Ttk 309/4
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16246 E. 2015/4776 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/309']
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ ibra↗ şirket zararı↗ temerrüt faizi↗ geçersizlik↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 2000-2001-2002 yıllarına ilişkin ibraların bilançoların gerçeği yansıtmaması nedeniyle geçersiz olduğu, bu nedenle davalıların ibra edilmiş sayılmayacakları, TTK’nın 309. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı şirketin genel müdürü olan davalı Reyha Gülerman ile genel müdür yardımcısı olan ...’ın ve mali işler müdürü olan ...’in usulsüz işlemler ile davacı şirketi zarara uğrattıkları, yapılan bir kısım ödemelerin gerçekte ticari işten kaynaklı olmayıp, davalı ...’ın hesabına aktarıldığı, anılan kişilerin bu ödemelerden sorumlu oldukları, diğer davalıların sorumluluklarının ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 318.250,00 TL’nin tamamından davalı...’ın, 188.250,00 TL’sinden davalı ...’ın, 123.000,00 TL’sinden davalı ...’in ve 60.000,00 TL’sinden davalı ...’nın sorumlu olmak üzere anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, karşı davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ile davalılardan..., ... ve ... vekilleri ile davalı ... tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili , davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2629 E. 2023/6330 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet tazminatı · kötü niyet · menfi tespit
Benzer bu kararda… 00.000,00 TL üzerinden kötü niyetli bir şekilde takip başlattığını belirterek kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla «kötü niyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklanan «menfi tespit» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16575 E. 2014/1918 K.
Ortak:ibra · şirket zararı · temerrüt faizi · geçersizlik · temerrüt · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/309']
İncelediğiniz karardaMahkemece, 2000-2001-2002 yıllarına ilişkin ibraların bilançoların gerçeği yansıtmaması nedeniyle «geçersiz» olduğu, bu nedenle davalıların «ibra» edilmiş sayılmayacakları, TTK’nın 309. maddesinde düzenlenen «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davacı şirketin genel müdürü olan davalı Reyha Gülerman ile genel müdür yardımcısı olan ...’ın ve mali işler müdürü olan ...’in usulsüz işlemler ile davacı «şirketi zarara» uğrattıkları, yapılan bir kısım ödemelerin gerçekte ticari işten kaynaklı olmayıp, davalı ...’ın hesabına aktarıldığı, anılan kişilerin bu ödemelerden sorumlu oldukları, diğer davalıların sorumluluklarının ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 318.250,00 TL’nin tamamından davalı...’ın, 188.250,00 TL’sinden davalı ...’ın, 123.000,00 TL’sinden davalı ...’in ve 60.000,00 TL’sinden davalı ...’nın sorumlu olmak üzere anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, karşı davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ile davalılardan..., ... ve ... vekilleri ile …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2000-2001-2002 yıllarına ilişkin ibraların bilançoların gerçeği yansıtmaması nedeniyle «geçersiz» olduğu, bu nedenle davalıların «ibra» edilmiş sayılmayacakları, TTK’nın 309. maddesinde düzenlenen «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davacı şirketin genel müdürü olan davalı R.
K..’nın sorumlu olmak üzere anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Asıl dava, davacı şirketin eski «yönetim kurulu» üyeleri, denetçileri ve müdürleri olan davalılar aleyhine açılan sorumluluk, karşı dava, «ibra» kararının «geçersizliğine» yönelik «genel kurul kararının iptali», birleşen dava ise davacı şirket tarafından usulsüz ödeme yapılarak uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur karinesi · rayiç bedel · kusur sorumluluğu · ispat külfeti · muvazaa · genel kurul kararının iptali · müteselsil sorumluluk · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaBu hali ile «ispat külfeti» açısından değerlendirildiğinde ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğundan» söz etmek mümkündür.
G.’ın hesabına aktarıldığı, bu işlemin de «muvazaalı» olduğu ileri sürülmüş ve mahkemece anılan işlemler yönünden mümeyyiz davalılar sorumlu tutulmuş ise de, davalıların sorumluluğunun kabul edilebilmesi için yapılan ödemeler karşılığında hiçbir mal veya hizmet alınmadığının veya «rayiç bedel» üzerinde ödeme yapıldığının veya ihtiyaç olmadığı halde mal veya hizmet alındığının ispat edilmesi gerekmekte olup, açıklanan şekilde oluşmuş bir zararın belirlene …
2- Asıl dava, davacı şirketin eski «yönetim kurulu» üyeleri, denetçileri ve müdürleri olan davalılar aleyhine açılan sorumluluk, karşı dava, «ibra» kararının «geçersizliğine» yönelik «genel kurul kararının iptali», birleşen dava ise davacı şirket tarafından usulsüz ödeme yapılarak uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Kural olarak, «yönetim kurulu» üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, öğretideki baskın görüşe göre, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan «müteselsilen sorumlu» olurlar.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2239 E. 2020/5273 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yapılan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 15.000,00 DM (taleple bağlı kalınarak (7.500,00 Euro) karşılığı 15.318,00 TL'nin dava tarihin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16246 E. , 2015/4776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/07/2012 gün ve 2005/625-2012/133 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/02/2014 gün ve 2013/16575-2014/1918 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkili şirketin 01.08.2003 tarihinde ... tarafından devir alındığını, davalıların ise devirden önceki yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile genel müdür ve genel müdür yardımcıları olduklarını, davalıların görev yaptıkları dönem içinde dava dışı ... A.Ş. ile rayiç bedelin üzerinde danışmanlık hizmet sözleşmesi yaptıklarını, müvekkili şirketi bu şekilde zarara uğrattıklarını, yine davalılardan müvekkili şirketin genel müdürü olan ...ile genel müdür yardımcısı olan ...’ın sözleşme yapma yetkisi olmadığı halde dava dışı ...Televizyon A.Ş. ile ... Satırı Kiralama Sözleşmesi yaparak rayiç bedelin üzerinde bedel ödenmesine neden olduklarını, müvekkili şirketin ihtiyacı yokken dava dışı ...’den CRM yazılım
programı satın alındığını, bu kişiye yapılan 125.250,00 TL ödemenin davalı ...’nın hesabına aktarıldığını, aynı şekilde müvekkili şirketin ihtiyacı yok iken davalı ...’nın kardeşinin ortağı olduğu dava dışı ... A.Ş. 1000 adet dekoder satın alınması için 63.000,00 TL yapılan ödemenin daha sonra davalı ...’nın hesabına aktarıldığını, davalı ...’nın ortağı olduğu dava dışı ...Ltd. Şti’ye her hangi bir teknik danışmanlık ve destek hizmeti alınmadığı halde 60.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu paranın da daha sonra davalı ...’ın hesabına aktarıldığını, ayrıca müvekkili şirkette çalışmadığı halde grup şirketlerde çalışan bir kısım kişilere maaş ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin 21.07.2000 tarihinde sermaye artırım kararı aldığı halde sermaye borcu olan ortaklardan apel alacaklarının tahsili yoluna gidilmediğini, ayrıca davalı...’ın ortağı olduğu dava dışı...[…]...ye müvekkili tarafından Eutrade yazılım programı hazırlandığını, bu programın hazırlanması için yapılan maliyetin satım bedelinin çok üzerinde olduğunu, müvekkilinin bu şekilde zarara uğratıldığını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 318.250,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ..., ..., ... ve ... vekilleri ayrı ayrı, zamanaşımı defi ile birlikte, müvekkillerinin ibra edildiklerini ve yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını, ticari hayatın gereğine uygun olarak hareket edildiğini savunarak, asıl davanın reddini, karşı dava olarak müvekkilleri hakkında sorumluluk davası açılmasına yönelik 05.04.2005 tarihli genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Diğer davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 2000-2001-2002 yıllarına ilişkin ibraların bilançoların gerçeği yansıtmaması nedeniyle geçersiz olduğu, bu nedenle davalıların ibra edilmiş sayılmayacakları, TTK’nın 309. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacı şirketin genel müdürü olan davalı Reyha Gülerman ile genel müdür yardımcısı olan ...’ın ve mali işler müdürü olan ...’in usulsüz işlemler ile davacı şirketi zarara uğrattıkları, yapılan bir kısım ödemelerin gerçekte ticari işten kaynaklı olmayıp, davalı ...’ın hesabına aktarıldığı, anılan kişilerin bu ödemelerden sorumlu oldukları, diğer davalıların sorumluluklarının ispat edilemediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile 318.250,00 TL’nin tamamından davalı...’ın, 188.250,00 TL’sinden davalı ...’ın, 123.000,00 TL’sinden davalı ...’in ve 60.000,00 TL’sinden davalı ...’nın sorumlu olmak üzere anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, karşı davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ile davalılardan..., ...
ve ... vekilleri ile davalı ... tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili , davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalılar,, ..., ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/401597600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz