6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6811 E. 2015/4641 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kollektif şirket çıkma payı kesinleşen ilam ortaklıktan çıkarılma muacceliyet kâr payı icra inkar tazminatı inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 260

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çıkma payının ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen karar ile kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, kollektif şirket ortaklığından ayrılan davacının çıkma payı bedelinin tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve ortaklık payının 1.134.599,90 TL olduğunun tesbitine ilişkin verilen karar temyiz edilmeksizin 01.04.2013 tarihinde kesinleşmiş olup, davacı tarafından işbu kararda belirlenen bedelin tahsili için 17.06.2013 tarihinde davalı şirket hakkında takip başlatılmıştır.

Kollektif şirket ortağının ortaklıktan ayrılması halinde ortaklık payının nasıl belirleneceği, ödeme şekli ve ne zaman ödeneceğine ilişkin hususlar 6102 sayılı TTK'nın 260. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Yasa’nın 262. maddesi “Çıkan veya çıkarılan ortağın 260. maddede yazılı kurallara göre hesaplanacak payı, şirket sözleşmesinde gösterilen tarihte ve şirket sözleşmesinde hüküm yoksa ayrılmadan sonra çıkarılacak ilk bilanço tarihinde ödenir” düzenlemesini içermektedir.

Her ne kadar mahkemece, davacının alacağının kesinleşen mahkeme ilamı ile belirlendiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, takip tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel olup olmadığının, yukarıda yazılı madde hükmü değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, dava şartı niteliğinde olan bu durum üzerinde durulmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2911 E. 2017/5803 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4493 E. 2021/5226 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Limited şirkette ortaklıktan çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/6811 E.  ,  2015/4641 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2013/269-2013/476 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31.03.2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken ...

9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin vermiş olduğu karar ile şirket ortaklığından ihracına karar verildiğini, anılan ilamda çıkma payı bedelinin 1.134.599,90 TL olarak belirlendiğini, kararın kesinleşmesi üzerine alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, takibe dayanak mahkeme kararının tesbit hükmünde olduğunu, davacının kesinleşmiş bir alacağının bulunmadığını, şirkete borcunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çıkma payının ...

9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen karar ile kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, kollektif şirket ortaklığından ayrılan davacının çıkma payı bedelinin tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda, ...

9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ve ortaklık payının 1.134.599,90 TL olduğunun tesbitine ilişkin verilen karar temyiz edilmeksizin 01.04.2013 tarihinde kesinleşmiş olup, davacı tarafından işbu kararda belirlenen bedelin tahsili için 17.06.2013 tarihinde davalı şirket hakkında takip başlatılmıştır.

Kollektif şirket ortağının ortaklıktan ayrılması halinde ortaklık payının nasıl belirleneceği, ödeme şekli ve ne zaman ödeneceğine ilişkin hususlar 6102 sayılı TTK'nın 260. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Yasa’nın 262. maddesi “Çıkan veya çıkarılan ortağın 260. maddede yazılı kurallara göre hesaplanacak payı, şirket sözleşmesinde gösterilen tarihte ve şirket sözleşmesinde hüküm yoksa ayrılmadan sonra çıkarılacak ilk bilanço tarihinde ödenir” düzenlemesini içermektedir.

Her ne kadar mahkemece, davacının alacağının kesinleşen mahkeme ilamı ile belirlendiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, takip tarihi itibariyle davacı alacağının muaccel olup olmadığının, yukarıda yazılı madde hükmü değerlendirilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, dava şartı niteliğinde olan bu durum üzerinde durulmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400503300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.