İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8688 E. 2017/6959 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk ek 1. madde↗ kesin mehil↗ nakliyat emtia sigortası↗ ek mehil↗ cmr↗ ikrar↗ rücuen tazminat↗ kesin süre↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ taşıyıcı↗ asıl alacak↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sigortalısı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi olduğu ve sunulan belgelere göre 11 koli emtianın alıcısına eksik teslim edildiği, taşıyıcının zarara dair hiçbir açıklama getirmeyerek sınırlı sorumuluktan yararlanma hakkını kaybettiği ve gerçek zarardan sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.287,73 TL asıl alacak, 407,73 TL işlemiş faiz olmak üzere 6.695,46 TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği üzere dosya münderacatında dava konusu taşımaya ilişkin CMR belgesinin ve diğer belgelerin okunaklı bir örneği veyahut resmi tercümesi bulunmamaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 121. madde hükmü uyarınca, dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi gerekir. Belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda, mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine belgenin aslının verilmesini de isteyebilir (HMK madde 216). Yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf, tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır. Mahkeme kendiliğinden veya diğer tarafın talebi üzerine, belgenin resmî tercümesini de isteyebilir (HMK madde 223). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK madde 220). Bu durumda, mahkemece davaya dayanak yapılan CMR belgesinin ve dosyaya sunulmuş olan taşımaya ilişkin yabancı dildeki diğer belgelerin aslı ile birlikte resmi tercümelerini sunmak üzere davacıya usulüne uygun şekilde kesin mehil verilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4581 E. 2020/2541 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma
Benzer bu karardaBu durumda, alınan bilirkişi raporlarında, deliller hakkında yapılan yorumların denetlenebilirliği sağlanacak biçimde, dayanılan taraf delillerinin tercümesinin dosyaya kazandırılarak varılan sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» sonucu hüküm kurulması doğru olmamış, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12314 E. 2012/19270 K.
Ortak:ek mehil · kesin süre · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaİbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin «ibrazı» için «kesin» bir süre verir (HMK madde 220).
Bu durumda, mahkemece davaya dayanak yapılan CMR belgesinin ve dosyaya sunulmuş olan taşımaya ilişkin yabancı dildeki diğer belgelerin aslı ile birlikte resmi tercümelerini sunmak üzere davacıya usulüne uygun şekilde «kesin mehil» verilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında yapıldığı iddia olunan anlaşmaya istinaden davalının üstlenmiş olduğu ödemenin yapılmamış olması nedeniyle alacak istemine ilişkin olup mahkemece, verilen «kesin süreye» rağmen davacının delillerini bildirmediği ve yabancı dildeki belgelerin tercümelerini yaptırıp onaylı örneklerini «ibraz» etmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen süreye rağmen yazılı bir anlaşma, yazılı bir delil sunmadığı, yabancı dilde yazılmış bir kısım evrakın asıllarını ve onaylı tercümelerini «ibraz» etmediği, davacı tarafından davanın «takipsiz» bırakıldığı, davalının davayı takip ettiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde taraflar arasındaki yazışmalara ve Newyork'ta görülen davada sunulan belgelere delil olarak dayanılmış ve dava dilekçesi ekinde yabancı dilde bazı belgeler «ibraz» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takipsizlik kararı · zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i · zamanaşımı
Benzer bu kararda2- Ayrıca davalılar vekili, süresi içinde verdiği cevap layihasında «zamanaşımı def»'i ileri sürmüş olup mahkemece davalılar vekilinin zamanaşımı def'i konusunda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru olmayıp kararın bu yönden de davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen süreye rağmen yazılı bir anlaşma, yazılı bir delil sunmadığı, yabancı dilde yazılmış bir kısım evrakın asıllarını ve onaylı tercümelerini «ibraz» etmediği, davacı tarafından davanın «takipsiz» bırakıldığı, davalının davayı takip ettiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3380 E. 2010/9635 K.
Ortak:icra takibine itiraz · taşıyıcı · sigorta poliçesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminatın» tahsili amacıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sigortalısı ile davalı arasında «taşıma sözleşmesi» olduğu ve sunulan belgelere göre 11 koli emtianın alıcısına eksik «teslim» edildiği, «taşıyıcının» zarara dair hiçbir açıklama getirmeyerek sınırlı sorumuluktan yararlanma hakkını kaybettiği ve gerçek zarardan sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.287,73 TL «asıl alacak», 407,73 TL «işlemiş faiz» olmak üzere 6.695,46 TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davaya dayanak yapılan CMR belgesinin ve dosyaya sunulmuş olan taşımaya ilişkin yabancı dildeki diğer belgelerin aslı ile birlikte resmi tercümelerini sunmak üzere davacıya usulüne uygun şekilde «kesin mehil» verilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmayıp «asıl taşıyıcının» «acentesi» olduğu ve «hasarının» taşıma esnasında oluştuğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa davaya konu taşımanın alt ve «üst taşıyıcılar» aracılığıyla yapıldığı yönündeki iddiaların doğruluğunun belirlenebilmesi için anılan belgelerin tamamının tercümesinin yaptırılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asıl taşıyıcı · üst taşıyıcı · konşimento · rücuen tahsil · acentelik · taşıyan · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «taşıyan» olmayıp «asıl taşıyıcının» «acentesi» olduğu ve «hasarının» taşıma esnasında oluştuğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı tazminatın «rücuen tahsili» için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinde ise dava konusu «konşimentoların» tercümesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Oysa davaya konu taşımanın alt ve «üst taşıyıcılar» aracılığıyla yapıldığı yönündeki iddiaların doğruluğunun belirlenebilmesi için anılan belgelerin tamamının tercümesinin yaptırılması gerekmektedir.
1 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18720 E. 2014/5120 K.
Ortak:kesin süre · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaİbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin «ibrazı» için «kesin» bir süre verir (HMK madde 220).
Bu durumda, mahkemece davaya dayanak yapılan CMR belgesinin ve dosyaya sunulmuş olan taşımaya ilişkin yabancı dildeki diğer belgelerin aslı ile birlikte resmi tercümelerini sunmak üzere davacıya usulüne uygun şekilde «kesin mehil» verilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… , yabancı mahkeme ilamının aslında karar kesinleşme tarihinin 30.08.2011, karar tarihinin 01.03.2011 tarihi olduğu ancak mahkemeye sunulan tebliğ evraklarında karar «tebliğ tarihinin» 29.11.2010 ve 17.09.2010 tarihi olduğunun anlaşıldığı, bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafça süre talep edildiği ve yabancı mahkeme ilamının aslının kendisine verildiği, davacı vekili tarafından en «son» duruşmada sunulan yabancı mahkeme ilamı tercüme aslında karar tarihinin üzerinin karalanarak «ibraz» edildiği, yabancı mahkeme ilamının davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin verilen süre içinde sunulmadığı, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenemediği, verilen «kesin süre» içerisinde de davacı vekili tarafından bu eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebliğ tarihi · tenfiz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… , yabancı mahkeme ilamının aslında karar kesinleşme tarihinin 30.08.2011, karar tarihinin 01.03.2011 tarihi olduğu ancak mahkemeye sunulan tebliğ evraklarında karar «tebliğ tarihinin» 29.11.2010 ve 17.09.2010 tarihi olduğunun anlaşıldığı, bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafça süre talep edildiği ve yabancı mahkeme ilamının aslının kendisine verildiği, davacı vekili tarafından en «son» duruşmada sunulan yabancı mahkeme ilamı tercüme aslında karar tarihinin üzerinin karalanarak «ibraz» edildiği, yabancı mahkeme ilamının davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin verilen süre içinde sunulmadığı, dolayısıyla yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenemediği, verilen «kesin süre» içerisinde de davacı vekili tarafından bu eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8688 E. , 2017/6959 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2015 tarih ve 2014/890-2015/289 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı taşıyıcı şirket aracılığıyla karayolu ile ...'dan Hollanda'ya 9 kap ve 11 koli aluminyum profil ve aluminyum sevk edildiğini, varma yerinde 11 kolininin eksik olduğunun tespit edilip CMR üzerine not düşüldüğünü, bu nedenle sigortalı firmaya eksik emtia bedeline yönelik ödeme yapılarak zararının giderildiği ve TTK 1472 maddesine dayanarak haklarına halef olduğunu, ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının poliçe kapsamında olmayan bir lütuf ödemesi yaptığını, halefiyete dair belgeri dosyaya sunmadığı gibi CMR belgesinin tercümesinin de bulunmadığını, ziyadan sorumlu olmadıklarını, aksi halde dahi sınırlı sorumluluğun söz konusu olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sigortalısı ile davalı arasında taşıma sözleşmesi olduğu ve sunulan belgelere göre 11 koli emtianın alıcısına eksik teslim edildiği, taşıyıcının zarara dair hiçbir açıklama getirmeyerek sınırlı sorumuluktan yararlanma hakkını kaybettiği ve gerçek zarardan sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.287,73 TL asıl alacak, 407,73 TL işlemiş faiz olmak üzere 6.695,46 TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiği üzere dosya münderacatında dava konusu taşımaya ilişkin CMR belgesinin ve diğer belgelerin okunaklı bir örneği veyahut resmi tercümesi bulunmamaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 121. madde hükmü uyarınca, dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi gerekir. Belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda, mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine belgenin aslının verilmesini de isteyebilir (HMK madde 216). Yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf, tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır. Mahkeme kendiliğinden veya diğer tarafın talebi üzerine, belgenin resmî tercümesini de isteyebilir (HMK madde 223). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK madde 220).
Bu durumda, mahkemece davaya dayanak yapılan CMR belgesinin ve dosyaya sunulmuş olan taşımaya ilişkin yabancı dildeki diğer belgelerin aslı ile birlikte resmi tercümelerini sunmak üzere davacıya usulüne uygun şekilde kesin mehil verilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389290600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz