Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1180 E. 2017/3719 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter ve kayıtlar↗ ticari faiz↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ haksız rekabet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 2011/21994 numaralı “...+şekil” ibareli 35 / 38 / 41 sınıfta tescilli markasına ve "... LTD. Şti." ibareli ticaret unvanına sahip olduğu, davalı tarafın da “...&...” isimli işletme adını kullandığı ve www. ....com adresli internet sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini yürüttüğü, davalının ticaret unvanı ve alan adının davacının markası ve unvanı ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve aynı hizmetler üzerinde kullanılmaları nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığı, KHK'nın 66/a. maddesi uyarınca bilirkişi raporu ile tespit edilen davacı zararının 2.616TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacının marka hakkına yönelik tecavüz eyleminde bulunduğunun ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, maddi tazminat istemi yönünden 2.616TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, manevi tazminat açısından takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün ilanına, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde maddi tazminat talebinin açıkça 556 sayılı KHK'nın 66/a maddesi uyarınca "marka tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre" hesaplanmasını talep ettiği halde, KHK'nın 66/b maddesine göre "davalı şirketin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" tazminat hesaplayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminatın belirlenmesi isabetli değildir. Bu nedenle, mahkemece davacının talebine uygun şekilde hesaplama yapılması ve bu kapsamda davacının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi suretiyle maddi tazminatın ve buna bağlı olarak da manevi tazminat takdiri gerekeceğinden kararı maddi ve manevi tazminat bakımından bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12606 E. 2012/19528 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ticari defter · maddi tazminat · e-defter
İncelediğiniz karardaBu nedenle, mahkemece davacının talebine uygun şekilde hesaplama yapılması ve bu kapsamda davacının «ticari defter» ve kayıtlarının incelemesi suretiyle «maddi tazminatın» ve buna bağlı olarak da manevi tazminat takdiri gerekeceğinden kararı maddi ve manevi tazminat bakımından bozulması gerekmiştir.
Şti." ibareli «ticaret unvanına» sahip olduğu, davalı tarafın da “...&...” isimli işletme adını kullandığı ve www. ....com adresli internet sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini yürüttüğü, davalının ticaret unvanı ve alan adının davacının markası ve unvanı ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve aynı hizmetler üzerinde kullanılmaları nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kullanımlarının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığı, KHK'nın 66/a. maddesi uyarınca bilirkişi raporu ile tespit edilen davacı zararının 2.616TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacının marka hakkına yönelik tecavüz eyleminde bulunduğunun ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, «maddi tazminat» istemi yönünden 2.616TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, manevi tazminat açısından takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün «ilanına», sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde «maddi tazminat» talebinin açıkça 556 sayılı KHK'nın 66/a maddesi uyarınca "marka tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtem …
Benzer bu karardaDavacı vekili, 556 KHK’nun 66/2-a maddesi gereğince, «marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması (kullanılması) ile elde edeceği muhtemel gelire göre «maddi tazminat» talebinde bulunmuş olup, mahkemece davalının 2006-2007 yıllarına ait tüm «defter» ve kayıtlarının «ibrazı» için davacı tarafa 20 gün «kesin süre» verilmiş, bu süre içinde bu belgeler ibraz edilmediği için davacının maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davacının «marka hakkına tecavüz» davasının kabulüne, davalının müdahalesinin önlenmesine; ispatlanamayan «maddi tazminat» davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, aynı konuda davalı yan vekiline verilen «kesin süreye» rağmen davalının ilgilisi bulunduğu anlaşılan işletmeye ait «ticari defter» ve kayıtların dosyaya «ibrazı» sağlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin süre · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaDavacı vekili, 556 KHK’nun 66/2-a maddesi gereğince, «marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması (kullanılması) ile elde edeceği muhtemel gelire göre «maddi tazminat» talebinde bulunmuş olup, mahkemece davalının 2006-2007 yıllarına ait tüm «defter» ve kayıtlarının «ibrazı» için davacı tarafa 20 gün «kesin süre» verilmiş, bu süre içinde bu belgeler ibraz edilmediği için davacının maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, aynı konuda davalı yan vekiline verilen «kesin süreye» rağmen davalının ilgilisi bulunduğu anlaşılan işletmeye ait «ticari defter» ve kayıtların dosyaya «ibrazı» sağlanmamıştır.
Öncelikle belirtilmek gerekir ki, davalı tarafın ticari kayıt ve «defterlerinin» sunulması için davacı yan vekiline süre ve/veya «kesin süre» verilmesi usule uygun olmayıp kesin süreye uyulmamasının davacı aleyhine sonuç doğurması söz konusu değildir.
-
Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1783 E. 2017/6121 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ticari defter · maddi tazminat · haksız rekabet · e-defter
İncelediğiniz karardaŞti." ibareli «ticaret unvanına» sahip olduğu, davalı tarafın da “...&...” isimli işletme adını kullandığı ve www. ....com adresli internet sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini yürüttüğü, davalının ticaret unvanı ve alan adının davacının markası ve unvanı ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve aynı hizmetler üzerinde kullanılmaları nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kullanımlarının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığı, KHK'nın 66/a. maddesi uyarınca bilirkişi raporu ile tespit edilen davacı zararının 2.616TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacının marka hakkına yönelik tecavüz eyleminde bulunduğunun ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, «maddi tazminat» istemi yönünden 2.616TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, manevi tazminat açısından takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün «ilanına», sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece davacının talebine uygun şekilde hesaplama yapılması ve bu kapsamda davacının «ticari defter» ve kayıtlarının incelemesi suretiyle «maddi tazminatın» ve buna bağlı olarak da manevi tazminat takdiri gerekeceğinden kararı maddi ve manevi tazminat bakımından bozulması gerekmiştir.
2- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… şekilde kullandığı, bu durum davacı marka ve ürün ambalajlarına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafın davacı taraf tescilli markasını ve kullandığı ürün ambalajına «iltibas» oluşturacak nitelikte ibarelerin ticari faaliyetlerinde marka olarak kullanması aynı zamanda TTK anlamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, somut olayda «yoksun kalınan» kazancın hesaplanmasında, davalı tarafın haksız işaretleri «taşıyan» ne kadar çay sattığının tespit edilmesi ve buna yönelik bir hesaplama yapılması gerekse de davalı tarafın «ticari defterleri» sunulmadığından inceleme yapılamadığı, davacı şirket tarafından sunulan ...
İli satışları ile ilgili gelir tabloları üzerinden yapılan incelemede davacının 35.779,02 TL tutarında kâr «kaybı» ve ferileri olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile marka tecavüzü ve bu suretle «haksız rekabet» teşkil eden davalı eylemlerinin tespitine, satışının, «dağıtımının» yapmalarının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesine, 7.000,00 TL manevi tazminat, 35.779,02 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · hakkaniyet · kâr kaybı · kâr dağıtımı · taşıyan · iltibas
Benzer bu kararda… şekilde kullandığı, bu durum davacı marka ve ürün ambalajlarına tecavüz teşkil ettiği, davalı tarafın davacı taraf tescilli markasını ve kullandığı ürün ambalajına «iltibas» oluşturacak nitelikte ibarelerin ticari faaliyetlerinde marka olarak kullanması aynı zamanda TTK anlamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, somut olayda «yoksun kalınan» kazancın hesaplanmasında, davalı tarafın haksız işaretleri «taşıyan» ne kadar çay sattığının tespit edilmesi ve buna yönelik bir hesaplama yapılması gerekse de davalı tarafın «ticari defterleri» sunulmadığından inceleme yapılamadığı, davacı şirket tarafından sunulan ...
İli satışları ile ilgili gelir tabloları üzerinden yapılan incelemede davacının 35.779,02 TL tutarında kâr «kaybı» ve ferileri olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile marka tecavüzü ve bu suretle «haksız rekabet» teşkil eden davalı eylemlerinin tespitine, satışının, «dağıtımının» yapmalarının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesine, 7.000,00 TL manevi tazminat, 35.779,02 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Davacı 556 sayılı KHK'nin 66/1-a maddesine göre tazminat talep etmiş olup, bu madde hükmüne göre “«marka hakkına tecavüz» edenin rekabeti olmasaydı marka sahibinin markanın kullanılması ile elde edeceği muhtemel gelire göre” «yoksun kalınan» kazancın hesaplanması gerekir.
… apılması, şayet “dava konusu markanın” haksız kullanımı nedeniyle davacının elde edebileceği muhtemel gelirinin belirlenememesi halinde ise TBK/50. maddesi uyarınca «hakkaniyete» uygun bir «maddi tazminatın» ve buna göre takdir edilecek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını g …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1180 E. , 2017/3719 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2015 tarih ve 2014/32-2015/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 2010 yılından bu yana sektörde faaliyet gösterdiğini, www. ... .com.tr ve www. ... .com alan adlı internet sitelerinin ve 2010/23554 numaralı “....com” markasının sahibi olduğunu ve 2011/21994 numara ile “...” ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, şirket bünyesindeki uzmanlar aracılığıyla araştırma ve eğitim verilmekte olduğunu, davalı şahsın ise müvekkilin ticaret unvanı ve internet sitesi ile ayırt edilemeyecek derecede benzer www.....com alan adı ile bir internet sitesi açtığını, davalının verdiği ilanlarda, müvekkili şirketin internet sitesindeki katılımcı yorumlarının kopyalanıp kullanıldığını, davalının “... Eğitim ve Danışmanlık” şeklindeki ticaret unvanının da müvekkili şirketin ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek marka ve telif haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi ile KHK'nın 66/a maddesi uyarınca 5.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacının ticaret unvanı ile kendi ticaret unvanının benzer olmadığını, web sitelerinin ara yüzü ve içeriklerinin de benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 2011/21994 numaralı “...+şekil” ibareli 35 / 38 / 41 sınıfta tescilli markasına ve "... LTD. Şti." ibareli ticaret unvanına sahip olduğu, davalı tarafın da “...&...” isimli işletme adını kullandığı ve www. ....com adresli internet sitesi üzerinden ticari faaliyetlerini yürüttüğü, davalının ticaret unvanı ve alan adının davacının markası ve unvanı ile aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve aynı hizmetler üzerinde kullanılmaları nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığı, KHK'nın 66/a. maddesi uyarınca bilirkişi raporu ile tespit edilen davacı zararının 2.616TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı tarafın davacının marka hakkına yönelik tecavüz eyleminde bulunduğunun ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, men'ine, ref'ine, maddi tazminat istemi yönünden 2.616TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, manevi tazminat açısından takdiren 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün ilanına, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde maddi tazminat talebinin açıkça 556 sayılı KHK'nın 66/a maddesi uyarınca "marka tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre" hesaplanmasını talep ettiği halde, KHK'nın 66/b maddesine göre "davalı şirketin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" tazminat hesaplayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminatın belirlenmesi isabetli değildir. Bu nedenle, mahkemece davacının talebine uygun şekilde hesaplama yapılması ve bu kapsamda davacının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi suretiyle maddi tazminatın ve buna bağlı olarak da manevi tazminat takdiri gerekeceğinden kararı maddi ve manevi tazminat bakımından bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 362,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/351812200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz