6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Manevi tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8366 E. 2017/5359 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
trafik kazası müteselsil sorumluluk hakkaniyet feragat maddi tazminat yasal faiz

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 47

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının davalı şirketin işleteni olduğu ve diğer davalı ...'nun maliki olduğu otobüste seyahat esnasında otobüsün kaza yapması sonucu yaralandığı, davalı şirketin işleten olarak kazada sorumluluğunun bulunduğu, yine diğer davalının da araç maliki olarak Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, olayda davalıların %100 oranında kusurlu olduğu, davacının bir ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor gereğince davacının yaralanmasının yüz sınırları dahilinde olmadığı ve yüzde sabit iz tayin edilmediği, ancak tarafların mali ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü, hukuka aykırılığın meydana geliş şekli ve bunun davacıda yaratacağı elem ve üzüntünün derecesi gözetildiğinde 3.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin feragatten reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, yazılı şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, olay tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken BK’nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır.

Somut olayda ise mahkemece, davacı yararına taktir edilen manevi tazminat miktarı, olayın özellikleri, meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, davacının yaralanma derecesine ve vücudunda kalıcı olan yara izlerine ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmeyip azdır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yönünden manevi tatmini sağlayacak ölçüde ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11039 E. 2018/3004 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18587 E. 2013/605 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9883 E. 2010/1040 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10092 E. 2010/1006 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9896 E. 2010/1005 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/8366 E.  ,  2017/5359 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2015 tarih ve 2014/114-2015/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan ...'nun maliki olduğu ve diğer davalının işleteni bulunduğu otobüste seyahat etmekte iken aracın kaza yapması nedeniyle yaralandığını, kaza sonrası müvekkilinin iş gücü kaybına uğradığını ve psikolojisinin bozulduğunu, belli bir süre başkasının yardımı ile temel ihtiyaçlarını giderdiğini, ayrıca kaza sonucu müvekkilinin vücudunda kalıcı izler oluştuğunu ileri sürerek müvekkilinin manevi acısının bir nebze olsun giderilmesi için 100.000,00 TL manevi tazminat ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 10.10.2012 tarihli celsede maddi tazminat talebinden feragat ettiğini bildirmiştir.

Davalılar vekilleri; ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının davalı şirketin işleteni olduğu ve diğer davalı ...'nun maliki olduğu otobüste seyahat esnasında otobüsün kaza yapması sonucu yaralandığı, davalı şirketin işleten olarak kazada sorumluluğunun bulunduğu, yine diğer davalının da araç maliki olarak Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, olayda davalıların %100 oranında kusurlu olduğu, davacının bir ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor gereğince davacının yaralanmasının yüz sınırları dahilinde olmadığı ve yüzde sabit iz tayin edilmediği, ancak tarafların mali ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü, hukuka aykırılığın meydana geliş şekli ve bunun davacıda yaratacağı elem ve üzüntünün derecesi gözetildiğinde 3.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin feragatten reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, yazılı şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, olay tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken BK’nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır.

Somut olayda ise mahkemece, davacı yararına taktir edilen manevi tazminat miktarı, olayın özellikleri, meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, davacının yaralanma derecesine ve vücudunda kalıcı olan yara izlerine ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmeyip azdır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yönünden manevi tatmini sağlayacak ölçüde ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377062200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.