İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17502 E. 2015/5567 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet tazminatı↗ kötü niyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davalı şirket şoförleri tarafından tutulan ve davalı tarafça itiraz edilmeyen hasar tutanakları baz alınarak davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 13.853,76 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte devamına, alacak likit olmadığından davacının % 40 icra inkar tazminatı istemi ile davalının reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26/06/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13267 E. 2014/12257 K.
Ortak:kötü niyet tazminatı · kötü niyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · hasar · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece davalı şirket şoförleri tarafından tutulan ve davalı tarafça itiraz edilmeyen «hasar» tutanakları baz alınarak davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 13.853,76 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte devamına, alacak likit olmadığından davacının % 40 «icra inkar tazminatı» istemi ile davalının reddedilen kısım yönünden «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26/06/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket şoförleri tarafından tutulan ve davalı tarafça itiraz edilmeyen «hasar» tutanakları baz alınarak yapılan hesaplama uyarınca davanın kısmen kabulünün gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 13.853,76 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte devamına, alacak likit olmadığından davacının % 40 «icra inkar tazminatı» istemi ile davalının reddedilen kısım yönünden «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Taraf «defterleri» ve dosya üzerinde yaptırılan incelemeler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, davacının davalıdan talep ettiği «hasar» bedellerine ilişkin faturaların iki grup halinde düzenlendiği, birinci grupta yer alan 3 adet, toplam tutarları 9.798,09 Euro olan faturaların davalıya gönderildiği ancak davalı tarafından 19.09.2008 tarihli «iade faturası» ile söz konusu 3 adet faturanın iade edildiği, 19.09.2008 tarihli iade faturasının 6762 sayılı TTK'nın 23. maddesinde düzenlenen 8 günlük «faturaya itiraz» süresinde düzenlenip düzenlenmediği hususunun tespit edilemediği; ikinci grupta yer alan 11 adet, toplam tutarları 5.114 Euro olan faturaların ise davalı defterlerinde hiç yer almadığı, davalıya «teslim» edilip edilmediği ve hangi tarihte teslim edildiği hususlarının ise ispatlanamadığı belirtilmiştir.
… ların onarım bedellerine ilişkin olduğunu iddia etmiş ancak söz konusu faturaların davalı tarafa tebliği ile davalı tarafça 6762 sayılı TTK'nın 23. maddesi uyarınca «itiraz süresi» içinde itiraz edilmediğini kanıtlayamadığı gibi davalı tarafından «hasar tespit tutanaklarındaki» sürücü imzalarının sürücülere ait olup olmadığı hususunun belli olmadığının da ileri sürülmüş bulunmasına rağmen bu husus üzerinde de durulmamıştır.Bu durumda davacı tarafından hasar onarım faturalarına dayalı olarak alacak isteminde bulunulmuş olmasına göre, dayanak faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini ve davalı tarafça itiraza uğramadığını ispatlaması gerekmektedir.Bunu ispatlayamadığı takdirde ise alacak isteminin dayanağı olan hasar tespit tutanaklarının geçerliliği üzerinde durulması gerekli olup, davalı tarafça hasar tespit tutanaklarına karşı itiraz edildiğinden, bu husustaki davalı itirazlarının da incelenerek sonucuna göre davalının yaptığı taşımalar sırasında taşınan araçlara hasar verdiğine ilişkin davacı iddiasının açıklığa kavuşturulması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · itiraz süresi · faturaya itiraz · cari hesap ilişkisi · iade faturası · cari hesap · eksik inceleme · teslim
Benzer bu karardaTaraf «defterleri» ve dosya üzerinde yaptırılan incelemeler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, davacının davalıdan talep ettiği «hasar» bedellerine ilişkin faturaların iki grup halinde düzenlendiği, birinci grupta yer alan 3 adet, toplam tutarları 9.798,09 Euro olan faturaların davalıya gönderildiği ancak davalı tarafından 19.09.2008 tarihli «iade faturası» ile söz konusu 3 adet faturanın iade edildiği, 19.09.2008 tarihli iade faturasının 6762 sayılı TTK'nın 23. maddesinde düzenlenen 8 günlük «faturaya itiraz» süresinde düzenlenip düzenlenmediği hususunun tespit edilemediği; ikinci grupta yer alan 11 adet, toplam tutarları 5.114 Euro olan faturaların ise davalı defterlerinde hiç yer almadığı, davalıya «teslim» edilip edilmediği ve hangi tarihte teslim edildiği hususlarının ise ispatlanamadığı belirtilmiştir.
… ların onarım bedellerine ilişkin olduğunu iddia etmiş ancak söz konusu faturaların davalı tarafa tebliği ile davalı tarafça 6762 sayılı TTK'nın 23. maddesi uyarınca «itiraz süresi» içinde itiraz edilmediğini kanıtlayamadığı gibi davalı tarafından «hasar tespit tutanaklarındaki» sürücü imzalarının sürücülere ait olup olmadığı hususunun belli olmadığının da ileri sürülmüş bulunmasına rağmen bu husus üzerinde de durulmamıştır.Bu durumda davacı tarafından hasar onarım faturalarına dayalı olarak alacak isteminde bulunulmuş olmasına göre, dayanak faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini ve davalı tarafça itiraza uğramadığını ispatlaması gerekmektedir.Bunu ispatlayamadığı takdirde ise alacak isteminin dayanağı olan hasar tespit tutanaklarının geçerliliği üzerinde durulması gerekli olup, davalı tarafça hasar tespit tutanaklarına karşı itiraz edildiğinden, bu husustaki davalı itirazlarının da incelenerek sonucuna göre davalının yaptığı taşımalar sırasında taşınan araçlara hasar verdiğine ilişkin davacı iddiasının açıklığa kavuşturulması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… arınca davalı taraf, davacıya ait araçların taşınması işini üstlenmiş olup, bu sözleşme 07.09.2008 tarihinde feshedilmekle davacı, taraflar arasında yıllara Dayanan «cari hesap ilişkisinin» doğduğunu, davalının sözleşmeye aykırı olarak taşınan araçlara zarar verdiğini, davalı firmanın davacı nezdindeki cari hesabında 31.10.2008 tarihi itibariyle 14.90 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7545 E. 2021/6982 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 11.150.-TL «asıl alacak», 41.703,32 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 52.853,32 TL'nin davalıdan tahsiline, 11.150.- TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17502 E. , 2015/5567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2012 gün ve 2009/91-2012/135 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.06.2014 gün ve 2012/13267-2014/12257 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan nakliye sözleşmesinin müvekkili tarafından feshedildiğini, davalı tarafından söz konusu sözleşmeye dayalı olarak yapılan taşıma işleri nedeniyle taraflar arasında yıllara dayanan bir cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, davalının yaptığı taşımalar sırasında sözleşmeye aykırı olarak taşınan araçlara verdiği zarar nedeniyle müvekkilinin alacağının meydana geldiğini, davalının bütün görüşme ve bildirimlere rağmen oluşan alacağı ödemediği gibi yapılan icra takibine karşı da haksız olarak itirazda bulunduğunu ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıyıcı olan müvekkilinin sözleşme devam ettiği sürece görevini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine ve davacının % 40 tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı şirket şoförleri tarafından tutulan ve davalı tarafça itiraz edilmeyen hasar tutanakları baz alınarak davanın kısmen kabulü ile davalının takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 13.853,76 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte devamına, alacak likit olmadığından davacının % 40 icra inkar tazminatı istemi ile davalının reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26/06/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 21.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397896000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz