Yargıtay 11. HD 2014/16201/2015/5014
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16201 E. 2015/5014 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 28.05.2014 gün 2014/3993 E, 2014/9925 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14958 E. 2016/9925 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13120 E. 2011/8721 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturaya itiraz edilmemesi · faturaya itiraz · birim fiyat · ispat külfeti · temerrüt tarihi · istirdat · bilirkişi incelemesi · ihtarname
Benzer bu karardaOysa, Dairemizin bozma ilamında “taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı konusunda bir çekişmenin bulunmadığı, buna göre TTK’nun 23. maddesi uyarınca «faturalara itiraz edilmemiş» olması halinin, sadece harcama bedel veya «birim fiyatının» faturada belirtilen miktardan ibaret olduğunun kabulü anlamına geldiği, faturada yazılı malın verildiği anlamına gelmediği, faturaları düzenleyenin, faturada yazılı malı «teslim» ettiğini veya hizmeti yaptığını ayrıca ispatlamak zorunda olduğu" belirtilmiştir.
2-Kabule göre de, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının 3. bendinde açıklandığı üzere, kabul edilen kısım bakımından, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» 18.12.2003 tarihinde davalıya tebliğ edildiği gözetilerek, buna göre «temerrüt tarihinin» belirlenmesi gerekirken dava tarihinden faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Dava, taraflar arasında kurulu bulunan gemi işletmeciliği sözleşmesine dayalı olarak, fazla ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu durumda, faturaya konu hizmetin yapıldığının «ispat külfeti» davalıya aittir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16201 E. , 2015/5014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/11/2013 gün ve 2012/517-2013/812 sayılı kararı bozan Daire’nin 28/05/2014 gün ve 2014/3993-2014/9925 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 12.09.1988 tarihinde 2099 sicil kaydı ile Ticaret Sicil kaydını yaptırdığını ve o günden beri merkezi ... İli olmak üzere ticari faaliyetlerine davam ettiğini, 16.01.1996 tarihinde de marka tescilini yaptırdığını, Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 31.01.2011 tarih ve 09324 sayılı kararıyla "..." isminin tanınmış marka olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin mevcut tesciline rağmen 6102 sayılı TTK'nın 52. maddesine aykırı olarak davalı şirkete ait ticari unvanın da tescil edildiği, davalı şirketin kullandığı "..." ibaresinin müvekkilinin "..." ibareli markasıyla iltibas yarattığını, ayrıca haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının müvekkilinin marka haklarına tecavüzünün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanından "..." kelimesinin ticaret sicilinden terkinine, hükmün ilanına, marka hakkına haksız tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 28.05.2014 gün 2014/3993 E, 2014/9925 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/398217100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz