Haksız rekabetin durdurulması | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1597 E. 2015/6026 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakimin reddi↗ ihtarat↗ ara karar↗ kesin süre↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ dosya masrafı↗ haksız rekabet↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde dosyanın bilirkişiye gönderilmesi için gerekli masrafların yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafça ileri sürülen hakimin reddi hususunda davacının temyizde hukuki yararının bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, haksız rekabetin tespiti ve tazminat istemine ilişkindir. Davanın çözümünün teknik bilgiyi gerektirdiği kanaati ile bilirkişi incelemesi yaptırılması düşünülmüş, 30/10/2013 tarihli celsede bilirkişi incelemesi yapılması için dosyanın ... Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne gönderilmesine, içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu üç kişilik heyetten rapor alınmasına, beher bilirkişi için 350 TL ile dosya gidiş dönüş masrafının davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiş, 25/02/2014 tarihli celsede ise 30/10/2013 tarihli ara kararın yerine getirilmesi amacıyla davacı vekiline 15 günlük kesin süre verilmesine karar verilerek, kesin sürenin sonuçları hatırlatılmış ise de, bilirkişilerin uzmanlık alanları, dosyanın gidiş dönüş masrafı, bilirkişiye tebligat ücreti hususlarında açıklık ihtiva etmeyen ara karar usulüne uygun değildir. Bu nedenle kesin süreye bağlanan ihtarat sonuç doğurmayacağından, mahkemece usulüne uygun kesin süre verilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5641 E. 2013/21599 K.
Ortak:ihtarat · kesin süre · dosya masrafı · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı vekiline verilen «kesin süre» içerisinde dosyanın bilirkişiye gönderilmesi için gerekli «masrafların» yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… r Mahkemesi'ne gönderilmesine, içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu üç kişilik heyetten rapor alınmasına, beher bilirkişi için 350 TL ile dosya gidiş dönüş «masrafının» davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiş, 25/02/2014 tarihli celsede ise 30/10/2013 tarihli «ara» kararın yerine getirilmesi amacıyla davacı vekiline 15 günlük «kesin süre» verilmesine karar verilerek, kesin sürenin sonuçları hatırlatılmış ise de, bilirkişilerin uzmanlık alanları, dosyanın gidiş dönüş masrafı, bilirkişiye «tebligat» ücreti hususlarında açıklık ihtiva etmeyen ara karar usulüne uygun değildir.
Bu nedenle «kesin süreye» bağlanan «ihtarat» sonuç doğurmayacağından, mahkemece usulüne uygun kesin süre verilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta "1.200 TL «bilirkişi ücreti», 25 TL dosyanın gidiş dönüş «masrafının» yatırılması için 2 hafta «kesin süre» verilmesi" şeklinde «ihtarat», usulüne uygun olmadığı gibi, davanın delil avansının da kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, «kesin süre» içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil avansı · gider avansı · bilirkişi ücreti · ek mehil · tahkikat · dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Mahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, «kesin süre» içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ancak bu husus tayin edilirken «kesin» mehlin konusu yerine getirilmesi halinde hukuki sonuçları ve «mehil» verilen tarafın yükümlülükleri, kararda açıkça belirtilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1597 E. , 2015/6026 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2013/221-2014/642 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firmanın müvekkiline ait tescilli terlik tasarımı aynen taklit ederek piyasaya sürmekte ve haksız menfaat temin ettiğini ileri sürerek, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile 10.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde dosyanın bilirkişiye gönderilmesi için gerekli masrafların yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafça ileri sürülen hakimin reddi hususunda davacının temyizde hukuki yararının bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Dava, haksız rekabetin tespiti ve tazminat istemine ilişkindir. Davanın çözümünün teknik bilgiyi gerektirdiği kanaati ile bilirkişi incelemesi yaptırılması düşünülmüş, 30/10/2013 tarihli celsede bilirkişi incelemesi yapılması için dosyanın ... Nöbetçi Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne gönderilmesine, içerisinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu üç kişilik heyetten rapor alınmasına, beher bilirkişi için 350 TL ile dosya gidiş dönüş masrafının davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiş, 25/02/2014 tarihli celsede ise 30/10/2013 tarihli ara kararın yerine getirilmesi amacıyla davacı vekiline 15 günlük kesin süre verilmesine karar verilerek, kesin sürenin sonuçları hatırlatılmış ise de, bilirkişilerin uzmanlık alanları, dosyanın gidiş dönüş masrafı, bilirkişiye tebligat ücreti hususlarında açıklık ihtiva etmeyen ara karar usulüne uygun değildir.
Bu nedenle kesin süreye bağlanan ihtarat sonuç doğurmayacağından, mahkemece usulüne uygun kesin süre verilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/401538900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz