6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Olumsuz oy verse de muhalefetini tutanağa geçirmeyen pay sahibi iptal davası açamaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4006 E. 2017/6094 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali muhalefet şerhi (TTK 446) iptal davası açma hakkı

Gerekçe özeti

TTK 446 uyarınca genel kurul kararının iptali davası, toplantıda hazır bulunup olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçiren pay sahibi tarafından açılabilir; olumsuz oy kullansa da muhalefetini tutanağa geçirmeyen pay sahibinin iptal davası açma hakkı yoktur.

Ele alınan sorunlar

İptal davası açma hakkı - muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmemesi → ret

İddia: Davacı, kâr dağıtılmaması ve yönetim kurulu üyesi seçimi de dahil kararların dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istemiştir.

Gerekçe: TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçiren pay sahipleri iptal davası açabilir. Davacı dava konusu kararlar hakkında olumsuz oy kullanmakla birlikte muhalefetini tutanağa geçirmediğinden dava (iptal davası açma) hakkı bulunmamaktadır; bu nedenle dava reddedilir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

İptal davası açma hakkının, olumsuz oy yanında muhalefetin tutanağa geçirilmesi koşuluna bağlı olması (TTK 446) yönünden emsaldir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Genel kurul kararının iptali davasında pay sahibinin dava hakkı: toplantıda hazır bulunup olumsuz oy vermek ve muhalefeti tutanağa geçirmek (TTK 446)
Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 446

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/4006 E.  ,  2017/6094 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/05/2015 tarih ve 2014/1357-2015/344 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %40 oranında hissesinin bulunduğunu, müvekkilinin eşi ile eşinin önceki evliliklerinden doğan çocukların da diğer ortaklar olduğunu, müvekkili tarafından eşi aleyhine boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davası ikame edildiğini, müvekkilinin eşi ve eşinin çocuklarının müvekkilinin şirketten elde edeceği kârı engellemeye çalıştıklarını, şirketi çıkarları doğrultusunda kullandıklarını, 03.09.2014 tarihli olağan genel kurul toplantısında şirket taşınmazında tadilat yapılmasına, şirket özkaynaklarının bu tadilatta kullanılmasına ve kârın dağıtılmamasına karar verildiğini, kâr dağıtmama kararının müvekkilini zor durumda bırakmayı amaçladığını, ...'ın şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atanmasının da hukuka aykırı olduğunu, zira adı geçenin başka bir şirkette göreve gelir gelmez müvekkilini ortaklıktan çıkarmaya çalıştığını, kararların dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, müvekkilinin şirket evraklarını inceleme hakkının ve diğer azınlık haklarının boşanma ve mal tasfiyesi davası nedeniyle engellendiğini, toplantıda alınan 10.

maddenin de iptalinin gerektiğini, ... ve ...'ın şirketi borçlandırma ve usulsüz işlemler yapma riskinin bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketin 03.09.2014 tarihli olağan genel kurul kararlarının iptalini, dava süresince şirketin idaresi için kayyım tayinini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçiren pay sahiplerinin iptal davası açabileceği, davacının dava konusu kararlar hakkında olumsuz oy kullanmakla birlikte muhalefetini tutanağa geçirmediği, bu nedenle dava hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/382381300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.