İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4373 E. 2015/5477 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para borcu alacaklısı↗ para borcu↗ yetkisizlik itirazı↗ para alacağı↗ i̇i̇k 258↗ sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ ihtiyati hacze itiraz↗ i̇i̇k 265↗ yetki itirazı↗ sözleşmeden doğan dava↗ ifa↗ ihtiyati haciz↗ uyuşmazlık konusu↗ yetki↗ haciz↗ fatura↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, talebin para alacağına ilişkin olup alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden mahkemenin yetkili olduğu, talebe konu fatura ve sevk irsaliyesinden alacağın varlığına kanaat getirildiği, ihtiyati hacze itiraz edenin ileri sürdüğü iddiaların menfi tespit davasına konu olabileceği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkindir.
İİK’nun 258/1 ve 50/1. maddeleri uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır ve ihtiyati hacze yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Anılan Kanunu’nun 265/1. maddesi uyarınca, yetkisiz mahkemede ihtiyati haciz kararı verildiğini düşünen borçlu, mahkemenin yetkisine itiraz edebilir.
6100 sayılı HMK’nun 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yer mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Öyle ki uyuşmazlık konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Durum böyle olunca, alacaklı bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip ya da dava açabilir.
Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden, itiraz dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuş ayrıca alacaklı görünen tarafla aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür. Öte yandan takibe dayanak fatura ve sevk irsaliyesi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığını ortaya koymamaktadır. Bu durumda mahkemenin kendisini, salt para borçlarına uygulanma olanağı bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesine göre yetkili görmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1899 E. 2016/2909 K.
Ortak:para borcu alacaklısı · para borcu · sözleşmeden doğan dava · ifa · uyuşmazlık konusu · teminat
İncelediğiniz karardaÖyle ki «uyuşmazlık konusu» «sözleşmeden doğan» bir «para borcu» olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
6100 sayılı HMK’nun 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yer mahkemesinde de açılabilir.
İİK’nun «258»/1 ve 50/1. maddeleri uyarınca, para veya «teminat» borcu için takip hususunda HUMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır ve ihtiyati hacze yetkili mahkeme tarafından karar verilir.
Benzer bu karardaÖyle ki «uyuşmazlık konusu» «sözleşmeden doğan» bir «para borcu» olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yer mahkemesinde açılabilir.
İİK'nın 50/1. maddeleri uyarınca, para veya «teminat» borcu için takip hususunda HUMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili icra dairesi · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaİcra Dairesi'nin icra takibinde «yetkili icra dairesi» olduğunun kabulü gerekirken, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2575 E. 2020/4330 K.
Ortak:para alacağı · sevk irsaliyesi · irsaliye · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, talebin «para alacağına» ilişkin olup alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden mahkemenin yetkili olduğu, talebe konu «fatura» ve «sevk irsaliyesinden» alacağın varlığına kanaat getirildiği, «ihtiyati hacze itiraz» edenin ileri sürdüğü iddiaların «menfi tespit» davasına konu olabileceği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan takibe dayanak «fatura» ve «sevk irsaliyesi» taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığını ortaya koymamaktadır.
Anılan Kanunu’nun «265»/1. maddesi uyarınca, «yetkisiz» mahkemede «ihtiyati haciz» kararı verildiğini düşünen borçlu, mahkemenin «yetkisine itiraz» edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takibe konu faturaların «sevk irsaliyesinde» «teslim» alan ve imzası bulunan ...'in davalı firma çalışanı olduğu, davalı vekilinin tanık olarak bildirdiği çalışan ... talimat mahkemesine yazılan talimatla dinlenememiş ve ...'in soruşturma dosyasında davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılmış, yine davalı vekili malın teslimine ilişkin davacı tarafa «yemin teklifinde» bulunmuş ancak davalı vekili yemin teklifinden vazgeçmiş, dosyada mevcut delillerde davacının davalıya faturaya konu malları teslim ettiği subut bulduğu gerekçesiy …
Davacı, davaya konu faturadaki malların davalı çalışanına «teslim» edildiğine ilişkin imzalı «sevk irsaliyelerini» «ibraz» etmiştir.
… bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, bu nedenle 6098 sayılı Kanunun 89/1-1 maddesindeki «para alacağına» ilişkin alacaklının ikametgahı mahkemesinin «yetkisiz» olduğu, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · itirazın iptali davası · yemin · dava şartı yokluğu · satım sözleşmesi · iptal davası · usulden reddi · ibraz
Benzer bu kararda… dildiği ve dava değeri itibariyle sözleşmenin varlığı konusunda HMK'nın 200 maddesine uygun bir ispat vasıtası olmadığından davacının düzenlediği faturaya dayanarak «para alacağının» olduğundan bahisle 6098 sayılı TBK'nın 89/1-1. maddesindeki yetkiye istinaden kendi ikametgahında icra takibinde bulunması hukuken mümkün olmadığı, sözleşme ilişkisi inkar edildiği için HMK'nın 6. maddesine göre davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairelerinde ve mahkemelerinde takip yapılıp dava açılabileceği, İİK 50. madde uyarınca uyarınca takip doğru yerde yapılmadığı için «itirazın iptali davası» açısından ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı, bu durumda da eldeki davanın görülmesinin HMK'nın 114/2. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle mümkün olmadığı, gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulü ile hükmün HMK'nın 353/1-b2 maddesi kapsamında kaldırılmasına, davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takibe konu faturaların «sevk irsaliyesinde» «teslim» alan ve imzası bulunan ...'in davalı firma çalışanı olduğu, davalı vekilinin tanık olarak bildirdiği çalışan ... talimat mahkemesine yazılan talimatla dinlenememiş ve ...'in soruşturma dosyasında davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılmış, yine davalı vekili malın teslimine ilişkin davacı tarafa «yemin teklifinde» bulunmuş ancak davalı vekili yemin teklifinden vazgeçmiş, dosyada mevcut delillerde davacının davalıya faturaya konu malları teslim ettiği subut bulduğu gerekçesiy …
Davacı, davaya konu faturadaki malların davalı çalışanına «teslim» edildiğine ilişkin imzalı «sevk irsaliyelerini» «ibraz» etmiştir.
… bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, bu nedenle 6098 sayılı Kanunun 89/1-1 maddesindeki «para alacağına» ilişkin alacaklının ikametgahı mahkemesinin «yetkisiz» olduğu, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1368 E. 2017/2821 K.
Ortak:para borcu alacaklısı · para borcu · yetkisizlik itirazı · para alacağı · sözleşmeden doğan dava · ifa · yetkisizlik kararı · teminat
İncelediğiniz karardaÖyle ki «uyuşmazlık konusu» «sözleşmeden doğan» bir «para borcu» olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
Anılan Kanunu’nun «265»/1. maddesi uyarınca, «yetkisiz» mahkemede «ihtiyati haciz» kararı verildiğini düşünen borçlu, mahkemenin «yetkisine itiraz» edebilir.
6100 sayılı HMK’nun 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yer mahkemesinde de açılabilir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık «sözleşmeden doğan» bir para borcuna ilişkin olup, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, bu «para borcu alacaklının» ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin adresinin İzmit olduğu, davalı tarafından süresi içinde icra müdürlüğünün «yetkisine itiraz» edildiği, itirazın iptali davalarında dava şartlarından birisinin de yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin bulunması olduğunu, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin mevcut olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 10. maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) ./.. yerde açılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:para borcunun ifa yeri · yetkili icra dairesi · ifa yeri · dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin adresinin İzmit olduğu, davalı tarafından süresi içinde icra müdürlüğünün «yetkisine itiraz» edildiği, itirazın iptali davalarında dava şartlarından birisinin de yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibinin bulunması olduğunu, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin mevcut olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Taraflarca «para borcunun ifa yeri» bakımından alacaklının ikametgahından başka bir yer kararlaştırıldığı iddia ve ispat olunmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece alacaklının ikametgahı olan İstanbul İcra Dairesi'nin icra takibinde «yetkili icra dairesi» olduğunun kabulü gerekirken, dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yetki itirazı | İhtiyati haciz iptal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4060 E. 2013/6822 K.
Ortak:i̇i̇k 258 · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · haciz · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAnılan Kanunu’nun «265»/1. maddesi uyarınca, «yetkisiz» mahkemede «ihtiyati haciz» kararı verildiğini düşünen borçlu, mahkemenin «yetkisine itiraz» edebilir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkindir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, talebin «para alacağına» ilişkin olup alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden mahkemenin yetkili olduğu, talebe konu «fatura» ve «sevk irsaliyesinden» alacağın varlığına kanaat getirildiği, «ihtiyati hacze itiraz» edenin ileri sürdüğü iddiaların «menfi tespit» davasına konu olabileceği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe ve karara konu senetlerde «keşide yerinin» ... olarak belirtildiği, takip borçlusunun ikametgahının da ... olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile İİK'nın «258»-50 ve HMK'nın 6. maddeleri uyarınca itirazın kabulü ile «yetkisizlik» nedeniyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
… risindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, mahkemece, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun «ihtiyati haciz» kararına karşı itirazları kabul edilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesine rağmen ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından yapılan «masraflar» konusunda olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide yeri · olumsuz oy · dosya masrafı
Benzer bu kararda… risindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, mahkemece, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun «ihtiyati haciz» kararına karşı itirazları kabul edilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesine rağmen ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından yapılan «masraflar» konusunda olumlu ya da «olumsuz» karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe ve karara konu senetlerde «keşide yerinin» ... olarak belirtildiği, takip borçlusunun ikametgahının da ... olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile İİK'nın «258»-50 ve HMK'nın 6. maddeleri uyarınca itirazın kabulü ile «yetkisizlik» nedeniyle «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4373 E. , 2015/5477 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/07/2014 tarih ve 2014/34-2014/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hazce itiraz eden borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemece verildiğini, müvekkili şirketin kanuni ikametgahının ... olduğunu ve ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, ihtiyati haciz talep edenle müvekkili arasında hiçbir sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf alacaklı, ihtiyati hacze itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, talebin para alacağına ilişkin olup alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden mahkemenin yetkili olduğu, talebe konu fatura ve sevk irsaliyesinden alacağın varlığına kanaat getirildiği, ihtiyati hacze itiraz edenin ileri sürdüğü iddiaların menfi tespit davasına konu olabileceği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkindir.
İİK’nun 258/1 ve 50/1. maddeleri uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır ve ihtiyati hacze yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Anılan Kanunu’nun 265/1. maddesi uyarınca, yetkisiz mahkemede ihtiyati haciz kararı verildiğini düşünen borçlu, mahkemenin yetkisine itiraz edebilir.
6100 sayılı HMK’nun 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yer mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Öyle ki uyuşmazlık konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Durum böyle olunca, alacaklı bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip ya da dava açabilir.
Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden, itiraz dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuş ayrıca alacaklı görünen tarafla aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür. Öte yandan takibe dayanak fatura ve sevk irsaliyesi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığını ortaya koymamaktadır. Bu durumda mahkemenin kendisini, salt para borçlarına uygulanma olanağı bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesine göre yetkili görmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati hacze itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/397385800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz