Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8366 E. 2017/5359 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
trafik kazası↗ müteselsil sorumluluk↗ hakkaniyet↗ feragat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının davalı şirketin işleteni olduğu ve diğer davalı ...'nun maliki olduğu otobüste seyahat esnasında otobüsün kaza yapması sonucu yaralandığı, davalı şirketin işleten olarak kazada sorumluluğunun bulunduğu, yine diğer davalının da araç maliki olarak Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, olayda davalıların %100 oranında kusurlu olduğu, davacının bir ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor gereğince davacının yaralanmasının yüz sınırları dahilinde olmadığı ve yüzde sabit iz tayin edilmediği, ancak tarafların mali ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü, hukuka aykırılığın meydana geliş şekli ve bunun davacıda yaratacağı elem ve üzüntünün derecesi gözetildiğinde 3.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin feragatten reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, yazılı şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, olay tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken BK’nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır.
Somut olayda ise mahkemece, davacı yararına taktir edilen manevi tazminat miktarı, olayın özellikleri, meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, davacının yaralanma derecesine ve vücudunda kalıcı olan yara izlerine ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmeyip azdır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yönünden manevi tatmini sağlayacak ölçüde ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11039 E. 2018/3004 K.
Ortak:hakkaniyet
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, davacı yönünden manevi tatmini sağlayacak ölçüde ve «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece, davacılar yararına taktir edilen manevi tazminat, olayın özellikleri, meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alındığında manevi tatmini sağlayacak ve makul bir ölçüde bulunmadığından açıklanan ilkelere göre manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18587 E. 2013/605 K.
Ortak:hakkaniyet
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, davacı yönünden manevi tatmini sağlayacak ölçüde ve «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp daha makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle, davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında, BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden «husumet itirazının» kabulü ile şirket yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… suçunu işlediklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, olayda manevi tazminat şartlarının gerçekleştiği, talep edilen manevi tazminat miktarının «hakkaniyete» uygun ve ödeme gücü ile de orantılı olduğu gerekçesiyle, davalı-gerçek şahıslar yönünden davanın kabulüne, davalı şirket yönünden ise davalı şirketin davalı-gerçek şahısların çalıştığı otobüsün malik-işleteni olması dışında sorumluluğunu gerektirir bir ilgisinin bulunmadığı, davalı-gerçek şahısların kasti bir suça bağlı olarak sorumluluklarının sözkonusu olması karşısında, BK madde 55 düzenlemesinin olaya uygulanamayacağı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden «husumet itirazının» kabulü ile şirket yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9883 E. 2010/1040 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemleri için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkin olup, mahkemece, BK’nun 49. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminatın miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır.
2- Öte yandan, mahkemece, davalının davacıya ait «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespit ve önlenmesine ve hükmedilen manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10092 E. 2010/1006 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının eyleminin davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, TTK.'nun 61.maddesi uyarınca hüküm özetinin «ilanına», (100) YTL.manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemleri için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
1- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
2- Ayrıca mahkemece, davalının davacıya ait «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabette» bulunduğunun tespit ve önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9896 E. 2010/1005 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · vekalet ücreti · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, TTK.'nun 61.maddesi uyarınca hüküm özetinin «ilanına», (100) YTL.manevci tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, «marka hakkına tecavüz» bulunmadığından bu konudaki talebin reddine karar verilmiştir.
… mahkemece, davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.’nin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi için belirlediği maktu miktar üzerinden, kabul edilen «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi istemleri için ayrı, manevi tazminat istemi için ayrı olmak üzere toplam iki kez «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek maktu vekalet ücretine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, manevi tazminat ve diğer fer’i istemlere ilişkindir.
2-Ayrıca mahkemece, davalının «haksız rekabette» bulunduğunun tespit ve önlenmesine ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8366 E. , 2017/5359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2015 tarih ve 2014/114-2015/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan ...'nun maliki olduğu ve diğer davalının işleteni bulunduğu otobüste seyahat etmekte iken aracın kaza yapması nedeniyle yaralandığını, kaza sonrası müvekkilinin iş gücü kaybına uğradığını ve psikolojisinin bozulduğunu, belli bir süre başkasının yardımı ile temel ihtiyaçlarını giderdiğini, ayrıca kaza sonucu müvekkilinin vücudunda kalıcı izler oluştuğunu ileri sürerek müvekkilinin manevi acısının bir nebze olsun giderilmesi için 100.000,00 TL manevi tazminat ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, 10.10.2012 tarihli celsede maddi tazminat talebinden feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalılar vekilleri; ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının davalı şirketin işleteni olduğu ve diğer davalı ...'nun maliki olduğu otobüste seyahat esnasında otobüsün kaza yapması sonucu yaralandığı, davalı şirketin işleten olarak kazada sorumluluğunun bulunduğu, yine diğer davalının da araç maliki olarak Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, olayda davalıların %100 oranında kusurlu olduğu, davacının bir ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor gereğince davacının yaralanmasının yüz sınırları dahilinde olmadığı ve yüzde sabit iz tayin edilmediği, ancak tarafların mali ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü, hukuka aykırılığın meydana geliş şekli ve bunun davacıda yaratacağı elem ve üzüntünün derecesi gözetildiğinde 3.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin feragatten reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, yazılı şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, olay tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanması gereken BK’nın 47. maddesi uyarınca, hakimin özel durumları dikkate alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen dahi olsa telafi etmeye elverişli, makul ve adalete uygun olmalıdır.
Somut olayda ise mahkemece, davacı yararına taktir edilen manevi tazminat miktarı, olayın özellikleri, meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında, davacının yaralanma derecesine ve vücudunda kalıcı olan yara izlerine ve yukarıda açıklanan ilkelere uygun düşmeyip azdır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yönünden manevi tatmini sağlayacak ölçüde ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp daha makul bir manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377062200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz