Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12735 E. 2017/7081 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harcama itirazı↗ akde aykırılık↗ chargeback↗ üye işyeri sözleşmesi↗ pos cihazı↗ sahtecilik↗ garantörlük↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı şirket arasında üye işyeri sözleşmesi imzalanıp davalı şirkete pos cihazı verildiği, bu pos cihazından işlem yapan bir kısım kredi kartı sahiplerinin işlemlere itiraz ettiği, kart veren bankaların muterizlere ödeme yaptığı, davacının da Garanti Bankasına 71.940 TL, Yapı ve Kredi Bankasına 20.600 TL ödediği, Garanti Bankası kredi kartı sahibinin itirazını geri çektiği, davacının bu bankadan parasını iade aldığı, böylece 71.940 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, Yapı ve Kredi Bankası müşterisinin ise itirazını devam ettirdiği, davalı şirketin, dava dışı Yapı ve Kredi Bankası müşterisi ile yaptığı alışverişin gerçek olmadığı, pos cihazından yapılan ödeme işleminin gerçek bir alım- satım işlemine dayanmadığı, davalı şirketin akde aykırılık, davalı ...'nin ise haksız iktisap sebebiyle davacı bankanın zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle 71.940 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 20.600 TL'nin 21.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, chargeback (ters ibraz) işlemi nedeniyle davacı banka tarafından uğranılan zararın üye işyeri sözleşmesi kapsamında davalı şirkete verilen poz cihazı ile yapılan işlemlerden kaynaklandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı banka, davalı şirket ile aktedilen üye işyeri sözleşmesi dışında, davalı ...'nin kredi kartı sahipleri ile işbirliği içine girerek kredi kartı harcamalarına itiraz etmelerini sağladığını, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, sahtecilik eylemlerinde bulunduğu ileri sürerek anılan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ... ise ihtilafın davacı ile davalı şirket arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşmenin tarafı olmadığından kendisinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Mümeyyiz davalının sorumluluğunun doğması için öncelikle, chargeback işleminin yasal ve sözleşmesel bir dayanağının bulunması gerekir. Bu durumda, davacı banka ile chargeback işlemini yapan bankalar arasında chargeback işlemleri ile ilgili varsa sözleşme örneklerinin getirtilmesi, ters ibraz işleminin yasal mevzuata ve sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla davacı banka tarafından ters ibraz işlemi nedeniyle kredi kartlarını çıkaran bankalara yapılan ödemelerin yerinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Şayet davacı tarafından yapılan ödemenin mevzuata ve sözleşmelere uygun olduğu anlaşılırsa bu kez, mümeyyiz davalı ... hakkında yapılan ceza soruşturması dosyasının getirtilip bu dosyadaki tespitlerin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15970 E. 2013/15611 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · pos cihazı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı şirket arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalanıp davalı şirkete «pos cihazı» verildiği, bu pos cihazından işlem yapan bir kısım kredi kartı sahiplerinin işlemlere itiraz ettiği, kart veren bankaların muterizlere ödeme yaptığı, davacının da Garanti Bankasına 71.940 TL, Yapı ve Kredi Bankasına 20.600 TL ödediği, Garanti Bankası kredi kartı sahibinin itirazını geri çektiği, davacının bu bankadan parasını iade aldığı, böylece 71.940 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, Yapı ve Kredi Bankası müşterisinin ise itirazını devam ettirdiği, davalı şirketin, dava dışı Yapı ve Kredi Bankası müşterisi ile yaptığı alışverişin gerçek olmadığı, pos cihazından yapılan ödeme işleminin gerçek bir alım- satım işlemine dayanmadığı, davalı şirketin «akde aykırılık», davalı ...'nin ise haksız iktisap sebebiyle davacı bankanın zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle 71.940 TL yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», 20.600 TL'nin 21.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «chargeback» (ters «ibraz») işlemi nedeniyle davacı banka tarafından uğranılan zararın «üye işyeri sözleşmesi» kapsamında davalı şirkete verilen poz cihazı ile yapılan işlemlerden kaynaklandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı banka, davalı şirket ile aktedilen «üye işyeri sözleşmesi» dışında, davalı ...'nin kredi kartı sahipleri ile işbirliği içine girerek kredi kartı «harcamalarına itiraz» etmelerini sağladığını, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, «sahtecilik» eylemlerinde bulunduğu ileri sürerek anılan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ... ise ihtilafın davacı ile davalı şirket arasında imzalanan üye iş …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davalının gerek bu sözleşme hükümlerine gerekse uluslararası kart kabul kurallarına aykırı olarak MOTO(Mail Order/Telefon Order) yöntemi ile sahte kredi kartları aracılığıyla yurt dışındaki firmalara satış yaptığı, satış bedellerinin kart «hamillerinin» bankaları tarafından davacıya «chargeback» edildiği, davacının bu miktarları daha önce davalıya ödemiş olması nedeniyle iadesini talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir …
Oysa davalı taraf, işyerindeki «pos cihazının» 2008 yılının Ocak ayında davacı banka tarafından kapatıldığını savunmuştur.
O halde mahkemece, gerekirse ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı tarafından «bedelinin iadesi» istenilen işlemlerin tam olarak hangi tarihlerde gerçekleştiğinin, tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · hamil · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davalının gerek bu sözleşme hükümlerine gerekse uluslararası kart kabul kurallarına aykırı olarak MOTO(Mail Order/Telefon Order) yöntemi ile sahte kredi kartları aracılığıyla yurt dışındaki firmalara satış yaptığı, satış bedellerinin kart «hamillerinin» bankaları tarafından davacıya «chargeback» edildiği, davacının bu miktarları daha önce davalıya ödemiş olması nedeniyle iadesini talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir …
… klanmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da aynı husus teyit edilmişse de delil olarak dayanılan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 17.06.2008 tarihli «ihtarnamede» usulsüz işlemlerin bir kısmının 04.04.2008 ile 26.05.2008 tarihleri arasında gerçekleştiği belirtilmiştir.
O halde mahkemece, gerekirse ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı tarafından «bedelinin iadesi» istenilen işlemlerin tam olarak hangi tarihlerde gerçekleştiğinin, tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2403 E. 2018/7946 K.
Ortak:üye işyeri sözleşmesi · pos cihazı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı şirket arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalanıp davalı şirkete «pos cihazı» verildiği, bu pos cihazından işlem yapan bir kısım kredi kartı sahiplerinin işlemlere itiraz ettiği, kart veren bankaların muterizlere ödeme yaptığı, davacının da Garanti Bankasına 71.940 TL, Yapı ve Kredi Bankasına 20.600 TL ödediği, Garanti Bankası kredi kartı sahibinin itirazını geri çektiği, davacının bu bankadan parasını iade aldığı, böylece 71.940 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, Yapı ve Kredi Bankası müşterisinin ise itirazını devam ettirdiği, davalı şirketin, dava dışı Yapı ve Kredi Bankası müşterisi ile yaptığı alışverişin gerçek olmadığı, pos cihazından yapılan ödeme işleminin gerçek bir alım- satım işlemine dayanmadığı, davalı şirketin «akde aykırılık», davalı ...'nin ise haksız iktisap sebebiyle davacı bankanın zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle 71.940 TL yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», 20.600 TL'nin 21.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «chargeback» (ters «ibraz») işlemi nedeniyle davacı banka tarafından uğranılan zararın «üye işyeri sözleşmesi» kapsamında davalı şirkete verilen poz cihazı ile yapılan işlemlerden kaynaklandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı banka, davalı şirket ile aktedilen «üye işyeri sözleşmesi» dışında, davalı ...'nin kredi kartı sahipleri ile işbirliği içine girerek kredi kartı «harcamalarına itiraz» etmelerini sağladığını, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, «sahtecilik» eylemlerinde bulunduğu ileri sürerek anılan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ... ise ihtilafın davacı ile davalı şirket arasında imzalanan üye iş …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında 27/06/2007 tarihinde «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davalı şirkete bu kapsamda «pos cihazı» verilip anılan şirketin kredi kartı ilişkisine girdiği, üye işyeri sözleşmesinde, davacının kredi kartı ile yapılan alışverişlerde «komisyon alacağı» düzenlenmiş olup, diğer davalılar ile davacı arasında imzalanan «kredi kartı üyelik sözleşmelerinde» ise kredi kartı limitlerini davacı banka tek taraflı olarak belirlediği ve kredi kartı borçlarının en geç ödenebileceği tarihlerin sözleşmede belirtildiği, taraflar arasında üye işyeri komisyonu konusunda ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın gerçek olmayan alışverişe dayanarak, davalılara ait kredi kartlarını kendisine tahsis edilmiş pos cihazından geçirerek sadece "worldpuan" kazanmaya yönelik işlemler yapılması suretiyle bankaya zarara uğratılıp uğratılmadığı noktasında olduğu, davalı şirketin usulüne uygun «defterleri» üzerinde yapılan inceleme ve vergi dairesinden getirtilen «beyannamelerden» kredi kartı kullanımı karşılığı davalılar tarafından gerçekte alışveriş yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı üyelik sözleşmesi · komisyon alacağı · ba beyannamesi · komisyon · vekalet ücreti · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında 27/06/2007 tarihinde «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davalı şirkete bu kapsamda «pos cihazı» verilip anılan şirketin kredi kartı ilişkisine girdiği, üye işyeri sözleşmesinde, davacının kredi kartı ile yapılan alışverişlerde «komisyon alacağı» düzenlenmiş olup, diğer davalılar ile davacı arasında imzalanan «kredi kartı üyelik sözleşmelerinde» ise kredi kartı limitlerini davacı banka tek taraflı olarak belirlediği ve kredi kartı borçlarının en geç ödenebileceği tarihlerin sözleşmede belirtildiği, taraflar arasında üye işyeri komisyonu konusunda ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın gerçek olmayan alışverişe dayanarak, davalılara ait kredi kartlarını kendisine tahsis edilmiş pos cihazından geçirerek sadece "worldpuan" kazanmaya yönelik işlemler yapılması suretiyle bankaya zarara uğratılıp uğratılmadığı noktasında olduğu, davalı şirketin usulüne uygun «defterleri» üzerinde yapılan inceleme ve vergi dairesinden getirtilen «beyannamelerden» kredi kartı kullanımı karşılığı davalılar tarafından gerçekte alışveriş yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava reddedildiğine göre kendilerini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına «vekalet ücretine» hükmetmek gerekirken, aksine davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12735 E. , 2017/7081 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/01/2016 tarih ve 2014/178-2016/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'nin yetkilisi olduğu davalı şirket arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi uyarınca davalı şirkete bağlanan pos cihazının fesih sonucu kullanımın sona ermesinden hemen sonra cihaz üzerinden işlem yapan kart hamillerinin kendi bankalarına harcamalar için itirazda bulunduklarını, bankaların da müvekkiline yaptığı ters ibraz talepleri sonucu müvekkilinin Garanti Bankasına 71.940 TL, Yapı ve Kredi Bankasına 20.600 TL ödediğini, davalı tarafından kötüniyetle ve kasten, haksız kazanç sağlamak için işlem yapan kredi kartı sahipleri ile işbirliği içinde hareket ederek harcamalara itiraz etmelerinin sağlandığını, müvekkili üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalışıldığını, konu ile ilgili soruşturmanın devam ettiğini ileri sürerek 92.540 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dave etmiştir.
Davalı ... vekili, ihtilafın davacı ile davalı şirket arasında olduğunu, üye işyeri sözleşmesinin de taraf şirketler arasında imzalandığını, sorumluluğun da davalı şirkete ait olduğunu savunarak davanın husumetten reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı şirket arasında üye işyeri sözleşmesi imzalanıp davalı şirkete pos cihazı verildiği, bu pos cihazından işlem yapan bir kısım kredi kartı sahiplerinin işlemlere itiraz ettiği, kart veren bankaların muterizlere ödeme yaptığı, davacının da Garanti Bankasına 71.940 TL, Yapı ve Kredi Bankasına 20.600 TL ödediği, Garanti Bankası kredi kartı sahibinin itirazını geri çektiği, davacının bu bankadan parasını iade aldığı, böylece 71.940 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, Yapı ve Kredi Bankası müşterisinin ise itirazını devam ettirdiği, davalı şirketin, dava dışı Yapı ve Kredi Bankası müşterisi ile yaptığı alışverişin gerçek olmadığı, pos cihazından yapılan ödeme işleminin gerçek bir alım- satım işlemine dayanmadığı, davalı şirketin akde aykırılık, davalı ...'nin ise haksız iktisap sebebiyle davacı bankanın zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle 71.940 TL yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 20.600 TL'nin 21.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, chargeback (ters ibraz) işlemi nedeniyle davacı banka tarafından uğranılan zararın üye işyeri sözleşmesi kapsamında davalı şirkete verilen poz cihazı ile yapılan işlemlerden kaynaklandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı banka, davalı şirket ile aktedilen üye işyeri sözleşmesi dışında, davalı ...'nin kredi kartı sahipleri ile işbirliği içine girerek kredi kartı harcamalarına itiraz etmelerini sağladığını, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, sahtecilik eylemlerinde bulunduğu ileri sürerek anılan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ... ise ihtilafın davacı ile davalı şirket arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesinden kaynaklandığını, sözleşmenin tarafı olmadığından kendisinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Mümeyyiz davalının sorumluluğunun doğması için öncelikle, chargeback işleminin yasal ve sözleşmesel bir dayanağının bulunması gerekir. Bu durumda, davacı banka ile chargeback işlemini yapan bankalar arasında chargeback işlemleri ile ilgili varsa sözleşme örneklerinin getirtilmesi, ters ibraz işleminin yasal mevzuata ve sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla davacı banka tarafından ters ibraz işlemi nedeniyle kredi kartlarını çıkaran bankalara yapılan ödemelerin yerinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Şayet davacı tarafından yapılan ödemenin mevzuata ve sözleşmelere uygun olduğu anlaşılırsa bu kez, mümeyyiz davalı ... hakkında yapılan ceza soruşturması dosyasının getirtilip bu dosyadaki tespitlerin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387791700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz