Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5432 E. 2017/4859 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 307↗ mükerrerlik↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ içtihadı birleştirme kararı↗ ortaklık ilişkisi↗ feragat↗ haksız fiil↗ kâr payı↗ havale↗ ıslah↗ taahhütname↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı ... Bayram yönünden mahkemece verilen ve adı geçen davalı tarafından temyiz edilmeyen karar kesinleştiğinden bu davalı yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durumun varlığı ispatlanamadığından adı geçen davalı yönünden davanın reddine, davalı ...Ş. yönünden, davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının reddine, alacak davasının kısmen kabulü ile; davalı ... Bayram hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen önceki kararla adı geçen aleyhine hükmedilen miktar ile mükerrer ödemeye yol açmamak kayıt ve şartıyla 7.500,00 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte kalan 24.969,23 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2009 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 32.469,23 TL'nin belirtilen kısımlarına dava tarihinden itibaren belirtilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle davalı ...Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı şirketler vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edilmiştir. Feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Davacı vekilinin tarihli dilekçesi temyiz talebinden vazgeçme mahiyetinde olup sonuç doğurucu niteliktedir. Bu itibarla, davacı yanın temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı şirketler vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla Sermaye Piyasası Kuruluna kendilerinin verdikleri 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılara ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklemiştir. Her ne kadar davalı şirketler hissedarlararası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlarsa da, SPK'ya sunulan sözkonusu yazı ekindeki listelerin hiçbir dava dosyasına davalılar tarafından sunulmamış olması, 14.09.2000 tarihli SPK denetim raporunda aynı kişiler ve aynı yöntemlerle yurtdışında para toplandığı, bu toplanan paraların davalılar tarafından kayda alındığı, hava yoluyla paraların Türkiye'ye nakledildiği, organize şekilde hareket edildiği şeklinde tespitlere yer verilmesi, yine 09.05.1999 tarihli tutanakta Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Geliş kapısında yapılan kontrolde...'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği,...'un imzalı ifadesinde, Kombassan Şirketinin Almanya'daki temsilcisinin hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki Kombassan Şirketine götürmesi amacıyla kendisine teslim ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketlerce ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulü gerektiği, yine pek çok emsal dosyaya sunulan davalı ... Bayram imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, Kombassan Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, böylelikle davalıların haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, davalı şirketlerce SPK'ya yazılan 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar ekindeki listeler dikkate alınarak tespit edilen alacağın tahsiline dair hüküm kurulması gerekirken, yanlış değerlendirme ile davacının şirket ortağı olduğunun kabulü ile sözkonusu listedeki miktarlardan hisse senetlerinin nominal bedeli düşülerek eksik tahsil hükmü kurulması hatalı ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmayıp, açıklanan nedenlerle davalılar Kombassan Holding A.Ş ve Kombassan San. İnşaat. Tic. A.Ş.(birleşerek yeni unvanı Kombassan Holding A.Ş.) vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu ıslah dilekçesi ile 124.008,00 TL'nin tahsili istenmiştir. Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı şirketler yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5514 E. 2017/5327 K.
Ortak:hisse senedi · hisse devri · ortaklık ilişkisi · feragat · haksız fiil · kâr payı · havale · ıslah · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1- Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 124.008,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1-Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 104.657,12 TL'nin tahsili istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · şahsi sorumluluk · yemin · ikrar · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · mahsup · def'i
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı tarafın «hak düşürücü süre» itirazının ve «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalı şirketlerin SPK'ya sunduğu 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar dikkate alındığında davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davacının eda ettiği «yemin» karşısında davacının ödeme yaptığının kabulü gerektiği, davacının şirket ortağı olduğu, davacıdan daha çok para alınmasına rağmen daha az «hisse senedi» verildiği, davalı tarafın ortaklığa ilişkin kabul ve «ikrar» ettiği miktarın «mahsup» edilmesi gerektiği, davalı şirket yöneticilerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir delil bulunmadığı, davalı ...
Holding A.Ş'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz «infisahına» karar verildiği gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ...Ş. yönünden davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının reddine, davanın kısmen kabulü ile 6.500,00 TL'nin dava tarihi olan 14/08/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte kalan 49.520,10 TL'nin dava tarihi olan 14/08/2008 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte olmak üzere toplam 56.020,10 TL'nin belirtilen kısımlarına dava tarihinden itibaren belirtilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle davalı ...
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4821 E. 2017/3418 K.
Ortak:hisse senedi · hisse devri · ortaklık ilişkisi · feragat · haksız fiil · kâr payı · havale · ıslah · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1- Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 124.008,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu kararda… ontrolde ...'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği, ...'un imzalı ifadesinde, ...Şirketi'nin ...'daki «temsilcisinin» hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki ...Şirketi'ne götürmesi amacıyla kendisine «teslim» ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketlerce ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulü gerektiği, yine pek çok emsal dosyaya sunulan davalı ... imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, ...Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1-Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen 17.05.2017 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 27.10.2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 35.943,10 TL'nin tahsili istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · şahsi sorumluluk · yemin · ikrar · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · mahsup · def'i
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «hak düşürücü süre» itirazının ve «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalı şirketlerin SPK'ya sunduğu 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar dikkate alındığında davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davacının eda ettiği «yemin» karşısında davacının ödeme yaptığının kabulü gerektiği, davacının şirket ortağı olduğu, davacıdan daha çok para alınmasına rağmen daha az «hisse senedi» verildiği, davalı tarafın ortaklığa ilişkin kabul ve «ikrar» ettiği miktarın «mahsup» edilmesi gerektiği, davalı şirket yöneticilerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir delil bulunmadığı, davalı ...
A.Ş'nin unvan değişikliği sonrası ...Holding A.Ş'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz «infisahına» karar verildiği gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ...Ş. yönünden davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının reddine, davanın kısmen kabulü ile toplam 19.902,78 TL'nin davalı ...Ş'den tahsiline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5509 E. 2017/5075 K.
Ortak:hisse senedi · hisse devri · ortaklık ilişkisi · feragat · haksız fiil · kâr payı · havale · ıslah · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1- Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 124.008,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1-Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 111.479,14 TL'nin tahsili istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · şahsi sorumluluk · yemin · ikrar · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · mahsup · def'i
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı tarafın «hak düşürücü süre» itirazının ve «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalı şirketlerin SPK'ya sunduğu 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar dikkate alındığında davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davacının eda ettiği «yemin» karşısında davacının ./.. ödeme yaptığının kabulü gerektiği, davacının şirket ortağı olduğu, davacıdan daha çok para alınmasına rağmen daha az «hisse senedi» verildiği, davalı tarafın ortaklığa ilişkin kabul ve «ikrar» ettiği miktarın «mahsup» edilmesi gerektiği, davalı şirket yöneticilerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir delil bulunmadığı, davalı ...
Holding A.Ş'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz «infisahına» karar verildiği gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ...
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/985 E. 2019/3269 K.
Ortak:hisse devri · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · taahhütname · cy/cy kaydı · temsil · teslim
İncelediğiniz karardaHer ne kadar davalı şirketler hissedarlararası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlarsa da, SPK'ya sunulan sözkonusu yazı ekindeki listelerin hiçbir dava dosyasına davalılar tarafından sunulmamış olması, 14.09.2000 tarihli SPK denetim raporunda aynı kişiler ve aynı yöntemlerle yurtdışında para toplandığı, bu toplanan paraların davalılar tarafından «kayda» alındığı, hava yoluyla paraların Türkiye'ye nakledildiği, organize şekilde hareket edildiği şeklinde tespitlere yer verilmesi, yine 09.05.1999 tarihli tutanakta Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Geliş kapısında yapılan kontrolde...'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği,...'un imzalı ifadesinde, Kombassan Şirketinin Almanya'daki «temsilcisinin» hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki Kombassan Şirketine götürmesi amacıyla kendisine «teslim» ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketlerce ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulü gerektiği, yine pek çok emsal dosyaya sunulan davalı ...
… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 124.008,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı şirketler hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlarsa da, SPK'ya sunulan sözkonusu yazı ekindeki listelerin hiçbir dava dosyasına davalılar tarafından sunulmamış olması, 14.09.2000 tarihli SPK denetim raporunda aynı kişiler ve aynı yöntemlerle yurtdışında para toplandığı, bu toplanan paraların davalılar tarafından «kayda» alındığı, hava yoluyla paraların Türkiye'ye nakledildiği, organize şekilde hareket edildiği şeklinde tespitlere yer verilmesi, yine 09.05.1999 tarihli tutanakta Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Geliş kapısında yapılan kontrolde Mehmet Uzun'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği, Mehmet Uzun'un imzalı ifadesinde, Kombassan şirketinin Almanya'daki «temsilcisinin» hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki Kombassan şirketine götürmesi amacıyla kendisine «teslim» ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketlerce ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulü gerektiği, yine pek çok dosyaya sunulan davalı ... imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, Kombassan Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dosyadaki mevcut delil durumuna göre, davacıların davalı şirketlere ortak olduğu dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile ve şirketlere yazılan müzekkere cevaplarından anlaşılmış ise de, ne şekilde ortak olduğu,geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulup kurulmadığı, hisse durumu, hissesinden fazla bir ödemenin mevcut olup olmadığı hususlarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · kar payı · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · bilirkişi incelemesi · zamanaşımı
Benzer bu kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, yukarıda bahsi geçen SPK yazıları ekindeki listeler getirtilmeden henüz «bilirkişi incelemesi» için hazır olmayan dosya yönünden «bilirkişi ücreti» yatırılmadığı, davacının tüm davalılar yönünden iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Her ne kadar davalı şirketler hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlarsa da, SPK'ya sunulan sözkonusu yazı ekindeki listelerin hiçbir dava dosyasına davalılar tarafından sunulmamış olması, 14.09.2000 tarihli SPK denetim raporunda aynı kişiler ve aynı yöntemlerle yurtdışında para toplandığı, bu toplanan paraların davalılar tarafından «kayda» alındığı, hava yoluyla paraların Türkiye'ye nakledildiği, organize şekilde hareket edildiği şeklinde tespitlere yer verilmesi, yine 09.05.1999 tarihli tutanakta Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Geliş kapısında yapılan kontrolde Mehmet Uzun'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği, Mehmet Uzun'un imzalı ifadesinde, Kombassan şirketinin Almanya'daki «temsilcisinin» hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki Kombassan şirketine götürmesi amacıyla kendisine «teslim» ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketlerce ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulü gerektiği, yine pek çok dosyaya sunulan davalı ... imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, Kombassan Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5434 E. 2017/5074 K.
Ortak:hisse senedi · hisse devri · ortaklık ilişkisi · feragat · haksız fiil · kâr payı · havale · ıslah · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1- Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 124.008,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1- Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 45.230,66 TL'nin tahsili istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · şahsi sorumluluk · yemin · ikrar · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · mahsup · def'i
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı tarafın «hak düşürücü süre» itirazının ve «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalı şirketlerin SPK'ya sunduğu 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar dikkate alındığında davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davacının eda ettiği «yemin» karşısında davacının ödeme yaptığının kabulü gerektiği, davacının şirket ortağı olduğu, davacıdan daha çok para alınmasına rağmen daha az «hisse senedi» verildiği, davalı tarafın ortaklığa ilişkin kabul ve «ikrar» ettiği miktarın «mahsup» edilmesi gerektiği, davalı şirket yöneticilerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir delil bulunmadığı, davalı ...
Holding A.Ş'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz «infisahına» karar verildiği gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, davalı ...
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5513 E. 2017/5206 K.
Ortak:hisse senedi · hisse devri · ortaklık ilişkisi · feragat · haksız fiil · kâr payı · havale · ıslah · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1- Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 124.008,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
1-Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen 17.05.2017 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edilmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 27.10.2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 35.943,10 TL'nin tahsili istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · şahsi sorumluluk · yemin · ikrar · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · mahsup · def'i
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «hak düşürücü süre» itirazının ve «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, davalı şirketlerin SPK'ye sunduğu 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar dikkate alındığında davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davacının eda ettiği «yemin» karşısında davacının ödeme yaptığının kabulü gerektiği, davacının şirket ortağı olduğu, davacıdan daha çok para alınmasına rağmen daha az «hisse senedi» verildiği, davalı tarafın ortaklığa ilişkin kabul ve «ikrar» ettiği miktarın «mahsup» edilmesi gerektiği, davalı şirket yöneticilerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir delil bulunmadığı, davalı ...
Holding A.Ş'ye devredilmek suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz «infisahına» karar verildiği gerekçesiyle, davalılar ..., ... ve ...’nun kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durumun varlığı ispatlanamadığından adı geçen davalılar yönünden davanın reddine, davalı ...
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5431 E. 2017/4860 K.
Ortak:mükerrerlik · hisse devri · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · kâr payı · ıslah · taahhütname · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… dukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
Bayram hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen önceki kararla adı geçen aleyhine hükmedilen miktar ile «mükerrer» ödemeye yol açmamak kayıt ve şartıyla 7.500,00 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte kalan 24.969,23 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2009 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte olmak üzere toplam 32.469,23 TL'nin belirtilen kısımlarına dava tarihinden itibaren belirtilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle davalı ...Ş'den alına …
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu «ıslah» dilekçesi ile 124.008,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar davalı şirketler hissedarlar arası «hisse devri» sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlarsa da, SPK'ya sunulan söz konusu yazı ekindeki listelerin hiçbir dava dosyasına davalılar tarafından sunulmamış olması, 14/09/2000 tarihli SPK denetim raporunda aynı kişiler ve aynı yöntemlerle yurtdışında para toplandığı, bu toplanan paraların davalılar tarafından «kayda» alındığı, hava yoluyla paraların Türkiye'ye nakledildiği, organize şekilde hareket edildiği şeklinde tespitlere yer verilmesi, yine 09/05/1999 tarihli tutanakta Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Geliş kapısında yapılan kontrolde ... ...'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği, ... ...'un imzalı ifadesinde, Kombassan şirketinin Almanya'daki «temsilcisinin» hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki Kombassan şirketine götürmesi amacıyla kendisine «teslim» ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketlerce ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulü gerektiği, yine pek çok dosyaya sunulan davalı ...... imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, böylelikle davalıların «haksız fiilde» bulundukları anlaşılmaktadır.
… ilamı doğrultusunda, davalı ... ... yönünden; mahkemece verilen ve adı geçen davalı tarafından temyiz edilmeyen karar kesinleştiğinden bu davalı yönünden bir karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... yönünden adı geçen davalının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durumun varlığı ispatlanamadığından adı geçen davalı yönünden davanın reddine, davalı ...Ş. yönünden davacıların şirket ortağı olmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının reddine, alacak davasının kısmen kabulü ile; davalı ...... hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen önceki kararda adı geçen aleyhine hükmedilen miktar ile «mükerrer» ödemeye yol açmamak kayıt ve şartıyla 7.500,00 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte kalan 214.128,22 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2009 tarihinden itibaren yıllık % 9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte olmak üzere toplam 221.628,22 TL'nin belirtilen kısımlarına dava tarihinden itibaren belirtilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle davalı ...Ş'den alın …
2- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra «ıslah» dilekçesi ile 324.138,52 TL'nin tahsili istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aldatma kastı · ifa imkansızlığı · sözleşmenin iptali · kar payı · illiyet bağı · hile · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı
Benzer bu kararda1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkeme gerekçesinde de yer verildiği üzere davalı tarafın «hak düşürücü süre» itirazının ve «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunun anlaşılmasına göre, davalılar Kombassan Holding A.Ş. ve Kombassan İnşaat Tarım ve San.
Taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin kurulabilmesi için sözleşme «ehliyeti», hukuka, ahlaka, adaba uygunluk, «ifa imkansızlığının» bulunmaması, irade ile beyan arasında uyum, geçerlilik şeklinin arandığı hallerde bu şekle uygunluk gerekmekte olup, bu unsurlardan birinin eksikliği halinde ortada irade açıklaması bulunmasına rağmen, bu irade bir borç doğurmayacaktır.
818 sayılı BK'nın 28. maddesine göre «hile», diğer tarafta sözleşme yapma düşüncesini uyandıran ya da bu düşünceyi güçlendiren gerçeğe aykırı eylem ve davranışları ifade eder.
Hile nedeniyle sözleşmenin «geçersiz» sayılabilmesi için kişide «aldatma kastının» bulunması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5432 E. , 2017/4859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/01/2016 tarih ve 2012/512-2016/12 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı şirketler vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.09.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 115.758 DM verdiğini, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ... Bayram ile yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 7.500,00 TL’nın faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile 49.435,30 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı ... Bayram yönünden mahkemece verilen ve adı geçen davalı tarafından temyiz edilmeyen karar kesinleştiğinden bu davalı yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durumun varlığı ispatlanamadığından adı geçen davalı yönünden davanın reddine, davalı ...Ş. yönünden, davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının reddine, alacak davasının kısmen kabulü ile; davalı ... Bayram hakkındaki temyiz edilmeksizin kesinleşen önceki kararla adı geçen aleyhine hükmedilen miktar ile mükerrer ödemeye yol açmamak kayıt ve şartıyla 7.500,00 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte kalan 24.969,23 TL'nin dava tarihi olan 18/03/2009 tarihinden itibaren yıllık %9 ve ileride değişmesi halinde değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 32.469,23 TL'nin belirtilen kısımlarına dava tarihinden itibaren belirtilen şekilde faiz uygulanmak suretiyle davalı ...Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı şirketler vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiş ise de, davacı vekili tarafından verilen havale tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edilmiştir. Feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Davacı vekilinin tarihli dilekçesi temyiz talebinden vazgeçme mahiyetinde olup sonuç doğurucu niteliktedir. Bu itibarla, davacı yanın temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı şirketler vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirketlerin birleşmesi ve kayda alınması amacıyla Sermaye Piyasası Kuruluna kendilerinin verdikleri 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılara ortak olunan şirkete verilen sermaye katılım bedelleri ile kişiler arasındaki hisse değişimine ilişkin ödeme ve tahsilatlara dair bir takım listeler eklemiştir. Her ne kadar davalı şirketler hissedarlararası hisse devri sırasında devreden hissedarın tahsil ettiği miktarların telefon, mektup ve sair yöntemlerle yapılan araştırma sonucu tespit edildiğini, tahsil edilen paranın şirket kasasına girmediğini savunmuşlarsa da, SPK'ya sunulan sözkonusu yazı ekindeki listelerin hiçbir dava dosyasına davalılar tarafından sunulmamış olması, 14.09.2000 tarihli SPK denetim raporunda aynı kişiler ve aynı yöntemlerle yurtdışında para toplandığı, bu toplanan paraların davalılar tarafından kayda alındığı, hava yoluyla paraların Türkiye'ye nakledildiği, organize şekilde hareket edildiği şeklinde tespitlere yer verilmesi, yine 09.05.1999 tarihli tutanakta Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar Geliş kapısında yapılan kontrolde...'a ait çanta içinde TL, DM cinsi yüksek miktarda para ile altın bilezik gibi emtianın tespit edildiği,...'un imzalı ifadesinde, Kombassan Şirketinin Almanya'daki temsilcisinin hisse senetlerini sattıktan sonra paraları ve altınları Türkiye'deki Kombassan Şirketine götürmesi amacıyla kendisine teslim ettiğini ifade etmiş olması karşısında davalı şirketlerce ikincil kayıtlar tutulduğunun kabulü gerektiği, yine pek çok emsal dosyaya sunulan davalı ...
Bayram imzalı mektupta ortaklıktan ayrılmak isteyenlerin üç ay önce bildirmeleri halinde paralarını alabileceklerinin belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, Kombassan Grubu şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla "Ortaklık Durum Belgesi", "Hisse Senedi" gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, böylelikle davalıların haksız fiilde bulundukları anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, davalı şirketlerce SPK'ya yazılan 09.02.2005 tarih 30 ve 31 sayılı yazılar ekindeki listeler dikkate alınarak tespit edilen alacağın tahsiline dair hüküm kurulması gerekirken, yanlış değerlendirme ile davacının şirket ortağı olduğunun kabulü ile sözkonusu listedeki miktarlardan hisse senetlerinin nominal bedeli düşülerek eksik tahsil hükmü kurulması hatalı ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmayıp, açıklanan nedenlerle davalılar Kombassan Holding A.Ş ve Kombassan San. İnşaat. Tic. A.Ş.(birleşerek yeni unvanı Kombassan Holding A.Ş.) vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra sunduğu ıslah dilekçesi ile 124.008,00 TL'nin tahsili istenmiştir. Kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı şirketler yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Kombassan Holding A.Ş ve Kombassan San. İnş. Tic. A.Ş.(birleşerek yeni unvanı Kombassan Holding A.Ş.) vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirketler vekilinin bozmadan sonra ıslahla arttırılan kısma yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan yönden davalı şirketler yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/379930600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz