıldığının açıkça belirtildiğini, pay defteri hırsızlık olayı sırasında çalınarak müvekkilinin elinde olmayan sebeplerle ve müvekkilinin kusuru olmaksızın zayi olduğunu;

defterin ziyaı uğraması ile de müvekkilinin hiçbir çıkarı bulunmadığını, gerekli özen yükümlülüğüne uyulmadığı gerekçesi ile ziyaa uğrayan pay defteri hakkında zayii belgesi verilmesi isteminin reddine karar verilmesi hatalı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının saklamakla yükümlü şirket ortaklar pay defterinin zayi olduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirtilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir."(Yargıtay HGK'nın 2014/827 esas, 2016/311 karar sayılı, 16.3.2016 tarihli ilamı) Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermesi, diğer taraftan da ziyanın iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir.Somut olayda, talebe konu pay defterinin mali müşavir tarafından istenilmesi üzerine davacı şirket çalışanı ...'ın kullandığı şirket aracında bulunduğu sırada geceleyin aracın torpido gözünde bırakıldığı, aracın kapısının zorlanarak torpido gözündeki defterin çalındığı ileri sürülmüştür.

Şirket çalışanı tarafından araç içinden hırsızlık olduğunu, şirket pay defterinin çalındığı hususunda polise başvurulmuş,olay yeri inceleme tutanağı dosyaya sunulmuştur. Saklanması zorunlu olan pay defterinin İstanbulda hırsızlık vakalarının yoğunluğu göz önüne alındığında geceleyin araç içinde bırakılması, başlı başına kusurlu davranış olduğundan, maddi olayın tespiti bakımından ayrıca tanıkların dinlenmemesi eksiklik olarak kabul edilmemiştir.Davacının,defterin korunmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle davacının ticari defterin korunmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği belirlenmekle zayi belgesi talep edemeyeceği, zayi olayının davacının kusuru nedeniyle meydana geldiği sonucuna varıldığından bu gerekçeyle davanın reddine dair karara ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40396 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.