İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4919 E. 2017/7054 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturanın tebliği↗ delillerin toplanmaması↗ icra takibine itiraz↗ fatura↗ taahhütname↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu faturanın noter ihtarnamesiyle birlikte davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresinde itirazda bulunmadığı, TTK’nın 21/2. maddesi gereğince davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, su kanalı kazma ve kapatma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının faturaya süresinde itirazda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, taraflarca sözleşme ilişkisinin kabul edildiği, uyuşmazlığın yapılan işin miktarından kaynaklandığı, davacı tarafından kesilen 06.12.2014 tarihli ve 6.372,00 TL bedelli faturanın davalıya iadeli taahhütlü olarak gönderildiği, davalının ise bu faturayı tebliğ aldığı, aynı gün 23.12.2014 tarihinde davacıya iade ettiği, davacının ise aynı faturayı 22.01.2015 tarihinde ihtarname ile birlikte tekrar tebliğe çıkardığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece davacı tarafından düzenlenen faturaya davalı tarafından süresinde itiraz edildiği kabul edilerek tarafların delilleri toplanarak işin esasına girilerek, davacının yaptığı işi belirlemek ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3771 E. 2013/3305 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cevap süresi · zamanaşımı defi · rücu · zamanaşımı
Benzer bu kararda1301. maddesi gereğince açılan sigorta «rücu» davasına ilişkin olup davalı vekili «cevap süresi» içinde verdiği süre uzatım talebini içerir dilekçesinde «zamanaşımı» defiinde bulunmuştur.
Mahkemece davalının «zamanaşımı defi» konusunda hiçbir değerlendirme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalının zamanaşımı defi incelenmek ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13719 E. 2018/6000 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Kredi sözleşmesinden paranın iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16706 E. 2015/1925 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · komisyon bedeli · bedel iadesi · bilirkişi raporuna itiraz · komisyon · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı «tacir» olup imzaladığı «kredi sözleşmesindeki» hükümlere bağlı olduğu, basiretli bir tacir gibi hareket etmesinin bekleneceği, krediyi erken kapatırken «komisyon» kesileceğini bildiği ve bilerek kredisini kapattığı, bu nedenle «erken ödeme komisyon» ücreti olarak alınan bedeli talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinin» 23/8. maddesinde kredinin erken kapatma işleminin kabulü konusunda bankanın yetkilendirildiği gibi aynı madde hükmünde erken kapatma ücretinin de banka tarafından belirleneceğinin davacı tarafça imza ile kabul edildiği, davacının kredinin erken kapatılmasına ilişkin sözleşme şartlarını ve bu bağlamda banka tarafından belirlenen «komisyon bedelini» kabul etmemesi halinde kredisini erken kapatmaktan vazgeçmesi gibi bir serbestisi olmasına rağmen bu hakkını kullanmadığı ve davalı bankanın erken kapatma ücreti t …
Dava, «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan alınan erken ödeme «bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, aynı nitelikteki bir genel kredi borcunun, aynı koşullarla erken kapatılması halinde, diğer bankaların ne oranda erken kapatma «komisyonu» uyguladıklarının sorulması suretiyle, davalı bankanın uyguladığı komisyon oranının fahiş olup olmadığının, yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak tespiti ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4919 E. , 2017/7054 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2015 tarih ve 2015/127-2015/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının su kanal kazısı ve kapatma dolgu işi yapma konusunda anlaştıklarını, yapılan işin toplam bedelinin 6.372,00 TL olduğunu, davalı tarafından müvekkiline sadece 2.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından kesilen faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalının bu faturaya itiraz etmediğini, kalan bedelin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine 4.372,00 TL asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.526,96 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan işin bedeli olan 2.000,00 TL’nin davacıya ödendiğini, müvekkilinin başka borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu faturanın noter ihtarnamesiyle birlikte davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresinde itirazda bulunmadığı, TTK’nın 21/2. maddesi gereğince davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, su kanalı kazma ve kapatma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının faturaya süresinde itirazda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, taraflarca sözleşme ilişkisinin kabul edildiği, uyuşmazlığın yapılan işin miktarından kaynaklandığı, davacı tarafından kesilen 06.12.2014 tarihli ve 6.372,00 TL bedelli faturanın davalıya iadeli taahhütlü olarak gönderildiği, davalının ise bu faturayı tebliğ aldığı, aynı gün 23.12.2014 tarihinde davacıya iade ettiği, davacının ise aynı faturayı 22.01.2015 tarihinde ihtarname ile birlikte tekrar tebliğe çıkardığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece davacı tarafından düzenlenen faturaya davalı tarafından süresinde itiraz edildiği kabul edilerek tarafların delilleri toplanarak işin esasına girilerek, davacının yaptığı işi belirlemek ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387647400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz