Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13296 E. 2015/4424 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- sekiz yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
idari para cezası↗ rekabet kurulu kararı↗ ceza zamanaşımı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15359 E, 2014/5834 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi sebebiyle aynı kanunun 57.maddesi uyarınca tazminat talep etmektedir. Söz konusu eylem 4054 sayılı Kanun’un 6.maddesinde “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun'un 16/3.maddesinde “Bu Kanun'un 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” denilmek suretiyle, söz konusu eylem için nispi idari para cezasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Nitekim söz konusu eylem sebebiyle, davacı tarafın 06.08.2008 tarihinde yaptığı başvuru üzerine de Rekabet Kurulu’nun da davalı şirketi 23.12.2009 tarih ve 09/60/1490-379 sayılı kararıyla nispi para cezasına çarptırdığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu olaydan ve dava tarihinden önce yürürlüğe giren 30.03.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2.maddesinde, “idari yaptırım” gerektiren eylemlerin “kabahat” niteliğindeki suçlar olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 16.maddesinde ise “idari para cezası” idari yaptırım türleri arasında sayılmıştır. Yine aynı Kanunun “Soruşturma Zamanaşımı” başlıklı 20/4.maddesinde ise “nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıl” olarak belirlenmiştir.
Dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Müruruzaman” başlıklı 60/2.maddesinde yer alan “Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca, kanun koyucucu, ceza zamanaşımının BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade etmektedir.
Somut olayda, davacı tarafın tazminatı gerektiren olayı öğrenerek Rekabet Kurumu’na başvurduğu 06.06.2008 tarih ile bu davaya esas 29.10.2012 dava tarihi birlikte değerlendirildiğinde dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın zamanaşımı def’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddi kararı doğru olmadığından Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3450 E. 2015/11139 K.
Ortak:idari para cezası · ceza zamanaşımı · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı sekiz yıl · Haksız Rekabet
İncelediğiniz karardaDavalı tarafın «zamanaşımı def»’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddi kararı doğru olmadığından Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… e müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca, kanun koyucucu, «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade etmektedir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunun 16.maddesinde ise “«idari para cezası»” idari yaptırım türleri arasında sayılmıştır.
Benzer bu karardaDavalı tarafın «zamanaşımı def»’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddi kararı doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… e müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca, kanun koyucucu, «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade etmektedir.
… dosya kapsamına göre, davacı taraf, davalının 2002 yılından itibaren davacı şirkete mal vermeyi kesme veya azaltma eylemleri sonucunda davacının zarar ederek resmi «tasfiye» sürecine girdiği, eylemlerinin 4054 Sayılı Yasa'nın 6. maddesine aykırılık oluşturduğu iddiasıyla iş bu davayı açmış ise de, davalının süresinde bulunduğu «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi zorunluluğunun bulunduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, 4054 Sayılı Yasa'da, zamanaşımı konusunda özel bir düzenleme bulunmadığından haksı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · şikayet · ek tasfiye
Benzer bu kararda… dosya kapsamına göre, davacı taraf, davalının 2002 yılından itibaren davacı şirkete mal vermeyi kesme veya azaltma eylemleri sonucunda davacının zarar ederek resmi «tasfiye» sürecine girdiği, eylemlerinin 4054 Sayılı Yasa'nın 6. maddesine aykırılık oluşturduğu iddiasıyla iş bu davayı açmış ise de, davalının süresinde bulunduğu «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi zorunluluğunun bulunduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmede, 4054 Sayılı Yasa'da, zamanaşımı konusunda özel bir düzenleme bulunmadığından haksı …
Dava konusu eylem sebebiyle, davacı tarafın 22.11.2005 ve 06.03.2006 tarihli «şikayetleri» üzerine Rekabet Kurulu'nca soruşturma açılarak 05.06.2007 tarih 07-47/506-181 sayılı kararı ile "ceza tertibine gerek bulunmadığına" ilişkin karar verilmiş ve davacı tarafından bu kararın iptali istemi ile Danıştay 13.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1672 E. 2019/5015 K.
Ortak:idari para cezası · ceza zamanaşımı · zamanaşımı · zamanaşımı sekiz yıl
İncelediğiniz kararda… e müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca, kanun koyucucu, «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade etmektedir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunun 16.maddesinde ise “«idari para cezası»” idari yaptırım türleri arasında sayılmıştır.
Yine aynı Kanunun “Soruşturma Zamanaşımı” başlıklı 20/4.maddesinde ise “nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde «zamanaşımı» süresi sekiz yıl” olarak belirlenmiştir.
Benzer bu kararda… arılıp idari yaptırım gerektiren fiiller niteliğine dönüştürüldüğü ve böylece kabahatlerin bir suç türü olmaktan çıkarıldığı bu nedenle de kabahatler için öngörülen «zamanaşımı» sürelerinin «ceza zamanaşımı» süreleri gibi değerlendirilerek 818 sayılı B.K’nın 60/2. maddesi kapsamında somut uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımı ned …
Dava, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi «sebebine» dayalı aynı Kanunun 57. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece Dairemizin 30.03.2015 tarih 2014/13296 E.- 2015/4424 K. sayılı bozma ilamına bozma öncesi karardan farklı bir gerekçeyle yukarıda yazılı şekilde davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… uşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” denilmek suretiyle, söz konusu eylem için nispi «idari para cezası» öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · haksız fiil · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDairemizce, verilen 30.03.2015 tarih, 2014/13296 E., 2015/4424 K. sayılı bozma kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, mahkemece verilen «direnme» kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11- …
Dava, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi «sebebine» dayalı aynı Kanunun 57. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece Dairemizin 30.03.2015 tarih 2014/13296 E.- 2015/4424 K. sayılı bozma ilamına bozma öncesi karardan farklı bir gerekçeyle yukarıda yazılı şekilde davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… a tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü ve aynı doğrultudaki 6098 sayılı TBK’nın 72/1. maddesinin «son» cümlesinde düzenlenen “...Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir «zamanaşımı» öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır” hükmü uyarınca, kanun koyucu cezayı öngören kanunlarda belirtilen zamanaşımının Borçlar …
Bu özelliğiyle kabahatlerin, sonucu idari ceza gerektiren eylemler olmakla, 6098 sayılı TBK’nın 72/1. maddesinin «son» cümlesi ve 818 sayılı BK’nın 60/2. maddesinde belirtildiği üzere “cezayı gerektiren fiil’’ kapsamında değerlendirilmesi zorunlu olup, ceza kanunları sistematiğinin değişmesi nedeniyle,idari para cezasının da teknik anlamda “ceza” olmadığı sonucuna varılamayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7383 E. 2022/2486 K.
Ortak:idari para cezası · zamanaşımı · zamanaşımı sekiz yıl
İncelediğiniz kararda5326 sayılı Kabahatler Kanunun 16.maddesinde ise “«idari para cezası»” idari yaptırım türleri arasında sayılmıştır.
Yine aynı Kanunun “Soruşturma Zamanaşımı” başlıklı 20/4.maddesinde ise “nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde «zamanaşımı» süresi sekiz yıl” olarak belirlenmiştir.
… e müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca, kanun koyucucu, «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade etmektedir.
Benzer bu karardaZamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu 29.12.2010 tarihinde açılan davada BK.60 madde gereğince bir yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği, 765 sayılı TCK’nın yürürlükten kalkmasından sonra, daha önce ceza kanunu kapsamında yer alan kabahatler, ceza kanunları kapsamı dışında/idari ya …
Dava, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi «sebebine» dayalı aynı Kanunun 57. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece Dairemizin 30.03.2015 tarih 2014/13296 E.- 2015/4424 K. sayılı bozma ilamı öncesi karardan farklı bir gerekçeyle yukarıda yazılı şekilde davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… nda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” denilmek suretiyle, söz konusu eylem için «idari para cezası» öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · şikayet · haksız fiil · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalının GSM sektöründeki hakim durumunu kötüye kullandığını ileri sürerek Rekabet Kurumuna 2008 yılında (2008/2-151 sayılı dosya) «şikayette» bulunması üzerine Rekabet Kurulu 23.12.2009 tarihli kararıyla, davalının piyasadaki hakim durumunu kötüye kullandığını kabul ederek davalıya para cezası vermiştir.
Dairemizce, verilen 30.03.2015 tarih, 2014/13296 E., 2015/4424 K. sayılı bozma kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu, mahkemece verilen «direnme» kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/11- …
Dava, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi «sebebine» dayalı aynı Kanunun 57. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece Dairemizin 30.03.2015 tarih 2014/13296 E.- 2015/4424 K. sayılı bozma ilamı öncesi karardan farklı bir gerekçeyle yukarıda yazılı şekilde davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
… a tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü ve aynı doğrultudaki 6098 sayılı TBK’nın 72/1. maddesinin «son» cümlesinde düzenlenen “...Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir «zamanaşımı» öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır” hükmü uyarınca, kanun koyucu cezayı öngören kanunlarda belirtilen zamanaşımının Borçlar …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15 E. 2015/5128 K.
Ortak:idari para cezası · ceza zamanaşımı · zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı sekiz yıl
İncelediğiniz karardaDavalı tarafın «zamanaşımı def»’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddi kararı doğru olmadığından Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… e müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca, kanun koyucucu, «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade etmektedir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunun 16.maddesinde ise “«idari para cezası»” idari yaptırım türleri arasında sayılmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacının davalı hakkındaki 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna aykırı davrandığına ilişkin «şikayetinin» Danıştay İdari Dava Dairelerindeki temyiz sonucunun beklenmesi, davalı tarafın «zamanaşımı def»’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… anunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca «ceza zamanaşımının» BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade edilmektedir.
… mına göre, davanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanılarak açıldığı, ancak dava dilekçesinin içeriğine göre davanın TTK'da yer alan «haksız rekabet» hükümleri içerisinde çözümleneceği, «zamanaşımı» süresinin de TTK'na göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının 24.07.2006 tarih ve 2006/60 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereğince Çanakkale'de faaliye …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tutanağı · şikayet · protokol · haksız rekabet · teslim
Benzer bu karardaDavalı ile Çanakkale İl Özel İdaresi arasında düzenlenen 14.08.2006 tarihli «protokol» ve 15.08.2006 tarihli devir «teslim tutanağı» ile davalının Çanakkale Boğazında bulunan hatlardaki yolcu ve araç taşıma hizmetlerini Çanakkale İl Özel İdaresine devrettiği anlaşılmaktadır.
… mına göre, davanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerine dayanılarak açıldığı, ancak dava dilekçesinin içeriğine göre davanın TTK'da yer alan «haksız rekabet» hükümleri içerisinde çözümleneceği, «zamanaşımı» süresinin de TTK'na göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının 24.07.2006 tarih ve 2006/60 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı gereğince Çanakkale'de faaliye …
Mahkemece, davanın TTK'da yer alan «haksız rekabet» hükümlerine göre çözüleceği, 4054 sayılı Kanunda «zamanaşımı» süreleri için TTK'ya atıf yapıldığı, buna göre 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dava tarihinden önce yürürlü …
Somut olayda, davacının davalı aleyhine Rekabet Kuruluna «şikayette» bulunduğu, şikayetin reddine ilişkin Kurul kararının Danıştay 13.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13296 E. , 2015/4424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 49. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2012 gün ve 2011/181-2012/97 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/03/2014 gün ve 2012/15359-2014/5834 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davasında müvekkilinin imtiyaz sözleşmesi uyarınca mobil elektronik haberleşme hizmeti sunduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının GSM ve mobil pazarlama hizmetleri pazarlarındaki hakim durumunu çeşitli yollarla fiili münhasırlık yaratmak suretiyle kötüye kullandığını, bu durumun Rekabet Kurulu'nun 23.12.2009 tarihli, 09-60/1490-379 sayılı kararıyla belirlendiğini, müvekkilinin zararının doğduğunu ileri sürerek, 5.000.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15359 E, 2014/5834 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, davalı tarafın 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6.maddesinde yasaklanan “hâkim durumun kötüye kullanılması” eylemi sebebiyle aynı kanunun 57.maddesi uyarınca tazminat talep etmektedir. Söz konusu eylem 4054 sayılı Kanun’un 6.maddesinde “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun'un 16/3.maddesinde “Bu Kanun'un 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir” denilmek suretiyle, söz konusu eylem için nispi idari para cezasının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Nitekim söz konusu eylem sebebiyle, davacı tarafın 06.08.2008 tarihinde yaptığı başvuru üzerine de Rekabet Kurulu’nun da davalı şirketi 23.12.2009 tarih ve 09/60/1490-379 sayılı kararıyla nispi para cezasına çarptırdığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu olaydan ve dava tarihinden önce yürürlüğe giren 30.03.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2.maddesinde, “idari yaptırım” gerektiren eylemlerin “kabahat” niteliğindeki suçlar olarak nitelendirildiği anlaşılmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 16.maddesinde ise “idari para cezası” idari yaptırım türleri arasında sayılmıştır. Yine aynı Kanunun “Soruşturma Zamanaşımı” başlıklı 20/4.maddesinde ise “nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıl” olarak belirlenmiştir.
Dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun “Müruruzaman” başlıklı 60/2.maddesinde yer alan “Şu kadar ki zarar ve ziyan davası, ceza kanunları mucibince müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olursa şahsi davaya da o müruru zaman tatbik olunur” hükmü uyarınca, kanun koyucucu, ceza zamanaşımının BK’daki zamanaşımından daha fazla olduğu durumlarda, hukuk davasına da ceza davasına ilişkin zamanaşımının uygulanması gerektiğini ifade etmektedir.
Somut olayda, davacı tarafın tazminatı gerektiren olayı öğrenerek Rekabet Kurumu’na başvurduğu 06.06.2008 tarih ile bu davaya esas 29.10.2012 dava tarihi birlikte değerlendirildiğinde dava zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın zamanaşımı def’inin yukarıdaki hükümler doğrultusunda değerlendirilmesi gerekirken, yerel mahkemece davanın zamanaşımı sebebiyle reddi kararı doğru olmadığından Dairemizin onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair tashihi karar sebeplerinin reddine, (2) Davacı tarafın tashihi karar talebinin yukarıdaki gerekçe doğrultusunda KABULÜ ile Dairemizin 2012/15359–2014/5834 sayılı onama kararının kaldırılarak, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172582800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz