İadesini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15970 E. 2013/15611 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mail order↗ chargeback↗ üye işyeri sözleşmesi↗ pos cihazı↗ bedel iadesi↗ hamil↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığı, davalının gerek bu sözleşme hükümlerine gerekse uluslararası kart kabul kurallarına aykırı olarak MOTO(Mail Order/Telefon Order) yöntemi ile sahte kredi kartları aracılığıyla yurt dışındaki firmalara satış yaptığı, satış bedellerinin kart hamillerinin bankaları tarafından davacıya chargeback edildiği, davacının bu miktarları daha önce davalıya ödemiş olması nedeniyle iadesini talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı üye işyerinin pos cihazından yapılan usulsüz işlemler nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde, davalının işyerine kurulan pos cihazından 2007 yılının Kasım ve Aralık aylarında yapılan toplam 39 adet işlem için davacı bankaya itirazlar geldiği açıklanmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da aynı husus teyit edilmişse de delil olarak dayanılan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 17.06.2008 tarihli ihtarnamede usulsüz işlemlerin bir kısmının 04.04.2008 ile 26.05.2008 tarihleri arasında gerçekleştiği belirtilmiştir. Oysa davalı taraf, işyerindeki pos cihazının 2008 yılının Ocak ayında davacı banka tarafından kapatıldığını savunmuştur. Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durularak yukarıda açıklanan çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece, gerekirse ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı tarafından bedelinin iadesi istenilen işlemlerin tam olarak hangi tarihlerde gerçekleştiğinin, tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1982 E. 2012/8474 K.
Ortak:mail order · üye işyeri sözleşmesi · pos cihazı · hamil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davalının gerek bu sözleşme hükümlerine gerekse uluslararası kart kabul kurallarına aykırı olarak MOTO(Mail Order/Telefon Order) yöntemi ile sahte kredi kartları aracılığıyla yurt dışındaki firmalara satış yaptığı, satış bedellerinin kart «hamillerinin» bankaları tarafından davacıya «chargeback» edildiği, davacının bu miktarları daha önce davalıya ödemiş olması nedeniyle iadesini talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir …
Oysa davalı taraf, işyerindeki «pos cihazının» 2008 yılının Ocak ayında davacı banka tarafından kapatıldığını savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, yapılan sözleşme gereğince davacı iş yerindeki «pos cihazının» kullanımı ile ilgili olarak gözetleme hakkına sahip olduğu, davacı şirketin de yaptığı işlemlerde basiretli bir «tacir» gibi hareket etmek durumunda bulunduğu, davacı şirketin iletişim sektörüyle ilgili kart «hamillerine» ait kredi kartları ile yüksek tutarlı işlemler yaptığı ve bu işlemlerle ilgili olarak da önceki ekstrede yer alan borç tutarlarının tamamının tek kalemde ödendiği, bu şekilde davacı şirketin banka pos cihazını kendi amaç ve menfaatleri doğrultusunda kötüye kullandığı ve amacına aykırı olarak faaliyet gösterdiği, dosya içerisine mevcut «üye işyeri sözleşmesine» ek «mail order» sözleşmesinin 12nci maddesi uyarınca bankanın hiçbir süreye bağlı kalmaksızın ve sebep göstermeksizin tazminatsız olarak sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu, davalının bu şekilde sözleşmede belirlenen hakkını kullandığı ve herhangi bir «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından kullanılan «pos cihazının» davalı banka tarafından tek taraflı işlemle kullanıma kapatılmasından kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
… ekkili şirketin iletişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili ile davalı banka arasında yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı tarafından temin edilen «pos cihazını» kullandığını ancak davalının «tek taraflı fesih» işlemi ile söz konusu cihazı işleme kapattığını, yaptıkları başvuruya banka tarafından verilen cevapta yüksek miktarlı «ciro» yapılması sebebiyle cihazın söküldüğü cevabının verildiğini, davalının bu işlemiyle müvekkilinin «ticari itibarının zedelendiğini» ve satış potansiyelinin düştüğünü ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğinde davalının tek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tek taraflı fesih · ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · ciro · dürüstlük kuralı · fesih · tacir · kusur
Benzer bu kararda… ekkili şirketin iletişim sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili ile davalı banka arasında yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalı tarafından temin edilen «pos cihazını» kullandığını ancak davalının «tek taraflı fesih» işlemi ile söz konusu cihazı işleme kapattığını, yaptıkları başvuruya banka tarafından verilen cevapta yüksek miktarlı «ciro» yapılması sebebiyle cihazın söküldüğü cevabının verildiğini, davalının bu işlemiyle müvekkilinin «ticari itibarının zedelendiğini» ve satış potansiyelinin düştüğünü ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında yapılan sözleşme içeriğinde davalının tek …
Buna karşın davalı bankanın söz konusu «tek taraflı fesih» hakkının «dürüstlük kurallarına» uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı hususu araştırılmadığı gibi bu durum karar yerinde de tartışılmış değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, yapılan sözleşme gereğince davacı iş yerindeki «pos cihazının» kullanımı ile ilgili olarak gözetleme hakkına sahip olduğu, davacı şirketin de yaptığı işlemlerde basiretli bir «tacir» gibi hareket etmek durumunda bulunduğu, davacı şirketin iletişim sektörüyle ilgili kart «hamillerine» ait kredi kartları ile yüksek tutarlı işlemler yaptığı ve bu işlemlerle ilgili olarak da önceki ekstrede yer alan borç tutarlarının tamamının tek kalemde ödendiği, bu şekilde davacı şirketin banka pos cihazını kendi amaç ve menfaatleri doğrultusunda kötüye kullandığı ve amacına aykırı olarak faaliyet gösterdiği, dosya içerisine mevcut «üye işyeri sözleşmesine» ek «mail order» sözleşmesinin 12nci maddesi uyarınca bankanın hiçbir süreye bağlı kalmaksızın ve sebep göstermeksizin tazminatsız olarak sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu, davalının bu şekilde sözleşmede belirlenen hakkını kullandığı ve herhangi bir «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davalı bankanın söz konusu «fesih» hakkını dürüstlük kuralarına uygun olarak kullanıp kullanmadığı hususu, davacı iddiaları kapsamında araştırılıp değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12735 E. 2017/7081 K.
Ortak:chargeback · üye işyeri sözleşmesi · pos cihazı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalandığı, davalının gerek bu sözleşme hükümlerine gerekse uluslararası kart kabul kurallarına aykırı olarak MOTO(Mail Order/Telefon Order) yöntemi ile sahte kredi kartları aracılığıyla yurt dışındaki firmalara satış yaptığı, satış bedellerinin kart «hamillerinin» bankaları tarafından davacıya «chargeback» edildiği, davacının bu miktarları daha önce davalıya ödemiş olması nedeniyle iadesini talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir …
Oysa davalı taraf, işyerindeki «pos cihazının» 2008 yılının Ocak ayında davacı banka tarafından kapatıldığını savunmuştur.
O halde mahkemece, gerekirse ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı tarafından «bedelinin iadesi» istenilen işlemlerin tam olarak hangi tarihlerde gerçekleştiğinin, tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı şirket arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalanıp davalı şirkete «pos cihazı» verildiği, bu pos cihazından işlem yapan bir kısım kredi kartı sahiplerinin işlemlere itiraz ettiği, kart veren bankaların muterizlere ödeme yaptığı, davacının da Garanti Bankasına 71.940 TL, Yapı ve Kredi Bankasına 20.600 TL ödediği, Garanti Bankası kredi kartı sahibinin itirazını geri çektiği, davacının bu bankadan parasını iade aldığı, böylece 71.940 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, Yapı ve Kredi Bankası müşterisinin ise itirazını devam ettirdiği, davalı şirketin, dava dışı Yapı ve Kredi Bankası müşterisi ile yaptığı alışverişin gerçek olmadığı, pos cihazından yapılan ödeme işleminin gerçek bir alım- satım işlemine dayanmadığı, davalı şirketin «akde aykırılık», davalı ...'nin ise haksız iktisap sebebiyle davacı bankanın zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle 71.940 TL yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», 20.600 TL'nin 21.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «chargeback» (ters «ibraz») işlemi nedeniyle davacı banka tarafından uğranılan zararın «üye işyeri sözleşmesi» kapsamında davalı şirkete verilen poz cihazı ile yapılan işlemlerden kaynaklandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı banka, davalı şirket ile aktedilen «üye işyeri sözleşmesi» dışında, davalı ...'nin kredi kartı sahipleri ile işbirliği içine girerek kredi kartı «harcamalarına itiraz» etmelerini sağladığını, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, «sahtecilik» eylemlerinde bulunduğu ileri sürerek anılan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ... ise ihtilafın davacı ile davalı şirket arasında imzalanan üye iş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcama itirazı · akde aykırılık · sahtecilik · yasal faiz · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalı şirket arasında «üye işyeri sözleşmesi» imzalanıp davalı şirkete «pos cihazı» verildiği, bu pos cihazından işlem yapan bir kısım kredi kartı sahiplerinin işlemlere itiraz ettiği, kart veren bankaların muterizlere ödeme yaptığı, davacının da Garanti Bankasına 71.940 TL, Yapı ve Kredi Bankasına 20.600 TL ödediği, Garanti Bankası kredi kartı sahibinin itirazını geri çektiği, davacının bu bankadan parasını iade aldığı, böylece 71.940 TL yönünden davanın konusuz kaldığı, Yapı ve Kredi Bankası müşterisinin ise itirazını devam ettirdiği, davalı şirketin, dava dışı Yapı ve Kredi Bankası müşterisi ile yaptığı alışverişin gerçek olmadığı, pos cihazından yapılan ödeme işleminin gerçek bir alım- satım işlemine dayanmadığı, davalı şirketin «akde aykırılık», davalı ...'nin ise haksız iktisap sebebiyle davacı bankanın zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle 71.940 TL yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», 20.600 TL'nin 21.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacı banka, davalı şirket ile aktedilen «üye işyeri sözleşmesi» dışında, davalı ...'nin kredi kartı sahipleri ile işbirliği içine girerek kredi kartı «harcamalarına itiraz» etmelerini sağladığını, haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, «sahtecilik» eylemlerinde bulunduğu ileri sürerek anılan davalının da sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ... ise ihtilafın davacı ile davalı şirket arasında imzalanan üye iş …
Dava, «chargeback» (ters «ibraz») işlemi nedeniyle davacı banka tarafından uğranılan zararın «üye işyeri sözleşmesi» kapsamında davalı şirkete verilen poz cihazı ile yapılan işlemlerden kaynaklandığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu durumda, davacı banka ile «chargeback» işlemini yapan bankalar arasında chargeback işlemleri ile ilgili varsa sözleşme örneklerinin getirtilmesi, ters «ibraz» işleminin yasal mevzuata ve sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla davacı banka tarafından ters ibraz işlemi nedeniyle kredi kartlarını çıkaran bankalara yapılan ödemelerin yerinde olup olmadığı tespit edilmelidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15970 E. , 2013/15611 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2010 tarih ve 2008/774-2010/566 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/09/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında üye işyeri sözleşmesi düzenlendiğini ve bu sözleşme uyarınca davalının işyerinde kullanılmak üzere MOTO POS yazılımı kurulduğunu, bu cihaz üzerinden 2007 yılı Kasım ve Aralık aylarında gerçekleşen 39 adet işlem için kart hamilleri ve bankaları tarafından yapılan itirazların müvekkili bankaya ulaştığını, bu işlemlere ilişkin ilgili belgelerin davalıdan istenildiğini ancak temin edilemediğini, söz konusu işlem bedellerinin yurt dışı bankalardan alınamadığını, daha önce harcama bedellerinin müvekkilince davalının hesabına geçirilmesi nedeniyle banka zararının oluştuğunu, bu zararın ödenmesi için davalıya gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 85.236,29 TL'nin reeskont faizi ve faizin %5'i oranındaki BSMV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin banka tarafından istenilen dava konusu işlemlere ilişkin belgeleri, iddia edilenin aksine davacı bankaya teslim ettiğini, davacının müvekkili şirketin işyerine konulan POS cihazının çalışmadığı dönem için dahi talepte bulunduğunu, kart hamillerinin kendi bankalarına hangi tarihte ve ne sebeple itiraz ettikleri, yabancı bankaların davacıya hangi tarihte bildirimde bulunduğu, davacının bu kişilere ya da bankalara herhangi bir ödeme yapıp yapmadığı hususlarında herhangi bir beyanda bulunmayan davacının bu konularda delil de sunmadığını, bu işlemlere konu bilet satışları ve rezervasyonların gerçekleştiğini, müvekkilinin davacı bankadan onay alarak söz konusu işlemleri gerçekleştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığı, davalının gerek bu sözleşme hükümlerine gerekse uluslararası kart kabul kurallarına aykırı olarak MOTO(Mail Order/Telefon Order) yöntemi ile sahte kredi kartları aracılığıyla yurt dışındaki firmalara satış yaptığı, satış bedellerinin kart hamillerinin bankaları tarafından davacıya chargeback edildiği, davacının bu miktarları daha önce davalıya ödemiş olması nedeniyle iadesini talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı üye işyerinin pos cihazından yapılan usulsüz işlemler nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde, davalının işyerine kurulan pos cihazından 2007 yılının Kasım ve Aralık aylarında yapılan toplam 39 adet işlem için davacı bankaya itirazlar geldiği açıklanmış ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da aynı husus teyit edilmişse de delil olarak dayanılan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 17.06.2008 tarihli ihtarnamede usulsüz işlemlerin bir kısmının 04.04.2008 ile 26.05.2008 tarihleri arasında gerçekleştiği belirtilmiştir.
Oysa davalı taraf, işyerindeki pos cihazının 2008 yılının Ocak ayında davacı banka tarafından kapatıldığını savunmuştur. Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durularak yukarıda açıklanan çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece, gerekirse ek rapor ya da yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacı tarafından bedelinin iadesi istenilen işlemlerin tam olarak hangi tarihlerde gerçekleştiğinin, tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029853500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz