Üretim ve iş sırrı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4433 E. 2017/6926 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üretim ve iş sırrı↗ belirsiz süreli sözleşme↗ iş sırrı↗ üretim sırları↗ tbk 444↗ ceza koşulu↗ müşteri çevresi↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ sözleşmenin ihlali↗ rekabet yasağı↗ tescilsiz tasarım↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ tbk 99↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı işletmenin aynı alanda iştigal ettikleri, davalılar ile davacı arasında rekabet yasağı sözleşmenin olduğu, iş akitlerinin feshinden sonra davalıların rekabet yasağına rağmen dava dışı işletmede pasta ustası olarak çalışmaya başladıkları, davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2013/03316 sayılı çoklu tasarım tescil belgesine bağlı bir kısım pastaları dava dışı işletmede de ürettikleri, böylelikle davacı iş yerinde çalışırken edindikleri bilgileri ve ticari sırrı sözleşmenin 6. maddesine uygun olarak korumadıkları, belirsiz süreli iş sözleşmesi 6. maddesi gereğince davacının cezai şart talebinde haklı olduğu, talebe konu 40.000,00 TL cezai şartın davalıların mahvına sebep olacak nitelikte olduğu, aşırı görünen cezai koşulun 20.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiği, bu nedenlere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl ve birleşen dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihleli nedeniyle cezai şart olarak belirlenen 40.000 TL'nin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı işçilerin rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettikleri gerekçesiyle asıl ve birleşen dava kısmen kabul edilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlığa uygulanacak 6098 sayılı TBK 444/2. maddesi uyarınca işçinin rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için, işçinin işverenin müşteri çevresi ve üretim sırları hakkında ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlayacak pozisyonda çalışmış olması yanında, işçinin bu bilgileri kullanması neticesinde işverene bir zarar verebilme ihtimalinin de bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, isnat olunan eylem davacı tarafa ait tescilli tasarımların aynı ya da benzerinin davalılar tarafından rakip işyerinde üretilmesi olup, zaten tasarım tescili aşamasında yetkili makam olan Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayınlanmak suretiyle aleni olan pasta tasarımları sebebiyle herhangi bir üretim sırrının kullanıldığından sözedilemeyeceği gibi anılan eylemin dışında davalı işçilerin üretim sırrı sayılabilecek bilgileri haiz oldukları ve bu bilgileri işveren aleyhine rakip işyerinde kullandıkları ya da kullanma pozisyonunda çalıştıkları iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu nedenle yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- Asıl davada davalı ... temyizi yönünden ayrıca rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için iş sözleşmesinin işverence haklı sebeple feshi gerekirken, dosya kapsamı itibariyle iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir nedenle feshedilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü bu nedenle de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3116 E. 2019/7522 K.
Ortak:iş sırrı · üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı işletmenin aynı alanda iştigal ettikleri, davalılar ile davacı arasında «rekabet yasağı sözleşmenin» olduğu, iş akitlerinin feshinden sonra davalıların rekabet yasağına rağmen dava dışı işletmede pasta ustası olarak çalışmaya başladıkları, davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2013/03316 sayılı çoklu tasarım tescil belgesine bağlı bir kısım pastaları dava dışı işletmede de ürettikleri, böylelikle davacı iş yerinde çalışırken edindikleri bilgileri ve ticari «sırrı» sözleşmenin 6. maddesine uygun olarak korumadıkları, belirsiz süreli iş sözleşmesi 6. maddesi gereğince davacının «cezai şart» talebinde haklı olduğu, talebe konu 40.000,00 TL cezai şartın davalıların mahvına sebep olacak nitelikte olduğu, aşırı görünen «cezai koşulun» 20.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiği, bu nedenlere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlığa uygulanacak 6098 sayılı TBK 444/2. maddesi uyarınca işçinin «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için, işçinin işverenin «müşteri çevresi» ve «üretim sırları» hakkında ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlayacak pozisyonda çalışmış olması yanında, işçinin bu bilgileri kullanması neticesinde işverene bir zarar verebilme ihtimalinin de bulunması gerekmektedir.
2-Asıl ve birleşen dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin» ihleli nedeniyle «cezai şart» olarak belirlenen 40.000 TL'nin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAyrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “«rekabet yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak niteli …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmedeki «rekabet yasağı» hükmünün kelepçe mahiyetinde olduğu, «çalışma hürriyetini» engellediği, davalının pozisyonu gereği ticari «sırra» vakıf olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet aktinde yer alan «rekabet yasağına» ilişkin hükümlerin ihlali nedeniyle «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · çalışma hürriyeti · hizmet akdi · delil değerlendirmesi · hakkaniyet · geçersizlik · cy/cy kaydı · eksik inceleme
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK’nın 445/2. maddesi “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmüne haiz olup, anılan madde hükmü ile 6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakim …
Mahkemece, taraflar arasındaki «rekabet yasağı» düzenlemesinin, görev sınırlaması yapılmaması nedeniyle «hakkaniyete» aykırı olduğu, bu nedenle rekabet yasağı düzenlemesinin «geçersiz» olduğu, davalının ticari «sırra» vakıf olabilecek pozisyonda bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek», «rekabet yasağının» aşırı nitelikte olması durumunda gerekli sınırlandırılmalar yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ve «eksik incelemeye» dayalı bir karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmedeki «rekabet yasağı» hükmünün kelepçe mahiyetinde olduğu, «çalışma hürriyetini» engellediği, davalının pozisyonu gereği ticari «sırra» vakıf olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaAncak, somut uyuşmazlığa uygulanacak 6098 sayılı TBK 444/2. maddesi uyarınca işçinin «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için, işçinin işverenin «müşteri çevresi» ve «üretim sırları» hakkında ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlayacak pozisyonda çalışmış olması yanında, işçinin bu bilgileri kullanması neticesinde işverene bir zarar verebilme ihtimalinin de bulunması gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı işletmenin aynı alanda iştigal ettikleri, davalılar ile davacı arasında «rekabet yasağı sözleşmenin» olduğu, iş akitlerinin feshinden sonra davalıların rekabet yasağına rağmen dava dışı işletmede pasta ustası olarak çalışmaya başladıkları, davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2013/03316 sayılı çoklu tasarım tescil belgesine bağlı bir kısım pastaları dava dışı işletmede de ürettikleri, böylelikle davacı iş yerinde çalışırken edindikleri bilgileri ve ticari «sırrı» sözleşmenin 6. maddesine uygun olarak korumadıkları, belirsiz süreli iş sözleşmesi 6. maddesi gereğince davacının «cezai şart» talebinde haklı olduğu, talebe konu 40.000,00 TL cezai şartın davalıların mahvına sebep olacak nitelikte olduğu, aşırı görünen «cezai koşulun» 20.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiği, bu nedenlere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin» ihleli nedeniyle «cezai şart» olarak belirlenen 40.000 TL'nin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesinde (818 Sayılı B.K'nın 348) düzenlenen işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, “Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11576 E. 2018/3841 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaAncak, somut uyuşmazlığa uygulanacak 6098 sayılı TBK 444/2. maddesi uyarınca işçinin «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için, işçinin işverenin «müşteri çevresi» ve «üretim sırları» hakkında ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlayacak pozisyonda çalışmış olması yanında, işçinin bu bilgileri kullanması neticesinde işverene bir zarar verebilme ihtimalinin de bulunması gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı işletmenin aynı alanda iştigal ettikleri, davalılar ile davacı arasında «rekabet yasağı sözleşmenin» olduğu, iş akitlerinin feshinden sonra davalıların rekabet yasağına rağmen dava dışı işletmede pasta ustası olarak çalışmaya başladıkları, davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2013/03316 sayılı çoklu tasarım tescil belgesine bağlı bir kısım pastaları dava dışı işletmede de ürettikleri, böylelikle davacı iş yerinde çalışırken edindikleri bilgileri ve ticari «sırrı» sözleşmenin 6. maddesine uygun olarak korumadıkları, belirsiz süreli iş sözleşmesi 6. maddesi gereğince davacının «cezai şart» talebinde haklı olduğu, talebe konu 40.000,00 TL cezai şartın davalıların mahvına sebep olacak nitelikte olduğu, aşırı görünen «cezai koşulun» 20.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiği, bu nedenlere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin» ihleli nedeniyle «cezai şart» olarak belirlenen 40.000 TL'nin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Buna göre, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara u …
Somut olayda, davalı işçilerin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bu …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karşı edim · haksız fesih · işçilik alacakları · bozma sonrası karar · ibraname · hakkaniyet · fesih · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «haksız rekabete» dayalı tazminat ve haksız rekabetin tespiti istemiyle dava açtığı, ancak davalıların iş akitlerini haklı nedenle feshettikleri, davacı işverenin yeterli iş koşullarını sağlayamadığı ve işçi haklarının zamanında ödenmesini temin edemediği, ...İş Mahkemesinin «bozma sonrası» 2013/247-859 sayılı ve 26/12/2013 tarihli kararı ile davalı işçi ...'ın iş akdini haklı olarak feshettiğinin tesbitine karar verildiği, işbu kararın onama ile kesinleştiği, buna göre dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 352/2 maddesi uyarınca haksız rekabet için aranın «haksız fesih» şartının gerçekleşmediği, davacının zararının varlığını da ispatlayamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; ... dışındaki diğer davalıların davacı işverene karşı «işçilik alacakları» için açtıkları iş davası bulunmadığı ve «ibraname» imzalayarak işten ayrıldıkları anlaşılmıştır.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Buna göre, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara u …
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, “Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı işletmenin aynı alanda iştigal ettikleri, davalılar ile davacı arasında «rekabet yasağı sözleşmenin» olduğu, iş akitlerinin feshinden sonra davalıların rekabet yasağına rağmen dava dışı işletmede pasta ustası olarak çalışmaya başladıkları, davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2013/03316 sayılı çoklu tasarım tescil belgesine bağlı bir kısım pastaları dava dışı işletmede de ürettikleri, böylelikle davacı iş yerinde çalışırken edindikleri bilgileri ve ticari «sırrı» sözleşmenin 6. maddesine uygun olarak korumadıkları, belirsiz süreli iş sözleşmesi 6. maddesi gereğince davacının «cezai şart» talebinde haklı olduğu, talebe konu 40.000,00 TL cezai şartın davalıların mahvına sebep olacak nitelikte olduğu, aşırı görünen «cezai koşulun» 20.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiği, bu nedenlere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin» ihleli nedeniyle «cezai şart» olarak belirlenen 40.000 TL'nin tahsili istemine ilişkindir.
Ancak, somut uyuşmazlığa uygulanacak 6098 sayılı TBK 444/2. maddesi uyarınca işçinin «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için, işçinin işverenin «müşteri çevresi» ve «üretim sırları» hakkında ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlayacak pozisyonda çalışmış olması yanında, işçinin bu bilgileri kullanması neticesinde işverene bir zarar verebilme ihtimalinin de bulunması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · fiil ehliyeti · kısıtlılık · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · geçersizlik · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11383 E. 2016/6482 K.
Ortak:üretim sırları · müşteri çevresi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaAncak, somut uyuşmazlığa uygulanacak 6098 sayılı TBK 444/2. maddesi uyarınca işçinin «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için, işçinin işverenin «müşteri çevresi» ve «üretim sırları» hakkında ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlayacak pozisyonda çalışmış olması yanında, işçinin bu bilgileri kullanması neticesinde işverene bir zarar verebilme ihtimalinin de bulunması gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı işletmenin aynı alanda iştigal ettikleri, davalılar ile davacı arasında «rekabet yasağı sözleşmenin» olduğu, iş akitlerinin feshinden sonra davalıların rekabet yasağına rağmen dava dışı işletmede pasta ustası olarak çalışmaya başladıkları, davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2013/03316 sayılı çoklu tasarım tescil belgesine bağlı bir kısım pastaları dava dışı işletmede de ürettikleri, böylelikle davacı iş yerinde çalışırken edindikleri bilgileri ve ticari «sırrı» sözleşmenin 6. maddesine uygun olarak korumadıkları, belirsiz süreli iş sözleşmesi 6. maddesi gereğince davacının «cezai şart» talebinde haklı olduğu, talebe konu 40.000,00 TL cezai şartın davalıların mahvına sebep olacak nitelikte olduğu, aşırı görünen «cezai koşulun» 20.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiği, bu nedenlere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Asıl ve birleşen dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin» ihleli nedeniyle «cezai şart» olarak belirlenen 40.000 TL'nin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının çalıştığı dava dış şirket ile davacı şirketin faaliyet konuları itibariyle rakip firma olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca davacının bu çalışma nedeniyle zararının tespit edilemediği, davalının «rekabet yasağı» hükmüne aykırı hareket etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:danışmanlık sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDava, işçinin rekabet yasağından ve işçi ile işveren arasında düzenlenen «sözleşmeye aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
A.Ş. ile aralarında «danışmanlık sözleşmesi» olduğunu ve bu sözleşme gereğince danışmanlık hizmetinin davalı işçi tarafından verildiğini, dava dışı ...
A.Ş'nin «danışmanlık sözleşmesini» feshetmesinden sonra davalı işçinin ...
"Fiil «ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4433 E. , 2017/6926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2016 tarih ve 2014/1063-2016/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada davalı ...'nun müvekkiline ait işletmede pasta ustası olarak 08/01/2007 tarihinde işe başladığını, 20/05/2013 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunun 17. maddesine istinaden feshedildiğini, davalı ile müvekkili arasında imzalanan 08/01/2007 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 6. maddesinde sır saklama yükümlülüğü ve rekabet yasağının düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre davalının müvekkili işletmesinde öğrendiği ticari sırları iş akdinin sonlanmasından itibaren 3 yıl içerisinde ...'de aynı alanda iştigal eden rakip işletmelerde kullanmamak ve sırları saklamakla yükümlü olduğunu, davalının iş akdinin feshinden sonra 14.11.2013 tarihinde dava dışı aynı alanda iştigal eden rakip firmada işe başladığını, müvekkili işletmesinde öğrendiği sırları korumayarak müvekkiline ait tasarımlı ürünlerin benzerlerinin dava dışı işletmede ürettiğini, bu şekilde rekabet yasağını ihlal ettiğini, sözleşmenin 6.6 maddesinde rekabet yasağı ve ticari sır saklama taahhüdü ve yükümlülüğüne aykırılık halinde 20.000.-USD cezai şartın karalaştırıldığını, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL cezai şartın 14/11/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ...'nin 10/03/2003 tarihinde müvekkili işletmesinde işe başladığını, 4857 sayılı İş Kanunun 25. maddesine istinaden feshedildiğini, davalı ile müvekkili arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 6. maddesinde sır saklama yükümlülüğü ve rekabet yasağının düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre davalının müvekkili işletmesinde öğrendiği ticari sırları iş akdinin sonlanmasından itibaren 3 yıl içerisinde ...'de aynı alanda iştigal eden rakip işletmelerde kullanmamak ve sırları saklamakla yükümlü olduğunu, davalının iş akdinin feshinden sonra 20.09.2013 tarihinde dava dışı aynı alanda iştigal eden rakip firmada işe başladığını, müvekkili işletmesinde öğrendiği sırları korumayarak müvekkiline ait tasarımlı ürünlerin benzerlerinin dava dışı işletmede ürettiğini, bu şekilde rekabet yasağını ihlal ettiğini, sözleşmenin 6.6 maddesinde rekabet yasağı ve ticari sır saklama taahhüdü ve yükümlülüğüne aykırılık halinde 20.000 USD cezai şartın karalaştırıldığını, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL cezai şartın 20.09.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili; pastaların harcı alem olduğunu, bu nedenle mesleki sırrın olamayacağını, bu nedenle rekabet yasağına aykırılık olmadığını, ayrıca müvekkilinin iş akdinin haklı nedenle feshedilmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, pastaların harcı alem olduğunu, bu nedenle mesleki sırrın olamayacağını, bu nedenle rekabet yasağına aykırılık olmadığını, ayrıca müvekkilinin iş akdinin haklı nedenle feshedilmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı işletmenin aynı alanda iştigal ettikleri, davalılar ile davacı arasında rekabet yasağı sözleşmenin olduğu, iş akitlerinin feshinden sonra davalıların rekabet yasağına rağmen dava dışı işletmede pasta ustası olarak çalışmaya başladıkları, davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde 2013/03316 sayılı çoklu tasarım tescil belgesine bağlı bir kısım pastaları dava dışı işletmede de ürettikleri, böylelikle davacı iş yerinde çalışırken edindikleri bilgileri ve ticari sırrı sözleşmenin 6. maddesine uygun olarak korumadıkları, belirsiz süreli iş sözleşmesi 6. maddesi gereğince davacının cezai şart talebinde haklı olduğu, talebe konu 40.000,00 TL cezai şartın davalıların mahvına sebep olacak nitelikte olduğu, aşırı görünen cezai koşulun 20.000,00 TL'ye indirilmesi gerektiği, bu nedenlere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl ve birleşen dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihleli nedeniyle cezai şart olarak belirlenen 40.000 TL'nin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı işçilerin rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettikleri gerekçesiyle asıl ve birleşen dava kısmen kabul edilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlığa uygulanacak 6098 sayılı TBK 444/2. maddesi uyarınca işçinin rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için, işçinin işverenin müşteri çevresi ve üretim sırları hakkında ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlayacak pozisyonda çalışmış olması yanında, işçinin bu bilgileri kullanması neticesinde işverene bir zarar verebilme ihtimalinin de bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, isnat olunan eylem davacı tarafa ait tescilli tasarımların aynı ya da benzerinin davalılar tarafından rakip işyerinde üretilmesi olup, zaten tasarım tescili aşamasında yetkili makam olan Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayınlanmak suretiyle aleni olan pasta tasarımları sebebiyle herhangi bir üretim sırrının kullanıldığından sözedilemeyeceği gibi anılan eylemin dışında davalı işçilerin üretim sırrı sayılabilecek bilgileri haiz oldukları ve bu bilgileri işveren aleyhine rakip işyerinde kullandıkları ya da kullanma pozisyonunda çalıştıkları iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu nedenle yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3- Asıl davada davalı ... temyizi yönünden ayrıca rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için iş sözleşmesinin işverence haklı sebeple feshi gerekirken, dosya kapsamı itibariyle iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir nedenle feshedilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü bu nedenle de doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı vekili ve birleşen davada davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün asıl ve birleşen davada davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389125700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz