Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/751 E. 2015/5975 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tebligat↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin yedi emin deposu işlettiğini davalı tarafından kendisine teslim edilen araçların muhafaza ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış ve mahkemece dava reddedilmiştir. Oysa, davacının yedi eminlik kapsamında faaliyet gösterdiği ve davalı tarafından muhafaza edilmek üzere davaya konu araçların da güvenlik görevlileri tarafından tutanak isimli belge ile teslim edildiği tartışmasızdır. Davaya konu araçların tutanak ile güvenlik görevlileri tarafından davacıya teslim edilmesi olgusu karşısında davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, davalı taraf akti ilişkinin tarafı olduğuna ve davacının araç sahiplerinden otopark ücretini alamadığı sabit olduğuna göre, davalının sözleşme ilişkisi kapsamında sorumlu bulunduğu kabul edilerek, Karayolları Trafik Kanunu'nun ek 14., Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 21/2-b maddesi ve 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı milli Emlak Genel Tebligi hükümleri de nazara alınarak, davacının araç muhafaza bedelinden kaynaklanan alacaklarının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 25.09.2014 gün 2013/12333 E, 2014/14616 K sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4097 E. 2024/1800 K.
Ortak:teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkilinin yedi emin deposu işlettiğini davalı tarafından kendisine «teslim» edilen araçların muhafaza ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış ve mahkemece dava reddedilmiştir.
Oysa, davacının yedi eminlik kapsamında faaliyet gösterdiği ve davalı tarafından muhafaza edilmek üzere davaya konu araçların da güvenlik «görevlileri» tarafından tutanak isimli belge ile «teslim» edildiği tartışmasızdır.
Davaya konu araçların tutanak ile güvenlik «görevlileri» tarafından davacıya «teslim» edilmesi olgusu karşısında davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… 6.09.2020 tarihli ve 2018/636 E., 2020/1609 K. sayılı kararıyla; Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu, davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğu, aynı «komisyonun» kararı ile yedi eminli otopark ücretlerinin belirlenmiş olduğu, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği, 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesine göre trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazinece satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceğinin düzenlendiği, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verildiği ve 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ancak davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.00 TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, bu durumda sonuç olarak dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750,00 TL olduğu, yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenlemeler nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, davacının «ıslahı» bulunmadı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL alacak telep edildiğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500,00 TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacağın «zamanaşımına» uğradığını, «husumetin» davalı idareye yöneltilemeyeceğini, davacının varsa otopark ücretini araç sahiplerinden talep etmesi gerektiğini, çekici ücretlerinin idare tarafından ödeneceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının «teslim» alınmayan araçların satımını isteme ve bu satış üzerinden otopark ve yedi eminlik ücretini tahsil etme hakkı mevcut olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiş …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · yediemin · hizmet bedeli · müterafik kusur · keşif · muacceliyet · kazanılmış hak · mahsup
Benzer bu kararda… 6.09.2020 tarihli ve 2018/636 E., 2020/1609 K. sayılı kararıyla; Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu, davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğu, aynı «komisyonun» kararı ile yedi eminli otopark ücretlerinin belirlenmiş olduğu, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği, 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesine göre trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazinece satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceğinin düzenlendiği, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verildiği ve 2918 sayılı Kanunu’nun Ek-14 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği, açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ancak davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğu, bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.00 TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52 nci maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, bu durumda sonuç olarak dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750,00 TL olduğu, yukarıda anılan mevzuat hükümleri gereğince satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenlemeler nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, davacının «ıslahı» bulunmadı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500,00 TL alacak telep edildiğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500,00 TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… yetinde olduğu ve tevdi ücretinin kararlaştırılmadığı, idarenin mevzuatına göre otopark sahibinin alacağının aracın gerçek malikine iadesinden veya satışından sonra «muaccel» hale geldiği, davalı idarenin tevdii ettiği araçlar nedeniyle davacının iş hacminin arttığı ve menfaat de temin ettiği, hacizli yakalamalı araçlar ya da adli merci …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2100 E. 2022/4370 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yediemin · yasal faiz · zamanaşımı
Benzer bu kararda… mına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu araçların davacı tarafından muhafaza edilmesi amacıyla ve özellikle hiç «yediemin» otoparkı bulunmaması nedeniyle davacı tarafından hizmete açılması yönünde teşvik edilerek yakalanan araçların yediemin deposunda muhafaza edilmesi, bu araçların uzun süre bu otoparkta muhafaza edilmesi, satış işlemlerinin çoğu araçta yapılmaması, bu haliyle davacının alacağının birikmesine neden olması nedeniyle alacağına ulaşamadığının anlaşıldığı, bu haliyle davacının alacağının sözleşme kurulmuş olması nedeniyle ödenmesi gerektiği, dava konusu araçların değerlerinin tespit edildiği, Milli Emlak Genel Tebliği ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 14. maddeye eklenen düzenlemeye uygun olarak satış bedelinin %25'inin geçemeyeceği yöntemi benimsenerek hesaplama yapıldığı, buna göre dava konusu araçların değerinin 219.980.- TL olduğu %25'inin 54.995.- TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, 7.500,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihi olan 27/08/2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 14.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/752 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, 47.495,00 TL araç otopark ücretinin dava tarihi olan 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, birleşen davanın TBK 146 md. düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresi içinde açılmış bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3748 E. 2022/6398 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaÇevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın görev ve sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz itirazı üzerine Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1944 E. 2022/6985 K.
Ortak:teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkilinin yedi emin deposu işlettiğini davalı tarafından kendisine «teslim» edilen araçların muhafaza ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış ve mahkemece dava reddedilmiştir.
Oysa, davacının yedi eminlik kapsamında faaliyet gösterdiği ve davalı tarafından muhafaza edilmek üzere davaya konu araçların da güvenlik «görevlileri» tarafından tutanak isimli belge ile «teslim» edildiği tartışmasızdır.
Davaya konu araçların tutanak ile güvenlik «görevlileri» tarafından davacıya «teslim» edilmesi olgusu karşısında davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı «komisyon» tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında «ıslaha» rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · yediemin · hizmet bedeli · müterafik kusur · keşif · muacceliyet · mahsup · komisyon
Benzer bu kararda… sayılı Şanlıurfa Valiliği İl Trafik Komisyon Başkanlığı kararı ile davacının işletmekte olduğu, Şanlıurfa'da Mardin yolu üzeri Sırrın mevkiinde bulunan otoparkının «yedieminli» otopark olarak kullanılmasına ilişkin karar verildiği ve bu kapsamda davacının otoparkına araçların konulduğu sabit olup artık davacı ile davalı arasında fiilen «saklama sözleşmesi» ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerektiği, Şanlıurfa İl Trafik Komisyonunun 04/03/2008 tarih 2008/12 sayılı kararı ile davacıya ait otoparkın “yed-i eminli otopark” olarak işletilmesine karar verildiği ve aynı «komisyon» tarafından “yed-i eminli otopark ücretleri” belirlenmiş olup, davacının otoparkına idari işlemle çekilen araçlar yönünden artık bu tarifedeki ücretin ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinde, trafikten men edilerek alıkonulan araçların sahipleri tarafından 6 ay içinde «teslim» alınmayan ve aranmayan araçların Hazine'ce satılarak bedellerinin emanet hesabına alınarak, bu işlemler sırasında yapılan «masrafların» satış bedelinden «mahsup» edileceği düzenlenmiş olup, bu yasanın uygulanmasına yönelik çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin “Araçları kaldıran ve çekenler ile araç sahiplerinin sorumluluğu” başlıklı 121/b-2. bendine göre, araç sahiplerinin, araçlarının kaldırılıp götürülmesi sebebiyle yapılmış olan bütün masrafları ödemek zorunda olduğu yönünde paralel bir hükme yer verilmiş ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceğinin belirtildiği,açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında asıl sorumluluğun araç sahiplerine ait olması ve yedieminlik işi ile iştigal eden davacının «hizmet bedelini» en «son» çare olarak hizmete konu araçların satışı sonrasında satış suretiyle elde edilecek paradan tahsil edebilmesi gerektiği, ne var ki; uyuşmazlığa konu olayda davacının yedieminli otoparkında bulunan araçların satışı için tanınan yasal 6 aylık süre geçmesine rağmen satışın yapılmadığının da dosya kapsamıyla sabit olduğu, bu durumda yedieminlik işini meslek edinen davacının mevcut mevzuat kapsamında kendisine teslim edilen araçların satışının Hazine tarafından yapılmasını sağlamak, otopark hizmet ücretinin tahsili için gerekli girişimlerde bulunmak konusunda yeteri kadar çaba sarfetmemesi sonucu otopark ücretinin araçların değerini aşacak boyutlara kadar ulaşmasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda araçların hurda olduğu ve tüm özelliklerinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle ortalama olarak «keşif» tarihindeki hurda bedelinin 165.500.- TL olarak tespitinin yapıldığı, ancak bu miktardan TBK’nın 52 maddesi gereğince davacının «müterafık kusuru» ve araçların niteliklerinin tam belirlenememesi nedeniyle takdiren %25 indirim yapılması gerektiği, sonuç olarak, dava konusu alacağa esas teşkil eden araç bedellerinin 123.750.- TL olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek-14. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve işlemler hakkında doğabilecek tereddütleri gidermek amacıyla çıkarılan 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 2. maddesinde satışı yapılan araçların otopark ve çekici ücretlerinin satış bedelinden düşüleceği ve otopark ücreti olarak ödenecek bedel tutarının araç satış bedelinin %25'ini geçemeyeceği yönündeki düzenleme de nazara alınarak belirlenen araç bedelinin %25'i olan 30.937,50 TL davacının otopark ücreti alacağı olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında «ıslaha» rastlanılmadığı, davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 7.500.- TL alacağının ödetilmesini istediği, bu durumda taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 7.500.- TL alacağı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 7.500.- TL alacağın 23.06.2010 dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… iyetinde olduğu ve tevdi ücretinin kararlaştırılmadığı idarenin mevzuatına göre otopark sahibinin alacağının aracın gerçek malikine iadesinden veya satışından sonra «muaccel» hale geldiği, davalı idarenin tevdii ettiği araçlar nedeniyle davacının iş hacmi artmakta ve menfaat de temin ettiği, hacizli yakalamalı araçlar ya da adli merci k …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/751 E. , 2015/5975 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2012 gün ve 2011/211-2012/177 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/09/2014 gün ve 2013/12333-2014/14616 sayılı kararı aleyhinde vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin otopark işletmeciliği alanında faaliyet gösterdiğini, davalının 108'i otomobil, 356'sı motosiklet olmak üzere çeşitli vasıf ve sayıda vasıtayı muhtelif tarihlerde çektirerek muhafaza edilmek üzere müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin araçların muhafazası için çeşitli giderler yaptığını, ancak davalı tarafından ücretin henüz ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ve her vasıtanın otoparka çekilmesi için çekici ücreti ve muhafaza ücreti olmak üzere 7.500 TL'nin davalıdan her bir vasıta için tevdi ve çekme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin yedi emin deposu işlettiğini davalı tarafından kendisine teslim edilen araçların muhafaza ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış ve mahkemece dava reddedilmiştir. Oysa, davacının yedi eminlik kapsamında faaliyet gösterdiği ve davalı tarafından muhafaza edilmek üzere davaya konu araçların da güvenlik görevlileri tarafından tutanak isimli belge ile teslim edildiği tartışmasızdır. Davaya konu araçların tutanak ile güvenlik görevlileri tarafından davacıya teslim edilmesi olgusu karşısında davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, davalı taraf akti ilişkinin tarafı olduğuna ve davacının araç sahiplerinden otopark ücretini alamadığı sabit olduğuna göre, davalının sözleşme ilişkisi kapsamında sorumlu bulunduğu kabul edilerek, Karayolları Trafik Kanunu'nun ek 14., Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 21/2-b maddesi ve 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı milli Emlak Genel Tebligi hükümleri de nazara alınarak, davacının araç muhafaza bedelinden kaynaklanan alacaklarının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 25.09.2014 gün 2013/12333 E, 2014/14616 K sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.09.2014 gün 2013/12333 E, 2014/14616 K sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 28/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/398224500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz