Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2138 E. 2017/4873 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ münhasırlık↗ ticaret unvanı↗ olumsuz oy↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ terkin↗ maddi tazminat↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının söz konusu ticaret unvanını kullanmak suretiyle davacı marka haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davacının tecavüzün durdurulması ve men’i talepleri yönünden davanın kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacının davalının ticaret unvanının terkini talebi de olduğu halde, mahkemece bu taleple ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığından davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Davalı tescilli ticaret unvanı kullanmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı münhasıran sahibine ait olup, tescilli bir ticaret unvanının terkin edilinceye kadar ünvansal olarak kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmez. Somut olayda, davalı, ticaret unvanını tescilli olduğu şekilde ve ünvansal olarak kullanmış olup, markasal kullanımın bulunmadığı bu durum davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği gibi, davalının tescilli ticaret unvanını kullanımının kötü niyetli olduğu iddia ve ispat olunmadığından tecavüzün tespiti ve maddi-manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiş hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17833 E. 2015/12287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevli daire · abonelik sözleşmesi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAncak Yargıtay Büyük Genel Kurulunun Yargıtay İş Bölümüne ilişkin 21.01.2013 tarih ve 2013/1 sayılı kararı ile anılan uyuşmazlığın temyiz incelemesini yapmakla «görevli daire», Yargıtay 3.
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 19.01.2015 tarih ve 8 sayılı kararı uyarınca Dairenin temel «görev alanı» ile ilgili bulunmayan bir konuda duruşma gününün verilmiş olması «görevsizlik» kararı verilmesine engel teşkil etmez.
dava, «abonelik sözleşmesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15242 E. 2016/4266 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · münhasırlık · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · terkin · maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşik içtihatlarına göre usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı «münhasıran» sahibine ait olup, tescilli bir «ticaret unvanının terkin» edilinceye kadar ünvansal olarak kullanılması «marka hakkına tecavüz» teşkil etmez.
1- Davacının davalının «ticaret unvanının terkini» talebi de olduğu halde, mahkemece bu taleple ilgili olarak olumlu veya «olumsuz» bir hüküm kurulmadığından davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, davalı, «ticaret unvanını» tescilli olduğu şekilde ve ünvansal olarak kullanmış olup, markasal kullanımın bulunmadığı bu durum davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği gibi, davalının tescilli ticaret unvanını kullanımının kötü niyetli olduğu iddia ve ispat olunmadığından tecavüzün tespiti ve «maddi-manevi tazminat» taleplerinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiş hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaOysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı, «münhasıran» sahibine ait olup, tescilli bir «ticaret unvanının terkin» edilinceye kadar kullanılması «marka hakkına tecavüz» teşkil etmez.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ticaret unvanı» olarak kullanılan ... .... ibaresinin, davacının “...” ibareli markası ile «iltibas» oluşturmakla «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, davacının markasına vaki tecavüzünün önlenmesine, tecavüzün tespitine, davalının «ticaret sicil» unvanının sicilden terkinine, 7.455,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı, «ticaret unvanını» tescilli olduğu şekilde kullanmış olup, bu durum «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediğinden, bu çerçevede davacı markasına davalının «ticaret unvanının tecavüz» ettiğinin tespiti ve buna dayalı «maddi-manevi tazminat» taleplerinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmediğinden, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · ticaret sicilinden terkin · ticari işletme · reeskont faizi · ticaret sicili · tacir · dava sebebi · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından «ticaret unvanı» olarak kullanılan ... .... ibaresinin, davacının “...” ibareli markası ile «iltibas» oluşturmakla «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, davacının markasına vaki tecavüzünün önlenmesine, tecavüzün tespitine, davalının «ticaret sicil» unvanının sicilden terkinine, 7.455,00 TL «maddi tazminat» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, tescilli markasına «iltibas» oluşturacak şekilde, davalı tarafından mal ve hizmetlerinde «ticaret unvanının» markasal bir biçimde kullanıldığı da iddia edilmiş olup, mahkemece bu taleple ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve hüküm tesis edilmemiş ise de davacı tarafça temyiz isteminde bulunulmadığından, bu husus bozma «sebebi» yapılmamıştır.
Dava, davacı markasına, davalı «ticaret unvanının tecavüz» teşkil ettiğinden bahisle markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, ticaret unvanının «ticaret sicilinden terkini» ve tazminat istemine ilişkindir.
Ticaret unvanı «tacirin», «ticari işletmesine» ilişkin işlemleri yap...n ve bu işlemlerle ilgili senet ve diğer evrakları imzal...n kullandığı ad olup, «ticaret unvanının» işlevi, ticari işletmenin sahibi olan tacirin diğer tacirlerden ayırt edilmesini sağlamaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13416 E. 2013/11171 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · münhasırlık · ticaret unvanı · terkin · ilan
İncelediğiniz karardaDairemizin yerleşik içtihatlarına göre usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanma hakkı «münhasıran» sahibine ait olup, tescilli bir «ticaret unvanının terkin» edilinceye kadar ünvansal olarak kullanılması «marka hakkına tecavüz» teşkil etmez.
1- Davacının davalının «ticaret unvanının terkini» talebi de olduğu halde, mahkemece bu taleple ilgili olarak olumlu veya «olumsuz» bir hüküm kurulmadığından davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının söz konusu «ticaret unvanını» kullanmak suretiyle davacı marka haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davacının tecavüzün durdurulması ve men’i talepleri yönünden davanın kabulüne, «maddi tazminat» talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (2006/1835 E, 2007/5160 K. sayılı ilamı) 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanmak hakkı, «münhasıran» sahibine aittir ve «terkin» edilinceye kadar tescilli bir ticaret ünvanının kullanılması TTK 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil etmez.
2- Ancak; dava «haksız rekabetin» meni, «ticaret unvanının terkini» ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların aynı alanda faaliyette bulundukları, davalının «ticaret unvanını» kullanımının tecavüz teşkil ettiği, olay nedeniyle davacının «ticari itibarının zedelendiği» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Orijinal PLASTİK ticaret unvanının terkinine, 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · kusur · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların aynı alanda faaliyette bulundukları, davalının «ticaret unvanını» kullanımının tecavüz teşkil ettiği, olay nedeniyle davacının «ticari itibarının zedelendiği» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Orijinal PLASTİK ticaret unvanının terkinine, 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak; dava «haksız rekabetin» meni, «ticaret unvanının terkini» ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat isteminin de kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre (2006/1835 E, 2007/5160 K. sayılı ilamı) 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan «ticaret unvanını» kullanmak hakkı, «münhasıran» sahibine aittir ve «terkin» edilinceye kadar tescilli bir ticaret ünvanının kullanılması TTK 56 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil etmez.
Öte yandan, 6762 sayılı TTK'nun 54. maddesine göre de “ Ticaret unvanı kanuna aykırı olarak başkası tarafından kullanılan kimse, bunun men'ini ve haksız kullanılan «ticaret unvanı» tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini ve zarar görmüş ise «kusur» halinde bunun da tazminini istiyebilir “ hükmünü haiz olup, ancak bu maddede düzenlenen koşulların gerçekleşmesi halinde tazminat istenebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2138 E. , 2017/4873 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2015 tarih ve 2011/2-2015/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'ın TALYA markasını 28/02/2005 tarihinden geçerli olmak üzere 2005/06308 tescil numarası ile 10 ve 44 sınıflarda tescil ettirdiğini ve koruma altına aldığını, müvekkilinin bu bağlamda TALYA ibaresi üzerinde hem 556 sayılı KHK'den hem de TTK'dan doğan münhasır hak ve yetkilere sahip olduğunu, müvekkil markasını bir diğer müvekkili olan Karizma Özel Sağlık Ltd. Şti. kanalıyla tescil olunan sınıflarda kullandığını, 05/01/2010 tarihi itibarıyla davalının, müvekkil şirketin tescilli markası TALYA ibaresini içinde bulunduran FİZİTALYA ibaresini ticaret unvanında kullanmaya başladığının tespit edildiğini, karşı yanın FİZİTALYA TIP MERKEZİ adıyla verdiği hizmetlerin müvekkiline ait TALYA ibareli tescilli markasının onunla aynı iştigal alanında olan 10 ve 44.
sınıfta yer alan hizmetleri kapsadığını ileri sürerek, Fizitalya ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, karşı yanın müvekkili adına tescilli markadan doğan haklara iltibas yoluyla tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin manevi tazminat talep hakları saklı kalmak kaydı ile durdurulması ve men'i ile 5.000 TL maddi tazminat ödemesine hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava açmada hukuki yararının bulunmadığını, davacının TALYA markasını Talya Göz Cerrahi ve Lazer Merkezi iş yeri için kullandığını, davacı ve davalının sağlık sektöründe hizmet veren iki firma olduğunu, çalışma iş yeri açma usul ve esaslarının Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiğini, bu yönetmeliğin 30. maddesine göre sağlık kuruluşunun aynı yazı karakterinde olmak şartıyla ÖZEL ibaresinden sonra ruhsatnamesinde belirtilen kuruluş isminin yazıldığını, davacı, dava dilekçesinde ileride diğer branşlarda da faaliyet göstereceğini belirtmekle, şu anda davalı müvekkilinin iştigal konusu olan fizik tedavi hizmeti ile ilgili bir faaliyetinin olmadığının da açıkça anlaşıldığını, davacının bu aşamada hiçbir zararı olmadığı ve müvekkilinin davacının TALYA markasına herhangi bir tecavüzü olmadığının da tartışmasız olduğunu, TTK'nın 52.
maddesi uyarınca usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının, münhasıran sahibine ait olduğunu belirterek, haksız, dayanaksız ve kötü niyetli iddia ve taleplerin reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının söz konusu ticaret unvanını kullanmak suretiyle davacı marka haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davacının tecavüzün durdurulması ve men’i talepleri yönünden davanın kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacının davalının ticaret unvanının terkini talebi de olduğu halde, mahkemece bu taleple ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığından davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Davalı tescilli ticaret unvanı kullanmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı münhasıran sahibine ait olup, tescilli bir ticaret unvanının terkin edilinceye kadar ünvansal olarak kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmez. Somut olayda, davalı, ticaret unvanını tescilli olduğu şekilde ve ünvansal olarak kullanmış olup, markasal kullanımın bulunmadığı bu durum davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği gibi, davalının tescilli ticaret unvanını kullanımının kötü niyetli olduğu iddia ve ispat olunmadığından tecavüzün tespiti ve maddi-manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiş hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/379863400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz