Bilirkişi ücreti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8234 E. 2014/13031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi ücreti↗ kesin süre↗ kâr kaybı↗ ortaklık ilişkisi↗ bilirkişi incelemesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 03/03/2014 gün 2013/15822 Esas 2014/3920 K.sayılı kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmının belirlenmesi ise hakime bırakılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 163. (HMK 94. md.) maddesine göre hakimin belirlediği süreler kural olarak kesin değildir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir.
Kesin süre verilmesinin temel amacı, tarafların davayı uzatıcı ve hükmü geciktirici tutum ve davranışlarını önlemektir. Hak kaybına yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran kesin süre kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.)
Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın bilirkişi ücretini bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06.06.2013 tarihinde bilirkişi ücretini yatırmıştır. Bu durumda, bilirkişi ücretinin kesin süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13622 E. 2014/1568 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06. …
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının iddiasının değerlendirilebilmesi için «bilirkişi incelemesinin» zorunlu olduğu, verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafça «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7970 E. 2014/10199 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06. …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 03. …
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen kesin mehlin amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle, Dairemizin 2013/15826 E.
Dava ortak olmadığının tesbitiyle ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece «kesin mehil» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · istirdat
Benzer bu karardaDava ortak olmadığının tesbitiyle ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece «kesin mehil» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8227 E. 2015/5383 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06. …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 24. …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · istirdat · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava ortak olunmadığının tespitiyle ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece «kesin mehil» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin yurt dışında olduğunu ve bu nedenle «masrafın» geç yatırıldığını bildirmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5503 E. 2015/3273 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06. …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 23.05.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 12.09.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 03. …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, bozma ilamında belirtilen hususların incelenmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, davacının «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · istirdat
Benzer bu karardaDava ortak olmadığının tespitiyle ödenen paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece «kesin mehil» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı, verilen «kesin mehilin» amacına ulaştığı apaçık ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10811 E. 2015/7507 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06. …
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK. nın 324/1-2-3 üncü maddesinin hükmü uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağının belirtildiği, 6100 sayılı yasanın 325 md. hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu, somut olayda uygulanamayacağı, dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanlarının «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı, bu durumda davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 18.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 30. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, bilirkişiden yeniden rapor alınması için «bilirkişi ücreti» yatırılması hususunda davacıya «kesin süre» verilmesine rağmen davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, 6100 sayılı HMK. nın 324/1-2-3 üncü maddesinin hükmü uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı olduğu delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağının belirtildiği, 6100 sayılı yasanın 325 md. hükmünün üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabilir olduğu, somut olayda uygulanamayacağı, dosyada delil olarak dayanılan ortaklık kayıtları, belgeler ve taraf beyanlarının «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli bulunmadığı, bu durumda davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13617 E. 2014/1566 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06. …
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 26.02.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» üç haftalık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 23.05.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 0 …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15827 E. 2014/1576 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06. …
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15819 E. 2014/1571 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · kesin süre · kâr kaybı · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.) Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın «bilirkişi ücretini» bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06. …
Bu durumda, «bilirkişi ücretinin» «kesin» süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacının verilen «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hak «kaybına» yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran «kesin süre» kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi «masrafının» delil ikamesi avansı niteliğinde bulunduğu, delil ikamesi avansının verilen «kesin süre» içinde yatırılmaması haline dayanılan o delilden vazgeçilmiş sayılacağı, aynı Kanun'un 325. maddesinin üzerinde serbestçe tasarruf edilemeyen dava ve işlerde uygulanabileceği, davacının verilen süre içerisinde delil ikamesi avansını yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de «ortaklık ilişkisinin» geçerli olarak kurulup kurulmadığını tespite elverişli bulunmadığı, bu haliyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8234 E. , 2014/13031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2013/121-2013/555 sayılı kararını onayan Daire’nin 03/03/2014 gün 2013/15822 Esas 2014/3920 sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ... Grubu yöneticilerinin 1990’lı yıllardan itibaren yatırılan paranın istendiğinde geri ödeneceği ve yatırılan bu paralar karşılığında yüksek faiz verileceği vaadiyle binlerce kişiden para topladıklarını, müvekkilinden de 14.06.2000 tarihinde 10.000 DM tahsil edilmiş olduğunu, tahsil edilen bu para karşılığında kendisine üzerinde “hisse senedi talep formu” ibaresi bulunan bir belge verildiğini, müvekkilinin parasını geri almak istediğinde şirket yetkililerinin kendisini sürekli oyaladıklarını ve en sonunda parasının geri ödenmesinin mümkün olmadığını söylediklerini, davalıların yasal düzenlemelere aykırı şekilde para topladıklarını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkiline hisse senedi teslim edilmediğini, yönetim kurulu üyelerinin bu faaliyetleri nedeniyle yargılanarak mahkum edildiklerini, davalı ...’ın da müvekkilinden para tahsil edildiği tarihte davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle TTK’nun 336 ncı maddesi uyarınca müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, “hisse senedi talep formu” adlı belge ile hisse senedi satımı yapılamayacağının tespitine, bu doğrultuda müvekkilinin davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, müvekkilinden tahsil edilen 10.000 DM karşılığı 9.508,99 YTL’nin faiziyle birlikte iade edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 03/03/2014 gün 2013/15822 Esas 2014/3920 K.sayılı kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup mahkemece, davacının verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı, dosyadaki diğer delillerin de ortaklık ilişkisinin geçerli olarak kurulmadığının tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmının belirlenmesi ise hakime bırakılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 163. (HMK 94. md.) maddesine göre hakimin belirlediği süreler kural olarak kesin değildir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir.
Kesin süre verilmesinin temel amacı, tarafların davayı uzatıcı ve hükmü geciktirici tutum ve davranışlarını önlemektir. Hak kaybına yol açmak gibi ağır hukuki sonuçlar doğuran kesin süre kurumunun hakim tarafından dikkatli, duyarlı bir şekilde kullanılması gereklidir. (HGK'nın 28.04.2010 gün, 2010/2-221/241 E.K.)
Somut olayda; mahkemece, 25.04.2013 tarihli oturumda, davacı tarafın bilirkişi ücretini bir aylık kesin sürede yatırmasına karar verilerek duruşma 04.07.2013 gününe ertelenmiş, davacı taraf kesin süreden sonra fakat sonraki duruşma tarihinden önce 06.06.2013 tarihinde bilirkişi ücretini yatırmıştır. Bu durumda, bilirkişi ücretinin kesin süreden sonra yatırılmasının yargılamayı uzatmadığı verilen kesin mehlin amacına ulaştığı ortada olduğundan mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin 03/03/2014 gün 2013/15822 Esas 2014/3920 sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına, kararın mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 11.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345199000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz