İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8612 E. 2017/6150 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar tebliği↗ ihtarat↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ cy/cy şerhi↗ ipotek↗ usulden reddi↗ ihtar↗ tebligat↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sadece ipotek borçlusu olup, borçtan şahsen sorumlu bulunmadığını, TMK’nın 887. m. uyarınca ipotekli takibe girişilmeden önce asıl borçlu ile birlikte borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusuna da ihtarat yapılması takip ve dava şartı olduğundan davalıya çıkartılan 24/01/2013 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediğine ilişkin şerh bulunduğundan TMK’nın 887. m. gereğince davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, usulüne uygun yapılmış bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle, HMK’nın 114/2 ve 115. m. uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 2004 sayılı İİK’nın 148/a maddesi uyarınca, ''İpotek sözleşmesinin tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek zorundadırlar. Aksi takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce reddolunur. Adresin değiştirilmesi tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bildirilmemesi halinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi sayılır.'' Bu itibarla, gerektiğinde ihtarın tebliğine dair tebliğ mazbataları da getirtilip, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmiş sayılıp sayılamayacağı hususunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3701 E. 2021/1919 K.
Ortak:ipoteğin paraya çevrilmesi · ipotek · ihtarname · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sadece «ipotek» borçlusu olup, borçtan şahsen sorumlu bulunmadığını, TMK’nın 887. m. uyarınca ipotekli takibe girişilmeden önce asıl borçlu ile birlikte borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusuna da «ihtarat» yapılması takip ve dava şartı olduğundan davalıya çıkartılan 24/01/2013 tarihli «ihtarnamenin» davalıya tebliğ edilemediğine ilişkin «şerh» bulunduğundan TMK’nın 887. m. gereğince davalı hakkında «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapılamayacağı, usulüne uygun yapılmış bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle, HMK’nın 114/2 ve 115. m. uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, 2004 sayılı İİK’nın 148/a maddesi uyarınca, ''İpotek sözleşmesinin tarafları veya «ipotekli» taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir «tebligat» adresi bildirmek zorundadırlar.
Yeni adresin bildirilmemesi halinde «tebligatların» eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi sayılır.'' Bu itibarla, gerektiğinde «ihtarın tebliğine» dair tebliğ mazbataları da getirtilip, «ihtarnamenin» davalıya tebliğ edilmiş sayılıp sayılamayacağı hususunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMaddesi gereğince borçtan şahsen sorumlu olmayan davalı ... hakkında davacının ödeme isteminin ileri sürülebilmesi için, davacının bu talebini hem borçluya hem de «ipotek» veren davalıya karşı ileri sürmüş olması gerektiği, davacı tarafından sunulan belgelerden icra takibi başlatılmadan önce davalılardan ...'e «muacceliyet» «ihtarnamesi» içeren herhangi bir belgenin tebliğ edilmediği, daha doğrusu tebliğe çıkarılan evrakın davalıya ulaşmadığının anlaşıldığı davacının davalı ... yönünden takip şartını yerine getirmeden icra takibine giriştiği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanak kayıtların «defterlere» usulüne uygun olarak işlendiği, davacının kayıtlar gereği davalıdan talep edebileceği ve varlığı tespit edilen alacak miktarının 72.784,71 TL olduğu gerekçesiyle d …
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda «ipotek» veren davalı ...’e «muacceliyet» «ihtarnamesinin» bila tebliğ iade edildiği bu nedenle bu davalı hakkında TMK.887.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan gerçek kişi olan ...'in borca «ayni teminat» verdiği, yani «ipotek» veren konumunda olduğu, TMK'nun 887.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayni teminat · dava şartı yokluğu · muacceliyet · ihbar · teminat · e-defter
Benzer bu karardaMaddesi hükmünde öngörülen «muacceliyet» şartı gerçekleşmediğinden «ipotek» borçlusuna «ihbar» yapılmadan takibe geçilemeyeceği, bu hususun da HMK 114/2 maddesine göre dava şartı olduğundan mahkemece dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan gerçek kişi olan ...'in borca «ayni teminat» verdiği, yani «ipotek» veren konumunda olduğu, TMK'nun 887.
Maddesi gereğince borçtan şahsen sorumlu olmayan davalı ... hakkında davacının ödeme isteminin ileri sürülebilmesi için, davacının bu talebini hem borçluya hem de «ipotek» veren davalıya karşı ileri sürmüş olması gerektiği, davacı tarafından sunulan belgelerden icra takibi başlatılmadan önce davalılardan ...'e «muacceliyet» «ihtarnamesi» içeren herhangi bir belgenin tebliğ edilmediği, daha doğrusu tebliğe çıkarılan evrakın davalıya ulaşmadığının anlaşıldığı davacının davalı ... yönünden takip şartını yerine getirmeden icra takibine giriştiği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanak kayıtların «defterlere» usulüne uygun olarak işlendiği, davacının kayıtlar gereği davalıdan talep edebileceği ve varlığı tespit edilen alacak miktarının 72.784,71 TL olduğu gerekçesiyle d …
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda «ipotek» veren davalı ...’e «muacceliyet» «ihtarnamesinin» bila tebliğ iade edildiği bu nedenle bu davalı hakkında TMK.887.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8612 E. , 2017/6150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2015/207-2015/1016 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. arasında 28/06/2007 tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davalının da 3. kişi olarak taşınmazları üzerinde müvekkili lehine ipotek tesis ettiğini, acentenin sözleşme kapsamında edimini yerine getirmemesi nedeniyle ihtarla acentelik ilişkisinin feshedildiğini ve davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sadece ipotek borçlusu olup, borçtan şahsen sorumlu bulunmadığını, TMK’nın 887. m. uyarınca ipotekli takibe girişilmeden önce asıl borçlu ile birlikte borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusuna da ihtarat yapılması takip ve dava şartı olduğundan davalıya çıkartılan 24/01/2013 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediğine ilişkin şerh bulunduğundan TMK’nın 887. m. gereğince davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, usulüne uygun yapılmış bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle, HMK’nın 114/2 ve 115. m. uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 2004 sayılı İİK’nın 148/a maddesi uyarınca, ''İpotek sözleşmesinin tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek zorundadırlar. Aksi takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce reddolunur. Adresin değiştirilmesi tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bildirilmemesi halinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi sayılır.'' Bu itibarla, gerektiğinde ihtarın tebliğine dair tebliğ mazbataları da getirtilip, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmiş sayılıp sayılamayacağı hususunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/382963500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz