6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kısmi ödeme sonrası itirazın iptali davasında mahsup ve vekalet ücreti hesabı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1902 E. 2024/1832 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davası açılmadan önce borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi halinde, ödenen kısım bakımından alacaklının davada hukuki yararı kalmaz; dava sadece ödenmeyen bakiye bakımından görülebilir. İcra takibi başladıktan sonra ancak dava açılmadan önce yapılan ödemeler, TBK 100 uyarınca öncelikle işlemiş faize, icra vekalet ücretine, harç ve takip masraflarına mahsup edilmelidir. Bu mahsup usulüne göre hesaplanan bakiye asıl alacak yanında, icra takip harç, vekalet ücreti ve masrafları da itirazın iptali kapsamına dahil edilmelidir; sadece bakiye asıl alacak üzerinden hüküm kurulması ve buna karşılık davalı yararına -sanki reddedilen bir kısım varmış gibi- vekalet ücreti takdir edilmesi hatalıdır.

Ele alınan sorunlar

Takip sonrası ancak dava açılmadan önce yapılan kısmi ödemelerin itirazın iptali davasındaki etkisi → kısmi kabul

Gerekçe: Alacaklı itirazın iptali davası açmadan önce borçlu itiraza konu borcu kısmen veya tamamen öderse, ödenen kısım bakımından davada hukuki yarar bulunmaz; zira itirazın iptali davasının amacı durmuş olan takibin devamını sağlamaktır ve bu sonuç ödeme ile zaten gerçekleşmiştir. Ödenmeyen bakiye borç yönünden dava açılabilirse de, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yarar yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra takibi sonrası yapılan ödemelerin TBK 100 uyarınca mahsup sırası → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, borçlunun icra takibinden sonra yaptığı ödemelerin icra dairesine bildirildiğini, borçlunun bakiye borç, icra harçları ve vekalet ücretini ödemediğini, bu nedenle kalan bakiye üzerinden davanın tamamının kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce yapılan ödemenin TBK'nın 100. maddesine göre öncelikle işlemiş faize, icra vekalet ücretine, harç ve takip masraflarına mahsup edilmesi gerekir. İlk derece mahkemesi, takip tarihinden kısmi ödeme tarihlerine kadar işleyen faizi doğru hesaplamış olmakla birlikte, icra masrafı, harç ve vekalet ücretini alacağa ilave etmediğinden TBK 100 uyarınca yapılan mahsup hesabı eksik kalmıştır. Ancak davacı vekili bu hesaplama yöntemine itiraz etmediğinden, hesap yöntemi bu haliyle esas alınarak bakiye asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı korunmuş, ayrıca icra harç, vekalet ücreti ve masrafları bakımından da itirazın iptaline hükmedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Davacı tarafından talep edilmeyen ödenmiş kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdiri → kabul

İddia: Davacı vekili, mahkemece dava tarihi itibariyle kalan bakiye borç yönünden hüküm kurulduktan sonra, davada reddedilen bir kısım varmış gibi davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının dava değeri olarak tüm takip tutarını göstermiş olması, ödenen miktarlar bakımından itirazın iptali talebinin var olduğu anlamına gelmez; davacının bu kısımlar için talebi bulunmadığından, itirazın iptaline karar verilen kısım dışında kalan asıl alacak bakımından sanki dava varmış gibi davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değildir. Sadece davacının takipte talep ettiği işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi ve davalı yararına vekalet ücretinin bu kısımla sınırlı tutulması gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bakiye asıl alacak yanında icra harç, vekalet ücreti ve masraflarının da itirazın iptali kapsamına alınması gerekliliği → kabul

İddia: Davacı vekili, borçlunun icra takip harçları ve vekalet ücretini ödemediğini, buna göre kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı borçlu, asıl alacağın tamamına itiraz ettiği halde borcu dava tarihinden önce kısmen ödemiş olup, davacının karar verilen miktar kadar asıl alacağı yanında icra takip harç ve masrafları ile icra vekalet ücretinden de alacağı bulunmaktadır. Bu nedenle sadece bakiye asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmayıp, TBK 100'e göre yapılan hesaba göre bakiye alacak yanında 63.817-TL üzerinden takdir olunacak icra harç, vekalet ücreti ve masrafları bakımından da itirazın iptaline karar verilmesi gerekir. Bu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

İcra takibinden sonra ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan kısmi ödemelerin hukuki yarar bakımından değerlendirilmesi ve TBK 100 uyarınca mahsup sırasının itirazın iptali davasında icra harç, vekalet ücreti ve masraflarını da kapsayacak şekilde uygulanması yönünden emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Ödenmiş kısım bakımından itirazın iptali davasında hukuki yarar bulunmadığı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali hukuki yarar TBK 100 mahsup sırası icra vekalet ücreti kısmi ödeme avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 100 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1902

KARAR NO 2024/1832

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/10/2024

NUMARASI 2023/774 Esas - 2024/581 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilin davalı şirketten cari hesap ekstresi gereği 63.817-TL alacaklı olduğu, cari hesap konusu faturalara davalının süresi içinde herhangi bir itirazı bulunmazken 28.09.2023 tarihinde 2023257 numaralı iade faturası ile 03.08.2023 tarihli 2023241 nolu faturanın iade edilmeye çalışıldığını, davalı tarafından keşide edilen iade faturası "temel fatura" olarak düzenlendiğinden söz konusu fatura Beyoğlu ...Noterliğinin 02.10.2023 tarih ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, davalının ödemeye yanaşmaması ile İstanbul ...İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının başlatılan icra takibinden sonra aşağıda belirtilen tarihlerde müvekkil hesabına;

05. 10.2023 tarihinde 2.000-TL, 10.10.2023 tarihinde 6.000-TL, 11.10.2023 tarihinde 56.000-TL, 11.10.2023 tarih 9,63-TL ödemeler yapıldığını,tahsilatların icra dairesine bildirildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; icra müdürlüğüne yapılan ödemeler sonucu (ödemelerin dava tarihinden önce yapıldığı anlaşılmakla yapılan ödemeler mahsup edilerek) 793,98-TL asıl alacak, 8,98-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 802,96-TL alacak hesaplanmakla takip öncesi davalıya ihtarname gönderilmediği gibi faturalar üzerinde de ödeme vadesi olmadığından takip öncesi islemiş faiz hesaplanmayarak hesaplanan 802,96-TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilerek,icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı tarafından, icra takibinden sonra aşağıda belirtilen tarihlerde müvekkil hesabına;

05. 10.2023 tarih 2.000-TL, 10.10.2023 tarihinde 6.000-TL, 11.10.2023 tarihinde 56.000-TL, 11.10.2023 tarihinde 9.63-TL ödemeler yapıldığını, tahsilatların icra dairesine bildirildiğini, anılan bedellerin ödendiğini kabul ettiklerini, davalı tarafından 13.10.2023 tarihinde, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine itiraz edildiğini, müvekkile yukarıda belirtilen ödemeler haricinde kalan bakiye borç, icra harçları ve vekalet ücreti ödenmediğini, dosyadan alınan bilirkişi raporunda da ödemelerin icra takibinden sonra yapıldığının belirtildiğini, borçlunun takip konusu faturalara itiraz etmediğini, yapılan icra takibinin haklılığının sabit olduğunu,mahkemece dava tarihi itibari ile kalan bakiye borç yönünden hüküm kurduktan sonra davada reddedilen herhangi bir kısım varmış gibi davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından itiraz edilen bakiye bedele ilişkin açılan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür.Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken itiraza konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak,dava açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşeceğine göre gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar olmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yarar yoktur.(Yargıtay HGK'nin 2017/11-80 Esas, 2017/889 Karar sayılı ve 03/05/2017 tarihli;

2011/19-532 Esas, 2011/640 Karar sayılı ve 19/10/2011 tarihli; 2011/13-29 Esas, 2011/56 Karar sayılı ve 09/02/2011 tarihli kararları) İcra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faiz,icra vekalet ücreti ,harç ve takip masraflarına mahsup edilmelidir. Davacı alacaklı vekili ;

05. 10.2023 tarih 2.000-TL, 10.10.2023 tarih 6.000-TL, 11.10.2023 tarih 56.000-TL, 11.10.2023 tarih 9,63-TL ödemeler yapıldığını, söz konusu tahsilatların icra dairesine bildirildiğini,kalan alacak miktarı için itirazın iptaline ,icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederek harca esas değer olarak 65.222,72-TL yi göstermiştir.Davalının icra takip tarihinde temerrüde düştüğünden takipden evvel talep edilen 1.405,72-TL işlemiş faiz isteği bakımından davacı isteğinde haksızdır. Bilirkişi tarafından takip tarihi olan 22.9.2023 tarihinden kısmi ödeme tarihlerine kadar avans faiz oranından işlemiş faiz hesaplanarak asıl alacağa ilave edilerek dava tarihi itibariyle 793.98-TL asıl alacak ,8.98-TL takipden sonra işleyen faiz kaldığı hesaplanmıştır.

Takip tarihinden kısmi ödeme tarihlerine göre faiz işletilmesi yerinde ise de ,icra masraf ,harç vekalet ücreti alacağa ilave edilmediğinden TBK 100 maddesine göre yapılan hesaplama eksik olmuştur. Ancak davacı vekili de bu hesaplama yöntemine itiraz etmemiştir.Her ne kadar dava değeri olarak tüm takip tutarı gösterilmiş ise de ; davacının ödenen miktarlar bakımından itirazın iptali talebi bulunmadığı bu nedenle sadece takipde talep ettiği işlemiş faiz bakımından istemin reddine karar verilmek gerekirken ;itirazın iptaline karar verilen kısım dışında kalan asıl alacak bakımından dava var imişçesine kalan tutarın tamamı bakımından davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır.

Davacının icra takibinde talep ettiği 63.817-TL asıl alacağı bulunduğu ,işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı , davalı borçlunun borcun tamamına itiraz ettiği halde ,asıl alacağı dava tarihinden evvel kısmi olarak ödediği ve karar verilen miktar kadar davacının alacağı yanında icra takip harç ve masrafları ve icra vekalet ücretinden alacağı bulunduğu halde sadece bakiye kalan asıl alacak nedeniyle itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle ; TBK nın 100 maddesine göre yapılan hesaba göre bakiye alacak yanında 63.817-TL üzerinden takdir olunacak icra harç ,vekalet ücreti ve masrafları bakımından itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği halde ;sadece asıl alacak bakiyesine karar verilmesi doğru değil ise de yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline ,işlemiş faiz bakımından fazla istemin reddine ;kararın kesinleşen kısımlarının aynen tekrar edilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/774 Esas - 2024/581 Karar sayılı 22/10/2024 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; Davanın kısmen kabulü ile Davalının istanbul 11. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının ( 63.817-TL üzerinden takdir olunacak ) icra harç ,vekalet ücreti ve icra masrafları ile 793,98-TL asıl alacak ve 8,98-TL işleyen faizi olmak üzere 802,96-TL üzerinden iptaline,asıl alacağa dava tarihi olan 24.11.2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına ,takipden evvel ki işlemiş faiz isteminin reddine , İcra inkar tazminatı talebinin reddine, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;

Alınması gereken 427,60-TL harcın 787,74-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 360,14-TL'nin talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan toplam 697,45-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.500-TL bilirkişi ücreti ve 138,75-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.638,75-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.495-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 802,96-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davanın red olunan kısmı üzerinden davalı lehine takdir olunan 1.405,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL arabuluculuk davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, " Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 262-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 250-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

13/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/39355 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.