Kar Kaybı Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2887 E. 2017/5791 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, 40.000,00 TL'nin dava tarihinden, 133.482,50 TL'nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14876 E. 2016/6723 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · şirket zararı · açılmamış sayılma · temlik · kusur · vekalet ücreti · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 133/«son» maddesi, bu madde kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen taraf için «vekalet ücretinin» maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden «temlik» alan davacı ... yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalıların zararlandırıcı işlem ve eylemlerinden dolayı «şirket zararının» kanıtlanamadığı, davalıların «kusurlarının» ve sorumluluklarının tespit edilemediği, davalılar ... ve ... yönünden davanın takip edilmediği gerekçesiyle; davalılar ... ve ... yönünden davanın HMK.nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar ... ve ... dışındaki tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, «temlik» alan davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «temlik» alan davacı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14343 E. 2017/1779 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2887 E. , 2017/5791 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2014 gün ve 2012/374-2014/901 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/11/2015 gün ve 2015/4587-2015/11567 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, taraflar arasında 26/05/2011 tarihli nakliye sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme uyarınca davalıya ait boruların ...-...-... arasında müvekkili tarafından 1.535.00,00 TL+KDV bedelle taşınacağının ve müvekkilinin tek nakliyeci olduğunun kararlaştırıldığını, müvekkilinin boruların nakliyesi için sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirirken davalının boruların 446.571,00 TL'lik kısmını müvekkiline taşıtıp, geri kalanını başka firmalara taşıtarak müvekkilinin kazanç kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, müvekkilinin kazanç kaybının tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ibraz ederek talebini 173.428,50 TL'ye yükseltmiş, birleşen davanın ise, reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin ...den aldığı ihale ile boru üretim ve teslim işini yüklendiğini ve nakliyesi için davalı ile sözleşme imzalanarak 2011 yılı Eylül ayına kadar birkaç partide boruların ...'a götürüldüğünü ancak, davalının nakliye işini yaparken edimlerinin çoğunu yerine getirmeyip, büyük kısmını da eksik yaptığını, buna rağmen projenin büyüklüğü, aciliyeti ile alternatiflerin azlığı nedeniyle bir süre davacı ile çalışmak zorunda kalındığını, bu aşamada sevkiyatta aksamalar olduğunu ve müvekkilinin başka şirketlerle sevkiyat yaptığını ancak, davalıya ait 12 adet tırın Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne aykırı yük taşıma gerekçesiyle trafikten men edildiğini ve boruların müvekkili tarafından alınarak sevkinin sağlandığını, müvekkilinin sevkiyatı başka araçlarla yapmak zorunda kaldığını, davalı ile şifahen görüşülerek sözleşmenin uygulanmamasının kararlaştırıldığını buna rağmen, davalının müvekkili aleyhine dava açması nedeniyle 13/06/2012 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 Euro cezai şart, 35.400 TL aparat bedeli, 1.392 TL otopark ücreti ile başka şirketlerle taşıma yapılmasından kaynaklanan fazla ödeme bedelleri, günlük 300,00 TL personel bulundurma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, asıl davanın ise, reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, 40.000,00 TL'nin dava tarihinden, 133.482,50 TL'nin de ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378419100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz