6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7378 E. 2015/4805 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
virman zimmet icazet muvafakat havale yönetim kurulu kararı cy/cy kaydı karar verilmesine yer olmadığına husumet i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamına uyulmasına karar verilen yargılama sonunda, 06/10/2008 tarihli Yargıtay Bozma Kararı'nda belirtilen 49,50,58 ve 63 nolu talimatlara istinaden dava dışı...'a 29/08/2001 tarihli 500,00 TL, 25/09/2001 tarihli ...'a 750,00 TL, 27/11/2001 tarihinde de 500,00 TL ve 03/01/2001 tarihinde 625,00 TL'nin ...'e 28/02/2001 tarihinde İnta...A....hesabına 500,00 TL olmak üzere toplam 2.875,00 TL olduğu, davacı ile dava dışı ... arasında organik bağın bulunduğu, zira davacının verdiği talimatlara istinaden, mevduat hesabından 1999, 2000 ve 2001 tarihlerinde dava dışı ... tarafından toplam 14.533,58 TL'nin nakit olarak çekildiği, ...'in davaya konu edilen talimat tarihleri öncesinde davacının vekili sıfatıyla hareket ederek hesabından paralar çektiği ve sahte talimatlara istinat etse de ... tarafından çekilen paraların davacı tarafından kullanıldığı, dolayısıyla davacının davaya konu 58 ve 63 nolu talimatlar ile 27/11/2001 ve 03/01/2001 tarihinde ...'e yapılan nakit çekimleri benimsediği,...'a yapılan 50 nolu sahte talimatla 25/09/2001 tarihinde 750,00 TL'lik ödemenin de davacı tarafından benimsendiği, dava dışı ...'ın daha önceki yıllarda davacı hesabından para çekilmesi konusunda yetkilendirilmiş olduğu, 49 nolu talimat ile 29/08/2001 tarihinde ...'a yapılan 500,00 TL'lik ödeme açısından da aynı durumun söz konusu olduğu, zira banka kayıtlarına göre 2001 yılında dava dışı ... tarafından davacının verdiği talimat ile davacının hesabından 3 ayrı tarihte nakit çekimlerin yapıldığı, 64 nolu talimatla 28/02/2001 tarihinde İnta ... A....hesabına 500,00 TL'lik virmanında benimsendiği, zira davacının bu şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, davadışı ...'ın da yine şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, 2001 yılında toplam 4 kalemde muhtelif tarihlerde şirketin hesabından dava dışı...'a nakden 5.000,00 TL'nin ödendiği, dolayısıyla 64 nolu talimattaki imza sahte olsa da bu virmana davacı tarafından icazet verildiğinin kabulü gerektiği, sonuç olarak 49,50,58 ve 63 nolu talimatlardaki imzaların davacı eli ürünü olmadığı sabitse de; ödemelerin yapıldığı kişiler ile davacı arasındaki ilişki nedeniyle bu talimatlara konu toplam 2.875,00 TL'lik ödemeye davacının zımnen muvafakat ettiği, ayrıca davacının eli ürünü olmayan, başka bir deyişle sahte olan 20 nolu 12/02/2001 tarihli 500,00 TL'lik, 21 nolu 23/02/2001 tarihli 500,00 TL'lik, 25 nolu 14/03/2001 tarihli 1.000,00 TL'lik, 35 nolu 24/05/2001 tarihli 250.00 TL'lik, 36 nolu 28/05/2001 tarihli 500.00 TL'lik, 39 nolu 09/07/2001 tarihli 2.500,00 TL'lik 8 kalemde nakden ...'e ödenen toplam 6.375,00 TL'lik ödemenin ve 40 nolu talimatla 12/07/2001 tarihli 1.000,00 TL'lik, 41 nolu 16/07/2001 tarihli 500.00 TL'lik, 42 nolu 17/07/2001 tarihli 1.000,00 TL'lik, 43 nolu 18/07/2001 tarihli 750,00 TL'lik, 44 nolu 20/07/2001 tarihli 1.750,00 TL'lik ve 45 nolu 30/07/2001 tarihli 750,00 TL'lik, 50 nolu 25/09/2001 tarihli 750,00 TL'lik 7 adet talimatla toplam 6.500,00 TL'nin ...'a, 46 nolu 31/07/2001 tarihli 10.100,00 TL ve 49 nolu 29/08/2001 tarihli 500,00 TL'lik toplam 2 talimatla 10.600,00 TL'nin ... ve 500,00 TL'lik 64 nolu talimatla 28/02/2001 tarihli virmanın da İnta...A....ye yapıldığı, toplam 23.975,00 TL'lik bu ödemelerin de davalı banka çalışanı dava dışı ... tarafından değil, davacı ve organik bağının bulunduğu kişilerce kullanıldığının kabulü gerektiği, 51,52 ve 53 nolu talimatlarla 14/10/2001, 06/10/2001 ve 18/10/2001 tarihlerinde 2.356,00 TL'nin kayıtlarda bulunmadığı ve davalı banka personeli tarafından kullanıldığının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla 23.975,00 TL ve 2.356,08 TL olmak üzere toplam 26.331,08 TL tutarındaki ödemeden bankanın sorumluluğunun bulunmadığı, zira davacının bu talimatlara istinaden hesabından çekilen para ve bu paraların çekilmesinden sonra kalan hesap bakiyesi hakkında banka nezdinde bir itirazda bulunmayıp, aynı hesaba para yatırma ve çekme suretiyle devam ettiği anlaşıldığından, bu ödemelerin de davacı tarafından benimsendiği sonucuna varıldığı, her ne kadar dosyada mevcut bulunan bilirkişi raporlarında ve en son alınan 17/06/2013 tarihli raporda; davacının eli ürünü olmayan 3 adet talimat ile toplam 43.019,97 TL'den bankanın sorumlu olduğu açıklanmış ise de, davacının sonu 10 ile biten vadesiz TL hesabından 09/02/2001 tarihinde 39.959,74 TL karşılığı 58.592,00 USD döviz satışı yapılarak davacının vadesiz USD hesabına aynı miktarda alacak kaydedildiği, yine aynı hesaptan aynı tarihte 1.020,27 TL karşılığı 1.500,00 USD'lik döviz satışının yapılıp aynı tarihte USD hesabına alacak kaydının yapılıp, bu şekilde davacının USD hesabında 60.000,00 USD'lik dövizin bulunduğu ve bu tutarın talimat ile "...'e ödenen" açıklaması ile ödendiği, bu miktarın 40.980,01 TL'ye karşılık geldiği ve davacının sonu 11 ile biten vadesiz mevduat hesabından 03/02/2001 tarihinde yine sahte talimat ile ...'e ödenen açıklamalı olarak 2.000,00 TL'nin ödemesinin yapıldığı, buna göre toplam 43.019,97 TL'nin ...'e ödendiği, adı geçen kişiye yapılan bu ödemelerin de yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı tarafından benimsendiğinin kabulü gerektiği, zira ...'in davacı hesabından bir çok nakit çekme işlemi yaptığı, bu konuda davacı tarafından yetkilendirildiği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddi yönündeki ilk karar kesinleşmiş olmakla; yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan parasının davacının izni ve bilgisi olmaksızın başka hesaplara aktarıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalıların külli halef oldukları ... Bankası A.Ş. ... ...'ye 20/02/1999 tarihinde davacı tarafından 13.000,00 TL yatırıldığını, 07/12/2001 tarihinde ... […]...nin faaliyetinin durdurulduğunu, müvekkilinin hesabındaki paranın çekilmesi için bankaya başvurulduğunda; bakiyenin bulunmadığının belirtilerek ödemenin yapılmadığını, daha sonra müvekkilince verilen bir talimat ya da talebi olmadığı halde imzasının taklit edilerek, sahte virman yapılıp hesaptan paranın çekildiğinin tespit edildiğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.

Daha önce mahkemece verilen iki ayrı hüküm Dairemiz tarafından, davacının yapılan işlemlerden haberdar olup olmadığı, bu işlemlere icazet verip vermediği hususlarının belirlenmesi gerektiği yönünden bozulmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı banka hesabında bulunan paralarının kendi yakınlarına, iş ortaklarına ve ortağı bulunduğu şirkete aktarıldığı, davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğu, bu işlemlere onay verdiği, davalı banka çalışanının sözkonusu işlemler ile ilgisinin bulunmadığı, bu paraların yine davacı yakınları tarafından kullanıldığı gerekçesine yer verilmiştir. Nitekim bu kapsamda mahkemece bilirkişi raporlarına atıf yapılmak suretiyle, havale ve virmanlar tek tek değerlendirilerek, davacının ne şekilde onay verdiği hususuna yer verilmişse de; ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosya içinde örneği mevcut 08.03.2012 tarihli kararı ile davalı banka çalışanının davaya konu edilen olay nedeniyle 8 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sözkonusu kararda, katılan sıfatını haiz olan davacının zararının diğer katılanlarla birlikte tablo halinde tespit edildiği, bu kapsamda 39.959,74 TL tutarındaki davacıya ait paranın davalı banka çalışanı sanık... tarafından zimmetine geçirildiği yönünde hüküm kurulduğu ve bu kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının yapılan banka işlemlerine icazetinin belirlenmesi yönünden, anılan ceza mahkemesi kararı önemi haiz olup, mahkemece, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin değinilen dosya içeriği ve kararı değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1876 E. 2011/11620 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/7378 E.  ,  2015/4805 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/01/2014 tarih ve 2012/248-2014/17 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılardan...Bankası A.Ş. vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların külli halef oldukları ... Bankası A.Ş. ... ...'ye 20/02/1999 tarihinde davacı tarafından 13.000,00 TL'nin yatırıldığını, bu miktarın işlemiş faizi ile birlikte toplam 60.365,00 TL'ye ulaştığı, 07/12/2001 tarihinde ... […]...nin faaliyetinin durdurulduğunu, müvekkilinin hesabındaki paranın çekilmesi için bankaya başvurulduğunda; bakiyenin bulunmadığının belirtilerek ödemenin yapılmadığını, daha sonra müvekkilince verilen bir talimat yada talebi olmadığı halde imzasının taklit edilerek, sahte virman yapılıp hesaptan para çekildiğinin tespit edildiğini, sahte talimatlar ile para çektiği iddia edilen banka çalışanı ...'in ...

2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2002/62 esas sayılı dosyasında yargılanarak emniyeti suistimal suçundan cezalandırıldığını ileri sürerek, 60.365,00 TL alacağının 07/12/2001 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06/04/2006 tarihli dilekçesi ile alacak miktarını 84.514,35 TL'ye arttırararak bu miktarın ilk dava dilekçesinde istediği 60.365,00 TL'sinin asıl alacağı, geri kalan 24.149,35 TL'sinin de dava tarihine kadar işlemiş faiz olduğunu belirterek, bu miktarın tahsilini istemiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilamına uyulmasına karar verilen yargılama sonunda, 06/10/2008 tarihli Yargıtay Bozma Kararı'nda belirtilen 49,50,58 ve 63 nolu talimatlara istinaden dava dışı...'a 29/08/2001 tarihli 500,00 TL, 25/09/2001 tarihli ...'a 750,00 TL, 27/11/2001 tarihinde de 500,00 TL ve 03/01/2001 tarihinde 625,00 TL'nin ...'e 28/02/2001 tarihinde İnta...A....hesabına 500,00 TL olmak üzere toplam 2.875,00 TL olduğu, davacı ile dava dışı ... arasında organik bağın bulunduğu, zira davacının verdiği talimatlara istinaden, mevduat hesabından 1999, 2000 ve 2001 tarihlerinde dava dışı ... tarafından toplam 14.533,58 TL'nin nakit olarak çekildiği, ...'in davaya konu edilen talimat tarihleri öncesinde davacının vekili sıfatıyla hareket ederek hesabından paralar çektiği ve sahte talimatlara istinat etse de ...

tarafından çekilen paraların davacı tarafından kullanıldığı, dolayısıyla davacının davaya konu 58 ve 63 nolu talimatlar ile 27/11/2001 ve 03/01/2001 tarihinde ...'e yapılan nakit çekimleri benimsediği,...'a yapılan 50 nolu sahte talimatla 25/09/2001 tarihinde 750,00 TL'lik ödemenin de davacı tarafından benimsendiği, dava dışı ...'ın daha önceki yıllarda davacı hesabından para çekilmesi konusunda yetkilendirilmiş olduğu, 49 nolu talimat ile 29/08/2001 tarihinde ...'a yapılan 500,00 TL'lik ödeme açısından da aynı durumun söz konusu olduğu, zira banka kayıtlarına göre 2001 yılında dava dışı ... tarafından davacının verdiği talimat ile davacının hesabından 3 ayrı tarihte nakit çekimlerin yapıldığı, 64 nolu talimatla 28/02/2001 tarihinde İnta ...

A....hesabına 500,00 TL'lik virmanında benimsendiği, zira davacının bu şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu, davadışı ...'ın da yine şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, 2001 yılında toplam 4 kalemde muhtelif tarihlerde şirketin hesabından dava dışı...'a nakden 5.000,00 TL'nin ödendiği, dolayısıyla 64 nolu talimattaki imza sahte olsa da bu virmana davacı tarafından icazet verildiğinin kabulü gerektiği, sonuç olarak 49,50,58 ve 63 nolu talimatlardaki imzaların davacı eli ürünü olmadığı sabitse de; ödemelerin yapıldığı kişiler ile davacı arasındaki ilişki nedeniyle bu talimatlara konu toplam 2.875,00 TL'lik ödemeye davacının zımnen muvafakat ettiği, ayrıca davacının eli ürünü olmayan, başka bir deyişle sahte olan 20 nolu 12/02/2001 tarihli 500,00 TL'lik, 21 nolu 23/02/2001 tarihli 500,00 TL'lik, 25 nolu 14/03/2001 tarihli 1.000,00 TL'lik, 35 nolu 24/05/2001 tarihli 250.00 TL'lik, 36 nolu 28/05/2001 tarihli 500.00 TL'lik, 39 nolu 09/07/2001 tarihli 2.500,00 TL'lik 8 kalemde nakden ...'e ödenen toplam 6.375,00 TL'lik ödemenin ve 40 nolu talimatla 12/07/2001 tarihli 1.000,00 TL'lik, 41 nolu 16/07/2001 tarihli 500.00 TL'lik, 42 nolu 17/07/2001 tarihli 1.000,00 TL'lik, 43 nolu 18/07/2001 tarihli 750,00 TL'lik, 44 nolu 20/07/2001 tarihli 1.750,00 TL'lik ve 45 nolu 30/07/2001 tarihli 750,00 TL'lik, 50 nolu 25/09/2001 tarihli 750,00 TL'lik 7 adet talimatla toplam 6.500,00 TL'nin ...'a, 46 nolu 31/07/2001 tarihli 10.100,00 TL ve 49 nolu 29/08/2001 tarihli 500,00 TL'lik toplam 2 talimatla 10.600,00 TL'nin ...

ve 500,00 TL'lik 64 nolu talimatla 28/02/2001 tarihli virmanın da İnta...A....ye yapıldığı, toplam 23.975,00 TL'lik bu ödemelerin de davalı banka çalışanı dava dışı ... tarafından değil, davacı ve organik bağının bulunduğu kişilerce kullanıldığının kabulü gerektiği, 51,52 ve 53 nolu talimatlarla 14/10/2001, 06/10/2001 ve 18/10/2001 tarihlerinde 2.356,00 TL'nin kayıtlarda bulunmadığı ve davalı banka personeli tarafından kullanıldığının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla 23.975,00 TL ve 2.356,08 TL olmak üzere toplam 26.331,08 TL tutarındaki ödemeden bankanın sorumluluğunun bulunmadığı, zira davacının bu talimatlara istinaden hesabından çekilen para ve bu paraların çekilmesinden sonra kalan hesap bakiyesi hakkında banka nezdinde bir itirazda bulunmayıp, aynı hesaba para yatırma ve çekme suretiyle devam ettiği anlaşıldığından, bu ödemelerin de davacı tarafından benimsendiği sonucuna varıldığı, her ne kadar dosyada mevcut bulunan bilirkişi raporlarında ve en son alınan 17/06/2013 tarihli raporda;

davacının eli ürünü olmayan 3 adet talimat ile toplam 43.019,97 TL'den bankanın sorumlu olduğu açıklanmış ise de, davacının sonu 10 ile biten vadesiz TL hesabından 09/02/2001 tarihinde 39.959,74 TL karşılığı 58.592,00 USD döviz satışı yapılarak davacının vadesiz USD hesabına aynı miktarda alacak kaydedildiği, yine aynı hesaptan aynı tarihte 1.020,27 TL karşılığı 1.500,00 USD'lik döviz satışının yapılıp aynı tarihte USD hesabına alacak kaydının yapılıp, bu şekilde davacının USD hesabında 60.000,00 USD'lik dövizin bulunduğu ve bu tutarın talimat ile "...'e ödenen" açıklaması ile ödendiği, bu miktarın 40.980,01 TL'ye karşılık geldiği ve davacının sonu 11 ile biten vadesiz mevduat hesabından 03/02/2001 tarihinde yine sahte talimat ile ...'e ödenen açıklamalı olarak 2.000,00 TL'nin ödemesinin yapıldığı, buna göre toplam 43.019,97 TL'nin ...'e ödendiği, adı geçen kişiye yapılan bu ödemelerin de yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı tarafından benimsendiğinin kabulü gerektiği, zira ...'in davacı hesabından bir çok nakit çekme işlemi yaptığı, bu konuda davacı tarafından yetkilendirildiği gerekçesiyle, davalı ...

hakkındaki davanın husumetten reddi yönündeki ilk karar kesinleşmiş olmakla; yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının davalı banka nezdinde bulunan parasının davacının izni ve bilgisi olmaksızın başka hesaplara aktarıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalıların külli halef oldukları ... Bankası A.Ş. ... ...'ye 20/02/1999 tarihinde davacı tarafından 13.000,00 TL yatırıldığını, 07/12/2001 tarihinde ... […]...nin faaliyetinin durdurulduğunu, müvekkilinin hesabındaki paranın çekilmesi için bankaya başvurulduğunda; bakiyenin bulunmadığının belirtilerek ödemenin yapılmadığını, daha sonra müvekkilince verilen bir talimat ya da talebi olmadığı halde imzasının taklit edilerek, sahte virman yapılıp hesaptan paranın çekildiğinin tespit edildiğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.

Daha önce mahkemece verilen iki ayrı hüküm Dairemiz tarafından, davacının yapılan işlemlerden haberdar olup olmadığı, bu işlemlere icazet verip vermediği hususlarının belirlenmesi gerektiği yönünden bozulmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı banka hesabında bulunan paralarının kendi yakınlarına, iş ortaklarına ve ortağı bulunduğu şirkete aktarıldığı, davacının yapılan işlemlerden haberdar olduğu, bu işlemlere onay verdiği, davalı banka çalışanının sözkonusu işlemler ile ilgisinin bulunmadığı, bu paraların yine davacı yakınları tarafından kullanıldığı gerekçesine yer verilmiştir. Nitekim bu kapsamda mahkemece bilirkişi raporlarına atıf yapılmak suretiyle, havale ve virmanlar tek tek değerlendirilerek, davacının ne şekilde onay verdiği hususuna yer verilmişse de;

...

8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosya içinde örneği mevcut 08.03.2012 tarihli kararı ile davalı banka çalışanının davaya konu edilen olay nedeniyle 8 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sözkonusu kararda, katılan sıfatını haiz olan davacının zararının diğer katılanlarla birlikte tablo halinde tespit edildiği, bu kapsamda 39.959,74 TL tutarındaki davacıya ait paranın davalı banka çalışanı sanık... tarafından zimmetine geçirildiği yönünde hüküm kurulduğu ve bu kararın Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının yapılan banka işlemlerine icazetinin belirlenmesi yönünden, anılan ceza mahkemesi kararı önemi haiz olup, mahkemece, ...

8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin değinilen dosya içeriği ve kararı değerlendirilmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/401414200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.