Kelepçeleme sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4041 E. 2017/6475 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kelepçeleme sözleşmesi↗ tbk 445↗ üretim sırları↗ çalışma özgürlüğü↗ tbk 444↗ çalışma hürriyeti↗ ticari sır↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ kısıtlılık↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ geçersizlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, Anayasa'nın 48. maddesi uyarınca herkesin çalışma hürriyetine sahip olduğu, uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı B.K.nun 20, 26 ve 27. ve TMK'nın 23'ncü maddeleri karşısında davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra 1 yıl ve 2 yıllık süreler ile aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirkette hiçbir görevde çalışamamasının bir rekabet etmeme koşulu değil kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının ekonomik özgürlüğünü kısıtladığını, buna dayalı cezai şart koşulunun da geçersiz olacağını, davalının davacı firmada çalışırken edindiği ticari sır niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin ne tür bir zarara uğradığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davranmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı işverenin ayrılan işciyle yaptığı rekabet yasağı sözleşmesinin 1 ve 2 yıl süreyle çalışma yasağı öngörmesinin çalışma özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddeleri uyarınca, işverenin, yer, zaman ve işlerin türü bakımından hakkaniyete aykırı olmamak koşuluyla işçisiyle, diğer koşullar da bulunmak koşuluyla rekabet yasağı sözleşmesi imzalamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Süre bakımından ise iki yılı aşmayan
rekabet yasağının hukuka uygun olarak görülmesi gerekir. Kaldı ki TBK m. 445/2 gereğince rekabet yasağının süresi uzun olsa dahi hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağı koşullarını serbestçe değerlendirerek hakkaniyete uygun biçimde kapsam ve süre bakımından sınırlandırabilecektir.
Her ne kadar mahkemece sadece davalının bildiği ticari sır niteliğindeki bilgilerden dolayı davacının zarar görebileceği varsayımına dayalı olarak cezai şarta hükmedilemeyeceği belirtilse de, davacının zarar gördüğünü ispatlaması gerekmeyip, zarar görme ihtimalinin varlığı dahi yeterlidir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için ayrılan işcinin davacı yanındaki çalışması sırasında işyerinin müşteri çevresini veya üretim sırlarını ya da işverenin yaptığı işleri bilebilecek bir pozisyonda çalışmış olması gerekirken, mahkemece işten ayrılan işcinin böyle bir pozisyonda çalışmış olup olmadığının da yeterince incelenip tartışılmamış olması doğru görüşmemiş ve hükmün bu sebeplerle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2351 E. 2017/1598 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı işverenin ayrılan işciyle yaptığı «rekabet yasağı sözleşmesinin» 1 ve 2 yıl süreyle çalışma yasağı öngörmesinin «çalışma özgürlüğünü» «kısıtladığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddeleri uyarınca, işverenin, yer, zaman ve işlerin türü bakımından «hakkaniyete» aykırı olmamak koşuluyla işçisiyle, diğer koşullar da bulunmak koşuluyla rekabet yasağı sözleşmesi imzalamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
445/2 gereğince «rekabet yasağının» süresi uzun olsa dahi hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağı koşullarını serbestçe değerlendirerek «hakkaniyete» uygun biçimde kapsam ve süre bakımından sınırlandırabilecektir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, Anayasa'nın 48. maddesi uyarınca herkesin «çalışma hürriyetine» sahip olduğu, uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı B.K.nun 20, 26 ve 27. ve TMK'nın 23'ncü maddeleri karşısında davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra 1 yıl ve 2 yıllık süreler ile aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirkette hiçbir görevde çalışamamasının bir rekabet etmeme koşulu değil «kelepçeleme sözleşmesi» niteliğinde olduğu, davalının ekonomik özgürlüğünü «kısıtladığını», buna dayalı «cezai şart» koşulunun da «geçersiz» olacağını, davalının davacı firmada çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin ne tür bir zarara uğradığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilm …
Benzer bu karardaTBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Dava, «rekabet yasağı» ihlalinden kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakimin takdir yetkisi · karşı edim · müşteri çevresi · haklı nedenle fesih · fiil ehliyeti · acentelik · hizmet sözleşmesi · fesih
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
TBK 444 maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6520 E. 2014/12577 K.
Ortak:kelepçeleme sözleşmesi · çalışma hürriyeti · ticari sır · rekabet yasağı · kısıtlılık · cezai şart · oy yasağı · geçersizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, Anayasa'nın 48. maddesi uyarınca herkesin «çalışma hürriyetine» sahip olduğu, uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı B.K.nun 20, 26 ve 27. ve TMK'nın 23'ncü maddeleri karşısında davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra 1 yıl ve 2 yıllık süreler ile aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirkette hiçbir görevde çalışamamasının bir rekabet etmeme koşulu değil «kelepçeleme sözleşmesi» niteliğinde olduğu, davalının ekonomik özgürlüğünü «kısıtladığını», buna dayalı «cezai şart» koşulunun da «geçersiz» olacağını, davalının davacı firmada çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin ne tür bir zarara uğradığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilm …
Mahkemece, davacı işverenin ayrılan işciyle yaptığı «rekabet yasağı sözleşmesinin» 1 ve 2 yıl süreyle çalışma yasağı öngörmesinin «çalışma özgürlüğünü» «kısıtladığı» gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddeleri uyarınca, işverenin, yer, zaman ve işlerin türü bakımından «hakkaniyete» aykırı olmamak koşuluyla işçisiyle, diğer koşullar da bulunmak koşuluyla rekabet yasağı sözleşmesi imzalamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava, işçinin «rekabet yasağına» aykırı davranmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… steği ile işyerinden ayrıldığı ve yine fuarcılık konusunda faaliyette bulunan bir başka şirkette çalışmaya başladığı, bu durumun BK'nın 348 vd. maddeleri kapsamında «rekabet yasağına» aykırı davranış oluşturduğu, davacının «cezai şart» tazminatı talep etme hakkı bulunmakla birlikte, sözleşmede belirlenen 200.000 USD cezai şartın aşırı olması sebebiyle BK'nın 161. maddesi de dikkate alınarak belirlenen 37.800 TL cezai şartın uygun bulunduğu, davacının «ihbar tazminatı» yönünden açtığı davada yargılama yerinin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle ihbar tazminatı yönünden dosyanın «tefriki» ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, rekabet yasağına ilişkin tazminat davasının kısmen kabulü ile, 38.700,00 TL cezai şart alacağının 11.11.2007 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Anayasa'nın 48. maddesi uyarınca herkes «çalışma hürriyetine» sahip olup uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı Yasanın 19, 20, 155, 161 ve TMK'nın 23'ncü maddeleri karşısında davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra 3 yıl süre ile aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirkette hiçbir görevde çalışamaması bir rekabet etmeme koşulu değil, «kelepçeleme sözleşmesi» niteliğinde olup, davalının ekonomik özgürlüğünü «kısıtlayan» bir hükümdür.
Dolayısıyla buna dayalı «cezai şart» koşulu da «geçersizdir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar tazminatı · tefrik · ihbar · taahhütname · yasal faiz · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… steği ile işyerinden ayrıldığı ve yine fuarcılık konusunda faaliyette bulunan bir başka şirkette çalışmaya başladığı, bu durumun BK'nın 348 vd. maddeleri kapsamında «rekabet yasağına» aykırı davranış oluşturduğu, davacının «cezai şart» tazminatı talep etme hakkı bulunmakla birlikte, sözleşmede belirlenen 200.000 USD cezai şartın aşırı olması sebebiyle BK'nın 161. maddesi de dikkate alınarak belirlenen 37.800 TL cezai şartın uygun bulunduğu, davacının «ihbar tazminatı» yönünden açtığı davada yargılama yerinin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle ihbar tazminatı yönünden dosyanın «tefriki» ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, rekabet yasağına ilişkin tazminat davasının kısmen kabulü ile, 38.700,00 TL cezai şart alacağının 11.11.2007 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ne sebeple olursa olsun işten ayrıldıktan sonra işverenle aynı sektörde faaliyet gösteren bir başka şirkette üç yıl süre ile her ne nam altında olursa olsun hiçbir «görevle» çalışmayacağını, böyle bir şirkete ortak olmayacağını ve kişisel olarak böyle bir işle iştigal etmeyeceğini işveren ve ürünleri hakkında öğrendiği tüm ticari bilgileri saklayacağını kabul ve «taahhüt» eder.
Aksi hareketi halinde 200.000 US Doları karşılığı tazminat ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder.'' hükmü yer almaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4041 E. , 2017/6475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/11/2015 tarih ve 2015/596-2015/905 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ... sıfatı ile müvekkili şirkette çalıştığını, davalının istifa ederek iş sözleşmesini feshettiğini, davalının çalıştığı bölüm itibariyle müvekkili şirketin bütün ticari sırlarına sahip olduğunu, davalı ile yapılan iş sözleşmesinin davalının istifası ile sona ermesi ile sözleşmedeki sır saklama yükümlülüğünü düzenleyen hükmü ihlal ettiğini, rakip firmada çalışmaya başladığını, sözleşme uyarınca 24 aylık brüt ücretin cezai şart olarak ödemesi gerektiğini ileri sürerek 50.000 TL’nin dava tarihinden itibaren tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin talep ettiği cezai şartın geçerli olmadığını, herkesin çalışma hürriyetinin bulunduğunu, davacının müvekkilinin ticari sır niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, Anayasa'nın 48. maddesi uyarınca herkesin çalışma hürriyetine sahip olduğu, uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı B.K.nun 20, 26 ve 27. ve TMK'nın 23'ncü maddeleri karşısında davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra 1 yıl ve 2 yıllık süreler ile aynı alanda faaliyet gösteren bir başka şirkette hiçbir görevde çalışamamasının bir rekabet etmeme koşulu değil kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının ekonomik özgürlüğünü kısıtladığını, buna dayalı cezai şart koşulunun da geçersiz olacağını, davalının davacı firmada çalışırken edindiği ticari sır niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin ne tür bir zarara uğradığının iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davranmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı işverenin ayrılan işciyle yaptığı rekabet yasağı sözleşmesinin 1 ve 2 yıl süreyle çalışma yasağı öngörmesinin çalışma özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddeleri uyarınca, işverenin, yer, zaman ve işlerin türü bakımından hakkaniyete aykırı olmamak koşuluyla işçisiyle, diğer koşullar da bulunmak koşuluyla rekabet yasağı sözleşmesi imzalamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Süre bakımından ise iki yılı aşmayan
rekabet yasağının hukuka uygun olarak görülmesi gerekir. Kaldı ki TBK m. 445/2 gereğince rekabet yasağının süresi uzun olsa dahi hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağı koşullarını serbestçe değerlendirerek hakkaniyete uygun biçimde kapsam ve süre bakımından sınırlandırabilecektir.
Her ne kadar mahkemece sadece davalının bildiği ticari sır niteliğindeki bilgilerden dolayı davacının zarar görebileceği varsayımına dayalı olarak cezai şarta hükmedilemeyeceği belirtilse de, davacının zarar gördüğünü ispatlaması gerekmeyip, zarar görme ihtimalinin varlığı dahi yeterlidir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için ayrılan işcinin davacı yanındaki çalışması sırasında işyerinin müşteri çevresini veya üretim sırlarını ya da işverenin yaptığı işleri bilebilecek bir pozisyonda çalışmış olması gerekirken, mahkemece işten ayrılan işcinin böyle bir pozisyonda çalışmış olup olmadığının da yeterince incelenip tartışılmamış olması doğru görüşmemiş ve hükmün bu sebeplerle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384325800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz