Meşru hamil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4895 E. 2017/7278 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
meşru hamil↗ alacağın temliki↗ cy/cy şerhi↗ ciro↗ hamil↗ temlik↗ istirdat↗ çek↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, takip dayanağı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Bankaya çekin tahsili için ibrazı ve bankaca çekin karşılığının bulunmadığı şerhinin bu imza altına işlenmesinden sonra, bu çekte hak sahibi olunabilmesi için alacağın temliki sonucu doğuran ve çeki bankaya ibraz edenin bir cirosunun TTK'nın 793. maddesi uyarınca bulunması şarttır. Bu şekilde bir cironun bulunmaması durumunda çeki elinde bulunduran meşru hamil sayılmaz. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, takip dayanağı çekin ... tarafından bankaya ibraz edildiği ve altına çekin karşılığının bulunmadığı şerhinin işlendiği anlaşılmakla, bu şerhden sonra çekin davalılardan ...’e geçmesi için ... tarafından alacağın temliki sonucunu doğuran bir cironun yapılması zorunludur. Bu zorunluluk yerine getirilmeden çekin teslimi sonucunda ... meşru hamil olamaz. Bu nedenle bu çeke dayalı olarak herhangi bir istemde bulunulamayacağı anlaşılmakla, davacının dava tarihinden önce ödediği miktar ile davadan sonra ödediği miktarı (menfi tespit davasının istirdata dönen kısmı bakımından) isteyebileceği, göz önüne alınarak icra dosyası ve davacının ödeme belgeleri getirtilerek, davacının ödeme yaptığı miktar için istirdat talebinin kabulü ile bakiye kalan kısım var ise bu yönünden de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken ne miktarda ödeme yaptığı belirlenmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/987 E. 2017/1520 K.
Ortak:meşru hamil · hamil · çek · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu şekilde bir «cironun» bulunmaması durumunda çeki elinde bulunduran «meşru hamil» sayılmaz.
Bu zorunluluk yerine getirilmeden çekin «teslimi» sonucunda ... «meşru hamil» olamaz.
Dava, takip dayanağı «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve «istirdat» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak «çek iptali» davasını «meşru hamilin» açması gerekmekte olup, davacı hesap sahibi ve «keşideci» şirketin yöneticisi olduğuna göre gerçekten çekin meşru hamili olup olmadığının tespiti bakımından davacıdan delilleri istenilerek, delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, karar bu sebeple bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · keşideci · tüzel kişilik · temsil
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Dava konusu çekte, gerçek «keşideci» şirket «tüzel kişiliğidir», davacı ise keşideci şirketin «temsilcisi» durumundadır.
Ancak «çek iptali» davasını «meşru hamilin» açması gerekmekte olup, davacı hesap sahibi ve «keşideci» şirketin yöneticisi olduğuna göre gerçekten çekin meşru hamili olup olmadığının tespiti bakımından davacıdan delilleri istenilerek, delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, karar bu sebeple bozmayı gerektirmiştir.
Hesap sahibi ve «keşidecinin» davacı gerçek kişi olduğu gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4895 E. , 2017/7278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2015 tarih ve 2014/428-2015/661 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin borcuna karşılık dava dışı ...’a HSBC Bank A.Ş ... ... Şubesine ait 25.10.2011 tarihli 5.000,00 TL bedelli çeki keşide edip verdiğini, çek lehtarı tarafından çekin ...'e ciro edildiğini, çek bedelini bu cirantaya haricen makbuz karşılığı ödediğini, henüz çekin kendilerine iade edilmediğini, ...'in yeniden çeki tahsil etmeye çalıştığını, bu nedenle bu şahıs hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, daha sonra çekin ... tarafından ...
4. İcra Müdürlüğünün 2012/4596 Esas sayılı dosyasıyla takibe konulduğu, davalı vekilinin takip dosyasının ... olan alacaklı ismini ... olarak değiştirdiğini, ...'in çekte cirosu olmadığı halde çek yazıldıktan sonra araya cirosunun sıkıştırıldığını, ...'in ...
2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde bedelsiz senedi kullanmak sebebiyle mahkum olduğunu ve kararın kesinleştiğini belirterek sahte işlemle ciranta olan ... tarafından takibe konan çekin ve takibin iptaline, ödenen 1.650,00 TL'nin istirdatına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili, ...
4. İcra Müdürlüğünün 2012/4596 Esas sayılı takip dosyasında alacaklının ... olduğunu, bu hususun ...
3. İcra Hukuk Mahkemesinide hüküm altına alındığını, bu nedenle ...yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini ayrıca takip konusu çekin bedelsiz kaldığının doğru olmadığını, ciranta ...'e yapılan ödemenin icra dosyasına yapılması ve haricen ödeme varsa bunun belgelendirilmesi gerektiğini, müvekkillerinden ...’in iyi niyetli ciranta olduğunu belirterek müvekkili ... yönünden davanın esastan reddini istemiştir. Davalı ..., davacının beyanının asılsız olduğunu, dava konusu çekin ticari bir alış veriş sonucu kendisince ciro edilerek ...'e verdiğini, çekin karşılıksız çıkması üzerine ... tarafından takibe konulduğunu, takibe itiraz edilmediğini, davacının çeke dayalı takip için ödeme yaptığını beyan ettiğini, bu ikrarının dahi davanın konusuz bırakılmasına yeterli olduğunu savunarak, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, takip konusu çek bedelinin ödendiği, konusuz kalan çekin ... tarafından tedavüle konulduğu takip konusu çekten ve dolayısıyla takip dosyasından dolayı davacının borçlu olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne; çek keşidecisi olan davacının çeki almadan ödeme yapmış olması ve çekin ciranta tarafından takibe konulmuş olması nedeniyle kötü niyet tazminatının reddine; davalılardan ... ve ...’in takip dosyasında taraf olmaması sebebiyle bu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.Dava, takip dayanağı çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.
Bankaya çekin tahsili için ibrazı ve bankaca çekin karşılığının bulunmadığı şerhinin bu imza altına işlenmesinden sonra, bu çekte hak sahibi olunabilmesi için alacağın temliki sonucu doğuran ve çeki bankaya ibraz edenin bir cirosunun TTK'nın 793. maddesi uyarınca bulunması şarttır. Bu şekilde bir cironun bulunmaması durumunda çeki elinde bulunduran meşru hamil sayılmaz. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, takip dayanağı çekin ... tarafından bankaya ibraz edildiği ve altına çekin karşılığının bulunmadığı şerhinin işlendiği anlaşılmakla, bu şerhden sonra çekin davalılardan ...’e geçmesi için ... tarafından alacağın temliki sonucunu doğuran bir cironun yapılması zorunludur. Bu zorunluluk yerine getirilmeden çekin teslimi sonucunda ...
meşru hamil olamaz. Bu nedenle bu çeke dayalı olarak herhangi bir istemde bulunulamayacağı anlaşılmakla, davacının dava tarihinden önce ödediği miktar ile davadan sonra ödediği miktarı (menfi tespit davasının istirdata dönen kısmı bakımından) isteyebileceği, göz önüne alınarak icra dosyası ve davacının ödeme belgeleri getirtilerek, davacının ödeme yaptığı miktar için istirdat talebinin kabulü ile bakiye kalan kısım var ise bu yönünden de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken ne miktarda ödeme yaptığı belirlenmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/385026500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz