6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12314 E. 2012/19270 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek mehil takipsizlik kararı yazılı delil zamanaşımı def'i kesin süre olumsuz oy def'i zamanaşımı ibraz kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen süreye rağmen yazılı bir anlaşma, yazılı bir delil sunmadığı, yabancı dilde yazılmış bir kısım evrakın asıllarını ve onaylı tercümelerini ibraz etmediği, davacı tarafından davanın takipsiz bırakıldığı, davalının davayı takip ettiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, taraflar arasında yapıldığı iddia olunan anlaşmaya istinaden davalının üstlenmiş olduğu ödemenin yapılmamış olması nedeniyle alacak istemine ilişkin olup mahkemece, verilen kesin süreye rağmen davacının delillerini bildirmediği ve yabancı dildeki belgelerin tercümelerini yaptırıp onaylı örneklerini ibraz etmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı davayı takip etmemesine rağmen davalılar vekili davayı takip etmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde taraflar arasındaki yazışmalara ve Newyork'ta görülen davada sunulan belgelere delil olarak dayanılmış ve dava dilekçesi ekinde yabancı dilde bazı belgeler ibraz edilmiştir. Bu durumda davalı vekiline bu belgelerin tercümelerinin yaptırılması için gerekli ücreti yatırması hususunda mehil verilmesi ve sonucuna göre hareket edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Ayrıca davalılar vekili, süresi içinde verdiği cevap layihasında zamanaşımı def'i ileri sürmüş olup mahkemece davalılar vekilinin zamanaşımı def'i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmayıp kararın bu yönden de davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5868 E. 2013/8601 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Terkin

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4581 E. 2020/2541 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11697 E. 2015/8459 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3380 E. 2010/9635 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/12314 E.  ,  2012/19270 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/02/2011 tarih ve 2010/283-2011/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin İngiliz Uluslar topluluğuna bağlı British Virgin İslands'da mukim bir yatırım şirketi olduğunu, 2004 yılında müvekkilinin Rusya Federasyonunun en büyük petrol şirketi olan Tatneft'in bir kısım hisselerini elinde bulundurduğunu, Tatneft'in Tüpraş'ın satışa çıkarılan hisselerine teklif vermek için hazırlandığını, davalıların da aynı iş için hazırlanmakta bulunduğunu, 2004 yılı Şubat ayında davalılardan ...'in müvekkili ile temasa geçerek Tatneft'in Tüpraş ihalesine teklif vermesinin kanunen mümkün olmadığı, bu hususun kamuoyu nezdinde duyurmak ve kanıtlamak için hizmet vermesini teklif ettiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini, anlaşmaya göre Tatneft'in ihaleye katılmasının şirketler hukukuna göre mümkün olamayacağı iddiası ile açılacak davalar ve sair faaliyetlerin, bu amaçla müvekkilince yapılacak basın ve halkla ilişkiler kampanyalarının masraflarının müvekkile ödeneceği, Tatneft'in ihaleye katılması ya da ihaleyi aldıktan sonra Tüpraş hisselerini satın almasının yasal yollardan engellendiği takdirde açılacak ikinci ihalede tekrar teklif vermeyi, Tüpraş hisselerinin ihale sonunda davalılar tarafından satın alınması halinde hisselerin %2'sinin müvekkiline bila bedel devretmeyi, ayrıca hisselerin %10'u için müvekkili lehine iştira hakkı tanımayı davalıların taahhüt ettiğini, müvekkilinin edimini tam olarak yerine getirdiği, sözü geçen ihaleyi Tatneft'in dolaylı olarak kontrol ettiği Ephremov-Kautschhuk şirketinin kazandığını, ancak ihalenen Danıştay tarafından iptal edildiğini, bu şirketin de hisseleri elde edemediğini, müvekkilinin Tatneft'in gerçek yüzünü Türk kamuoyuna göstermek için yürüttüğü kampanyanın ihaleye girmesini engellemek için açtığı davaların elde edilen sonuca büyük katkısı olduğunu, ihale tekrarlandığında Tatneft'in katılamadığını, davalıların ilk ihaledeki tekliflerini yeni ihalede tekrarlamak hakları bulunduğu halde bunu yapmadıklarını, oysa tatneft'in ikinci ihaleye katılamaması nedeniyle kazanma şanslarının çok büyük olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirirken ABD ve Rusya Federasyonunda basın ve halkla ilişkiler uzmanları, hukuk firmaları ve benzeri profesyonellerden oluşan geniş bir ekip

ile çalıştığını, Tatneft'in dolaylı olarak kazandığı ilk ihalenin iptal olduğu ikinci ihaleye de giremediği için müvekkilinin başarılı olduğunu, yaptığı masrafların 5.000.000 USD'den daha fazla olduğunu, davalıların ikinci ihaleye girmediğini, borçlarını da ödemediğini, müvekkilinin borcun ödenmesini daha önceden de talep ettiğini, davalı adına verilen cevapta "Tüpraş ihalesinin iptal edilmediği, bu nedenle mektuptaki diğer konulara cevap verilmeyeceği" hususunun belirtildiği, dolayısıyla talep ve iddiaların inkar edilmediği, bu talebin reddi üzerine Newyork Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde açtıkları davada ...'in müvekkilinin yöneticisi ile görüştüğünü, ancak anlaşma yapıldığını kabul etmediği yönünde yeminli ifade verdiğini, bu davada davalı vekillerinin sulh teklif ettiklerini, davanın yetkisizlik nedeniyle reddedildiğini beliterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 USD alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dilekçesinde davacının adresi bulunmadığı ve Türkiye'de ikameti bulunmayan davacının teminat göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, iddia edilen anlaşmanın 2004 yılında yapıldığı şeklinde olduğundan zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanarak Rusya Federasyonu Tahkim Mahkemesi ve Yüksek Ticaret Mahkemesi, yine Hollanda, Newyork ve İsviçre Mahkemelerinde açılan davaların reddedildiğini, davacının iddia ettiği şekliyle bir anlaşmanın bulunmadığını, davacının iddiasını senetle ispatlaması gerektiği, tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığı, dava dilekçesine eklenen evrakta müvekkil şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin yaptığı bir işlem bulunmadığını, müvekkil şirketin borç altına girmesi için iki idare meclisi azalarının imzasının gerektiğini, yönetim kurulu başkanı dahi olsa ...'in tek başına atacağı imza ile şirketi temsil etmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla müvekkil şirket hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının ihalenin iptali için yaptığı hiç bir işlem ve harcamanın bulunmadığını, ihalenin iptalini Petrol-İş Sendikası'nın açtığı davanın sağladığını, dava dilekçesinde geçen bir kısım ihalelerin hukuk dışı ve adeta ihaleye fesat karıştırmak anlamına gelebilecek faaliyetleri ima etmesi halinde de BK.'nun 65.

maddesi gereği haksız veyahut ahlaka mugayir bir maksat istihsali için yapılan bir hizmet bedelinin geri alınmasının mümkün olmadığını, ikinci ihaleye müvekkili ile Anadolu Uluslararası Ticaret Taş. A.Ş.'nin oluşturduğu ortak girişim grubunun katıldığını, davacının müvekkilinin ihaleye katılmadığı yolundaki iddialarının da doğru olmadığını, dava dilekçesine ekli bir kısım evrakta müvekkilleri ile davacı arasında iddia edildiği gibi bir anlaşmanın varlığını ispatlayacak hususun, bu yönde bir beyan ya da kabulün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen süreye rağmen yazılı bir anlaşma, yazılı bir delil sunmadığı, yabancı dilde yazılmış bir kısım evrakın asıllarını ve onaylı tercümelerini ibraz etmediği, davacı tarafından davanın takipsiz bırakıldığı, davalının davayı takip ettiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, taraflar arasında yapıldığı iddia olunan anlaşmaya istinaden davalının üstlenmiş olduğu ödemenin yapılmamış olması nedeniyle alacak istemine ilişkin olup mahkemece, verilen kesin süreye rağmen davacının delillerini bildirmediği ve yabancı dildeki belgelerin tercümelerini yaptırıp onaylı örneklerini ibraz etmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı davayı takip etmemesine rağmen davalılar vekili davayı takip etmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde taraflar arasındaki yazışmalara ve Newyork'ta görülen davada sunulan belgelere delil olarak dayanılmış ve dava dilekçesi ekinde yabancı dilde bazı belgeler ibraz edilmiştir. Bu durumda davalı vekiline bu belgelerin tercümelerinin yaptırılması için gerekli ücreti yatırması hususunda mehil verilmesi ve sonucuna göre hareket edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Ayrıca davalılar vekili, süresi içinde verdiği cevap layihasında zamanaşımı def'i ileri sürmüş olup mahkemece davalılar vekilinin zamanaşımı def'i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de doğru olmayıp kararın bu yönden de davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenle de davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065725000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.