Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8227 E. 2015/5383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ kesin süre↗ kâr kaybı↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ dosya masrafı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının kesin süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava ortak olunmadığının tespitiyle ödenen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece kesin mehil içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, bilindiği üzere davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmının belirlenmesi ise hakime bırakılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 163. (HMK 94. md.) maddesine göre hakimin belirlediği süreler kural olarak kesin değildir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin süre verilmesinin temel amacı, tarafların davayı uzatıcı ve hükmü geciktirici tutum ve davranışlarını önlemektir. Hak kaybına yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran kesin süre kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.)
Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın bilirkişi ücretini bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24.06.2013 tarihinde bilirkişi ücretini yatırmıştır. Davacı vekili müvekkilinin yurt dışında olduğunu ve bu nedenle masrafın geç yatırıldığını bildirmiştir. Bu durumda, bilirkişi ücretinin kesin süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen kesin mehilin amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi Tespit 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5503 E. 2015/3273 K.
Ortak:kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · kesin süre · kâr kaybı · istirdat · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava ortak olunmadığının tespitiyle ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece «kesin mehil» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24. …
Benzer bu karardaDava ortak olmadığının tespitiyle ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece «kesin mehil» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 23.05.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 12.09.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 03. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7970 E. 2014/10199 K.
Ortak:kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · kesin süre · kâr kaybı · istirdat · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava ortak olunmadığının tespitiyle ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece «kesin mehil» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24. …
Benzer bu karardaDava ortak olmadığının tesbitiyle ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece «kesin mehil» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 03. …
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen kesin mehlin amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2013/15826 E.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13622 E. 2014/1568 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24. …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının iddiasının değerlendirilebilmesi için «bilirkişi incelemesinin» zorunlu olduğu, verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafça «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8234 E. 2014/13031 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24. …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06. …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10811 E. 2015/7507 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24. …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK. nın 324/1-2-3 üncü maddesinin hükmü uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağının belirtildiği, 6100 sayılı yasanın 325 md. hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu, somut olayda uygulanamayacağı, dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanlarının «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı, bu durumda davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 30. …
1- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK. nın 324/1-2-3 üncü maddesinin hükmü uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağının belirtildiği, 6100 sayılı yasanın 325 md. hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu, somut olayda uygulanamayacağı, dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanlarının «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı, bu durumda davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10922 E. 2014/16630 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24. …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… esi davacının davasında haklı olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi raporu aldırılmasının zorunlu olduğu, bozma kararında incelenmesine hükmedilen hususların «bilirkişi incelemesi» yapılarak çözülebileceği, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK'nun 324/1-2-3'üncü maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, 6100 sayılı yasanın 325. maddesi hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu ve somut olayda uygulanamayacağı, bilirkişi masrafı yatırılmadığı gibi dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanları «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığından davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 10. …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu kararda… esi davacının davasında haklı olup olmadığının tespiti açısından bilirkişi raporu aldırılmasının zorunlu olduğu, bozma kararında incelenmesine hükmedilen hususların «bilirkişi incelemesi» yapılarak çözülebileceği, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücreti yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK'nun 324/1-2-3'üncü maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu, delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, 6100 sayılı yasanın 325. maddesi hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu ve somut olayda uygulanamayacağı, bilirkişi masrafı yatırılmadığı gibi dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanları «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığından davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15850 E. 2014/1577 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24. …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 10. …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13617 E. 2014/1566 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24. …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 26.02.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» üç haftalık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 23.05.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 0 …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8227 E. , 2015/5383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2013/125-2013/866 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılarca "Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi" yazılı bir belge karşılığında müvekkilinden 50.001 DM tahsil edildiğini, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği ve yüksek oranda faiz garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 49.625,98 TL'nin davalılardan tahsilini, davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının kesin süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava ortak olunmadığının tespitiyle ödenen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece kesin mehil içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ancak, bilindiği üzere davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmının belirlenmesi ise hakime bırakılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 163. (HMK 94. md.) maddesine göre hakimin belirlediği süreler kural olarak kesin değildir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin süre verilmesinin temel amacı, tarafların davayı uzatıcı ve hükmü geciktirici tutum ve davranışlarını önlemektir.
Hak kaybına yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran kesin süre kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.)
Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın bilirkişi ücretini bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24.06.2013 tarihinde bilirkişi ücretini yatırmıştır. Davacı vekili müvekkilinin yurt dışında olduğunu ve bu nedenle masrafın geç yatırıldığını bildirmiştir. Bu durumda, bilirkişi ücretinin kesin süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen kesin mehilin amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/398174800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz