YİDK kararının iptali | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5770 E. 2018/45 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu tasarımın genel izlenimini yansıtan 1.1.sıra sayılı görseli ile davacı tasarım ve markalarında küçük ayrıntılarda farklılık olduğu, davalı tasarımının yeni olmadığı, yeni olduğu kabul edilse dahi bilgilenmiş kulanıcı nezdinde bıraktığı genel izlenim ile davacı tasarımları arasında belirgin bir farklılık olmaması nedeniyle davalı tasarımının ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, sonuçta davaya konu tasarımın davacı tarafa ait 2007 01274, 2008 00242, 2008 00421 sayılı tasarım tescilleri ve 2009/23217, 2009/23218, 2009/23219 sayılı marka tescilleri karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı ve davacının tasarım ile marka tescil belgelerinde yer alan görsellerle karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, kurum kararının iptaline, tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, ... YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "1- Davanın kabulüne, 2- ... YİDK 2013-T- 881 sayılı kararının iptaline, 3- 2013/00016-(3) sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 4- Kararın kesinleşmesinden sonra 554 sayılı KHK'nun 45/son hükmü uyarınca kesinleşme şerhli bir örneğinin ... Başkanlığına gönderilmesine...'' karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararın gerekçe kısmında "...davanın kabulüne, ... YİDK 2013-T-881 sayılı kararının iptaline, 2013/00016-(3) sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği " yazılmış iken, hüküm fıkrasında "1- Davanın kabulüne, 2- ... YİDK 2012-T-692 sayılı kararının iptaline" karar verilmiştir. Buna göre, gerekçeli kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında ve kısa karar ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmış olduğundan, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17722 E. 2014/19402 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya «haksız fiilde» bulunması nedeniyle davacının manevi tazminat isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, yapılan eylem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz ön …
30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 02/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine '' şeklinde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7885 E. 2013/7725 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi manevi tazminat» istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "Açılan davanın kısmen kabulü ile 1.480,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
Ancak, gerekçeli kararın hükmün fıkrasında, "Açılan davanın kısmen kabulü ile 1.148,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
Buna göre, gerekçeli kararın kısa karar uygun yazılmadığı, hüküm altına alınan «maddi tazminat» alacağı ve karar tarihi yönünden kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulması gerekmiştir. ...- Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12236 E. 2014/18274 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · zayi nedeniyle iptal · çek iptali · davadan feragat · zayi · hamil · feragat · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının «hamili» bulunduğu çeki kaybettiği, yapılan ilanlara rağmen «çek» yaprağının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne 4.... nolu çekin «zayi nedeniyle iptaline» karar verilmiştir.
1- Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın kısmen kabulü ile 46717 seri nolu çekin «zayi nedeniyle iptaline», 46715 seri nolu çeke ilişkin «davadan feragat» edilmiş olmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, davanın kabulüyle, 4... seri nolu çeki davacının «zayi» etmesi nedeniyle iptaline, şeklinde hüküm kurulmuştur.
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1520 E. 2013/1818 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «bedelsizlik» iddiasının, «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmaması ve vakıanın ticari defterlerle ispatının mümkün bulunmaması nedeniyle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda “davanın reddine" karar verilmiş, ancak gerekçeli kararda asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» da hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6352 E. 2011/16055 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece kısa kararda “asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına” karar verildiği halde , gerekçeli kararda “1995 Euro'nun 27/02/2008 tarihinden geçerli olarak «reeskont faizi» ile birlikte TL karşılığı paranın davalıdan alınarak davacıya verilmesine “ şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5770 E. , 2018/45 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2015 tarih ve 2014/56-2015/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çikolata, bisküvi, şekerleme ve benzeri ürünlerinin üretim ve pazarlaması alanında faaliyet gösterdiğini, 2007/01274, 2008/00242, 2008/00421 sayılı tasarım ve 2009/23217, 2009/23218, 2009/23219 sayılı markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2013/00016-3 numaralı tasarım tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine, müvekkilinin itirazda bulunduğunu, itirazın reddine karar verildiğini, oysa ortalama tüketiciler nezdinde müvekkilleri tasarımı, markası ve fiili kullanımları ile davalının tasarımının iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun yeni ve ayırt edici olmadığını, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı kurum kararının iptalini, 2013/00016-3 numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkiline ait tasarım başvurusu ile davacının itirazına dayanak marka ve tasarımların birbirine benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu tasarımın genel izlenimini yansıtan 1.1.sıra sayılı görseli ile davacı tasarım ve markalarında küçük ayrıntılarda farklılık olduğu, davalı tasarımının yeni olmadığı, yeni olduğu kabul edilse dahi bilgilenmiş kulanıcı nezdinde bıraktığı genel izlenim ile davacı tasarımları arasında belirgin bir farklılık olmaması nedeniyle davalı tasarımının ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, sonuçta davaya konu tasarımın davacı tarafa ait 2007 01274, 2008 00242, 2008 00421 sayılı tasarım tescilleri ve 2009/23217, 2009/23218, 2009/23219 sayılı marka tescilleri karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı ve davacının tasarım ile marka tescil belgelerinde yer alan görsellerle karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, kurum kararının iptaline, tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, ... YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Nitekim, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "1- Davanın kabulüne, 2- ... YİDK 2013-T- 881 sayılı kararının iptaline, 3- 2013/00016-(3) sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 4- Kararın kesinleşmesinden sonra 554 sayılı KHK'nun 45/son hükmü uyarınca kesinleşme şerhli bir örneğinin ... Başkanlığına gönderilmesine...'' karar verilmiştir. Ancak, gerekçeli kararın gerekçe kısmında "...davanın kabulüne, ... YİDK 2013-T-881 sayılı kararının iptaline, 2013/00016-(3) sıra sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği " yazılmış iken, hüküm fıkrasında "1- Davanın kabulüne, 2- ... YİDK 2012-T-692 sayılı kararının iptaline" karar verilmiştir. Buna göre, gerekçeli kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında ve kısa karar ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılmış olduğundan, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403337400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz