Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15 E. 2015/5128 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari para cezası↗ teslim tutanağı↗ ceza zamanaşımı↗ şikayet↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ protokol↗ haksız rekabet↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanılarak açıldığı, ancak dava dilekçesinin içeriğine göre davanın TTK'da yer alan haksız rekabet hükümleri içerisinde çözümleneceği, zamanaşımı süresinin de TTK'na göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının 24.07.2006 tarih ve 2006/60 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereğince Çanakkale'de faaliyetten çekildiği, davacının 2001 yılından itibaren davalının fiyatlarda artış yapmayı durdurduğu ve taşıma fiyat tarifelerini maliyetin altına çektiğinden bahisle bu senelere ilişkin talepte bulunduğu gözetildiğinde haksız rekabetin oluşmasından itibaren belirlenen 3 yıllık yasal sürede davanın açılmadığı gerekçesiyle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 57 ve 58. maddeleri uyarınca tazminat istemine ilişkin olup davacı 16.10.2012 tarihli celsede 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ait zararları için davayı açtıklarını beyan etmiştir. Davalı ile Çanakkale İl Özel İdaresi arasında düzenlenen 14.08.2006 tarihli protokol ve 15.08.2006 tarihli devir teslim tutanağı ile davalının Çanakkale Boğazında bulunan hatlardaki yolcu ve araç taşıma hizmetlerini Çanakkale İl Özel İdaresine devrettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın TTK'da yer alan haksız rekabet hükümlerine göre çözüleceği, 4054 sayılı Kanunda zamanaşımı süreleri için TTK'ya atıf yapıldığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinden önce yürürlüğe giren 30.03.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde, “idari yaptırım” gerektiren eylemlerin “kabahat” niteliğindeki suçlar olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 16. maddesinde ise “idari para cezası” idari yaptırım türleri arasında sayılmıştır. Yine aynı Kanunun “Soruşturma Zamanaşımı” başlıklı 20/4.maddesinde ise “nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıl” olarak belirlenmiştir.
Dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Müruruzaman” başlıklı 60/2. maddesinde yer alan “... kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca ceza zamanaşımının BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade edilmektedir.
Somut olayda, davacının davalı aleyhine Rekabet Kuruluna şikayette bulunduğu, şikayetin reddine ilişkin Kurul kararının Danıştay 13. Daire tarafından iptal edildiği, Danıştay kararına istinaden Rekabet Kurulunca davalı aleyhine idari para cezası tesis edildiği, davalının Danıştay kararını temyiz ettiği, 01.06.2012 tarihi itibariyle temyiz incelemesinin henüz sonuçlanmadığı dosya içeriğinden anlaşılmış, bu tarihten sonra dosyanın akibeti mahkemece araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının davalı hakkındaki 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığına ilişkin şikayetinin Danıştay İdari Dava Dairelerindeki temyiz sonucunun beklenmesi, davalı tarafın zamanaşımı def’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13296 E. 2015/4424 K.
Ortak:idari para cezası · ceza zamanaşımı · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davacının davalı hakkındaki 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığına ilişkin «şikayetinin» Danıştay İdari Dava Dairelerindeki temyiz sonucunun beklenmesi, davalı tarafın «zamanaşımı def»’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… anunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade edilmektedir.
… mına göre, davanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanılarak açıldığı, ancak dava dilekçesinin içeriğine göre davanın TTK'da yer alan «haksız rekabet» hükümleri içerisinde çözümleneceği, «zamanaşımı» süresinin de TTK'na göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının 24.07.2006 tarih ve 2006/60 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereğince Çanakkale'de faaliye …
Benzer bu karardaDavalı tarafın «zamanaşımı def»’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddi kararı doğru olmadığından Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… e müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca, kanun koyucucu, «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade etmektedir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunun 16.maddesinde ise “«idari para cezası»” idari yaptırım türleri arasında sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3450 E. 2015/11139 K.
Ortak:idari para cezası · ceza zamanaşımı · şikayet · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davacının davalı hakkındaki 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığına ilişkin «şikayetinin» Danıştay İdari Dava Dairelerindeki temyiz sonucunun beklenmesi, davalı tarafın «zamanaşımı def»’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… anunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade edilmektedir.
… mına göre, davanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanılarak açıldığı, ancak dava dilekçesinin içeriğine göre davanın TTK'da yer alan «haksız rekabet» hükümleri içerisinde çözümleneceği, «zamanaşımı» süresinin de TTK'na göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının 24.07.2006 tarih ve 2006/60 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereğince Çanakkale'de faaliye …
Benzer bu karardaDavalı tarafın «zamanaşımı def»’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddi kararı doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… e müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca, kanun koyucucu, «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade etmektedir.
… dosya kapsamına göre, davacı taraf, davalının 2002 yılından itibaren davacı şirkete mal vermeyi kesme veya azaltma eylemleri sonucunda davacının zarar ederek resmi «tasfiye» sürecine girdiği, eylemlerinin 4054 Sayılı Yasa'nın 6. maddesine aykırılık oluşturduğu iddiasıyla iş bu davayı açmış ise de, davalının süresinde bulunduğu «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi zorunluluğunun bulunduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, 4054 Sayılı Yasa'da, zamanaşımı konusunda özel bir düzenleme bulunmadığından haksı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · ek tasfiye
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, davacı taraf, davalının 2002 yılından itibaren davacı şirkete mal vermeyi kesme veya azaltma eylemleri sonucunda davacının zarar ederek resmi «tasfiye» sürecine girdiği, eylemlerinin 4054 Sayılı Yasa'nın 6. maddesine aykırılık oluşturduğu iddiasıyla iş bu davayı açmış ise de, davalının süresinde bulunduğu «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi zorunluluğunun bulunduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, 4054 Sayılı Yasa'da, zamanaşımı konusunda özel bir düzenleme bulunmadığından haksı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1672 E. 2019/5015 K.
Ortak:idari para cezası · ceza zamanaşımı · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz kararda… anunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade edilmektedir.
… mına göre, davanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanılarak açıldığı, ancak dava dilekçesinin içeriğine göre davanın TTK'da yer alan «haksız rekabet» hükümleri içerisinde çözümleneceği, «zamanaşımı» süresinin de TTK'na göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının 24.07.2006 tarih ve 2006/60 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereğince Çanakkale'de faaliye …
Mahkemece, davanın TTK'da yer alan «haksız rekabet» hükümlerine göre çözüleceği, 4054 sayılı Kanunda «zamanaşımı» süreleri için TTK'ya atıf yapıldığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinden önce yürürlü …
Benzer bu kararda… arılıp idari yaptırım gerektiren fiiller niteliğine dönüştürüldüğü ve böylece kabahatlerin bir suç türü olmaktan çıkarıldığı bu nedenle de kabahatler için öngörülen «zamanaşımı» sürelerinin «ceza zamanaşımı» süreleri gibi değerlendirilerek 818 sayılı B.K’nın 60/2. maddesi kapsamında somut uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımı ned …
Dava, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi «sebebine» dayalı aynı Kanunun 57. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece Dairemizin 30.03.2015 tarih 2014/13296 E.- 2015/4424 K. sayılı bozma ilamına bozma öncesi karardan farklı bir gerekçeyle yukarıda yazılı şekilde davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… uşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” denilmek suretiyle, söz konusu eylem için nispi «idari para cezası» öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · haksız fiil · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDairemizce, verilen 30.03.2015 tarih, 2014/13296 E., 2015/4424 K. sayılı bozma kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, mahkemece verilen «direnme» kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11- …
Dava, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi «sebebine» dayalı aynı Kanunun 57. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece Dairemizin 30.03.2015 tarih 2014/13296 E.- 2015/4424 K. sayılı bozma ilamına bozma öncesi karardan farklı bir gerekçeyle yukarıda yazılı şekilde davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… a tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü ve aynı doğrultudaki 6098 sayılı TBK’nın 72/1. maddesinin «son» cümlesinde düzenlenen “...Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir «zamanaşımı» öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır” hükmü uyarınca, kanun koyucu cezayı öngören kanunlarda belirtilen zamanaşımının Borçlar …
Bu özelliğiyle kabahatlerin, sonucu idari ceza gerektiren eylemler olmakla, 6098 sayılı TBK’nın 72/1. maddesinin «son» cümlesi ve 818 sayılı BK’nın 60/2. maddesinde belirtildiği üzere “cezayı gerektiren fiil’’ kapsamında değerlendirilmesi zorunlu olup, ceza kanunları sistematiğinin değişmesi nedeniyle,idari para cezasının da teknik anlamda “ceza” olmadığı sonucuna varılamayacaktır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7383 E. 2022/2486 K.
Ortak:idari para cezası · şikayet · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, davacının davalı hakkındaki 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığına ilişkin «şikayetinin» Danıştay İdari Dava Dairelerindeki temyiz sonucunun beklenmesi, davalı tarafın «zamanaşımı def»’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… mına göre, davanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanılarak açıldığı, ancak dava dilekçesinin içeriğine göre davanın TTK'da yer alan «haksız rekabet» hükümleri içerisinde çözümleneceği, «zamanaşımı» süresinin de TTK'na göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının 24.07.2006 tarih ve 2006/60 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereğince Çanakkale'de faaliye …
Mahkemece, davanın TTK'da yer alan «haksız rekabet» hükümlerine göre çözüleceği, 4054 sayılı Kanunda «zamanaşımı» süreleri için TTK'ya atıf yapıldığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinden önce yürürlü …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalının GSM sektöründeki hakim durumunu kötüye kullandığını ileri sürerek Rekabet Kurumuna 2008 yılında (2008/2-151 sayılı dosya) «şikayette» bulunması üzerine Rekabet Kurulu 23.12.2009 tarihli kararıyla, davalının piyasadaki hakim durumunu kötüye kullandığını kabul ederek davalıya para cezası vermiştir.
Zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu 29.12.2010 tarihinde açılan davada BK.60 madde gereğince bir yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği, 765 sayılı TCK’nın yürürlükten kalkmasından sonra, daha önce ceza kanunu kapsamında yer alan kabahatler, ceza kanunları kapsamı dışında/idari ya …
Dava, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi «sebebine» dayalı aynı Kanunun 57. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece Dairemizin 30.03.2015 tarih 2014/13296 E.- 2015/4424 K. sayılı bozma ilamı öncesi karardan farklı bir gerekçeyle yukarıda yazılı şekilde davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · haksız fiil · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDairemizce, verilen 30.03.2015 tarih, 2014/13296 E., 2015/4424 K. sayılı bozma kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, mahkemece verilen «direnme» kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11- …
Dava, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi «sebebine» dayalı aynı Kanunun 57. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece Dairemizin 30.03.2015 tarih 2014/13296 E.- 2015/4424 K. sayılı bozma ilamı öncesi karardan farklı bir gerekçeyle yukarıda yazılı şekilde davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… a tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü ve aynı doğrultudaki 6098 sayılı TBK’nın 72/1. maddesinin «son» cümlesinde düzenlenen “...Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir «zamanaşımı» öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır” hükmü uyarınca, kanun koyucu cezayı öngören kanunlarda belirtilen zamanaşımının Borçlar …
Bu özelliğiyle kabahatlerin, sonucu idari ceza gerektiren eylemler olmakla, 6098 sayılı TBK’nın 72/1. maddesinin «son» cümlesi ve 818 sayılı BK’nın 60/2. maddesinde belirtildiği üzere “cezayı gerektiren fiil’’ kapsamında değerlendirilmesi zorunlu olup, ceza kanunları sistematiğinin değişmesi nedeniyle,idari para cezasının da teknik anlamda “ceza” olmadığı sonucuna varılamayacaktır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15 E. , 2015/5128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2012 tarih ve 2011/416-2012/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Çanakkale Boğazında feribotlarla araç ve yolcu taşımacılığı yaptığını, davalının Çanakkale Boğazında ve Eskihisar- Topçular hattında yaptığı taşıma hizmetlerinde 2001 yılına kadar sürekli artan bir fiyat politikası izlerken bu tarihten sonra Çanakkale Boğazı hattında taşıma ücretlerinde artış yapmayı durdurduğunu, zamanla fiyatların maliyetin dahi altına indiğini, hakim durumun kötüye kullanılması ile uygulanan fiyat politikası sonucu rakip durumundaki özel firmaların piyasa dışına itildiğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 200.000 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2006 yılından itibaren Çanakkale Boğazında taşımacılık işletmeciliği yapmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanılarak açıldığı, ancak dava dilekçesinin içeriğine göre davanın TTK'da yer alan haksız rekabet hükümleri içerisinde çözümleneceği, zamanaşımı süresinin de TTK'na göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının 24.07.2006 tarih ve 2006/60 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereğince Çanakkale'de faaliyetten çekildiği, davacının 2001 yılından itibaren davalının fiyatlarda artış yapmayı durdurduğu ve taşıma fiyat tarifelerini maliyetin altına çektiğinden bahisle bu senelere ilişkin talepte bulunduğu gözetildiğinde haksız rekabetin oluşmasından itibaren belirlenen 3 yıllık yasal sürede davanın açılmadığı gerekçesiyle zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 57 ve 58. maddeleri uyarınca tazminat istemine ilişkin olup davacı 16.10.2012 tarihli celsede 2003, 2004 ve 2005 yıllarına ait zararları için davayı açtıklarını beyan etmiştir. Davalı ile Çanakkale İl Özel İdaresi arasında düzenlenen 14.08.2006 tarihli protokol ve 15.08.2006 tarihli devir teslim tutanağı ile davalının Çanakkale Boğazında bulunan hatlardaki yolcu ve araç taşıma hizmetlerini Çanakkale İl Özel İdaresine devrettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın TTK'da yer alan haksız rekabet hükümlerine göre çözüleceği, 4054 sayılı Kanunda zamanaşımı süreleri için TTK'ya atıf yapıldığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinden önce yürürlüğe giren 30.03.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2.
maddesinde, “idari yaptırım” gerektiren eylemlerin “kabahat” niteliğindeki suçlar olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 16. maddesinde ise “idari para cezası” idari yaptırım türleri arasında sayılmıştır. Yine aynı Kanunun “Soruşturma Zamanaşımı” başlıklı 20/4.maddesinde ise “nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıl” olarak belirlenmiştir.
Dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Müruruzaman” başlıklı 60/2. maddesinde yer alan “... kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca ceza zamanaşımının BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade edilmektedir.
Somut olayda, davacının davalı aleyhine Rekabet Kuruluna şikayette bulunduğu, şikayetin reddine ilişkin Kurul kararının Danıştay 13. Daire tarafından iptal edildiği, Danıştay kararına istinaden Rekabet Kurulunca davalı aleyhine idari para cezası tesis edildiği, davalının Danıştay kararını temyiz ettiği, 01.06.2012 tarihi itibariyle temyiz incelemesinin henüz sonuçlanmadığı dosya içeriğinden anlaşılmış, bu tarihten sonra dosyanın akibeti mahkemece araştırılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının davalı hakkındaki 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığına ilişkin şikayetinin Danıştay İdari Dava Dairelerindeki temyiz sonucunun beklenmesi, davalı tarafın zamanaşımı def’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397402600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz