Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4622 E. 2017/6676 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart↗ tüketici kredisi↗ tüketici işlemi↗ bsmv↗ ek prim↗ komisyon↗ iş mahkemesi görev alanı↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 24/05/2005-06/10/2006-14/05/2008-26/05/2009-20/05/2010-30/12/2010 ve 27/03/2012 tarihlerinde tüketici kredisi kullandığı, bankaca bu kredilere istinaden masraf ve komisyon adı altında toplam 3.864,45 TL, toplam BSMV 192,38 TL, toplam sigorta prim tahsilatı 399,61 TL olduğu, söz konusu tahsilatların 6502 sayılı Kanun'da düzenlenen haksız şart unsurlarına haiz hükümlere istinaden yapıldığı, dolayısıyla yasal ve sözleşmeye uygun olmadığı, komisyon ve istihbarat ücreti adı altında tahsil edilen bedellerin zorunlu masraf karşılığı olmadığı, davalının bu durumun aksini ispat edemediği, komisyon ve istihbarat ücreti adı altında yapılan tahsilatın toplamda 4.456,44 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, genel zirai kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça, sunulan kredi sözleşmesinden kredinin zirai kredi olduğu anlaşılmaktadır. 6502 sayılı TKHK'nin 3 maddesine göre mesleki ve ticari amaçlı yapılan işlemlerin tüketici işlemi olarak kabul edilemeyeceğinden uyuşmazlık tüketici mahkemesinin görev alanına girmemektedir. İhtilaf konusu alacağın zirai krediye dayalı olması karşısında, davada bankacılık işleminden kaynaklanan alacak talep edilmiş olup, mülga 6762 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılacağından ve somut olayda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından, mahkemece davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9940 E. 2016/7953 K.
Ortak:tüketici işlemi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 24/05/2005-06/10/2006-14/05/2008-26/05/2009-20/05/2010-30/12/2010 ve 27/03/2012 tarihlerinde «tüketici kredisi» kullandığı, bankaca bu kredilere istinaden «masraf» ve «komisyon» adı altında toplam 3.864,45 TL, toplam BSMV 192,38 TL, toplam sigorta «prim» tahsilatı 399,61 TL olduğu, söz konusu tahsilatların 6502 sayılı Kanun'da düzenlenen «haksız şart» unsurlarına haiz hükümlere istinaden yapıldığı, dolayısıyla yasal ve sözleşmeye uygun olmadığı, komisyon ve istihbarat ücreti adı altında tahsil edilen bedellerin …
1- Dava, genel zirai «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça, sunulan «kredi sözleşmesinden» kredinin zirai kredi olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflardan birinin tüketici olduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartların tüketici için bağlayıcı olmadığı, bu çerçevede dosya «masrafı» ve benzeri ad altında davacıdan alınan miktarın haksız yere alındığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, genel nakdi ve «gayrı nakdi kredi sözleşmesine» dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
… nde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamaların" oluşturduğu belirtilmiş, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış ve yine aynı Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · gayri nakdi kredi · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · istirdat · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda1-Dava, genel nakdi ve «gayrı nakdi kredi sözleşmesine» dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı bankadan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «ticari kredi» kullanıldığı ve kredinin ticari/mesleki bir kredi niteliğinde bulunduğu, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.
… nde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamaların" oluşturduğu belirtilmiş, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış ve yine aynı Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görülüp 6502 sayılı Yasa kapsamında karara bağlanması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8338 E. 2015/9331 K.
Ortak:tüketici işlemi · Alacak
İncelediğiniz kararda6502 sayılı TKHK'nin 3 maddesine göre mesleki ve ticari amaçlı yapılan işlemlerin «tüketici işlemi» olarak kabul edilemeyeceğinden uyuşmazlık tüketici mahkemesinin «görev alanına» girmemektedir.
Benzer bu kararda2- Mahkemece davanın 6502 sayılı TKHK'nun yürürlüğe girdikten sonra açılmış olduğu, tüketici ile yapılan «bankacılık işlemlerinin» yeni yasal düzenleme karşısında «tüketici işlemi» olarak kabul edildiği, bu nedenle kanunun 3/k-1 ve 73. maddesine göre davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de; somut olayda dava tarihi 15/05/2014 olup 6502 sayılı TKHK'nun yürürlük tarihi ise 28/05/2014 olduğuna ve TKHK'nun Geçiş Hükümleri başlıklı geçici 1. maddesi “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder.” hükmüne göre, dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmemiş olan TKHK hükümlerinin işbu davada uygulanamayacağından dava tarihi itibariyle yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · feri müdahil · dava şartı yokluğu · görevsizlik kararı · e-defter · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2- Mahkemece davanın 6502 sayılı TKHK'nun yürürlüğe girdikten sonra açılmış olduğu, tüketici ile yapılan «bankacılık işlemlerinin» yeni yasal düzenleme karşısında «tüketici işlemi» olarak kabul edildiği, bu nedenle kanunun 3/k-1 ve 73. maddesine göre davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle «görevsizlik» kararı verilmiş ise de; somut olayda dava tarihi 15/05/2014 olup 6502 sayılı TKHK'nun yürürlük tarihi ise 28/05/2014 olduğuna ve TKHK'nun Geçiş Hükümleri başlıklı geçici 1. maddesi “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam eder.” hükmüne göre, dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmemiş olan TKHK hükümlerinin işbu davada uygulanamayacağından dava tarihi itibariyle yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre «görevli» mahkemenin belirlenmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ı Hakkında Kanunun 3/k-l ve 73. maddeleri uyarınca açılan davanın Tüketici Mahkemesinde açılması gerektiği gerekçesiyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın usul yönünden reddine, HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini takiben talep halinde dosyanın yetkii «görevli» Kocaeli Tüketici mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1- Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden «feri müdahil» O.'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Kararı, davalı vekili, «feri müdahil» TMSF ve O. vekilleri temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11078 E. 2015/9931 K.
Ortak:tüketici işlemi · Alacak
İncelediğiniz kararda6502 sayılı TKHK'nin 3 maddesine göre mesleki ve ticari amaçlı yapılan işlemlerin «tüketici işlemi» olarak kabul edilemeyeceğinden uyuşmazlık tüketici mahkemesinin «görev alanına» girmemektedir.
Benzer bu kararda27.11.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanunun kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… i dava sayılacağından, somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun değil, genel hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve dosyanın talep halinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
27.11.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanunun kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
Hal böyle olmakla, davanın açıldığı 24.07.2014 tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalan uyuşmazlık yönünden, yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4622 E. , 2017/6676 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2015 tarih ve 2015/42-2015/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankadan çeşitli tarihlerde tarımsal kredi kullandığını, davalı bankanın bu kredilerden dosya masrafı ve komisyon adı altında kesintiler yaptığını, hayat sigortası talebi olmadığını, buna rağmen davalı tarafından hayat sigortası yapıldığını, bu sigorta için prim ve prim tahsilatı komisyonu aldığını, tüketici ile müzakere edilmeksizin yapılan tahsilatların hukuka aykırı olduğunu, belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 2.500TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiştir. Duruşmada ıslah ile 4.456,44 TL'nin yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacının tarımsal kredi kullandığını, davacı ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde komisyon ve masraf alınacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle yapılan kesintilerin sözleşmeye uygun olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 24/05/2005-06/10/2006-14/05/2008-26/05/2009-20/05/2010-30/12/2010 ve 27/03/2012 tarihlerinde tüketici kredisi kullandığı, bankaca bu kredilere istinaden masraf ve komisyon adı altında toplam 3.864,45 TL, toplam BSMV 192,38 TL, toplam sigorta prim tahsilatı 399,61 TL olduğu, söz konusu tahsilatların 6502 sayılı Kanun'da düzenlenen haksız şart unsurlarına haiz hükümlere istinaden yapıldığı, dolayısıyla yasal ve sözleşmeye uygun olmadığı, komisyon ve istihbarat ücreti adı altında tahsil edilen bedellerin zorunlu masraf karşılığı olmadığı, davalının bu durumun aksini ispat edemediği, komisyon ve istihbarat ücreti adı altında yapılan tahsilatın toplamda 4.456,44 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, genel zirai kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça, sunulan kredi sözleşmesinden kredinin zirai kredi olduğu anlaşılmaktadır. 6502 sayılı TKHK'nin 3 maddesine göre mesleki ve ticari amaçlı yapılan işlemlerin tüketici işlemi olarak kabul edilemeyeceğinden uyuşmazlık tüketici mahkemesinin görev alanına girmemektedir. İhtilaf konusu alacağın zirai krediye dayalı olması karşısında, davada bankacılık işleminden kaynaklanan alacak talep edilmiş olup, mülga 6762 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılacağından ve somut olayda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un uygulanmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından, mahkemece davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387328200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz