Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1783 E. 2017/6121 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr↗ hakkaniyet↗ tbk 99↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın markasını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığı, davalı markasının ''...'' kelimesinden ibaret olup, tescili olduğu ürünler üzerinde davacıya ait tescilli marka şeklinin bir benzeri ve davacının ambalajında kullandığı zemin rengi ve ambalaj komposizyonuna oldukça benzer bir şekilde kullandığı, bu durum davacı marka ve ürün ambalajlarına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafın davacı taraf tescilli markasını ve kullandığı ürün ambalajına iltibas oluşturacak nitelikte ibarelerin ticari faaliyetlerinde marka olarak kullanması aynı zamanda TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, somut olayda yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, davalı tarafın haksız işaretleri taşıyan ne kadar çay sattığının tespit edilmesi ve buna yönelik bir hesaplama yapılması gerekse de davalı tarafın ticari defterleri sunulmadığından inceleme yapılamadığı, davacı şirket tarafından sunulan ... İli satışları ile ilgili gelir tabloları üzerinden yapılan incelemede davacının 35.779,02 TL tutarında kâr kaybı ve ferileri olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile marka tecavüzü ve bu suretle haksız rekabet teşkil eden davalı eylemlerinin tespitine, satışının, dağıtımının yapmalarının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesine, 7.000,00 TL manevi tazminat, 35.779,02 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı 556 sayılı KHK'nin 66/1-a maddesine göre tazminat talep etmiş olup, bu madde hükmüne göre “marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı marka sahibinin markanın kullanılması ile elde edeceği muhtemel gelire göre” yoksun kalınan kazancın hesaplanması gerekir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacının 2009-2010-2011 yıllarına ait ticari defterlerindeki veriler nazara alınarak ticari faaliyetleri sonucu elde ettiği kârların ortalaması hesaplanarak tazminata hükmedilmiştir. Ancak, yapılan tazminat hesabı yukarıda belirtilen madde hükmüne uygun bulunmamaktadır. Bu durumda, 556 sayılı KHK 66/1-(a) bendi hükmü uyarınca inceleme yapılması, şayet “dava konusu markanın” haksız kullanımı nedeniyle davacının elde edebileceği muhtemel gelirinin belirlenememesi halinde ise TBK/50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminatın ve buna göre takdir edilecek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1180 E. 2017/3719 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ticari defter · maddi tazminat · haksız rekabet · e-defter
İncelediğiniz kararda… şekilde kullandığı, bu durum davacı marka ve ürün ambalajlarına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafın davacı taraf tescilli markasını ve kullandığı ürün ambalajına «iltibas» oluşturacak nitelikte ibarelerin ticari faaliyetlerinde marka olarak kullanması aynı zamanda TTK anlamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, somut olayda «yoksun kalınan» kazancın hesaplanmasında, davalı tarafın haksız işaretleri «taşıyan» ne kadar çay sattığının tespit edilmesi ve buna yönelik bir hesaplama yapılması gerekse de davalı tarafın «ticari defterleri» sunulmadığından inceleme yapılamadığı, davacı şirket tarafından sunulan ...
İli satışları ile ilgili gelir tabloları üzerinden yapılan incelemede davacının 35.779,02 TL tutarında kâr «kaybı» ve ferileri olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile marka tecavüzü ve bu suretle «haksız rekabet» teşkil eden davalı eylemlerinin tespitine, satışının, «dağıtımının» yapmalarının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesine, 7.000,00 TL manevi tazminat, 35.779,02 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti." ibareli «ticaret unvanına» sahip olduğu, davalı tarafın da “...&...” isimli işletme adını kullandığı ve www. ....com adresli internet sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini yürüttüğü, davalının ticaret unvanı ve alan adının davacının markası ve unvanı ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve aynı hizmetler üzerinde kullanılmaları nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kullanımlarının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığı, KHK'nın 66/a. maddesi uyarınca bilirkişi raporu ile tespit edilen davacı zararının 2.616TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacının marka hakkına yönelik tecavüz eyleminde bulunduğunun ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, «maddi tazminat» istemi yönünden 2.616TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, manevi tazminat açısından takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün «ilanına», sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece davacının talebine uygun şekilde hesaplama yapılması ve bu kapsamda davacının «ticari defter» ve kayıtlarının incelemesi suretiyle «maddi tazminatın» ve buna bağlı olarak da manevi tazminat takdiri gerekeceğinden kararı maddi ve manevi tazminat bakımından bozulması gerekmiştir.
2- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · ticaret unvanı · yasal faiz · ilan
Benzer bu karardaŞti." ibareli «ticaret unvanına» sahip olduğu, davalı tarafın da “...&...” isimli işletme adını kullandığı ve www. ....com adresli internet sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini yürüttüğü, davalının ticaret unvanı ve alan adının davacının markası ve unvanı ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve aynı hizmetler üzerinde kullanılmaları nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kullanımlarının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığı, KHK'nın 66/a. maddesi uyarınca bilirkişi raporu ile tespit edilen davacı zararının 2.616TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacının marka hakkına yönelik tecavüz eyleminde bulunduğunun ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, «maddi tazminat» istemi yönünden 2.616TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, manevi tazminat açısından takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün «ilanına», sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12606 E. 2012/19528 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ticari defter · maddi tazminat · e-defter
İncelediğiniz kararda… şekilde kullandığı, bu durum davacı marka ve ürün ambalajlarına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafın davacı taraf tescilli markasını ve kullandığı ürün ambalajına «iltibas» oluşturacak nitelikte ibarelerin ticari faaliyetlerinde marka olarak kullanması aynı zamanda TTK anlamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, somut olayda «yoksun kalınan» kazancın hesaplanmasında, davalı tarafın haksız işaretleri «taşıyan» ne kadar çay sattığının tespit edilmesi ve buna yönelik bir hesaplama yapılması gerekse de davalı tarafın «ticari defterleri» sunulmadığından inceleme yapılamadığı, davacı şirket tarafından sunulan ...
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacının 2009-2010-2011 yıllarına ait «ticari defterlerindeki» veriler nazara alınarak ticari faaliyetleri sonucu elde ettiği kârların ortalaması hesaplanarak tazminata hükmedilmiştir.
İli satışları ile ilgili gelir tabloları üzerinden yapılan incelemede davacının 35.779,02 TL tutarında kâr «kaybı» ve ferileri olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile marka tecavüzü ve bu suretle «haksız rekabet» teşkil eden davalı eylemlerinin tespitine, satışının, «dağıtımının» yapmalarının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesine, 7.000,00 TL manevi tazminat, 35.779,02 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, 556 KHK’nun 66/2-a maddesi gereğince, «marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması (kullanılması) ile elde edeceği muhtemel gelire göre «maddi tazminat» talebinde bulunmuş olup, mahkemece davalının 2006-2007 yıllarına ait tüm «defter» ve kayıtlarının «ibrazı» için davacı tarafa 20 gün «kesin süre» verilmiş, bu süre içinde bu belgeler ibraz edilmediği için davacının maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacının «marka hakkına tecavüz» davasının kabulüne, davalının müdahalesinin önlenmesine; ispatlanamayan «maddi tazminat» davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, aynı konuda davalı yan vekiline verilen «kesin süreye» rağmen davalının ilgilisi bulunduğu anlaşılan işletmeye ait «ticari defter» ve kayıtların dosyaya «ibrazı» sağlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavacı vekili, 556 KHK’nun 66/2-a maddesi gereğince, «marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması (kullanılması) ile elde edeceği muhtemel gelire göre «maddi tazminat» talebinde bulunmuş olup, mahkemece davalının 2006-2007 yıllarına ait tüm «defter» ve kayıtlarının «ibrazı» için davacı tarafa 20 gün «kesin süre» verilmiş, bu süre içinde bu belgeler ibraz edilmediği için davacının maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, aynı konuda davalı yan vekiline verilen «kesin süreye» rağmen davalının ilgilisi bulunduğu anlaşılan işletmeye ait «ticari defter» ve kayıtların dosyaya «ibrazı» sağlanmamıştır.
Öncelikle belirtilmek gerekir ki, davalı tarafın ticari kayıt ve «defterlerinin» sunulması için davacı yan vekiline süre ve/veya «kesin süre» verilmesi usule uygun olmayıp kesin süreye uyulmamasının davacı aleyhine sonuç doğurması söz konusu değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1783 E. , 2017/6121 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/11/2015 tarih ve 2015/93-2015/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ''...'' ibareli markası ile ambalaj kompozisyonunun müvekkili şirket adına tescilli bulunan 2004/09055, 2009/47133, 2002/06866, 2009/47132 sayılı tanınmış markalar ile iltibasa sebebiyet verecek şekilde kullanıldığını, müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz edildiğini belirterek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, ürün ambalajı, kutu ve tanıtım malzemelerinin vs. toplatılarak imhasına, hükmün ilanına, şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından satılan çayların ambalajında kullanılan şeklin davacı şirket adına tescilli markalar ile iltibas yaratma ihtimalinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın markasını tescil ettirdiği şekilde kullanmadığı, davalı markasının ''...'' kelimesinden ibaret olup, tescili olduğu ürünler üzerinde davacıya ait tescilli marka şeklinin bir benzeri ve davacının ambalajında kullandığı zemin rengi ve ambalaj komposizyonuna oldukça benzer bir şekilde kullandığı, bu durum davacı marka ve ürün ambalajlarına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafın davacı taraf tescilli markasını ve kullandığı ürün ambalajına iltibas oluşturacak nitelikte ibarelerin ticari faaliyetlerinde marka olarak kullanması aynı zamanda TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, somut olayda yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, davalı tarafın haksız işaretleri taşıyan ne kadar çay sattığının tespit edilmesi ve buna yönelik bir hesaplama yapılması gerekse de davalı tarafın ticari defterleri sunulmadığından inceleme yapılamadığı, davacı şirket tarafından sunulan ...
İli satışları ile ilgili gelir tabloları üzerinden yapılan incelemede davacının 35.779,02 TL tutarında kâr kaybı ve ferileri olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile marka tecavüzü ve bu suretle haksız rekabet teşkil eden davalı eylemlerinin tespitine, satışının, dağıtımının yapmalarının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesine, 7.000,00 TL manevi tazminat, 35.779,02 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı 556 sayılı KHK'nin 66/1-a maddesine göre tazminat talep etmiş olup, bu madde hükmüne göre “marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı marka sahibinin markanın kullanılması ile elde edeceği muhtemel gelire göre” yoksun kalınan kazancın hesaplanması gerekir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davacının 2009-2010-2011 yıllarına ait ticari defterlerindeki veriler nazara alınarak ticari faaliyetleri sonucu elde ettiği kârların ortalaması hesaplanarak tazminata hükmedilmiştir. Ancak, yapılan tazminat hesabı yukarıda belirtilen madde hükmüne uygun bulunmamaktadır.
Bu durumda, 556 sayılı KHK 66/1-(a) bendi hükmü uyarınca inceleme yapılması, şayet “dava konusu markanın” haksız kullanımı nedeniyle davacının elde edebileceği muhtemel gelirinin belirlenememesi halinde ise TBK/50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminatın ve buna göre takdir edilecek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz sair itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378376400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz